Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
Marmara Bölgesi'ndeki binalarda zemin kat tehlikesi büyüyor
•2 dk okuma
Paylaş
HGündem
iFotoğraf: Nancy Wong · CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons
Özet
Marmara Bölgesi'nde alt katları ticarethane olan binaların taşıyıcı sistemleri deprem riskini artırıyor. Uzmanlar, izinsiz tadilatların ve yumuşak kat düzensizliğinin yapılara zarar verdiğini belirtiyor.
Öne çıkanlar
AFAD incelemelerinde ticari zemin katların ağır hasar riskini artırdığı görüldü.
Kolonların kesilmesi veya inceltilmesi binanın taşıyıcı güvenliğini tehlikeye atıyor.
Geniş cam vitrinler katlar arası rijitlik farkını büyüterek binayı zayıflatıyor.
Haberin Detayı
Türkiye'nin deprem kuşağında yer alması, özellikle zemin katları ticari amaçla kullanılan binaların yapısal güvenliğini ön plana çıkarıyor. Balıkesir başta olmak üzere riskli bölgelerde yer alan dükkanlı binalarda taşıyıcı sistemlerin uygunluğu hayati bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Ticari faaliyetler için geniş ve açık alanlar şeklinde tasarlanan bu zemin katlar, gerekli mühendislik önlemleri alınmadığı takdirde binanın genel dayanıklılığını olumsuz etkileyebiliyor.
Mühendislik literatüründe yumuşak kat olarak tanımlanan düzensizlik, bir katın yatay kuvvetlere karşı direncinin komşu katlara kıyasla çok düşük olması durumunda ortaya çıkıyor. Giriş katında devasa cam vitrinlerin bulunduğu, duvarların azaltıldığı ve üst katlara nazaran daha boş bırakılan yapılar bu risk grubunda yer alıyor. AFAD'ın geçmiş depremlere yönelik saha çalışmalarında, bu tür yapısal kusurlar nedeniyle ağır hasar alan veya yıkılan binalara sıklıkla rastlanıyor.
Bununla birlikte, binanın altında dükkan bulunması doğrudan o yapının çürük olduğu anlamına gelmiyor. Esas belirleyici kriter, taşıyıcı sistemin özgün projeye ve ilgili deprem yönetmeliklerine tamamen uygun biçimde inşa edilip edilmediği. İş yerini büyütmek, vitrini genişletmek veya kullanım hacmini artırmak amacıyla kolonlara sonradan yapılan müdahaleler binanın direncini ciddi oranda düşürüyor.
Eski yapılarda gerçekleştirilen tadilatların onaylı projelere uygunluğunun denetlenmesi gerekiyor. Taşıyıcı kolonlarda görülen kesilme izleri, beton dökülmeleri veya demir donatıların açığa çıkması acil mühendislik incelemesi gerektiren durumlar arasında bulunuyor. Her geniş vitrinli dükkan risk barındırmasa da, taşıyıcı sistemin bir bütün olarak incelenmesi apartman sakinlerinin güvenliği için büyük önem arz ediyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Zemin katlarda yapılan izinsiz yapısal değişiklikler, 6 Şubat depremlerinde görülen yıkım örneklerinin de kanıtladığı gibi yapıların dayanıklılığını doğrudan düşürüyor. Uzmanların uyarıları, özellikle ticari işletmelerin yoğun olduğu eski binalarda yaşayan vatandaşların taşıyıcı kolonları ve duvar düzenini acilen denetletmesi gerektiğini gösteriyor. Bu tür denetimler yapılmadığı takdirde küçük bir tadilat hamlesi bile büyük bir felakete zemin hazırlayabilir.
Kaynak:
Marmara Bölge
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, merkez üssü henüz bildirilmeyen bir sarsıntı kaydetti. Bölgede yaşayan vatandaşlar kısa süreli panik yaşarken yetkililer saha tarama çalışmalarına başladı.
Depremin büyüklüğü AFAD tarafından 3.8 olarak açıklandı.
İlk belirlemelere göre herhangi bir can veya mal kaybı bildirilmedi.
Ekipler olası olumsuzluklara karşı bölgede incelemelerini sürdürüyor.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı son depremlere ilişkin resmi verilerini güncellemeye devam ederken sarsıntı kaydetti. Yapılan ilk ölçümlere göre meydana gelen hareketliliğin büyüklüğü 3.8 olarak saptandı. Kısa süren bu sarsıntı çevredeki yerleşim yerlerinde de hissedildi.
Depremin ardından bölgedeki vatandaşlar tedbir amacıyla ev ve iş yerlerinden dışarı çıktı. Yetkili kurumlar an itibarıyla olumsuz bir ihbar alınmadığını belirtti. Ekipler sahada tarama faaliyetlerini hızla sürdürüyor.
Uzmanlar bu tür orta şiddetli sarsıntıların ardından artçı hareketlerin yaşanabileceğini hatırlatıyor. Vatandaşların hasarlı binalardan uzak durması ve resmi açıklamaları takip etmesi gerekiyor.
Gelişmeler ilgili kurumlar tarafından anlık olarak izlenmeye devam ediyor. Durumun netleşmesiyle birlikte yeni bilgilendirmelerin yapılması bekleniyor.
AI YORUMU
Orta büyüklükteki bu sarsıntılar, yapı stoku kalitesinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Açıklanan 3.8 büyüklüğü, yıkıcı bir etki yaratmasa da hazırlık seviyemizi test etmek için somut bir veridir. Bölge halkı açısından kısa süreli tedirginlik yaratan durum, yerel yönetimlerin kriz planlarını gözden geçirmesini zorunlu kılıyor.
Afyonkarahisar merkezli sarsıntılar, bölge halkında endişeye yol açarken vatandaşlar anlık veriler için resmi kurumlara yöneldi. 19 Ekim tarihinde yaşanan hareketlilik AFAD ve Kandilli Rasathanesi sistemlerinde güncellendi.
19 Ekim tarihinde Afyon ve çevresinde hareketlilik ölçüldü
AFAD ve Kandilli Rasathanesi son deprem verilerini paylaştı
Vatandaşlar sarsıntının ardından anlık bültenleri takip ediyor
Türkiye genelindeki sarsıntı takip ağları, 19 Ekim tarihinde Afyonkarahisar merkezli bazı hareketlilikler kaydetti. Bölgede yaşayan vatandaşlar, günün erken saatlerinden itibaren meydana gelen depremlerin büyüklüğünü ve merkez üssünü öğrenmek adına arama motorlarında yoğunluk oluşturdu.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, son dakika verilerini anlık olarak paylaşmaya devam ediyor. Uzmanlar, hazırlanan bu listelerin sarsıntıların büyüklük ve derinlik derecelerini net bir şekilde ortaya koyduğunu belirtiyor.
Bölge halkı yaşanan her sarsıntının ardından panik yaşarken, yetkili kurumlar herhangi bir olumsuz durum bildirilmediğini ifade etti. Vatandaşların güvenli yapılar konusunda bilinçli hareket etmesi ve resmi açıklamalar dışındaki spekülasyonlara itibar etmemesi gerektiği sıkça hatırlatılıyor.
Türkiye'nin aktif hatları üzerinde yer alan Afyonkarahisar'da kaydedilen bu son veriler, bölgedeki sarsıntı riskini bir kez daha akıllara getirdi. Uzman ekipler, anlık ölçümleri inceleyerek bölgenin sismik hareketliliğini yakından izlemeyi sürdürüyor.
AI YORUMU
Afyon gibi aktif hatlar üzerinde bulunan bölgelerde anlık veri takibi yapmak hayati bir tedbir niteliği taşıyor. Açıklanan son ölçümler, yerel halkın sismik hareketlere karşı her an hazırlıklı olması gerektiğini net bir şekilde gösteriyor. Resmi kurumların paylaştığı veriler dikkate alınmadığında bilgi kirliliği kaçınılmaz hale geliyor. Geçmiş dönemdeki sarsıntılarla kıyaslandığında, bugünkü veriler olağan seyrini korusa da tedbiri elden bırakmamak gerekiyor.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı verilerine göre, Ege ve Akdeniz sınırında hafif şiddetli bir sarsıntı kaydedildi. Yerin 7 kilometre derinliğinde gerçekleşen olayda herhangi bir olumsuzluk bildirilmedi.
Depremin büyüklüğü 3.8 olarak ölçüldü
Sarsıntının derinliği yerin 7 kilometre altı
Merkez üssü Datça'ya 290.53 kilometre uzaklıkta
Türkiye'nin sismik hareketliliğini yakından izleyen Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Deprem Dairesi Başkanlığı, yeni bir sarsıntı raporladı. Akdeniz açıklarında kaydedilen depremin büyüklüğü 3.8 olarak kayıtlara geçti.
Yer kabuğunun 7 kilometre derinliğinde gerçekleşen bu doğa olayı, bölge sakinleri tarafından hissedildi.
