PİYASA
Dünya

Tarım Bakanı Yumaklı'dan Kadın Çiftçiler Günü mesajı

Tarım Bakanı Yumaklı'dan Kadın Çiftçiler Günü mesajı Fotoğraf: পৱন বৰ্মন · CC BY 4.0 · Wikimedia Commons

Özet

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajla kadın üreticilerin tarım sektöründeki emeğini kutladı. Mesajda, tarlada alın teri döken kadınların kalkınmadaki rolüne dikkat çekildi.

Öne çıkanlar

  • 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü ülke genelinde kutlandı.
  • Tarım Bakanı İbrahim Yumaklı kadın üreticilerin emeğini övdü.
  • Kırsalda genç nüfusun azalması ve tarımda kadın istihdamı tartışılıyor.

Haberin Detayı

Her yıl 15 Ekim tarihinde kutlanan Dünya Kadın Çiftçiler Günü, kırsal kesimde üretim yapan kadınların emeklerini hatırlamak için vesile oluyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bu özel gün vesilesiyle yayımladığı tebrik mesajında tarım sektörünün kalbinde kadın üreticilerin sarsılmaz emeğinin bulunduğunu vurguladı. Sabahın erken saatlerinden itibaren tarlada mesai yapan kadınların toprağa bereket taşıdığını belirtti.

Fotoğraf: Hariyono Suwardi · CC BY 4.0 · Wikimedia Commons CC BY 4.0 · Wikimedia Commons

Bakan Yumaklı, yayımladığı mesajda toprağa sadece tohum değil geleceğe dair inanç da eken üreticilerle gurur duyduklarını ifade etti. Tarım sektöründe fedakârca çalışan kadınların çocuklarına ekmek ve ülkeye istikbal hazırladığını belirten Yumaklı, bu kesimin desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi. Yapılan değerlendirmelerde, geçmişin çilekeş kadın çiftçileri ile günümüzün modern şartlarda üretim yapan genç kuşağı arasında farklılıklar göze çarpıyor.

Günümüzdeki genç kadın çiftçiler teknolojik imkânları daha fazla kullanarak üretim yapsa da köylerdeki nüfusun büyük şehirlere göç etmesi ciddi bir sorun teşkil ediyor. Son otuz yılda kırsal bölgelerden kente yaşanan göç dalgası, tarımsal üretim yapan nüfusu doğrudan etkiledi. Eğitim veya daha iyi yaşam koşulları arayışıyla köylerini terk eden gençler, tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği açısından soru işaretleri yaratıyor.

Kırsalda yaşayan kadınların hem annelik görevini üstlenip hem de çiftçilik yapması oldukça ağır bir yük olarak öne çıkıyor. Bu tezatlığın çözülmesi ve genç kadınların tarımda kalması için pozitif ayrımcılık içeren yeni uygulamaların hayata geçirilmesi gerekiyor. Özellikle 18 yaşından itibaren kırsaldaki tüm çiftçilerin sosyal güvenceye kavuşturulması ve ölçek ekonomisine sahip işletmelerde kadınlara öncelik tanınması talep ediliyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Tarım sektöründe sürdürülebilirliğin sağlanması, yalnızca teknik yatırımlarla değil, kırsalda yaşayan kadınların sosyal haklarının güvence altına alınmasıyla mümkündür. Bakan Yumaklı'nın vurguladığı emek tablosu, son otuz yılda köylerden büyük şehirlere yaşanan göç dalgasıyla zayıflamıştır. Eğer 18 yaşından itibaren kırsalda çalışan kadınlar sanayi sektöründeki gibi tam sosyal güvenceye kavuşturulmazsa, gıda arzı gelecekte büyük risklerle karşı karşıya kalacaktır. Küçük aile işletmelerinin desteklenmesi ve kadın üreticilere öncelik verilmesi, bu yapısal krizin tek çıkış yoludur.

Kaynak: www.pusulahaber.com.tr Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Ekonomi
    • Yeni Şafak
    Manisa'da Kadınların Topladığı Çitlembik Kozmetik Sektörüne Gidiyor
    Fotoğraf: Yeni Şafak

    Manisa'nın Demirci ilçesinde kırsal kesimde yaşayan kadınlar, dağlardan topladıkları yıllık yaklaşık 450 ton çitlembiki kurutarak büyükşehirlerdeki ilaç ve kozmetik firmalarına satıyor. Sonbahar aylarında imece usulüyle toplanan bu doğal ürün, yöre halkına önemli bir ek gelir kapısı oluşturuyor.

    • Manisa Demirci'de her yıl yaklaşık 450 ton çitlembik toplanıyor.
    • Hasat edilen ürünler İstanbul, Ankara, Gaziantep ve Bursa'ya gönderiliyor.
    • İmece usulü toplanan çitlembik ilaç ve kozmetik sanayisinde hammadde olarak kullanılıyor.

    Manisa ilinin Demirci ilçesinde dağlık arazilerde kendiliğinden yetişen çitlembikler, kırsal mahallelerde yaşayan kadınların ekonomik yaşamında ağırlıklı bir yer tutuyor. Çevredeki yayla ve dik yamaçlarda kendiliğinden yayılan bu bitki, hatmi çiçeği ve kekik gibi bölgenin değerli bitkisel kaynakları arasında bulunuyor.

    Eylül ayının gelmesiyle birlikte yeşil tonlarını almaya başlayan ürünler, yaklaşık 40 farklı mahallede yaşayan kadınlarca sabahın erken saatlerinde toplanmaya başlanıyor. Rahmanlar, Kulalar, Sevinçler, Esenyurt, Mezitler, Boyacık ve Kerpiçlik gibi yerleşim yerlerindeki üreticiler, zorlu arazi şartlarına rağmen kovalarla yollara düşerek hasat gerçekleştiriyor.

    Toplanan mahsuller evlere taşındıktan sonra titizlikle sudan geçiriliyor ve ardından kurutma işlemine tabi tutuluyor. Hazırlanan çitlembikler; İstanbul, Ankara, Gaziantep ve Bursa gibi büyük sanayi merkezlerinde faaliyet gösteren kozmetik ve ilaç üreticilerine ulaştırılıyor.

    Çocukluk yıllarından beri bu işle uğraşan 78 yaşındaki Zeynep Sönmez, geçmiş dönemlerde ürünleri kaynatarak kendi evlerinin aydınlanma ve gıda yağ ihtiyacını karşıladıklarını belirtiyor. Günümüzde ise bölgedeki imkanların artmasıyla birlikte elde edilen mahsulün tamamı ekonomik kazanca dönüştürülüyor.

    Havana Sönmez ise sonbahar mevsiminde komşuların bir araya gelerek imece kültürüyle dağlara çıktığını aktarıyor. Kurutma aşamasından geçen çitlembikler doğrudan satışa sunulurken, bazı haneler tarafından geleneksel yöntemlerle yağı çıkarılarak değerlendiriliyor.

    AI YORUMU

    Yıllık 450 tonluk üretim kapasitesi, kırsal kesimdeki kadın emeğinin yerel ekonomiye katma değer sağlama potansiyelini açıkça gösteriyor. İlaç ve kozmetik endüstrisinin hammadde tedarikinde yerel üreticilere yönelmesi, unutulmaya yüz tutan geleneksel toplama faaliyetlerini ticari bir başarıya dönüştürüyor. Önümüzdeki dönemde bu tür coğrafi işaret potansiyeli taşıyan bitkilerin standartlaştırılması, köylerdeki istihdamı doğrudan artıracaktır.

    Kaynak: Yeni Şafak Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • Vietnam.vn
    Lam Dong'da 129 haneye modern tarım ve hayvancılık desteği
    Fotoğraf: Vietnam.vn

    Lam Dong eyaletindeki Quang Son beldesinde yaşayan 129 hane, tarımsal üretimi artırmak ve geçim kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla hayvancılık ve yoğun kahve yetiştiriciliği desteklerinden yararlandırıldı. Yerel yönetim, etnik azınlıkların ekonomik kalkınmasını sağlamak için tohum, malzeme ve teknik rehberlik hizmetlerini hayata geçirdi.

    • Quang Son beldesinde 129 hane tarımsal üretim geliştirme desteği aldı.
    • Bütçe olarak 2025 yılında 3,1 milyar VND'den fazla kaynak ayrıldı.
    • R'Long Phe köyündeki 10 dezavantajlı hane 50 damızlık keçi edindi.

    Vietnam'ın Lam Dong eyaletine bağlı Quang Son beldesinde yürütülen kırsal kalkınma hamlesi kapsamında, çok sayıda aileye ticari tavukçuluk, keçi yetiştiriciliği ve sürdürülebilir kahve tarımı alanlarında imkanlar sunuldu. Bölge nüfusunun hatırı sayılır bir kısmını oluşturan etnik azınlık topluluklarının gelir düzeyini yükseltmek amacıyla hazırlanan projede, tohum ve malzeme temininin yanı sıra kapsamlı teknik eğitimler de verildi.

    Yerel idareler, tarımsal faaliyetlerin verimliliğini artırmak adına toprak yapısına ve iklim şartlarına en uygun üretim modellerini titizlikle seçti. Özellikle yoksul veya yoksulluktan yeni kurtulmuş hanelere öncelik tanınarak, ekonomik sürdürülebilirliğin kalıcı hale gelmesi hedeflendi. İki bin yirmi beş yılı için ayrılan üç virgül bir milyar VND üzerindeki bütçe, değer zincirinin güçlendirilmesi ve yeni geçim kapılarının açılması için tahsis edildi.

    Geçtiğimiz yıllarda sahada test edilen uygulamalar somut başarılar ortaya koydu. Örneğin R'Long Phe köyündeki ortak keçi yetiştirme projesinde elli hayvanla yola çıkan on hane, kısa sürede sürülerini büyüterek sayıları seksen başa ulaştırdı. Benzer şekilde M'nong etnik grubundan bir aile de edindiği keçi gübresini kahve ve biber bahçelerinde kullanarak hem giderlerini azalttı hem de yoksulluk sınırının üzerine çıktı.

    Hayvancılığın yanı sıra bitkisel üretimde de modern tekniklerin entegrasyonuna ağırlık verildi. Bölge çiftçilerine ahır yapımı, hastalık kontrolü, sürdürülebilir kahve dikimi ve ürün bakımı konularında uzmanlar eşliğinde pratik rehberlik sağlandı. Lam Dong İl Ulusal Meclis Heyeti de sahada incelemeler yaparak projelerin ilerleyişini denetledi ve yerel şartlara uygun yeni modellerin geliştirilmesi hususunda önerilerde bulundu.

    AI YORUMU

    Verilen üç virgül bir milyar VND tutarındaki kaynağın doğru yönetilmesi, bölgedeki etnik azınlıkların ekonomik bağımsızlığını kazanması açısından belirleyici bir rol oynuyor. Sadece hibe vermek yerine ahır yapımı, bakım ve gübre entegrasyonu gibi pratik adımların atılması, yardımların kalıcı üretime dönüşmesini sağlıyor. Yetkililerin denetimleri sıkı tutarak yerel halkı ürün tüketim ağlarıyla buluşturması, uzun vadede bölgenin kalkınma istikrarını koruyacaktır.

    Kaynak: Vietnam.vn Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Sözcü Gündem

    İncelemelerde fıstıklı baklavada ay çekirdeği ve boya, et ürünlerinde ise sakatat ve kanatlı eti tespit edildi. Listede ayrıca tohum yağı karıştırılan zeytinyağları, nişastalı peynir ve boyalı sirke gibi uygunsuz ürünler yer aldı.

    • Bakanlık 29 farklı gıda ürününde taklit veya tağşiş yapıldığını duyurdu.
    • Baklavada ay çekirdeği ve boya, dana sucukta sakatat ve kanatlı eti çıktı.
    • Sızma zeytinyağlarına tohum yağı, tulum peynirine ise nişasta karıştırıldığı belirlendi.

    Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda güvenliğini sağlamak amacıyla yürüttüğü laboratuvar ve saha kontrollerinin güncel sonuçlarını paylaştı. Yapılan resmi açıklamada, farklı gıda gruplarından 29 üründe hile yapıldığı kesinleşerek halk sağlığını hiçe sayan üretici firmalar ve markaları kamuoyunun bilgisine sunuldu.

    Denetimlerin en dikkat çeken bulgularından biri tatlı kategorisinde gerçekleşti. İstanbul ve Siirt'te faaliyet gösteren iki işletmenin fıstıklı baklava olarak sunduğu ürünlerde Antep fıstığı yerine ay çekirdeği ve yeşil gıda boyası kullandığı saptandı. Böylece tüketicilerin hem maddi olarak yanıltıldığı hem de katkı maddelerine maruz bırakıldığı belgelendi.

    Et ürünleri grubu ise listenin en kabarık bölümünü oluşturdu. Afyonkarahisar, Bursa ve Ankara'daki bazı sucuk üreticilerinin dana eti etiketiyle sundukları ürünlere baş eti, dil ve kanatlı eti karıştırdıkları anlaşıldı. Benzer şekilde Diyarbakır, Manisa ve Bursa'da lahmacun içi, çiğ pide harcı ve köfte hazırlayan işletmelerin harçlarında taşlık ve kanatlı eti tespit edildi. Piliç sucuklarda ise mevzuata aykırı mekanik ayrılmış kanatlı eti kullanıldığı görüldü.

