PİYASA
Gündem

Selçuk Özdağ: Türkiye'de Medyanın Büyük Bölümü İktidarın Güdümünde

Selçuk Özdağ: Türkiye'de Medyanın Büyük Bölümü İktidarın Güdümünde Fotoğraf: Toplumsal Haber

Özet

Gelecek Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, TBMM'de yaptığı açıklamada ulusal basının ezici çoğunluğunun iktidar kontrolünde olduğunu belirtti. Türkiye'nin basın özgürlüğü endeksindeki gerileyişine dikkat çeken Özdağ, muhalefetin sesini duyurma olanaklarının kısıtlandığını ve mevcut tablonun geçmişteki baskı dönemlerini andırdığını dile getirdi.

Öne çıkanlar

  • Özdağ ulusal medyanın yüzde 90'ının hükümet etkisinde bulunduğunu savundu.
  • Türkiye'nin Basın Özgürlüğü Endeksi'nde 180 ülke arasında 163. sırada olduğu belirtildi.
  • Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin hesap verebilirliği ve denetimi zayıflattığı ifade edildi.

Haberin Detayı

Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında basın mensuplarıyla bir araya gelen Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, ülkedeki yayıncılık ve medya iklimine dair çarpıcı tespitlerde bulundu. Özdağ, güncel basın özgürlüğü göstergelerinde Türkiye'nin 180 devlet arasında 163. basamağa kadar gerilediğini anımsatarak, yaygın kitle iletişim araçlarının yaklaşık yüzde 90'lık bölümünün doğrudan iktidar güdümünde ya da hükümet politikalarını destekler çizgide faaliyet yürüttüğünü savundu.

Medya alanındaki tek sesliliğin siyasi rekabeti baltaladığını dile getiren Özdağ, muhalif aktörlerin ve parti yöneticilerinin topluma ulaşabileceği kanalların daraltıldığını aktardı. Anayasa'nın 28. maddesinde güvence altına alınan haber alma ve yayma hürriyetinin korunmasının kamu gücünün temel sorumluluklarından biri olduğuna işaret eden siyasetçi, sistemin muhalefeti denetlemeye odaklanırken yürütmeyi denetim dışı bıraktığını öne sürdü.

Yürürlükteki hükümet modelinin iktidarda kalma gayesini öncelediğini ve kamuya hesap verme mekanizmalarını aşındırdığını belirten Özdağ, son yıllardaki baskıcı tutumun 28 Şubat sürecini geride bırakacak boyuta ulaştığını iddia etti. Eleştirel gazetecilerin yargı baskısıyla ve tutuklamalarla karşı karşıya kaldığını kaydeden milletvekili, geçmişte kendi yaşadığı mağduriyetleri de hatırlatarak tarihin ironik bir biçimde tekerrür ettiğini söyledi.

12 Eylül ve 1990'lı yılların çalkantılı atmosferinde başörtüsü serbestisini savunduğu gerekçesiyle akademik görevinden uzaklaştırıldığını belirten Özdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da o devirde benzer zorluklarla sınandığına değindi. O dönemlerde bile ana akım yayın organlarının farklı seslere asgari düzeyde de olsa alan açtığını savunan Özdağ, dünün mağdurlarının bugün aynı baskı araçlarını muhalif kesimlere yöneltmesini sert sözlerle eleştirdi.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Basın üzerindeki yoğun kamusal ve siyasi kontrol, yalnızca gazetecilik mesleğini değil, seçmenin doğru bilgiye erişerek tercih yapma hakkını da doğrudan yaralıyor. Muhalefetin geleneksel kanallardan tecrit edilmesi, siyasi tartışmayı ister istemez denetimsiz dijital platformlara kaydırırken kutuplaşmayı daha da besliyor. Medyadaki çoğulculuk açığı giderilmedikçe, demokratik mekanizmaların sağlıklı işlemesi ve şeffaf bir hesap verebilirlik kültürünün yerleşmesi mümkün görünmüyor.

Kaynak: Toplumsal Haber Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

İlgili Haberler