Muğla'nın Datça ilçesine 290.53 kilometre mesafede bulunan sarsıntı, en yakın yerleşim birimlerine oldukça uzak bir noktada yaşandı. Uzmanların anlık olarak takip ettiği sismik veriler doğrultusunda ilk incelemeler tamamlandı.
Gerçekleşen deprem sonrasında yetkili birimler sahada tarama çalışmaları yaparken, ilk belirlemelere göre herhangi bir can veya mal kaybı rapor edilmedi. Bölgedeki hareketlilik resmi kurumlar tarafından izlenmeye devam ediyor.
AI YORUMU
Küçük ölçekli bu tür deniz açıklarındaki sarsıntılar, yapı stokunun kalitesinden bağımsız olarak bölge halkında anlık bir tedirginlik dalgası yaratıyor. 3.8 büyüklüğündeki bu enerji boşalımı, yerin yalnızca 7 kilometre derinliğinde gerçekleştiği için yüzeydeki hissedilme oranını artırabiliyor. Deniz merkezli olması nedeniyle kıyı kesimlerde yıkıcı bir etki üretme potansiyeli bulunmuyor ancak sismik izleme ağlarının ne denli hassas çalıştığını bir kez daha gösteriyor.
Kurumların güncel jeolojik çalışmalarıyla Türkiye'nin deprem risk haritası ve diri fay hatları yeniden listelendi. Şanlıurfa Karaköprü'deki 5,4 büyüklüğündeki sarsıntı sonrasında vatandaşların e-Devlet üzerinden bina zemin ivme değerlerini ve fay mesafelerini sorgulama talebi arttı. Çıkarılan tabloda birinci derece tehlikeli iller ile güvenli kabul edilen kentler ayrıştırıldı.
Şanlıurfa Karaköprü'de 7,39 kilometre derinlikte 5,4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.
MTA diri fay haritası 13 yıllık saha incelemelerinin ardından güncellendi.
e-Devlet üzerindeki interaktif sistemle mahalle bazında zemin ivme değerleri öğrenilebiliyor.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından açıklanan son verilere göre Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesinde sabah 10.40 sularında 5,4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi. Yerin yaklaşık 7,39 kilometre derinliğinde gerçekleşen bu hareketlilik çevre vilayetlerden de hissedildi. Yaşanan hareketlilik sonrasında vatandaşlar binalarının yer aldığı zemin koşullarını ve yakınlarındaki kırık hatlarını öğrenmek üzere resmî kaynaklara yöneldi.
Uzun soluklu saha araştırmaları neticesinde Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü diri fay haritasını 13 yılın ardından güncelledi. Yeni tespitlerle beraber hem birinci derece tehlike kuşağında kalan yerleşimler hem de görece daha korunaklı dördüncü ve beşinci kuşak bölgeler kamuoyuyla paylaşıldı. İzmir, Balıkesir, Kocaeli, Sakarya, Hatay ve Erzincan gibi çok sayıda şehir doğrudan aktif kırık hatlarının üzerinde kalan birinci grupta listelendi.
Konutlarının altından aktif fay zonu geçip geçmediğini kontrol etmek isteyenler e-Devlet kapısına başvuruyor. Kullanıcılar bu dijital servis aracılığıyla oturdukları mahallenin zemin ivme parametrelerine ve en yakın diri fay hattı mesafesine kolaylıkla ulaşabiliyor.
Orta ve düşük tehlike sınıfında sayılan iller de haritada ayrı gruplara ayrıldı. İstanbul, Adana, Erzurum ve Kahramanmaraş gibi merkezler ikinci ve üçüncü derece kategorilerinde yer buldu. Diri faylardan uzaklığı ve yer kabuğu özellikleri nedeniyle Sinop, Giresun, Trabzon, Rize, Ankara, Karaman ve Niğde gibi yerleşimler ise sarsıntı olasılığının dördüncü ve beşinci derecede kaldığı en korunaklı iller olarak açıklandı.
AI YORUMU
Konut satın alırken veya kiralarken yalnızca dairenin iç tasarımına bakma alışkanlığı terk edilmelidir. e-Devlet üzerindeki interaktif haritadan bina koordinatlarının zemin ivme değerlerini sorgulamak her mülk sahibi ve kiracı için temel güvenlik adımı haline gelmeli. AFAD listesinde güvenli grupta yer alan illerde bile yerel zemin gevşekliği yıkıcı etkiler doğurabilir. Şayet bu dijital kontrol kültürü yaygınlaşmazsa 5,4 büyüklüğündeki orta ölçekli sarsıntılar dahi kentlerde gereksiz panik üretmeyi sürdürür.