PİYASA
Teknoloji

Teksas semalarında 71 bin drone ile dev ejderha figürü oluşturdular

Teksas semalarında 71 bin drone ile dev ejderha figürü oluşturdular

Özet

Teksas'ta düzenlenen drone gösterisinde 71.207 cihaz aynı anda havalanarak yeni bir dünya rekoru kırdı. Sky Elements ve Damoda iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, 10.183 drone kullanılarak gökyüzüne devasa bir mavi ejderha figürü yansıtıldı.

Öne çıkanlar

  • 71.207 drone aynı anda uçurularak dünya rekoru kırıldı
  • 10.183 drone ile en büyük mitolojik yaratık tasviri gerçekleştirildi
  • Damoda tarafından sağlanan şarjlı fırlatma tepsileri lojistik süreci kolaylaştırdı

Haberin Detayı

Sky Elements ve Damoda ekipleri, Teksas semalarında gerçekleştirdikleri devasa drone gösterisiyle dünya rekorlarını altüst etti. Bir hafta süren yoğun etkinlik programı boyunca toplam 71.207 drone aynı anda gökyüzüne çıkarılarak, 2026 yılının başında kırılan 55.939 uçuşluk önceki rekor geride bırakıldı. Gösteri, kırsal bir bölgede yer alan tek bir operasyon merkezi üzerinden tüm disiplinle yönetildi.

Gökyüzünde ışıklarla oluşturulan devasa figürler

Etkinliğin kuşkusuz en çarpıcı anı, 28 Eylül 2026 tarihinde gökyüzüne yansıtılan dev mavi ejderha figürüydü. Toplam 10.183 adet drone kullanılarak çizilen bu mitolojik figür, 2025 yılında Birleşik Arap Emirlikleri'nde 2.247 cihazla kırılan rekoru büyük bir farkla tarihe gömdü. Performans serisinde ejderhanın yanı sıra okyanus sahneleri, aslan figürleri ve astronot tasvirleri de yer aldı.

Operasyonel zorlukları aşmak için Shenzhen merkezli Damoda mühendisleri tarafından geliştirilen özel donanımlar devreye sokuldu. Manuel yerleştirme yerine drone'ların otomatik olarak şarj edilmesini ve depolanmasını sağlayan fırlatma tepsileri, binlerce cihazın lojistik yükünü minimize etti. Her bir drone, uçuş süreci tamamlandıktan sonra otomatik olarak kendi tepsisine geri dönerek bir sonraki gösteri için hazır bekledi.

Gösteri takvimi, sert hava koşullarının yarattığı engellere rağmen 30 Eylül kapanışına kadar başarıyla uygulandı. Özellikle 27 Eylül günü bölgede etkili olan şiddetli fırtına, ekip için ciddi bir operasyonel kriz oluşturmasına rağmen gösteriler aksatılmadı. Guinness Dünya Rekorları hakemi Michael Empric, hava şartlarının zorlayıcılığına ve günlük uçuş sıklığına dikkat çekerek, bu ölçekte bir organizasyonun tamamlanmasını etkileyici olarak nitelendirdi.

Şirketin geçmişine bakıldığında, daha önce 4.981 drone ile zencefilli kurabiye köyü inşası gibi ilginç rekorlara da imza attığı görülüyor. Ayrıca 30 dakikayı bulan en uzun drone animasyonu da portföylerinde yer alan önemli başarılar arasında bulunuyor. Damoda ile kurulan bu donanım ortaklığı, gelecekteki benzer büyük ölçekli gösterilerin nasıl daha verimli yapılabileceğine dair teknolojik bir referans noktası oluşturuyor.

Ekip, her bir performansta yaklaşık 10.200 drone kullanarak günde birkaç kez havalanma başarısı gösterdi. Bu yoğun tempo, lojistik ve depolama gereksinimlerinin hassasiyetle yönetilmesini zorunlu kıldı. Toplanan veriler ve ulaşılan sayısal sonuçlar, drone teknolojisinin sadece görüntüleme değil, aynı zamanda devasa bir operasyonel sistem olarak da olgunlaştığını gösteriyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Drone gösterileri artık basit bir ışık şovu olmaktan çıkıp, karmaşık lojistik yönetimini gerektiren endüstriyel bir disipline evriliyor. 71 bin cihazın tek merkezden yönetilmesi, yazılım ve donanım senkronizasyonunun geldiği noktayı kanıtlıyor. Şarj tepsisi gibi özelleştirilmiş donanımlar kullanılmadığı sürece bu ölçekteki etkinliklerin maliyeti ve hata payı sürdürülebilir değil. Otomasyon sistemleri ne kadar iyileşirse, bu tür şovların geleneksel havai fişeklerin yerini alması daha da hızlanacaktır.

AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Dünya
    Elon Musk, ABD seçimleri için Cumhuriyetçilere 200 milyon dolardan fazla aktardı

    Elon Musk, ABD ara seçimleri yaklaşırken Cumhuriyetçi adayların kampanyalarına iki yüz milyon dolardan fazla finansman sağladı. Kayıtlara göre bu devasa fonun büyük bölümü Senato Liderlik Fonu aracılığıyla Teksas bölgesindeki kritik yarışlara yönlendirildi.

    • Elon Musk, Cumhuriyetçilerin kampanyalarına 200 milyon dolardan fazla bağış yaptı.
    • Fonun 158 milyon dolarlık büyük kısmı Senato Liderlik Fonu komitesine aktarıldı.
    • Desteklerin odak noktası, şirketlerini taşıdığı Teksas eyaletindeki çekişmeli yarışlar oldu.

    Dünyanın en zengin insanı ve Tesla CEO'su Elon Musk, ABD'deki yaklaşan ara seçimler öncesinde siyasi harcamalarına bir yenisini ekledi. Federal Seçim Komisyonu tarafından yayımlanan son üç aylık mali kayıtlar, milyarder iş insanının yüz milyonlarca dolarlık kaynağı Cumhuriyetçi kanada aktardığını gözler önüne serdi. Kongre'deki çoğunluğu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olan parti, bu mali destekle birlikte yarışlarda avantaj elde etmeyi hedefliyor.

    Açıklanan resmi verilere göre, geride kalan üç aylık dönemde yapılan toplam harcama iki yüz milyon dolar sınırını aştı. Bu tutarın 158 milyon dolarlık devasa kısmı, Senato Liderlik Fonu adı verilen ve zorlu bölgelerdeki Cumhuriyetçi senato adaylarını destekleyen Süper PAC yapısına gitti. Kamuoyuna açıklanan en büyük tek seferlik siyasi katkılardan biri olarak kayıtlara geçen bu hamle, seçim dengelerini değiştirmeyi amaçlıyor.

    Mali kaynakların dağılımı incelendiğinde, Musk'ın özellikle Teksas eyaletindeki rekabete odaklandığı net bir şekilde görülüyor. Son yıllarda Tesla, SpaceX ve X merkezlerini taşıdığı bu güney eyaleti, düşük yasal düzenlemeler ve vergi muafiyetleriyle dikkat çekiyor. Eyalet başsavcısının Demokrat rakibine karşı yürüttüğü başa baş yarış, muhafazakâr iktidarın geleceği açısından belirleyici bir eşik olarak kabul ediliyor.

    Söz konusu fon transferleri yalnızca Senato Liderlik Fonu ile sınırlı kalmadı; Musk'ın daha önce kurduğu America PAC yapısı da dijital kampanyalara ve seçmen iletişimine milyonlarca dolar harcadı. Lone Star Liberty PAC grubuna aktarılan on milyon dolarla birlikte Teksas'taki tanıtım faaliyetleri hız kazandı. Siyasi gözlemciler, teknoloji sektöründeki liderlerin artan devlet denetimleri ve yapay zekâ düzenlemeleri karşısında muhafazakâr politikacılara yöneldiğini belirtiyor.

    Teknoloji dünyasının önde gelen isimlerinin siyasi kampanyalara yaptığı yüksek tutarlı bağışlar, gelecekteki yasal çerçeveyi şekillendirme çabası olarak değerlendiriliyor. OpenAI yönetiminden Greg ve Anna Brockman çiftinin de geçen yıl milyonlarca dolarlık destek sağlaması, sektör genelindeki genel eğilimi ortaya koyuyor. Kripto para ve kumar gibi alanlardaki aktörlerin yanı sıra teknoloji patronları da düzenleme baskısını hafifletmek amacıyla benzer stratejiler izliyor.

    AI YORUMU

    Siyasi kampanyalara yapılan trilyonluk bağışlar, regülasyon baskısını kırarak sektörel serbestliği koruma stratejisinin en somut göstergesidir. İki yüz milyon doları aşan bu devasa finansman, özellikle yapay zekâ ve veri denetimi gibi geleceğin hassas alanlarında yasal çerçeveyi kendi lehine esnetmek isteyen teknoloji oligarklarının ellerini güçlendiriyor. Küçük girişimciler ve sıradan vatandaşlar için denetimsiz bir dijital pazar riski barındıran bu tablo, lobicilik faaliyetlerinin demokratik dengeleri nasıl zorlayabileceğini net biçimde işaret ediyor. Geçmiş dönem harcamalarıyla kıyaslandığında, bu kez paranın doğrudan Teksas gibi stratejik üslere ve başa baş senato yarışlarına odaklanması, nokta atışı bir siyasi mühendislik hamlesi olarak öne çıkıyor.

    Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    Instagram, 90 dakikalık video süresiyle içerik rekabetini kızıştırıyor

    Instagram, kullanıcıların platformda geçirdiği süreyi artırmak amacıyla video yükleme sınırını 90 dakikaya çıkarıyor. Daha önce kısıtlı sürelerle içerik üreten hesaplar için gelen bu hamle, uygulamanın YouTube ile olan rekabetini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Uzun formatlı videolarla içerik üreticilerinin platformdaki faaliyetlerini genişletmesi bekleniyor.

    • Instagram video yükleme süresini 90 dakikaya kadar uzatma kararı aldı.
    • Yeni özellik içerik üreticilerinin YouTube ile rekabet etmesini kolaylaştıracak.
    • Platformun amacı kısa video odağını uzun içeriklerle çeşitlendirmek.

    Instagram, kullanıcı kitlesinin içerik tüketim alışkanlıklarını değiştirecek radikal bir güncellemeyi uygulamaya alıyor. Platform üzerinde artık 90 dakikaya kadar süren uzun videolar paylaşılabilecek. Bu yeni düzenleme, sosyal medya devinin sadece kısa kliplerle anılan bir mecra olmaktan çıkıp, uzun soluklu izleme deneyimi sunan bir platforma dönüşme stratejisinin parçası haline geliyor.

    Uzun yıllardır içerik üreticileri için kısa süreli video limitleri uygulayan Instagram, özellikle Reels ve standart gönderi formatlarında sınırları esnetmiş durumdaydı. Ancak 90 dakikalık bu yeni limit, YouTube gibi video odaklı platformlara doğrudan bir meydan okuma niteliği taşıyor. Üreticiler artık eğitim serilerinden belgesel tarzı anlatımlara kadar birçok içeriği parça parça yayınlamak yerine tek bir video dosyası olarak yükleyebilecek.

    Sosyal medya platformlarının reklam gelirleri ve izlenme sürelerini artırma çabası, video sürelerindeki bu artışın temel motivasyonunu oluşturuyor. Instagram, kullanıcıların uygulamayı terk etmeden daha uzun süre platformda kalmasını sağlayacak bir ekosistem inşa etmeye çalışıyor. 90 dakikalık sürenin getirilmesiyle birlikte, takipçilerin platform içinde geçirdiği toplam sürenin ciddi oranda yükselmesi öngörülüyor.

    Platformun bu hamlesi, video içerik üreticileri için hem bir fırsat hem de yeni bir stratejik alan yaratıyor. Daha önce YouTube kanalına yönlendirmek zorunda kaldıkları uzun videolarını artık Instagram üzerinden takipçilerine ulaştırabilecek olan içerik üreticileri, etkileşimlerini kendi profilleri üzerinde tutabilecekler. Bu durum, Instagram'ın içerik stratejisinde Reels videolarının yanına daha derinlikli içerikleri de konumlandırmasına olanak tanıyor.

    Kullanıcılar açısından ise bu değişiklik, keşfet akışının ve profil sayfalarının çok daha yoğun bir video içeriğine sahne olacağı anlamına geliyor. Videoların uzunluğu arttıkça platformun sunacağı veri trafiği ve depolama gereksinimleri de artacak. Önümüzdeki süreçte, uygulamanın bu uzun videoları kullanıcılara nasıl sunacağı ve keşfet algoritmalarının bu içerikleri nasıl önceliklendireceği merakla bekleniyor.

    Sonuç olarak Instagram, video odaklı bir sosyal medya platformu olarak evrimini sürdürüyor. 90 dakikalık sınır, platformun hem içerik çeşitliliğini artıracak hem de rakip platformlardan daha fazla pay almasını sağlayacak bir adım olarak değerlendiriliyor. İçerik üreticileri artık daha özgür hareket ederken, izleyiciler ise Instagram arayüzünden ayrılmadan çok daha geniş kapsamlı videolara erişim sağlayabilecekler.

    AI YORUMU

    Instagram'ın 90 dakikalık video süresine geçmesi, platformu sadece bir fotoğraf paylaşım ağı değil, tam teşekküllü bir video yayıncılığı merkezi haline getiriyor. Bu hamle, içerik üreticilerinin kendi kitlelerini başka platformlara kaptırmadan profilleri üzerinde tutmalarını sağlayan stratejik bir hamledir. Kısa formatlı videoların hızla tüketildiği bir düzende, uzun videoların başarısı tamamen algoritmaların izleyiciyi bu içeriklerde tutabilme becerisine bağlı olacaktır. YouTube ile kıyaslandığında Instagram'ın en büyük avantajı, zaten halihazırda var olan devasa ve aktif kullanıcı tabanıdır.

    Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    YouTube, AV2 sıkıştırma formatıyla veri tüketimini yüzde 30 azaltacak

    YouTube, video akış performansını artırmak amacıyla yeni nesil AV2 formatına geçiş hazırlıklarını duyurdu. Mevcut standartlara kıyasla yüzde otuz daha yüksek verimlilik sunacak teknoloji, düşük bağlantılarda bile net bir görüntü vadediyor.

    • AV2 formatı, AV1 standardına kıyasla yüzde 30 daha yüksek sıkıştırma verimliliği sunuyor.
    • Yeni teknoloji 2027 yılının başlarından itibaren masaüstü web tarayıcılarında kullanıma açılacak.
    • Donanım hızlandırma desteği olmayan cihazlarda yazılımsal çözme pil tüketimini artırabiliyor.

    YouTube, video akış altyapısını kökten değiştirecek yeni nesil AV2 codec teknolojisini platforma entegre etmeye hazırlanıyor. Alliance for Open Media konsorsiyumu tarafından geliştirilen bu yenilikçi video sıkıştırma formatı, içerik tüketim alışkanlıklarını doğrudan dönüştürmeyi hedefliyor. Gelişmiş sıkıştırma algoritmaları sayesinde platform genelindeki bant genişliği gereksinimi belirgin bir ölçüde azalıyor. İnternet bağlantısı dalgalı olan kullanıcılar, bu sayede kesintisiz ve yüksek çözünürlüklü video izleme imkanına kavuşuyor.

    Mevcut standart olan AV1 formatı halihazırda platform kütüphanesinin yüzde doksanından fazlasında aktif olarak kullanılıyor. Yeni duyurulan AV2 teknolojisi ise aynı görsel kaliteyi yaklaşık yüzde otuz daha düşük bit hızında sunarak çıtayı yukarı taşıyor. YouTube Mühendislik Direktörü Des Keane, bu geçişin yayın kalitesini ve oynatma kararlılığını güçlendireceğini vurguluyor. Tarayıcı ekibi ayrıca çoklu kamera açıları ile eş zamanlı yayın modlarının bu altyapıdan doğrudan faydalanacağını belirtiyor.

    Yol haritasına göre yeni format, 2027 yılının başlarında ilk aşamada masaüstü web tarayıcıları üzerinden sunulmaya başlanacak. Akıllı televizyonlar ve mobil cihazlar için ise henüz kesinleşmiş bir takvim bulunmuyor. Bu durumun temel sebebi, yeni formatın enerji verimli çalışabilmesi için işlemcilerde donanımsal kod çözme desteğine ihtiyaç duymasıdır. Donanım üreticilerinin yonga setlerini güncellemesiyle birlikte mobil alandaki geçişin de ivme kazanması bekleniyor.

    Donanım hızlandırmasından mahrum kalan cihazlarda yazılımsal çözme yöntemlerinin tercih edilmesi pil tüketimini hızlandırabiliyor. Bu nedenle platform yönetimi, kullanıcı deneyiminin olumsuz etkilenmemesi için dağıtım sürecini kademeli ve temkinli bir stratejiyle yürütmeyi planlıyor. Yonga seti üreticilerinin yeni nesil işlemcileri piyasaya sürmesiyle birlikte ekosistemdeki uyum süreci tamamlanacak.

    Teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte mobil ve sabit internet kullanıcılarının veri tarifelerinde de rahatlama görülmesi öngörülüyor. Aynı çözünürlük için daha az veri harcanması, özellikle kotalı internet kullanan kitleler için büyük bir avantaj oluşturuyor. YouTube ekibi, geçiş sürecinde içerik üreticilerinin ve izleyicilerin minimum düzeyde etkilenmesi için teknik altyapı çalışmalarını sürdürüyor.

    AI YORUMU

    Mevcut AV1 standardının ardından yüzde otuzluk ek bir verimlilik kazanımı sağlamak, özellikle mobil ağlarda ve sınırlı internet paketlerinde ciddi bir rahatlama yaratacaktır. Ancak donanım desteğinin henüz yaygınlaşmamış olması, geçiş sürecinin eskiden olduğu gibi hızlı ilerlemesini engelleyebilir. Şirketin 2027 takvimi, donanım üreticilerine yonga setlerini güncellemek için yeterli süre tanırken, yazılımsal çözümlerin batarya üzerindeki olumsuz etkisi dikkatle yönetilmelidir.

    Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    YouTube, 2027 yılı başlarında AV2 video formatına geçiş yapacak

    YouTube, izleme deneyimini hızlandırmak ve kaliteyi artırmak amacıyla AV2 codec formatını platformuna entegre etmeye hazırlanıyor. Yeni teknolojiyle birlikte web tabanlı yayınlarda kesintilerin azalması ve çoklu video özelliklerinin desteklenmesi hedefleniyor.

    • YouTube, 2027'nin başlarında AV2 codec formatını kullanıma sunmayı planlıyor.
    • Platformun kataloğunun yüzde 90'ından fazlası 19 Mart 2026 itibarıyla AV1 formatında sunuluyor.
    • Yeni codec, web tabanlı yayınların yanı sıra çoklu görüntüleme deneyimlerini de iyileştirecek.

    Dijital video platformu alanında öncü olan YouTube, video sıkıştırma teknolojilerinde yeni bir döneme hazırlanıyor. Şirket tarafından yapılan planlamalara göre, 2027 yılının ilk aylarında AV2 adı verilen yeni codec formatı platforma entegre edilecek. Bu yenilik sayesinde kullanıcıların video içeriklerini daha akıcı bir şekilde, minimum kesinti ve yüksek çözünürlükle takip edebilmesi amaçlanıyor.

    Teknolojik altyapı çalışmalarına dair detaylar, platform yetkilileri tarafından paylaşıldı. YouTube Mühendislik Direktörü Des Keane, kullanıcıların en az kesintiyle en yüksek kalitede video izlemesini önemsediklerini belirtti. 19 Mart 2026 tarihi itibarıyla YouTube kataloğunun yüzde 90'ından fazlasının AV1 formatıyla sunulduğunu hatırlatan Keane, AV2'ye geçiş yapacak olmaktan duydukları heyecanı dile getirdi. Yeni formatın getireceği avantajlar arasında gelişmiş video kalitesi ve yenilikçi çoklu video özelliklerinin önünün açılması yer alıyor.

    Tarayıcı tabanlı deneyimler ve çoklu ekran kullanımları da bu değişimden doğrudan etkilenecek alanlar arasında bulunuyor. Chrome Mühendislik Başkan Yardımcısı Jim Bankoski, AV2 formatının sunduğu potansiyele dikkat çekti. Bankoski, bu yeni codec altyapısının sadece daha hızlı ve kaliteli video akışıyla sınırlı kalmayacağını, aynı zamanda çoklu video görünümü ile daha verimli görüntülü görüşmeler için de sağlam bir zemin hazırlayacağını vurguladı.

    Öte yandan, yeni nesil teknolojinin geniş kitleler tarafından benimsenmesi donanım uyumluluğuna da bağlı olacak. Donanım hızlandırmalı AV2 çözme işleminin mobil cihazlarda verimliliği artırması bekleniyor; ancak AOMedia henüz tüketici sınıfı işlemciler ve grafik kartları için net bir takvim paylaşmış değil. YouTube'un 2027 yılındaki ilk hedefi web tabanlı yayınları kapsarken, mobil uygulamalar veya akıllı televizyonlar için henüz resmi bir tarih duyurulmadı.

    Gelecek dönemde internet tarayıcıları üzerinden video tüketim alışkanlıklarını kökten değiştirmesi beklenen bu geçiş, video veri akışında bant genişliği verimliliğini üst seviyeye taşıyacak. Özellikle yüksek çözünürlüklü yayınların yaygınlaşmasıyla birlikte sunucu yüklerinin optimize edilmesi ve son kullanıcı tarafında daha az veri tüketimiyle daha net görüntüler elde edilmesi hedefleniyor. Gelişmenin donanım üreticileri ve tarayıcı geliştiricileri tarafından nasıl destekleneceği önümüzdeki yıllarda netleşecek.

    AI YORUMU

    Video akış teknolojilerindeki bu evrim, bant genişliği maliyetlerini düşürürken son kullanıcıya daha akıcı bir seyir deneyimi vadediyor. 2027 hedefi web platformunu kapsasa da, donanım desteğinin mobil ve TV segmentine ne zaman yayılacağı belirsizliğini koruyor. AV1 formatının yüzde 90 oranına ulaşması, yeni formata geçişin kademeli ve planlı ilerleyeceğini gösteriyor. Donanım üreticileri cihazlarında gerekli hızlandırma desteğini sunmadığı sürece, yüksek verimlilikten yalnızca masaüstü tarayıcı kullananlar yararlanabilecek.

    Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler