PİYASA
Gündem

Milli Savunma Bakanı Güler, KKTC Başbakanı Üstel ile Görüştü

Milli Savunma Bakanı Güler, KKTC Başbakanı Üstel ile Görüştü

Özet

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede iki taraf, savunma işbirliği ve bölgesel güvenlik konularını ele alarak ortak adımlar belirledi.

Öne çıkanlar

  • İki lider savunma işbirliği ve bölgesel güvenlik konularını görüştü
  • Görüşme, Türkiye‑KKTC ilişkilerinde askeri koordinasyonu pekiştirmeyi hedefliyor
  • Taraflar, gelecekte ortak tatbikat ve ekipman temini planlarını masaya yatırdı

Haberin Detayı

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 26 Ekim 2026 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel'i Nicosia'daki resmi konsey binasında karşıladı. Görüşmenin gündeminde iki ülkenin savunma politikalarının uyumlaştırılması ve bölgesel istikrarın güçlendirilmesi yer aldı. Toplantı, iki tarafın uzun süredir sürdürülen stratejik diyalog çerçevesinde gerçekleşti.

Görüşmenin ilk aşamasında, Türkiye'nin KKTC'ye sağladığı savunma ekipmanları ve lojistik destek konularına değinildi. Bakan Güler, mevcut askeri varlıkların modernizasyonunun devam edeceğini ve yeni teknoloji transferlerinin planlandığını vurguladı. Başbakan Üstel ise bu desteğin adanın güvenlik algısını artırdığını ve bölgedeki tehditlere karşı bir denge unsuru oluşturduğunu belirtti.

İkinci oturumda, ortak tatbikatların sıklığı ve kapsamı üzerine somut öneriler sunuldu. İki ülke, yıllık en az iki kez ortak kara ve deniz tatbikatı düzenlemeyi, aynı zamanda siber güvenlik alanında bilgi paylaşımını artırmayı kararlaştırdı. Bu adımların, olası kriz durumlarında hızlı ve koordineli bir müdahale kapasitesi yaratması hedefleniyor.

Toplantının sonunda, savunma işbirliğinin sadece askeri alanda sınırlı kalmayıp, savunma sanayii yatırımları ve Ar‑Ge projeleriyle de destekleneceği açıklandı. Bakan Güler, Türkiye'nin KKTC'ye yerli savunma sistemleri entegrasyonu konusunda teknik danışmanlık sağlayacağını sözlerine ekledi. Üstel ise bu işbirliğinin ekonomik yan etkilerinin de olumlu olacağını dile getirdi.

Görüşmenin resmi bir protokol ile sonlandırılması, iki taraf arasında imzalanacak yeni anlaşma taslağının hazırlanacağı anlamına geliyor. Bu taslak, mevcut savunma işbirliği çerçevesini genişleterek, ortak eğitim programları ve personel değişimlerini de kapsayacak. Uzmanlar, bu gelişmenin bölgesel güvenlik mimarisinde önemli bir kilometre taşı olabileceğini öngörüyor.

Sonuç olarak, Milli Savunma Bakanı Güler ve KKTC Başbakanı Üstel arasındaki bu görüşme, Türkiye‑Kıbrıs ilişkilerinde askeri işbirliğinin derinleşmesine işaret ediyor. İlerleyen haftalarda yapılacak resmi açıklamalar ve imzalanacak belgeler, iki tarafın ortak güvenlik stratejisini somut adımlara dönüştürmesi açısından kritik olacak.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Savunma işbirliği görüşmesi, bölgesel güvenlikte Türkiye‑KKTC sinerjisini artıracak somut bir adım. Görüşmede ele alınan ortak tatbikat ve ekipman temini planları, iki ülkenin askeri koordinasyonunu güçlendirecek. Bu durum, özellikle sınır ötesi tehditlere karşı daha hızlı yanıt verebilecek bir yapı oluşturacak. Önceki yıllarda sınırlı olan işbirliği, yeni anlaşmayla kapsamını genişletecek.

AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Gündem
    Dört ülke Doha'da toplandı: Savunmada Bedir Mutabakatı imzalandı

    Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında askeri iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen çok taraflı Bedir Mutabakatı Doha'da imzalandı. Anlaşma, müttefik ülkelerin savunma sanayisi kapasitelerini ortak projelerle geliştirmesini amaçlıyor.

    • Mutabakat Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya savunma bakanlıkları arasında imzalandı.
    • İmza töreni Katar'ın başkenti Doha'da gerçekleştirildi.
    • Anlaşma askeri üretim, araştırma ve teknik eğitim alanlarında iş birliğini hedefliyor.

    Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya savunma bakanlıkları, stratejik ortaklıkları ve ortak üretimi artırma hedefi doğrultusunda Doha'da bir araya geldi. Katar'ın başkentinde gerçekleştirilen imza töreninde ülkeler arasındaki askeri bağları derinleştirecek çok taraflı bir belge resmiyet kazandı. Taraflar, ortak adımlarla savunma kabiliyetlerini ilerletme kararlılığını bu vesileyle ortaya koydu.

    Törende ayrıca Endonezya Savunma Bakanı Yardımcısı Yusuf Jauharı ile Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammed Asıf da yer aldı. Dört ülkenin üst düzey savunma yetkilileri ortak belgede imzalarını birleştirdi.

    Yapılan resmi açıklamalara göre imzalanan metin, askeri üretim alanında ortaklığı teşvik etmeyi ve katılımcı ülkelerin savunma kabiliyetlerini artırmayı amaçlıyor. Teknik askeri eğitim ile araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin de destekleneceği süreç, modern savunma sistemlerinin ihtiyaç duyduğu sanayi kollarının kurulmasına zemin hazırlayacak. Bu sayede dost ülkelerin operasyonel ihtiyaçları daha hızlı karşılanabilecek.

    Dolunay anlamına gelen Bedir adıyla anılan mutabakat, tarafların birbirini tamamlayan askeri ve ekonomik güçlerine dayanıyor. Her bir ülkenin üretim altyapısından azami ölçüde yararlanılarak savunma sanayisi entegrasyonu sağlanacak. Güvenlik ve istikrarı destekleyecek bu çok taraflı mekanizma, gelecekteki ortak projelerin önünü açan stratejik bir çerçeve sunuyor.

    AI YORUMU

    Askeri üretim ve teknoloji paylaşımını sınır ötesine taşıyan bu ortaklık, katılımcı ülkelerin tedarik zincirindeki dışa bağımlılığını azaltmak adına somut bir kaldıraç niteliği taşıyor. Milli savunma bakanlıklarının doğrudan imza attığı dörtlü mekanizma, yalnızca sanayi entegrasyonunu hızlandırmakla kalmayıp bölgesel güvenlik mimarisinde yeni bir denge unsuru yaratıyor. Tekil projeler yerine kurumsal bir havuz yaklaşımı benimsenirse, ülkelerin bütçe verimliliği artarken Ar-Ge maliyetleri de önemli ölçüde paylaşılmış olacak. Aksi takdirde, farklı standartlara sahip orduların entegrasyonu beklenenden uzun sürebilir.

    Haberin tam sayfası →

    Gündem
    Türkiye Cumhuriyeti 103 yıl önce bugün TBMM kararıyla ilan edildi

    Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde 29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Cumhuriyet resmen ilan edildi. Bugün 103. yıl dönümü kutlanan yönetim biçimi, 158 milletvekilinin oy birliğiyle kabul edilerek devletin idari yapısını kökten değiştirdi.

    • 29 Ekim 1923 tarihinde 158 milletvekilinin tamamının oyuyla Cumhuriyet ilanı gerçekleşti.
    • Gazi Mustafa Kemal Paşa, gizli oylama sonucunda Türkiye'nin ilk cumhurbaşkanı olarak seçildi.
    • Cumhuriyet kararı, 28 Ekim akşamı Çankaya Köşkü'ndeki yemekte çalışma arkadaşlarıyla birlikte şekillendirildi.

    Anadolu'nun kurtuluşunun ardından Türkiye'nin yönetim biçimini belirlemek için atılan adımlar, 29 Ekim 1923 tarihinde sonuçlandı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde yürütülen Milli Mücadele, bağımsız bir devletin kurulmasıyla taçlandırıldı. 23 Nisan 1920'de Ankara'da açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi, halk egemenliğine dayalı yeni bir düzenin ilk yapı taşlarını oluşturmuştu.

    Cumhuriyet'in ilanına giden süreçte 28 Ekim 1923 akşamı Çankaya Köşkü'nde gerçekleşen yemek, tarihin seyrini değiştiren toplantılardan biri oldu. Mustafa Kemal Paşa; İsmet Paşa, Fethi Bey ve Kazım Paşa gibi yakın çalışma arkadaşlarıyla bir araya gelerek ertesi gün ilan edilecek kararı paylaştı. Yemek sırasında alınan bu karar, sadece yönetimsel bir değişiklik değil, aynı zamanda devletin geleceğine dair net bir vizyonu yansıtıyordu.

    Toplantının ardından Mustafa Kemal Paşa ve İsmet Paşa, 1921 Anayasası'nda gerekli düzenlemeleri içeren kanun teklifini hazırlamak üzere kolları sıvadı. Hazırlanan metin, 29 Ekim sabahı vakit kaybetmeden Meclis gündemine taşındı. Yunus Nadi Bey ve diğer milletvekillerinin katılımıyla gerçekleştirilen tarihi görüşmelerde, Cumhuriyet'in devletin esas yönetim biçimi olması üzerinde uzlaşı sağlandı.

    Saatler 20.30'u gösterdiğinde, Meclis oturumuna katılan 158 milletvekilinin tamamı Cumhuriyet'in ilanı lehinde oy kullandı. "Yaşasın Cumhuriyet" sloganları ve alkışlarla karşılanan bu karar, Türk siyasi tarihinde yeni bir dönemi başlattı. Meclis, halkın iradesini en üst seviyede temsil eden bir yapıya kavuşarak devlet başkanlığı sorununu da çözüme kavuşturmuş oldu.

    Cumhuriyet'in resmen ilanının hemen ardından meclis içerisinde Cumhurbaşkanlığı seçimi süreci başlatıldı. Atatürk, Meclis kürsüsüne çıkarak yaptığı konuşmada, Türk milletinin bağımsızlık konusundaki kararlılığını ve yeni devletin geleceğine dair inancını bir kez daha vurguladı.

    Bu tarihi adım, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile uluslararası alanda tanınan Türkiye'nin siyasi ve idari yapılanmasını tamamladı. 13 Ekim'de Ankara'nın başkent olmasıyla pekişen süreç, 29 Ekim'de yönetim biçiminin netleşmesiyle sonuca ulaştı. Milli egemenliğin devlet mekanizmasında kalıcı hale gelmesi, savaş meydanlarında kazanılan zaferlerin idari zaferle birleşmesini sağladı.

    Türkiye Cumhuriyeti 103 yıl önce bugün TBMM kararıyla ilan edildi — haber fotoğrafı
    AI YORUMU

    103 yıl önce atılan bu adım, yalnızca bir yönetim değişikliği değil, ulus egemenliğini tescil eden nihai bir irade beyanıdır. 158 milletvekilinin oy birliğiyle aldığı bu karar, o dönemde savaşla yorulmuş bir halkın geleceğine yönelik en büyük güvenceyi oluşturdu. Bugün ulaşılan noktada, 1923'teki bu oy birliğinin sağladığı istikrar, Türkiye'nin parlamenter süreçlerinin temelini inşa etmiştir. Bu irade, benzer siyasi kriz dönemlerinde de rehberlik eden somut bir tarihsel başarı ölçütü olarak kalmaya devam ediyor.

    Haberin tam sayfası →

    Gündem
    İstanbul Sultangazi'de Araç Alev Topuna Dönüştü, Görüntüler Yayında

    İstanbul Sultangazi ilçesinde seyir halindeki bir otomobil aniden alev alarak yangın topuna dönüştü. Olay anı, bir vatandaşın cep telefonu kamerasına anbean kaydedildi ve sosyal medyada geniş yankı buldu. Yangının sebebi henüz netleşmemiş olmakla birlikte, bölgedeki trafiğe kısa süreli aksaklık yaşandı.

    • Yangın anı cep telefonu kamerasına anbean kaydedildi
    • Sultangazi'de araç yangını trafiği kısa süreli durdurdu
    • Olayın nedeni resmi makamlarca henüz açıklanmadı

    Sultangazi Mahallesi'nde akşam saatlerinde bir otomobil, yolun ortasında aniden alev almaya başladı. Sürücü aracını kontrol etmeye çalışırken, alevler hızla yayıldı ve araç kısa sürede yanıcı bir topa dönüştü. Olay, o an orada bulunan bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdı ve görüntüler sosyal medyada hızla yayıldı.

    Görüntülerde, aracın yan tarafındaki alevlerin yoğunluğu ve duman bulutunun yükselişi net bir şekilde görülüyor. İlk müdahale ekipleri, yangına ulaşmak için bölgeye sevk edildi ve kısa bir sürede yangın kontrol altına alındı. Yetkililer, olay anındaki trafik akışının bir an için durduğunu ve sürücülerin alternatif yollara yönlendirildiğini belirtti.

    İlk incelemeler, aracın motorunda meydana gelen bir arıza ya da yakıt sızıntısının yangına sebep olabileceğini gösteriyor. Ancak, polis ve itfaiye ekipleri resmi bir açıklama yapmadan önce kesin bir neden tespit edemediler. Olay yerinde bulunan tanıklar, aracın normal bir şekilde seyir halinde olduğunu ve ani bir patlama gibi bir ses duyulmadığını ifade etti.

    Yangının söndürülmesinin ardından, itfaiye ekipleri bölgede güvenlik önlemlerini artırdı ve çevredeki araçların geçişine izin verdi. Olay yerinde meydana gelen maddi hasarın tam boyutu henüz belirlenmemiş olsa da, aracın büyük ölçüde yanmış olduğu görülüyor. Yetkililer, benzer olayların önlenmesi için sürücüleri araç bakımlarını düzenli yapmaya çağırdı.

    Bu tür ani yangınlar, özellikle yoğun nüfuslu şehirlerde büyük risk oluşturabiliyor. Uzmanlar, yakıt sistemleri ve elektrik aksamlarının periyodik kontrolünün önemine vurgu yapıyor. Sultangazi'de gerçekleşen bu olay, şehir içi trafiğin ve acil müdahale ekiplerinin hızlı ve etkili çalışmasının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

    AI YORUMU

    Acil müdahale ekiplerinin hızlı hareketi, olası bir felaketi önledi. Görüntülerdeki anlık cep telefonu kaydı, olayın yayılmasını engellemek için zaman kaybı yaşanmadığını gösteriyor. Bu durum, sürücüler ve yolcular için hayati risk taşıyan araç arızalarına karşı daha sık bakım yapılması gerektiğini işaret ediyor. Önceki yıllarda benzer yangınlar daha uzun sürede kontrol altına alınmıştı; bu seferki hızlı müdahale, can kaybı riskini önemli ölçüde azalttı.

    Haberin tam sayfası →

    Gündem
    Avrupa, Rus çıkarlarına ‘İstişare’ İstemiyor: Sözcü Açıklamaya Girdi

    Rusya Dışişleri Sözcüsü Mariya Zaharova, Avrupa’nın Rus çıkarlarıyla ilgili görüşmeye hazır olmadığını belirterek savaşı kışkırtanların Avrupa merkezlerinde olduğunu vurguladı. Rusya, Ukrayna’ya yönelik askeri destekleri sürdürmeye devam ederken, Avrupa’nın askeri lobilerini eleştirdi.

    • Avrupa’nın Rus çıkarlarına dair istişare yapmayacağına karar verdi
    • Savaşı kışkırtanların Brüksel, Berlin, Paris ve Baltık’taki liderler olduğunu söyledi
    • İngiltere’nin Ukrayna’ya füzeler sevkiyatı planladığını reddetti

    Mariya Zaharova, Moskova’da düzenlenen haftalık basın toplantısında Avrupa’nın Rus çıkarlarına ilişkin görüşmelerin gerçekleşmeyeceğini duyurdu. Sözcü, Avrupa kurumlarının yöneticilerinin ‘gerçeklikten uzak taleplerde bulunmaya devam ettiklerini’ belirterek, AB siyasetiyle ilgili herhangi bir değişiklik beklenmediğini ifade etti.

    Sözlerine göre savaşı kışkırtanların merkezi Brüksel, Berlin, Paris ve Baltık’tır. Zaharova, askeri sanayi ve finans şirketlerinin sahiplerinin çıkarları doğrultusunda yapılan lobicilik faaliyetlerinin Avrupa’yı ‘felakete sürüklediğini’ iddia etti. Rusya, Ukrayna’ya yönelik askeri destek sağlamaya devam ediyor ve bu konuda ‘gerekli önlemleri alacak’ sözünü verdi.

    İngiltere’nin Ukrayna’ya ‘Storm Shadow’ füzeleri sevkiyatı planlamasıyla ilgili iddiaları da gündeme getirildi. Sözcü, İngiltere’nin Ukrayna krizini derinleştirmeyi hedeflediğini ve savaşın sürdürülmesiyle ilgilendiğini savundu. Rusya, ABD ile birlikte müzakereleri yeniden başlatmayı sürdüreceğini, ancak Zelenskiy’in bu süreci engellemeye çalıştığını belirtti.

    Zaharova, Moldova’nın bir Rus diplomatını sınır dışı etme kararına da dikkat çekti. Rusya, bu karara karşılık vereceklerini açıkladı. Konuşma, Rusya’nın Avrupa ile ilişkilerindeki gerginlikleri bir kez daha ortaya koydu.

    AI YORUMU

    Sözcü’nün net söylemleri, Avrupa’nın Rusya ile ilişkilerinde bir ‘gerçeklikten uzak’ tutum sergilediğini vurguluyor. Bu açıklamalar, uluslararası arenada Rusya’nın savunma ve dış politika stratejilerinin altını çizerek, bölgesel istikrarın devam etmesi için tartışmaların yeniden alevlenmesine zemin hazırlıyor.

    Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler