PİYASA
Gündem

Meclis'e gelecek yargı paketiyle süresiz nafaka son buluyor

Meclis'e gelecek yargı paketiyle süresiz nafaka son buluyor Fotoğraf: CNN Türk

Özet

AK Parti'nin hazırladığı 13. Yargı Paketi ile süresiz yoksulluk nafakası uygulaması kaldırılarak en az 3 yıllık süre sınırı getiriliyor. Meclis Başkanlığı'na ekim ayında sunulması planlanan taslak, geçmişte kesinleşmiş nafaka ödemelerini de kapsayacak bir geçiş süreci öngörüyor.

Öne çıkanlar

  • Nafaka ödemelerine en az 3 yıllık alt sınır getirilecek.
  • Hakimler sağlık, yaş ve gelir durumuna göre süre belirleyecek.
  • Eski dosyalar dahil edilerek aşan süreler için 1 yıl ek ödeme verilecek.

Haberin Detayı

Adalet Bakanlığı ve iktidar partisinin üzerinde çalıştığı yaklaşık 30 maddelik yeni yargı paketinde sona yaklaşıldı. Ekim ayı içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na iletilmesi hedeflenen teklif, uzun yıllardır taraflar arasında anlaşmazlıklara yol açan süresiz nafaka sistemini baştan aşağı yenilemeyi hedefliyor. Anayasa Mahkemesi'nin Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan süresiz ibaresini iptal etmesi, yasal değişikliğin temel dayanağını oluşturuyor.

Hazırlanan son taslak metnine göre nafaka ödemelerinde asgari süre 3 yıl olarak uygulanacak. Daha önceki çalışmalarda 10 yıla kadar süren evlilikler için 5 yıl, daha uzun süren birlikteliklerde ise evlilik süresinin yarısı kadar nafaka ödenmesi masadaydı. Son düzenlemede ise katı matematiksel formüller yerine mahkeme heyetinin sahadaki şartları serbestçe tartabileceği esnek bir yapı benimsendi.

Mahkemeler süre tayin ederken sadece evlilik cüzdanındaki tarihlere bağlı kalmayacak. Tarafların çalışma gücü, eğitim seviyesi, sağlık raporları ve boşanma sonrası mali koşulları birlikte değerlendirilecek. Yaşı ilerlemiş ve düzenli bir iş bulma ihtimali bulunmayan kadınlar için hakimlere bu asgari sınırın üzerine çıkma ve daha uzun süreli nafaka takdir etme yetkisi tanınacak.

Yeni kanun teklifinin en çok tartışılacak yönü ise geriye dönük etkileri kapsayan geçiş maddesi oldu. Yürürlükten önce bağlanmış ve senelerdir ödenen mevcut dosyalar, getirilen yeni kıstaslar çerçevesinde baştan ele alınacak. Hesaplanan azami süreyi çoktan geride bırakmış borçlular için yükümlülük doğrudan kesilmeyecek, mağduriyet oluşmaması adına ödemeler 1 yıl daha devam ettikten sonra kendiliğinden bitecek.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Kalıplaşmış süre sınırları yerine hakime takdir alanı bırakılması, nafaka tartışmalarını tamamen bitirmek yerine doğrudan adliye koridorlarına havale ediyor. Taslakta geçen 3 yıllık asgari sınır borçlu tarafı rahatlatsa da istihdam piyasasına dahil olamayan eski eşlerin güvencesini hakimin iki dudağı arasına bırakıyor. Boşanmış bireyleri doğrudan etkileyecek olan bu sistemde, 1 yıllık geçiş süresi tanınması geçmiş mağduriyetleri bir anda kesip atmayı engellese de davaların yeniden açılmasıyla mahkemelerin iş yükü katlanabilir.

Kaynak: CNN Türk Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Gündem
• CNN Türk
13. Yargı Paketi ile Süresiz Nafaka Kaldırılıyor ve Yeni Süre Sınırı Geliyor
Fotoğraf: CNN Türk

Meclis gündemine gelmesi beklenen 13. Yargı Paketi, uzun süredir tartışılan süresiz nafaka uygulamasını sonlandırarak evlilik süresine bağlı yeni bir model getiriyor. Düzenleme kapsamında boşanma davalarının hızlandırılması, mal paylaşımı kuralları ve sosyal medya hesaplarında kimlik doğrulama zorunluluğu gibi radikal değişiklikler yer alıyor.

