PİYASA
Oyun

PSN'de şifre değişikliği, passkey riskini ortadan kaldırmıyor

PSN'de şifre değişikliği, passkey riskini ortadan kaldırmıyor

Özet

PlayStation Network hesaplarında yeni bir güvenlik boşluğu tespit edildi. Şifre güncellemesinin, sisteme kayıtlı passkey erişimlerini otomatik olarak askıya almadığı belirlendi. Bu durum, kötü niyetli aktörlerin hesaplara erişimini sürdürmesine zemin hazırlıyor.

Öne çıkanlar

  • Şifre değişikliği, aktif passkey erişimlerini iptal etmiyor
  • Saldırganlar, mevcut passkey anahtarlarıyla hesaba sızmaya devam edebiliyor
  • Kullanıcıların bağlı tüm cihazları manuel olarak denetlemesi gerekiyor

Haberin Detayı

PlayStation Network kullanıcıları, hesap güvenliği konusunda beklenmedik bir zafiyetle karşı karşıya. Siber güvenlik alanında yapılan analizler, şifre güncellemelerinin sistemin tüm kimlik doğrulama katmanlarını sıfırlamadığını ortaya koydu. Geleneksel güvenlik algısının aksine, parola değişikliğinin passkey olarak bilinen geçiş anahtarlarını etkilemediği tespit edildi.

Bu teknik açıklık, saldırganların elinde geçerli bir passkey bulunması durumunda hesabın devamlı olarak erişilebilir kalmasına neden oluyor. Passkey verileri, eski şifre değişikliğinden bağımsız olarak sistemde kayıtlı kalmaya devam ediyor.

Geçiş anahtarlarının asıl amacı, geleneksel şifrelerin sunduğu korumayı güçlendirerek daha güvenli bir oturum açma deneyimi sağlamaktı. Ancak PSN üzerindeki bu durum, teknolojinin beklenen koruma şemsiyesinin daraldığını gösteriyor. Cihazı ele geçiren veya passkey bilgilerine ulaşan kişiler, parola güncellemesi yapılsa bile hesaba sızma yetkinliğini koruyabiliyor.

Uzmanlar, bu tür bir zafiyetin hesap çalınma vakalarında artışa yol açabileceği konusunda uyarıyor. Kullanıcıların yalnızca şifresine güvenerek yeterli korumayı sağlayabileceği düşüncesinden vazgeçmesi gerekiyor. İki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) yöntemlerinin aktif tutulması, bu riski minimize etmek için temel bir gereklilik haline geliyor.

Güvenlik açığından korunmak isteyenlerin ilk adımı, PSN hesap ayarlarındaki güvenlik sekmesinden geçiyor. Bu alandan bağlı olan tüm cihazların ve kayıtlı passkey anahtarlarının listelenmesi gerekiyor. Tanınmayan veya artık kullanılmayan geçiş anahtarlarının derhal sistemden kaldırılması, dijital varlıkları korumanın en etkili yolu olarak öne çıkıyor.

E-posta adresine gelen şüpheli giriş bildirimlerinin titizlikle takip edilmesi de güvenlik protokollerinin bir parçası olmalı. Sony'nin bu soruna yönelik bir yama veya güncelleme yayınlama zamanlaması henüz netleşmiş değil. Bireysel önlemlerin alınması, kurumsal bir çözüm gelene kadar dijital güvenliğin anahtarı niteliğinde.

Dijital dünyada hesap güvenliği, düzenli denetimleri gerektiren bir süreç olarak öne çıkıyor. Oyuncuların ve kullanıcıların, oyun deneyimlerini kesintiye uğratacak siber tehditlere karşı proaktif adımlar atması gerekiyor. Hesap ayarlarının periyodik kontrolü, olası bir saldırı vektörünü erken aşamada tespit edilebilmesine olanak tanıyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Passkey teknolojisinin 'şifresiz ve güvenli' vaadi, PSN'deki bu zafiyetle ciddi bir sorgulanma noktasına geliyor. Şifre değişikliğinin passkey'leri iptal etmemesi, tek bir anahtarın çalınması durumunda hesabın tamamen ele geçirilebilmesi anlamına geliyor. Bu durum, özellikle yüksek değerli dijital varlıkları olan oyuncuları ve koleksiyoncuları hedef alan hesap devşirme saldırıları için kapı aralıyor. Rakip platformların aynı yapılandırmayı benip benmediği bilinmese de, bu açık kullanıcıların sadece şifreye değil, cihaz entegrasyonuna da şüpheyle bakmasını zorunlu kılıyor. Passkey kullanımı, bu zafiyet giderilene kadar ek bir güvenlik katmanı olarak değil, potansiyel bir risk faktörü olarak değerlendirilmeli.

AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Yapay Zeka
    Google, yapay zeka modeli Gemini 4 Carbon ile zirveye yerleşti

    Google, şimdiye kadar ürettiği en güçlü yapay zeka modeli olan Gemini 4 Carbon'u tanıttı. Uzun süreli görevler ve siber güvenlik odaklı geliştirilen model, bağımsız değerlendirme kuruluşu Artificial Analysis'in genel zeka sıralamasında ilk sıraya yükselerek dikkatleri üzerine çekti.

    • Gemini 4 Carbon, Artificial Analysis genel zeka sıralamasında 59 puanla birinci oldu.
    • Model, siber güvenlik açıklarını bulma ve yama üretme süreçlerinde yüksek performans sergiliyor.
    • Geliştiriciler için milyon girdi tokeni başına 2 dolar, çıktı tokeni başına 10 dolar fiyatlandı.

    Google, en gelişmiş yapay zeka modeli olarak tanımladığı Gemini 4 Carbon'u resmen duyurdu. Şirketin sadece iki hafta önce piyasaya sürdüğü Gemini 4 Argon üzerine inşa edilen bu yeni model, geliştirilme hızıyla dikkat çekiyor. Google CEO'su Sundar Pichai, modellerin periyodik olarak güncelleneceğini belirterek Carbon'un teknoloji dünyasında yeni bir dönemi başlattığını ifade etti.

    Yeni model, özellikle saatler veya günler süren karmaşık ve çok adımlı görevleri yerine getirmek üzere tasarlandı. Google DeepMind ekibinden Koray Kavukçuoğlu, Carbon'un kod tabanlarındaki hataları kendi başına tespit edip düzeltebilen bir yapay zeka ajanı olarak öne çıktığını vurguladı. Yazılım geliştirme ve kodlama süreçlerinde insan müdahalesini azaltmayı hedefleyen model, WebDev Arena sıralamasında 89 puanlık bir sıçrama kaydetti.

    Siber güvenlik, Carbon'un en iddialı olduğu alanların başında geliyor. Model, güvenlik açığını belirlemeden yama üretimine kadar olan tüm aşamalarda oldukça başarılı sonuçlar veriyor. SEC-bench Pro testinde yüzde 88,2, ExploitGym'de yüzde 54,8 ve CWE-bench'te yüzde 71,0 gibi skorlara ulaşan Carbon, Google'ın açıklamasına göre güvenlik odaklı tüm bu testlerde liderliği elinde tutuyor.

    Güvenlik filtreleri kapalıyken gerçekleştirilen dış testlerde, modelin hatalı veya kötü niyetli talimatlara karşı direnci yüksek çıktı. Özellikle dolaylı istem enjeksiyonu saldırılarına karşı Gray Swan testinde tam koruma sağladığı gözlemlendi. Ayrıca Terminal-Bench 4.0 testinde kopya çekme oranını yüzde 0,4 seviyesine indirerek, güvenilir kod üretimi konusundaki iddiasını verilerle destekledi.

    Model, ilk aşamada yalnızca belirli siber güvenlik uzmanlarının kullanımına sunuluyor ve kademeli olarak genişletilmesi planlanıyor. 1 milyon tokenlik devasa bağlam penceresi sayesinde, kapsamlı dokümanları tek seferde analiz edebiliyor. Fiyatlandırma tarafında ise Argon ile aynı başlangıç stratejisi izleniyor; tanıtım dönemi sonunda maliyetlerin iki katına çıkması bekleniyor.

    Bağımsız kuruluşların değerlendirmeleri, Carbon'un genel zeka konusunda zirvede olduğunu doğruluyor. Ayrıca modelin bazı durumlarda uydurma bilgi verme oranının yüzde 11 seviyesine çıkması, geliştiricilerin dikkatle izlediği bir diğer teknik detay oldu.

    AI YORUMU

    Google'ın hızlı sürüm stratejisi, yapay zeka yarışında sadece hız değil, aynı zamanda operasyonel güvenilirliğin de belirleyici olduğunu gösteriyor. Carbon, özellikle siber güvenlik gibi yüksek riskli alanlarda yüzde 88,2'lik test başarısıyla geleneksel yöntemlere göre ciddi bir verimlilik artışı vadediyor. Ancak yüzde 11'e çıkan halüsinasyon oranı, kurumsal şirketlerin bu modeli kritik altyapılarına entegre etmeden önce daha fazla test yapması gerektiğini hatırlatıyor. Rakip Claude Opus 5.5'in kodlama ajanı sıralamasında önde olması, Google'ın uzun vadeli egemenlik için daha fazla optimize etmesi gereken bir alan olduğunu ortaya koyuyor.

    Haberin tam sayfası →

    Kültür
    Sony, 30. yıla özel PlayStation tarih kitabını 125 dolardan çıkardı

    Sony, PlayStation markasının 30 yıllık geçmişini belgeleyen kapsamlı bir arşiv kitabını oyun tutkunlarının beğenisine sundu. Bağımsız yayıncı Read-Only Memory ortaklığıyla hazırlanan eser, 125 dolar başlangıç fiyatıyla ön siparişe açılırken, koleksiyoncular için 325 dolarlık özel bir seçenek de sunuluyor.

    • Kitap, 125 dolar standart ve 325 dolar koleksiyoncu sürümüyle satışa sunuldu.
    • Eser, PlayStation’ın Ar-Ge arşivlerinden çıkan gizli prototipleri ve tasarım notlarını içeriyor.
    • Kasım ayında teslimatları planlanan 400 sayfalık kitabın Türkiye satışı henüz netleşmedi.

    Sony, oyun dünyasında çığır açan PlayStation serüveninin 30. yılını kutlamak amacıyla oldukça kapsamlı bir arşiv çalışmasını kullanıcılarla buluşturuyor. Read-Only Memory yayıncılık ile iş birliği içerisinde hazırlanan PlayStation: The First 30 Years isimli kitap, markanın piyasaya ilk çıktığı günden modern PS5 dönemine kadar olan tüm gelişim sürecini belgeliyor. Dört yüz sayfalık bu devasa cilt, sadece bir tarihçe değil, aynı zamanda markanın teknoloji dünyasındaki etkisini kanıtlayan görsel bir kronoloji niteliği taşıyor.

    Eserin en dikkat çekici bölümleri arasında bugüne kadar kamuoyuna yansımamış, Sony’nin gizli araştırma ve geliştirme birimlerine ait arşivler yer alıyor. Okuyucular; orijinal oyun konsollarının erken dönem prototiplerini, hiç görülmemiş kumanda tasarımlarını, iptal edilen deneysel modelleri ve ürün geliştirme aşamasına dair konsept çizimlerini inceleme şansı buluyor. Yaklaşık beş kilogram ağırlığında ve 375 çarpı 295 milimetre boyutlarında olan bu sert kapaklı baskı, fiziksel bir koleksiyon parçası olarak tasarlanmış durumda.

    Kitap, görsel içeriklerinin yanı sıra PlayStation kimliğinin oluşumunda imza sahibi olan isimlerin kişisel anlatımlarına ve analizlerine de ev sahipliği yapıyor. Çalışmanın görsel yönetmenliğini Michael C. Place üstlenirken, çekimler Benedict Redgrove’un profesyonel objektifinden okuyucuya sunuluyor.

    Global pazarda ön siparişe açılan kitabın teslimatlarına Kasım ayı itibarıyla başlanması hedefleniyor. Standart sürüm 125 dolar olarak fiyatlandırılırken, daha sınırlı sayıda üretilen özel koleksiyoncu edisyonu 325 dolar bedelle meraklılarını bekliyor. Türkiye’deki oyunseverlerin bu esere resmi kanallar üzerinden erişip erişemeyeceği veya yerel bir dağıtım yapılıp yapılmayacağı konusu şu an için belirsizliğini koruyor.

    Sektördeki oyun tarihçileri ve marka sadakati yüksek kullanıcılar için bu eser, dijital dünyadan fiziksel dünyaya taşınan bir bellek görevi görüyor. Şirket, cihazların teknik özelliklerinden çok, tasarım süreçlerinin ve mühendislik kararlarının arkasındaki insan hikayelerine odaklanarak farklı bir okuma deneyimi sunmayı hedefliyor. Kitabın yüksek fiyatlandırması, sunduğu özel görsel arşivin nadirliği ve üretim maliyetleri ile doğrudan ilişkilendiriliyor.

    AI YORUMU

    Kitabın fiyatlandırma stratejisi, oyun donanımlarının tarihine duyulan nostaljiyi lüks bir tüketim nesnesine dönüştürmeyi amaçlıyor. Özellikle 325 dolarlık koleksiyoncu sürümü, bir giriş seviyesi konsol fiyatına yaklaşarak hitap ettiği kitlenin sadece oyuncular değil, yüksek gelir grubundaki marka tutkunları olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Arşiv prototiplerinin ilk kez gün yüzüne çıkması, donanım meraklıları için büyük bir fırsat sunsa da, fiyatın 125 dolar seviyesinden başlaması genel kullanıcı kitlesi için erişilebilirliği kısıtlıyor.

    Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    Clusit raporu: Dünya genelinde ciddi siber saldırılar rekor kırdı

    İtalya merkezli Clusit, 2026 yılının ilk yarısında dünya genelinde 4 bin 911 ciddi siber saldırı gerçekleştiğini duyurdu. Bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 71 artış gösteren bu veriler, kayıt altına alınan en yüksek siber saldırı sayısına işaret ediyor.

    • 2026 ilk yarısında 4 bin 911 ciddi siber saldırı ile tarihi rekor kırıldı.
    • Küresel saldırı oranları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 71 oranında arttı.
    • İtalya genelinde siber olaylar 280 seviyesinden 245 adede gerileyerek düşüş kaydetti.

    İtalya merkezli bilgi güvenliği kuruluşu Clusit, dünya genelindeki siber saldırı eğilimlerini mercek altına alan yeni raporunu kamuoyuyla paylaştı. ANSA ajansı tarafından aktarılan verilere göre, 2026 yılının ilk altı ayında 4 bin 911 ciddi siber olay kayıt altına alındı. Bu sayı, Clusit'in şimdiye kadar bir yarı yıl içerisinde belgelediği en yüksek saldırı yoğunluğu olarak kayıtlara geçti.

    Rapordaki veriler, siber saldırıların küresel boyutta nasıl bir hızla tırmandığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Önceki yılın aynı döneminde gerçekleşen olaylarla kıyaslandığında yüzde 71 oranında bir artış görüldüğü belirtiliyor. İşletmelerin hedef alındığı saldırılarda özellikle kötü amaçlı yazılımların kullanımı oldukça yaygın bir yöntem olarak öne çıkıyor.

    Dünya genelindeki artış eğilimine karşın İtalya özelinde farklı bir tablo dikkat çekiyor. Ülke genelinde 2025 yılının ilk yarısında 280 adet ciddi saldırı rapor edilmişken, 2026'nın aynı döneminde bu rakam 245 adede geriledi. Rakam bazlı bu düşüş, siber güvenlik önlemlerinin yerel ölçekte daha etkili sonuçlar verdiğini gösteriyor.

    İtalya'daki genel saldırı sayısındaki azalmaya rağmen, saldırıların niteliği hakkında uyarıcı veriler de raporda yer alıyor. Ülke içerisinde yüksek önem derecesine sahip siber olayların yaklaşık yüzde 20 oranında arttığı vurgulanıyor. Bu durum, siber suçluların daha karmaşık ve etkili stratejiler geliştirdiğini kanıtlıyor.

    Kuruluşun analizleri, işletmelerin dijital altyapılarını korumak için kullandığı savunma mekanizmalarının yetersiz kalabildiğini gösteriyor. Özellikle kötü amaçlı yazılım çeşitliliğindeki artış, şirketlerin siber tehditlere karşı güncel korunma yöntemlerine ihtiyaç duyduğunu kanıtlıyor. Önümüzdeki süreçte, özellikle kurumsal verilerin güvenliği konusunda daha sıkı denetimlerin hayata geçirilmesi bekleniyor.

    Siber güvenlik dünyasında yaşanan bu değişim, saldırıların sadece sayısının değil, aynı zamanda etki alanlarının da genişlediğini kanıtlıyor. Clusit verileri, dijitalleşen dünyada bireysel ve kurumsal güvenlik duvarlarının daha dayanıklı hale getirilmesinin zorunlu olduğunu yansıtıyor. Güvenlik uzmanları, saldırı biçimlerindeki bu değişime ayak uydurmanın siber savunma stratejilerinin temelini oluşturması gerektiğini ifade ediyor.

    AI YORUMU

    Küresel siber saldırıların bir önceki yıla göre yüzde 71 oranında artması, dijital güvenlik yatırımlarının saldırı hızına yetişemediğini gösteriyor. İtalya'daki 245 saldırılık rakam, genel bir düşüş trendine işaret etse de yüksek dereceli olayların yüzde 20 artması saldırıların daha sofistike hale geldiğini kanıtlıyor. Özellikle kurumsal işletmeler, siber güvenliği bir maliyet kalemi değil, operasyonel sürekliliğin bir parçası olarak değerlendirmeli. Mevcut veriler, saldırıların etkisiz hale getirilmesi için savunma sistemlerinin proaktif değil, reaktif bir yapıdan kurtulması gerektiğini ortaya koyuyor.

    Haberin tam sayfası →

    Yapay Zeka
    Anthropic sistemlerine 12 saat içinde sızıldı: Veriler tehlikede

    Yapay zeka şirketi Anthropic, güvenlik araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen bir test sırasında 12 saatten kısa bir sürede sızmaya uğradı. Cathedral adlı girişimin üçüncü taraf yazılım açıklarını kullanarak gerçekleştirdiği bu erişim, şirket içerisindeki maaş bilgileri ve hassas yazışmaları ortaya çıkardı.

    • Güvenlik girişimi Cathedral, Anthropic sistemlerine 12 saatten kısa sürede sızmayı başardı.
    • Sızıntı, üçüncü taraf iş yazılımlarındaki güvenlik açıklarının kullanılmasıyla gerçekleşti.
    • Anthropic, Claude sohbetlerinin ve model parametrelerinin sızıntıdan etkilenmediğini duyurdu.

    Yapay zeka dünyasının önde gelen isimlerinden biri olan Anthropic, güvenlik sistemlerinin zafiyetlerini ortaya koyan bir olayla gündeme geldi. Cathedral adlı yapay zeka odaklı siber güvenlik girişimi, şirketin iç ağlarına sızarak oldukça hassas verilere ulaşmayı başardı. Araştırmacılar, bu süreci tamamlamak için sadece 12 saatlik bir dilime ihtiyaç duyduklarını raporladılar.

    Sızma işlemi doğrudan bir saldırı yerine, şirketin operasyonlarını yürütmek için kullandığı üçüncü taraf yazılımlardaki boşluklardan faydalanılarak gerçekleştirildi. Satış süreçlerini yöneten, çalışan bilgilerini depolayan ve idari işleri organize eden bu yan yazılımlar, saldırganlara ana sisteme uzanan bir yol açmış oldu. Araştırmacılar bu yöntemi kullanarak toplantı kayıtları, personel maaş detayları ve şirket içi Slack mesajlaşmalarına erişim sağladı.

    Anthropic tarafı ise olayın kapsamını sınırlı tutmaya çalışarak, araştırmacıların iddia edilenin aksine çok daha kısıtlı bir alana erişebildiğini savundu. Şirket yetkilileri, erişilen verilerin sadece satış, insan kaynakları ve BT bölümleriyle sınırlı kaldığını belirterek, yapay zeka modelleri ve Claude kullanıcılarının özel verilerinin tamamen güvende olduğunu vurguladı. Model ağırlıkları ve eğitilmiş parametrelerin sızıntıdan etkilenmediği bilgisi paylaşıldı.

    Olayın ardından Anthropic, ilgili tüm güvenlik açıklarını hızla kapattığını ve sorunlu üçüncü taraf yazılımların devre dışı bırakıldığını duyurdu. Şirket, bu hareketliliğin bir kısmının zaten kendi güvenlik ekiplerince fark edildiğini öne sürdü. Ayrıca bu durum federal yetkililere raporlanarak olası bir yasal sürecin önü açıldı. Cathedral ekibinin, şirketin teşvik ettiği bir 'bug bounty' programı kapsamında çalıştığı bilinse de, Anthropic kuralların ihlal edildiği iddiasını koruyor.

    Yaşanan bu sızıntı, ABD hükümetindeki üst düzey yetkililerin de dikkatini çekmeyi başardı. Washington Post'a açıklama yapan bir kaynak, sızıntının ulusal güvenlik düzeyinde endişelere yol açtığını ifade etti. Küçük bir girişimin bile böylesine hızlı bir şekilde kritik sistemlere girebilmesi, benzer açıkların yabancı istihbarat birimleri tarafından kötüye kullanılabileceğine dair korkuları artırıyor.

    Siber güvenlik dünyasında bu tür testler, yazılımların dayanıklılığını ölçmek için kullanılıyor olsa da, Anthropic'in yaşadığı bu durum yapay zeka şirketlerinin güvenlik altyapısını yeniden gözden geçirmeleri gerektiğini gösteriyor. Şirketin savunma odaklı hamleleri ve federal bilgilendirmeleri, olayın büyüklüğünü kontrol altında tutma çabasını yansıtıyor. Ancak kamuoyunda yapay zeka sistemlerinin güvenliğine dair soru işaretleri varlığını sürdürüyor.

    Anthropic sistemlerine 12 saat içinde sızıldı: Veriler tehlikede — haber fotoğrafı
    AI YORUMU

    Anthropic örneği, bir şirketin kendi geliştirdiği modeller kadar kullandığı üçüncü taraf yan yazılımların da siber güvenlik açısından en az o kadar riskli olduğunu kanıtlıyor. Güvenlik araştırmacılarının 12 saatte maaş verilerine erişebilmesi, kurumsal sistemlerdeki yetkilendirme katmanlarının zayıflığını netleştiriyor. Özellikle yapay zeka modelleri gibi kritik altyapı sunan şirketlerin, dış tedarikçilerini çok daha sıkı denetimden geçirmesi gerekiyor. Eğer bu açık, kötü niyetli bir aktör tarafından tespit edilseydi, sonuçları sadece şirket içi belgelerle sınırlı kalmayıp çok daha geniş çaplı bir veri sızıntısına dönüşebilirdi.

    Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler

    Starlink kullanıcıları reklam şirketi tarafından hedef alınıyor Uzay

    Starlink kullanıcıları reklam şirketi tarafından hedef alınıyor

    İsrailli reklam teknolojileri firması Discover-Tech'in, Starlink üzerinden internete bağlanan kullanıcıları izlediği ortaya çıktı. Şirketin reklam sistemini bir gözetleme aracı olarak yapılandırdığı tespit edilirken, durum uydu interneti hizmetinin gizlilik sınırlarını tartışmaya açtı. Uzmanlar, ağ trafiğinin yerel denetimlerden muaf olmasının bu tür riskleri artırdığını vurguluyor.

    3 saat önce • 1 dk okuma
    Bank of America, müşterilerini yapay zeka asistanlarına karşı uyardı Yapay Zeka

    Bank of America, müşterilerini yapay zeka asistanlarına karşı uyardı

    Bank of America, müşterilerine gönderdiği uyarı e-postasında giriş bilgilerinin yapay zeka asistanlarıyla paylaşılmaması gerektiğini duyurdu. Banka yetkilileri, şifrelerin üçüncü taraf yazılımlara verilmesi halinde tüm finansal sorumluluğun kullanıcılara ait olacağını hatırlattı. Yapılan açıklamada, yetkisiz erişim algılanması durumunda hesapların kilitlenebileceği vurgulandı.

    13 saat önce • 1 dk okuma