Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündem
Sel Felaketinde Hayatını Kaybeden Turgut Dursun'a Veda
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Yeni Şafak
Özet
İstanbul'da etkili olan şiddetli sağanak sırasındaki sel felaketinde kaybolan Turgut Dursun, Levent'te kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Arama kurtarma ekiplerinin çalışmaları sonucunda derede cansız bedeni bulunan Dursun'un cenaze törenine devlet yetkilileri ile ailesi katıldı.
Öne çıkanlar
Sarıyer Ayazağa'daki sel felaketinde Turgut Dursun yaşamını yitirdi.
Cenaze namazı Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camii'nde kılındı.
Törene İstanbul Valisi Davut Gül ve İl Emniyet Müdürü de katıldı.
Haberin Detayı
Hafta ortasında kenti etkisi altına alan aşırı yağışlar hayatı olumsuz etkilerken Sarıyer bölgesinde trajik bir olay yaşandı. Ayazağa semtinde su baskınlarına kapılarak kaybolan vatandaşları bulmak için başlatılan arama kurtarma faaliyetleri acı haberle sonuçlandı.
Bölgedeki dere yatağı yakınlarında cansız bedenine ulaşılan Turgut Dursun için Beşiktaş Levent'te bulunan Barbaros Hayrettin Paşa Camii'nde öğle vakti cenaze töreni tertiplendi. Gerçekleştirilen törene İstanbul Valisi Davut Gül ile İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız da iştirak etti.
Ailesi, yakınları ve çok sayıda vatandaşın saf tuttuğu namazın ardından merhumun ruhu için helallik istendi ve dualar edildi. Namazın tamamlanmasıyla birlikte omuzlara alınan naaş, defnedilmek üzere Ayazağa Mezarlığı'na doğru yola çıkarıldı.
Yaşanan felaketin boyutlarını ve kayıp sürecini aktaran merhumun oğlu Yılmaz Dursun, babasının çarşamba günü araç içinde su baskınıyla mücadele ettiğini belirtti. İkinci dalga sel sularının gelmesiyle birlikte babası ve arkadaşının akıntıya kapıldığını, perşembe günü aracın, cuma günü ise cansız bedenin bulunduğunu gözyaşlarıyla ifade etti.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Yılmaz Dursun'un anlattığı olay anı, ani su baskınlarında araç içinde kalmanın ne denli büyük bir hayati risk barındırdığını acı bir şekilde ortaya koyuyor. Şiddetli yağışların urban alanlardaki dere yatakları çevresinde yarattığı tehlike, kentsel altyapı ve erken uyarı sistemlerinin ne kadar elzem olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Benzer afet durumlarında bireylerin hızla güvenli yüksek alanlara tahliye edilmesi hayat kurtarıcı bir önlem olarak öne çıkıyor.
Kaynak:
Yeni Şafak
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
İstanbul'da 14 Ekim'de yaşanan sağanak sırasında taşan Ayazağa Deresi'nde sürüklenerek kaybolan yabancı uyruklu Murat Babacanov'un cansız bedeni Haliç yakınlarında bulundu. Yakınları ve arkadaşları, kayıp ihbarının ardından uzun süre bölgede arama çalışmalarını takip etmişti.
Olay 14 Ekim tarihinde İstanbul Sarıyer Ayazağa'da meydana geldi.
Türkmenistan uyruklu Murat Babacanov sel sularında kayboldu.
Babacanov'un cansız bedeni Haliç Altınboynuz Tesisleri civarında bulundu.
Geçtiğimiz günlerde İstanbul genelinde etkisini gösteren şiddetli yağışlar, kent genelinde hayatı olumsuz etkilerken Sarıyer ilçesinde acı bir sonla sonuçlandı. Bölgeden geçen Ayazağa Deresi'nin ani bir şekilde taşması, su baskınlarına ve tehlikeli anların yaşanmasına yol açtı. Bu sırada dışarıda bulunan ve sel sularına kapılan kişilerden biri olan Türkmenistan uyruklu Murat Babacanov, akıntıya kapılarak ortadan kayboldu.
Olayın ardından yakınları ve arkadaşları durumu fark ederek yetkililere haber verdi ve bölgede arama çalışmaları başlatıldı. Babacanov'un arkadaşı Artur Seydullayev, talihsiz kişinin yağmurun ilk gününde akşam saatlerinde iletişiminin koptuğunu ve o andan itibaren kendisinden haber alamadıklarını dile getirdi. Telefon sinyallerinin Ayazağa Meydanı civarından alındığı, sonrasında ise suların sürüklemesiyle hızla uzaklaştığı tahmin edildi.
Günler süren arama faaliyetlerinin ardından acı haber geldi ve Babacanov'un naaşı Haliç Altınboynuz Tesisleri civarında bulundu. Ani taşkınların ve dere yataklarının yarattığı riskler, yaşanan bu üzücü olayla birlikte bir kez daha acı bir biçimde gözler önüne serildi. Yetkililer, benzer hava muhalefeti durumlarında dere yataklarına yakın bölgelerde bulunulmaması konusunda uyarılarda bulunuyor.
AI YORUMU
Şiddetli yağışlar sırasında dere yataklarının ne denli büyük bir tehlike oluşturduğu, Murat Babacanov'un hayatını kaybettiği bu olayla bir defa daha acı şekilde görüldü. Kent içi altyapı yetersizlikleri ve ani taşkınlar, özellikle riskli bölgelerde yaşayan bireyler için hayati tehdit oluşturmaya devam ediyor. Benzer trajedilerin önüne geçilebilmesi adına erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve dere yatakları çevresindeki yapılaşma ile denetimlerin sıkılaştırılması şart.
Kocaeli Gebze'de dereye düşerek sürüklenen cipteki iki kişiyi bulmak için başlatılan arama çalışmaları devam ediyor. İstanbul Valisi Davut Gül, olay yerinin iki şehir sınırında yer aldığını belirterek 17 kilometrelik dere hattında ve denizde ekiplerin görev yaptığını açıkladı.
Gebze'de dereye düşen araçtaki üç kişiden biri kendi imkanlarıyla kurtuldu.
İstanbul Valisi Davut Gül, 17 kilometrelik dere hattında arama yapıldığını duyurdu.
Olay yeri Kocaeli ve İstanbul sınırında bulunduğu için bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi.
Yoğun yağışların ardından yaşanan sel ve su baskınları Kocaeli ile İstanbul sınır hattında tehlikeli anların yaşanmasına neden oldu. Gebze ilçesine bağlı Kadıllı Mahallesi yakınlarında meydana gelen olayda, dere yatağına düşerek sulara kapılan cipteki yolculardan biri kendi çabalarıyla kurtulmayı başardı. Hafif yaralanan bu kişi, aracın sürüklenmesinden kısa süre sonra camı kırarak dışarı çıktığını ve suya düşen bir dala tutunarak hayatta kaldığını muhtarlığa aktardı.
Bölgede suyun akış hızının oldukça yüksek olması ve coğrafi koşulların zorlukları arama faaliyetlerini güçleştiriyor. Yaşanan felaketin ardından İstanbul Valisi Davut Gül, olumsuz hava koşullarından en çok etkilenen Sarıyer Ayazağa Mahallesi'ndeki incelemeleri sırasında kayıp vakasına da değindi. Vali Gül, kayıp olarak aranan iki kişinin olay yerinin aslında Gebze sınırları içerisinde kaldığını, ancak idari olarak Pendik hattında da kapsamlı bir çalışma yürütüldüğünü ifade etti.
Arama kurtarma operasyonları hem karadan hem de sudan olmak üzere geniş bir alana yayıldı. Ekipler, olayın meydana geldiği noktadan itibaren on yedi kilometrelik dere boyunca detaylı tarama gerçekleştiriyor. Suların akış güzergahı üzerinde yer alan Ömerli Barajı çevresi ve Haliç başta olmak üzere deniz unsurları da su altı taramaları için görevlendirildi. Kocaeli Gebze Belediyesi Arama Kurtarma ile Çayırova Belediyesi ekipleri dron destekli aramalarını sürdürüyor.
Yerel idareciler ve köy muhtarları da ekiplerle koordinasyon halinde süreci yakından izliyor. Kadıllı Mahallesi Muhtarı Ahmet Özyurt, iki yerleşim yerinin kesişim kümesindeki bu zorlu coğrafyada tüm imkanların seferber edildiğini vurguladı. Sağ kurtulan vatandaşın sağlık durumunun iyi olduğu bildirilirken, derede kaybolan diğer iki kişiye ulaşmak için yürütülen çalışmalar aralıksız biçimde devam ediyor.
AI YORUMU
Şiddetli hava olaylarının altyapı yetersizlikleriyle birleştiğinde nasıl trajik sonuçlar doğurabileceği bu olayda bir kez daha görüldü. Gebze ile İstanbul sınırındaki dere yataklarının güvenliği ve erken uyarı sistemlerinin yetersizliği, arama kurtarma ekiplerinin işini zorlaştırırken vatandaşların can güvenliğini de tehlikeye atıyor. Önümüzdeki dönemde yerel yönetimlerin bu tür taşkın risklerine karşı dere yataklarındaki yapılaşmayı ve denetimleri artırması hayati önem taşıyor.
İstanbul'da meydana gelen şiddetli sel felaketinin ardından Sarıyer Ayazağa'da dere yatağında bulunan yapıların yıkımına başlandı. Taşkın riskini azaltmak amacıyla 16 dükkan ve bir spor tesisi kaldırılırken, bölgede 1700 metrelik ıslah projesi yürütülüyor. Ekipler bir yandan kayıp üç kişiyi ararken diğer yandan çamur tahliyesini sürdürüyor.
Ayazağa'da su akışını engelleyen 16 dükkan ve bir spor tesisi yıkılıyor.
Bölgede taşkınları önlemek amacıyla 1700 metrelik dere ıslahı hayata geçirilecek.
Zarar gören 52 bin kişiye ilk etapta 10'ar bin lira acil destek sağlandı.
İstanbul'da metrekareye 273 kilograma ulaşan rekor yağışın yol açtığı hasarı gidermek için Sarıyer Ayazağa'da kapsamlı bir yıkım faaliyeti yürütülüyor. Vali Davut Gül'ün talimatıyla harekete geçen ekipler, dere yatağının sınırında yer alan 16 dükkan ile çevredeki spor tesisi ve tribünleri tamamen kaldırıyor. Tahliye edilen işletmelerin ardından alandaki Kur'an kursu binasının da boşaltılarak yıkılması hedefleniyor.
Yıkım kararının temelinde suyun tabii akışını tıkayan engelleri ortadan kaldırmak yer alıyor. Yetkililer, taşkın tehlikesini kökten çözebilmek adına 1700 metrelik hat boyunca kapsamlı bir dere ıslahı gerçekleştirecek. İş makineleri bir yandan yatakta biriken taş, moloz ve balçığı temizlerken diğer yandan suyun serbestçe akabileceği genişletme çalışmalarını sürdürüyor.
Çarşamba günü yaşanan yoğun yağış Ayazağa Meydanı'nı tamamen sular altında bırakmış, bodrum katlardaki çok sayıda evi çamurla doldurmuştu. Suların çekilmesiyle birlikte sokaklardaki yoğun balçık temizlenirken, yaraların sarılması amacıyla ilk etapta 52 bin afetzedeye 10'ar bin liralık acil ödeme aktarıldı. Ev ve iş yerlerindeki diğer tespitlere ilişkin ödemelerin pazartesi gününden itibaren sürmesi planlanıyor.
Felaketin ardından kaybolan üç yurttaşı bulmak için yürütülen arama kurtarma çalışmaları da aralıksız sürüyor. Anadolu Yakası'nda sel sularına kapılan araçtan sağ kurtulamayan iki kişi için Pendik kıyılarında ve su kanallarında dalgıç ekipleri tarama yapıyor. Yıllık yağışın üçte birini tek günde alan megakentte hava açsa da ekiplerin enkaz kaldırma ve arama mesaisi hız kesmiyor.
AI YORUMU
Metrekareye düşen 273 kilogramlık yağış, çarpık yerleşimin bedelini çok ağır ödetiyor. Yıllardır suyun yoluna inşa edilen spor sahaları ve dükkanlar kaldırılmadığı sürece hiçbir acil yardım paketi kalıcı bir çözüm sunamaz. Dere yataklarının yapılaşmadan arındırılması gecikmiş bir zorunluluktur; bu kararlılığın yalnızca felaket anlarında değil, kentin tüm havzalarında tavizsiz biçimde sürdürülmesi şart.
İstanbul'da etkili olan şiddetli sel felaketinin ardından Ayazağa Mahallesi'nde bir iş yerinin altından dere geçtiği ortaya çıktı. Uzmanlar, dere yataklarının daraltılarak kapatılmasının büyük tehlike yarattığını vurguladı.
İstanbul Sarıyer, sel felaketinden en çok zarar gören ilçeler arasında yer aldı.
Ayazağa Mahallesi'nde araçlar, konutlar ve ticari alanlar sular altında kaldı.
Bir iş yerinin zemininden dere aktığı görüntülendi.
İstanbul'da son yaşanan kuvvetli yağışlar, kentin altyapı sorunlarını bir kez daha gözler önüne sererken Sarıyer ilçesinde meydana gelen sel felaketi kameralara yansıdı. Ayazağa Mahallesi'nde suların yükselmesiyle birlikte pek çok konut, taşıt ve ticari işletme su altında kalarak büyük zarar gördü. Bölgede yürütülen incelemeler sırasında kaydedilen görüntüler ise sorunun boyutunu gözler önüne seren cinsten detaylar barındırıyordu.
Görüntülerdeki en dikkat çekici detay, mahalledeki bir iş yerinin altından aktif bir derenin geçiyor olmasıydı. Kentsel Dönüşüm Uzmanı Cevdet Şentürk, yaşanan felaketin ardından yaptığı değerlendirmede tarihi süreçteki yapılaşma hatalarına işaret etti. Şentürk, kentin su yollarının zaman içinde beton yapılaşma baskısıyla daraltıldığını ve üzerlerinin kapatıldığını belirtti.
Kapalı menfez sistemlerinin günümüz koşullarında artık önerilmediğini belirten uzman isim, bu yapıların zamanla tortuyla dolduğunu ifade etti. Şentürk, tarihsel süreçte koruma altında olması gereken doğal su yollarının sıkıştırılarak bugünkü riskli durumuna getirildiğini aktardı. Doğanın kendi yatağını her koşulda geri alacağını savunan uzman, şehirleşme politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Yaşanan bu olay, plansız kentleşme ve altyapı yetersizliklerinin metropollerde yarattığı riskleri net bir şekilde ortaya koydu. Uzmanların uyarıları, dere yatakları üzerine inşa edilen yapıların gelecekte benzer felaketlere davetiye çıkardığını açıkça gösteriyor.
AI YORUMU
Ayazağa Mahallesi'ndeki iş yerinin altından dere akması, İstanbul'un altyapı planlamasındaki çarpık tablonun somut bir örneğidir. 1453 yılından bu yana süregelen yerleşim baskısının doğanın akışını engellemesi, en küçük aşırı yağışta bile felaket riskini tırmandırıyor. Menfezlerin zamanla dolması ve su yollarının daraltılması meselesi acilen ele alınmazsa, benzer görüntülerle karşılaşmaya devam edeceğiz.