  • Otuz maddelik yeni düzenleme ekim ayında TBMM Başkanlığına sunulacak.
  • Nafaka süresi genel kural olarak evlilik süresinin yarısını aşamayacak.
  • Kira tespit davalarının dokuz ay, tahliye davalarının on sekiz ayda bitmesi hedefleniyor.

Aile hukukundan sosyal medya denetimine kadar pek çok farklı alanı kapsayan otuz maddelik yeni yasal düzenleme hazırlıkları tamamlanmak üzere. Hazırlanan taslağın ekim ayı içerisinde Meclis gündemine taşınması planlanırken, kamuoyunda en çok mercek altına alınan konu süresiz nafaka uygulamasında yapılacak değişiklikler oldu.

Anayasa Mahkemesinin ilgili maddeyi iptal etmesinin ardından şekillendirilen yeni sistemde, nafaka ödemelerine somut kriterlere dayalı süre sınırları getiriliyor. Üzerinde çalışılan modele göre nafaka süresinin en az üç yıl olması ve evlilik süresinin yarısını geçmemesi öngörülürken, hâkime tarafların yaşı, ekonomik durumu ve kusur oranına göre bu süreyi uzatma yetkisi tanınıyor.

Yasal düzenlemenin geçiş hükümlerine göre daha önce kesinleşmiş nafaka dosyaları da etkilenecek. Mevcut ödeme süreleri yeni hesaplanan sınırları aşanlar için bir yıllık ek geçiş süresi tanınacak ve ardından yükümlülükler sona erecek.

Pakette ayrıca ilk derece ve istinaf mahkemelerinin aynı kararı vermesi durumunda temyiz yolunun kapanması öngörülüyor. Mal paylaşımı ile boşanma davalarının birbirinden ayrı yürütülmesi ve zamanaşımı sürelerinin beş yıla indirilmesi de yargı süreçlerini hızlandırmayı amaçlıyor.

AI YORUMU

Otuz maddelik bu taslak, yıllardır süregelen nafaka krizine somut bir formül getirmesi açısından hukuki sistemde taşları yerinden oynatacak nitelikte. Özellikle geçiş hükümlerindeki bir yıllık kademeli bitiş süresi, mevcut davaların tarafı olan binlerce vatandaşı doğrudan etkileyecek. Uygulamanın adaleti sağlarken yeni mağduriyetler yaratmaması için hâkim takdir yetkisinin dengeli kullanılması büyük bir mecburiyet taşıyor.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Gündem
• CNN Türk
TBMM bütçe mesaisi başlıyor: 2027 takvimi 12 günlük maraton sunacak
Fotoğraf: CNN Türk

Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu, 2027 yılı harcama planlarını görüşmek üzere 21 Ekim tarihinde toplanacak. Bakanlıkların ve bağlı kurumların bütçeleri, kesintisiz on iki günlük yoğun bir mesaiyle ele alınacak.

  • 2027 yılı bütçe görüşmeleri 21 Ekim'de TBMM Komisyonunda başlayacak.
  • İlk sunumu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz gerçekleştirecek.
  • Tüm bakanlık bütçeleri 27 Kasım'daki son güne kadar tek tek ele alınacak.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu, gelecek yılın mali planlamalarını netleştirmek üzere yoğun bir döneme giriyor. Tüm bakanlıkların ve bağlı idarelerin finansal taslakları, yirmi bir Ekim tarihi itibarıyla komisyon gündemine taşınacak. Çalışmaların ilk oturumunda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz detaylı bir sunum yapacak ve süreç resmen başlayacak.

Komisyon üyeleri, yirmi yedi Ekim'de bütçenin bütünü üzerine değerlendirmelerde bulunacak. Takvimin ilerleyen günlerinde sırasıyla kritik kurumların ödenekleri masaya yatırılacak. Yirmi sekiz Ekim'de Meclis, Sayıştay ve Kamu Denetçiliği Kurumu dinlenecek; kasım ayının ilk haftalarında ise sırasıyla Çalışma, Maliye ve Adalet bakanlıklarının harcama planları incelenecek.

Kasım ayının ortalarına doğru güvenlik ve dış politika kurumlarının mesaisi öne çıkacak. On yedi Kasım'da İçişleri Bakanlığı, hemen ardından Millî Savunma ile Dışişleri bakanlıklarının ödenekleri komisyonda savunulacak. Her gün saat on itibarıyla başlaması öngörülen oturumlar aralıksız sürecek ve başka hiçbir gündem maddesine yer verilmeyecek.

Yirmi yedi Kasım tarihinde Cumhurbaşkanlığı ve bağlı birimlerin bütçeleri ele alınarak komisyon aşaması tamamlanacak. Kesin hesap kanun tekliflerinin de maddeler halinde görüşülmesinin ardından, 2027 yılı bütçesi aralık ayında TBMM Genel Kuruluna sevk edilecek. Yeni yıl başlamadan önce sürecin tümüyle bitirilmesi hedefleniyor.

AI YORUMU

On iki günlük kesintisiz bir komisyon takvimi, tüm kamu harcamalarının detaylıca süzgeçten geçmesini zorunlu kılıyor. Yirmi bir Ekim ile yirmi yedi Kasım arasında sürecek bu yoğun maraton, bakanlıkların önceliklerini doğrudan milletvekillerinin denetimine açıyor. Özellikle aralık ayında Genel Kurul aşamasına geçecek olması, bütçe yasasının yıl sonuna kadar resmileşmesini sağlayacak. Belirlenen takvime tam uyulması, yıl başı ekonomik planlamalarının aksamaması adına kritik bir tablonun ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Gündem
• Cumhuriyet
Ali Babacan'dan fon krizi çağrısı: Listeyi yayınlamayanlar zan altında
Fotoğraf: Cumhuriyet

DEVA Partisi lideri Ali Babacan, gündemdeki fon vurgunu iddialarına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çağrıda bulundu. İddialarla bağlantılı isimlerin yer aldığı listenin kamuoyuna açıklanmasını isteyen Babacan, sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

  • Ali Babacan, fon vurgunu iddialarında adı geçen kişilerin listesinin yayınlanmasını istedi.
  • Listenin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önünde bulunduğunu belirten Babacan, şeffaflık çağrısı yaptı.
  • Babacan, konunun aydınlatılması amacıyla TBMM'de araştırma komisyonu kurulmasını talep etti.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, katıldığı bir televizyon yayınında son dönemin en çok konuşulan başlıkları arasında yer alan fon vurgunu tartışmalarına değindi. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran olayla ilgili olarak iktidar kanadına ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a net çağrılarda bulundu. Sürecin karanlık noktalarının kalmaması gerektiğini savunan Babacan, iddialarla doğrudan bağlantılı olduğu öne sürülen kişilerin kimliklerinin gizlenmemesi gerektiğini dile getirdi.

Elindeki bilgilerin ve iddiaların merkezindeki listenin bizzat Cumhurbaşkanlığı makamında bulunduğunu öne süren siyasetçi, açıklamaların geciktirilmemesini istedi. İktidarın suçluların üzerine kararlılıkla gideceğini belirttiğini hatırlatan Babacan, bu iddianın somut bir adımla desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Hazırlanan listelerin kamuoyuyla paylaşılmamasının farklı kuşkulara yol açtığını belirten Babacan, listeyi gizlemenin iddiaların ucu başkalarına dokunuyor algısı yarattığını kaydetti.

Konunun sadece siyasi tartışmalarla sınırlı kalmaması gerektiğini savunan DEVA Partisi lideri, iddiaların tüm yönleriyle incelenmesi için Meclis'in devreye girmesi gerektiğini söyledi. Bu doğrultuda Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde özel bir araştırma komisyonu kurulması çağrısını yineledi. Cumhurbaşkanının vereceği talimatla bu komisyonun hızla hayata geçirilebileceğini belirten Babacan, sürecin meşru bir zeminde ve şeffaf biçimde yürütülmesinin zorunluluk olduğunu ifade etti.

AI YORUMU

Siyasi tartışmaların odağındaki iddiaların meclis zemininde araştırılmaması, kamu vicdanındaki soru işaretlerini derinleştirmektedir. Cumhurbaşkanlığının elinde bulunduğu öne sürülen listelerin paylaşılmaması, iktidarın şeffaflık iddiasıyla çelişen bir tablo ortaya çıkarmaktadır. Adli ve idari süreçlerin işletilmediği durumlarda parlamenter denetim mekanizmalarının devreye sokulması, kamuoyundaki güven kaybını önlemek adına tek çaredir. Listede adı geçen kişilerin korunup korunmadığı sorusu yanıt bulmadığı sürece bu kriz gündemdeki yerini koruyacaktır.

Kaynak: Cumhuriyet Haberin tam sayfası →

Gündem
• CNN Türk
Kayınpederin 5 Yıllık Kira Talebine Yargıtay'dan Emsal Red Kararı
Fotoğraf: CNN Türk

Boşandığı eşinin babasının açtığı beş yıllık geçmiş döneme ait kira davası yüksek mahkemeden döndü. Yargıtay, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı gerekçesiyle kira istemini haksız bulurken borç senedi yönünden yerel mahkeme kararını bozdu.

  • Kayınpeder 2020 yılından sonra boşanan damadından 5 yıllık kira talep etti.
  • Yüksek mahkeme resmi bir kira sözleşmesi olmamasını esas aldı.
  • Eski damadın imzaladığı borç senedi adi belge sayılarak yeniden değerlendirilecek.

İstanbul sınırları içerisinde yaşanan ailevi anlaşmazlık hukuki mercilere kadar taşındı. Evlilik birliğinin son bulmasının ardından gayrimenkul sahibinin eski damadına yönelik hukuki adımları yeni bir emsal kararın doğmasına zemin hazırladı.

Mülk sahibi, kızıyla evli olduğu dönemde kendisine ait konutta ikamet eden eski damadından geçmiş yıllara ait barınma bedelini tahsil etmek istedi. Bununla birlikte evlilik sürecinde elden verildiği öne sürülen borçların da ödenmesini talep eden ev sahibi mahkemenin yolunu tuttu.

Yerel mahkeme aşamasında dava reddedilirken istinaf mercii de bu kararı yerinde buldu. Son aşamada dosya Yargıtay 3. Hukuk Dairesi önüne geldi ve yüksek mahkeme kira talebi ile borç iddialarını birbirinden ayırarak farklı hükümler kurdu.

Mahkeme heyeti, taraflar arasında meskenin kullanımına dair yazılı bir akit bulunmadığı için barınma bedeli talebinin hukuki dayanağı olmadığına hükmetti. Evlilik birliği içinde aynı çatı altında yaşanmış olmasının otomatik olarak bir borç ilişkisi yaratmayacağı vurgulandı.

Öte yandan eski damadın imzasını taşıyan ve borç miktarını gösteren belgenin adi senet niteliği taşıyabileceği ifade edildi. Bu sebeple dosya, borç alacak ilişkisinin yeniden incelenmesi amacıyla yerel mahkemeye geri gönderildi.

AI YORUMU

Evliliklerin sonlanmasının ardından mülk sahiplerinin geçmişe dönük kira talep etmesi sıkça karşılaşılan bir durumdur. Yargıtay'ın bu kararı, yazılı sözleşme olmaksızın kurulan aile içi ilişkilerde mesken kullanımının ticari bir alacağa dönüştürülemeyeceğini net biçimde ortaya koyuyor. Ancak borç senetlerinin hukuki geçerliliği konusundaki bozma kararı, tarafların imza altına aldığı belgelere karşı daha dikkatli olması gerektiğini gösteriyor.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler

Yorumlar

GitHub hesabıyla yazılır — reklamsız, takipsiz.

Yorumlar yükleniyor…