    Hileli ürünler listesi yağ ve süt ürünleriyle devam etti. Manisa, İstanbul ve Hatay menşeili bazı natürel sızma zeytinyağlarına tohum yağı veya düşük kaliteli zeytinyağları karıştırıldığı belirlendi. Elazığ'da üretilen tulum peynirinde kıvam artırmak için nişasta kullanılırken; kuşburnu sirkesinde ve sumakta gıda boyası, kekikte yabancı madde ve bir çiçek balı markasında ise tağşiş saptandı.

    Yetkililer, vatandaşların hileli gıdaları tespit edebilmesi için 'Güvenilir Gıda' internet sitesi ve e-Devlet kapısı üzerinden sağlanan sorgulama ekranlarının düzenli takip edilmesini öneriyor. Denetimlerin aralıksız sürdürüleceği ve mevzuata aykırı davranan firmalara yönelik idari yaptırımların uygulanacağı vurgulanıyor.

    AI YORUMU

    Tüketicinin güvenini sarsan bu tür tağşiş vakaları, gıda sektöründeki denetimlerin sıklığı kadar cezaların caydırıcılığını da tartışmaya açıyor. Özellikle temel gıda ve et ürünlerinde maliyeti düşürmek adına başvurulan hileler, doğrudan halk sağlığını tehdit eden bir boyuta ulaşıyor. Tüketicilerin yalnızca marka bilinirliğine değil, bakanlığın ifşa listelerine de düzenli göz atması ve şüpheli ürünleri ihbar etmesi büyük önem taşıyor.

    Kaynak: Sözcü Gündem Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • CNN Türk
    ÖSYM'den Hafta Sonu Sınav Mesaisi: e-YDS ve Tarım Sınavı Yapılacak
    Fotoğraf: CNN Türk

    Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından hafta sonu iki farklı sınav gerçekleştirilecek. Cumartesi günü e-YDS Farsça ve İngilizce oturumları yapılırken, pazar günü Bitki Koruma Ürünleri Bayi ve Toptancılık Yazılı Sınavı düzenlenecek. Sınavlara toplamda binlerce aday katılacak.

    • e-YDS 2026/11 sınavı yarın dört büyükşehirdeki 47 elektronik salonda yapılacak.
    • Tarım ve Orman Bakanlığı yazılı sınavı 18 Ekim Pazar günü 8 ilde gerçekleştirilecek.
    • Sınav günlerinde yaşanabilecek kimlik sorunları için nüfus müdürlükleri açık tutulacak.

    Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, hafta sonu mesaisinde farklı branşlardaki adayların katılım sağlayacağı iki ayrı değerlendirme operasyonuna imza atacak. Kurum tarafından organize edilen oturumlar sayesinde binlerce aday kariyer hedefleri veya dil yeterlilikleri için ter dökecek.

    Hafta sonunun ilk sınavı olan Elektronik Yabancı Dil Sınavı, cumartesi günü Adana, Ankara, İstanbul ve İzmir illerindeki modern elektronik merkezlerde, toplam 47 salon çatısı altında saat 13.45 itibarıyla başlayacak. Bu oturumda İngilizce ve Farsça branşlarında çoktan seçmeli 80 soru yöneltilecek olup adaylara üç saat süre tanınacak.

    Ziraat mühendisleri, eczacılar, kimyagerler ve ilgili bölümlerden mezun olan adayların katılabileceği bu sınavda ise 50 soru için yetmiş beş dakika süre verilecek.

    ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy'un paylaştığı verilere göre, iki sınava toplamda yaklaşık 15 bin aday başvuru yaparken, süreçte emniyet mensupları dâhil bin 615 personel görev alacak. Ayrıca şehit ve gazi yakınları sınav ücreti muafiyetinden faydalanırken, kimlik belgesini kaybedenler için il ve ilçe nüfus müdürlükleri hafta sonu boyunca açık bulundurulacak.

    AI YORUMU

    ÖSYM'nin aynı hafta sonu içinde hem elektronik yabancı dil oturumu hem de mesleki unvan sınavı düzenlemesi, kurumun operasyonel kapasitesini ve lojistik hazırlık gücünü açıkça ortaya koyuyor. Özellikle tarım sektöründe faaliyet gösterecek bayiler için kritik önem taşıyan mesleki sınavın, ilgili disiplinlerden mezun profesyonellerin sektöre yasal uyumla girmesini sağlaması açısından işlevi oldukça büyük. Adayların sınav saatlerine ve bina giriş kurallarına azami dikkat göstermesi, yaşanabilecek mağduriyetlerin önüne geçmek adına hayati önem taşıyor.

    Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler