Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündem
AFAD ve MTA verileriyle Türkiye'nin diri fay haritası yenilendi
•2 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Demokrat Gazetesi
Özet
Kurumların güncel jeolojik çalışmalarıyla Türkiye'nin deprem risk haritası ve diri fay hatları yeniden listelendi. Şanlıurfa Karaköprü'deki 5,4 büyüklüğündeki sarsıntı sonrasında vatandaşların e-Devlet üzerinden bina zemin ivme değerlerini ve fay mesafelerini sorgulama talebi arttı. Çıkarılan tabloda birinci derece tehlikeli iller ile güvenli kabul edilen kentler ayrıştırıldı.
Öne çıkanlar
Şanlıurfa Karaköprü'de 7,39 kilometre derinlikte 5,4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.
MTA diri fay haritası 13 yıllık saha incelemelerinin ardından güncellendi.
e-Devlet üzerindeki interaktif sistemle mahalle bazında zemin ivme değerleri öğrenilebiliyor.
Haberin Detayı
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından açıklanan son verilere göre Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesinde sabah 10.40 sularında 5,4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi. Yerin yaklaşık 7,39 kilometre derinliğinde gerçekleşen bu hareketlilik çevre vilayetlerden de hissedildi. Yaşanan hareketlilik sonrasında vatandaşlar binalarının yer aldığı zemin koşullarını ve yakınlarındaki kırık hatlarını öğrenmek üzere resmî kaynaklara yöneldi.
Uzun soluklu saha araştırmaları neticesinde Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü diri fay haritasını 13 yılın ardından güncelledi. Yeni tespitlerle beraber hem birinci derece tehlike kuşağında kalan yerleşimler hem de görece daha korunaklı dördüncü ve beşinci kuşak bölgeler kamuoyuyla paylaşıldı. İzmir, Balıkesir, Kocaeli, Sakarya, Hatay ve Erzincan gibi çok sayıda şehir doğrudan aktif kırık hatlarının üzerinde kalan birinci grupta listelendi.
Konutlarının altından aktif fay zonu geçip geçmediğini kontrol etmek isteyenler e-Devlet kapısına başvuruyor. Kullanıcılar bu dijital servis aracılığıyla oturdukları mahallenin zemin ivme parametrelerine ve en yakın diri fay hattı mesafesine kolaylıkla ulaşabiliyor.
Orta ve düşük tehlike sınıfında sayılan iller de haritada ayrı gruplara ayrıldı. İstanbul, Adana, Erzurum ve Kahramanmaraş gibi merkezler ikinci ve üçüncü derece kategorilerinde yer buldu. Diri faylardan uzaklığı ve yer kabuğu özellikleri nedeniyle Sinop, Giresun, Trabzon, Rize, Ankara, Karaman ve Niğde gibi yerleşimler ise sarsıntı olasılığının dördüncü ve beşinci derecede kaldığı en korunaklı iller olarak açıklandı.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Konut satın alırken veya kiralarken yalnızca dairenin iç tasarımına bakma alışkanlığı terk edilmelidir. e-Devlet üzerindeki interaktif haritadan bina koordinatlarının zemin ivme değerlerini sorgulamak her mülk sahibi ve kiracı için temel güvenlik adımı haline gelmeli. AFAD listesinde güvenli grupta yer alan illerde bile yerel zemin gevşekliği yıkıcı etkiler doğurabilir. Şayet bu dijital kontrol kültürü yaygınlaşmazsa 5,4 büyüklüğündeki orta ölçekli sarsıntılar dahi kentlerde gereksiz panik üretmeyi sürdürür.
Kaynak:
Demokrat Gazetesi
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı verilerine göre Kahramanmaraş'ın Dulkadiroğlu ilçesinde sarsıntı kaydedildi. Yaşanan kısa süreli hareketlilik bölge sakinlerinde tedirginliğe yol açtı.
Depremin büyüklüğü Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ölçümlerine göre 3.0 olarak kaydedildi.
Sarsıntının merkez üssü Kahramanmaraş ilinin Dulkadiroğlu ilçesi olarak açıklandı.
Yerin 11.95 kilometre derinliğinde gerçekleşen sarsıntı ilk belirlemelere göre hasar yaratmadı.
Türkiye'nin deprem kuşağında yer alan bölgelerinden biri olan Kahramanmaraş'ta yeni bir sarsıntı kaydedildi. Kent genelinde hissedilen hareketlilik, ilgili kurumların anlık verileriyle anında kayıt altına alındı.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından paylaşılan resmi rakamlara göre, sarsıntının büyüklüğü 3.0 olarak ölçüldü. Yerel saatle 09:25 civarında meydana gelen doğa olayı, çevre ilçelerden de kısa süreliğine hissedildi.
Yerin 11.95 kilometre derinliğinde gerçekleştiği tespit edilen sarsıntı, vatandaşlar arasında kısa süreli bir endişeye neden oldu. Ancak yetkili ekiplerin sahada yürüttüğü ilk incelemeler sonucunda herhangi bir olumsuz durumla karşılaşılmadı.
Bölgede yapılan tarama çalışmaları neticesinde herhangi bir can ya da mal kaybı yaşanmadığı doğrulandı. Uzmanlar, bu tür sarsıntıların bölgenin sismik yapısı gereği olağan olduğunu hatırlatarak saha kontrollerinin sürdüğünü bildirdi.
AI YORUMU
Gerçekleşen sarsıntılar, yerel yönetimlerin ve bireylerin afet bilincini sürekli güncel tutması gerektiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. 11.95 kilometre derinlikte ve 3.0 büyüklüğündeki bu ölçüm, yüzeye yakın sığ depremlerin neden olduğu tedirginlik faktörünü doğrudan doğrulamaktadır. Bölgede yaşayan vatandaşlar açısından günlük hayat aksamadan devam etse de, yapı stokunun depreme dayanıklılığı konusundaki denetimler hayati önemini korumaktadır.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile Kandilli Rasathanesi, yurt genelinde kaydedilen son sarsıntılara ait verileri paylaştı. Güncellenen kayıtlar Türkiye ve çevresinde gün boyu ölçülen sismik hareketliliği vatandaşların erişimine sunuyor. Açıklanan döküm yalnızca bilgilendirme amacı güdüyor ve resmi uyarı niteliği taşımıyor.
Kandilli Rasathanesi ve AFAD, 18.10.2026 tarihli son sarsıntı kayıtlarını sisteme işledi.
Türkiye ve sınır bölgelerindeki sismik hareketlilik anlık listeler üzerinden erişime açıldı.
Yayımlanan verilerin resmi bir uyarı yerine geçmediği ve bilgilendirme amaçlı olduğu bildirildi.
Türkiye genelinde ve sınır komşusu olan çevre bölgelerde kaydedilen sismik hareketler, iki yetkili kurumun ortak veri akışıyla yeniden düzenlendi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile Kandilli Rasathanesi, günün son saatlerine kadar tespit edilen sarsıntıları dijital ortama aktararak kamuoyuna duyurdu. Yapılan çalışma sayesinde vatandaşlar gün içinde meydana gelen yer hareketlerini tek merkezden takip edebiliyor.
Yayımlanan listede sarsıntıların gerçekleştiği saatler, merkez üsleri, derinlikleri ve aletsel büyüklükleri gibi temel parametreler yer alıyor. İlgili kurumlar, ölçümlerin sahadaki sismik istasyonlardan gelen sinyallerle otomatik veya manuel olarak işlendiğini belirtiyor. Bu akış, özellikle küçük ölçekli artçı hareketlerin seyrini incelemek isteyen araştırmacılara ve bölge sakinlerine kaynak sağlıyor.
Söz konusu veri tabanının doğrudan resmi bir tahliye ya da afet uyarısı niteliği taşımadığı da açıklamalar arasında yer buluyor. Kurumlar, paylaşılan kayıtların yalnızca toplumu bilgilendirmek ve bilimsel kaydı tutmak amacıyla sunulduğunu vurguluyor. Bu sebeple anlık sarsıntı hisseden vatandaşların paniğe kapılmadan yalnızca doğrulanmış bültenleri incelemeleri öneriliyor.
Canlı takip ekranına erişen kullanıcılar, gün içinde kaydedilen tüm hareketleri kronolojik sırayla görebiliyor. Deprem merkezlerinin derinlik bilgisiyle büyüklük değerlerinin bir arada verilmesi, sarsıntıların yerel etkisini anlamayı kolaylaştırıyor. AFAD ve Kandilli ekipleri, bölgedeki istasyon ağını kesintisiz çalıştırarak listeleri gün boyunca yenilemeye devam ediyor.
AI YORUMU
Anlık sarsıntı kayıtlarının teyit edilmemiş sosyal medya iddiaları yerine doğrudan AFAD ve Kandilli verileri üzerinden izlenmesi bilgi kirliliğini önlemek adına şarttır. Depremin büyüklüğü ve derinliği gibi teknik ayrıntılar resmi kanallarca netleşmeden yorum yapmak, paniğe açık olan vatandaş kesimini doğrudan olumsuz etkiliyor. Geçmişteki asılsız panik ortamlarıyla kıyaslandığında, yurttaşların yalnızca iki kurumun ortak bültenlerine itibar etmesi durumunda yanlış bilgilendirmeden kaynaklanan karmaşa asgariye inecektir.
Türkiye genelinde meydana gelen son sarsıntılar, ilgili kurumların paylaştığı güncel veriler doğrultusunda listelendi. 18 Ekim 2026 tarihli kayıtlar resmi adresler üzerinden erişime açıldı.
Deprem verileri AFAD ve Kandilli Rasathanesi tarafından sağlandı.
Güncel sarsıntı kayıtları resmi platformlar üzerinden yayımlandı.
Paylaşılan bilgiler bilgilendirme amacıyla kullanıcılara sunuluyor.
Türkiye ve yakın çevresinde yaşanan hareketlilik, yetkili kurumların yürüttüğü çalışmalar neticesinde anlık olarak takip ediliyor. Ülke genelindeki sarsıntıların saatleri ve büyüklükleri, ilgili gözlem merkezlerinin ağları üzerinden düzenli olarak derleniyor.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile Kandilli Rasathanesi tarafından paylaşılan en güncel bilgiler, vatandaşların bilgisine sunuluyor. Oluşan son depremlere dair detaylı listeler, ilgili kurumların internet siteleri üzerinden kamuoyuyla paylaşılıyor.
Uzmanlar, hazırlanan bu listelerin resmi bilgilendirme amacı taşıdığını ve kullanıcıların her an güncel verilere ulaşabileceğini belirtiyor. Sismik hareketlerin takibi, olası acil durumlara karşı hazırlıklı olunması açısından düzenli olarak sürdürülüyor.
Günlük yaşamın akışını etkileyen sarsıntılara dair en doğru ve güvenilir bilgilere, kurumların resmi web adresleri üzerinden erişilebiliyor. Paylaşılan tüm kayıtlar, bilimsel ölçüm cihazlarından elde edilen veriler işlenerek sisteme aktarılıyor.
AI YORUMU
Sismik hareketliliğin anlık olarak takip edilmesi, toplumun afet bilincinin artırılmasında doğrudan rol oynuyor. İlgili kurumların paylaştığı veriler yalnızca bilgilendirme amacı taşıdığı için bireylerin resmi uyarıları dikkate alması gerekiyor. Bu tür düzenli veri akışları, bilgi kirliliğinin önüne geçerek doğru kaynağa ulaşılmasını sağlıyor. Güncel kayıtların anında yayımlanması, her vatandaşın sismik durumu birinci elden öğrenmesine olanak tanıyor.
Amasya genelindeki 70 bin 584 bina üzerinde yapılan AFAD senaryo incelemesinde binlerce yapının hasar görebileceği hesaplandı. Valilik ve AFAD koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla kentin afet riskleri azaltılmaya çalışılıyor.
İl genelindeki 70 bin 584 binanın değerlendirildiği senaryoda 2 bin 186 binanın yıkılabileceği hesaplandı.
Amasya Valiliği 16 Ocak 2026 tarihinde İl Afet Risk Azaltma Planı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirdi.
Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın etki alanında yer alan Amasya'da, olası büyük depremlere karşı hazırlık çalışmaları sürdürülüyor. Kent genelinde binaların dayanıklılığı, zemin koşulları, toplanma alanları ve ulaşım imkânları öncelikli başlıklar arasında bulunuyor. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerine göre bölge, Niksar, Taşova, Ladik ve Havza doğrultusunu izleyen ana fay zonu ile yan kolların yakınında konumlanıyor.
Aktif fayların varlığı nedeniyle yapı güvenliği kritik önem taşırken, deprem hasarında yalnızca mesafe değil, zemin kalitesi ve mühendislik hizmetleri de belirleyici rol oynuyor. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından hazırlanan İl Afet Risk Azaltma Planı kapsamında yürütülen çalışmalar, mevcut yapı stokunun durumunu gözler önüne seriyor. Planda yer alan AFAD-RED senaryosu, 6,8 büyüklüğündeki varsayımsal bir sarsıntının olası sonuçlarını hesaplıyor.
Hazırlanan senaryo tablosunda toplam 70 bin 584 bina ele alınırken, bunlardan 2 bin 186'sının yıkılabileceği, 10 bin 184 yapının ise ağır hasar alabileceği öngörülüyor. İlçelere göre yapılan dağılımda Suluova 1.440 yıkık bina ile ilk sırada yer alırken, Merzifon'da 498 ve Amasya merkezde 242 yıkık bina bekleniyor. Bu rakamlar kesin tespitlerden ziyade modelleme sonuçlarını yansıtıyor.
Amasya Valisi Önder Bakan'ın katılımıyla 16 Ocak 2026 tarihinde yapılan değerlendirme toplantısında kurumlar arası iş birliğinin önemi vurgulandı. Ardından 12 Ağustos 2026 tarihinde AFAD tarafından 2027-2031 yıllarını kapsayan ikinci beş yıllık plan için bilgilendirme yapıldı. Vatandaşlar afet toplanma alanlarına internet sitesi üzerinden ulaşabilirken, uzmanlar yapıların performans analizlerinin acilen yapılması gerektiğini belirtiyor.
AI YORUMU
Model hesaplamalarının mahalli düzeyde somut önlemlere dönüştürülmesi, kentin can damarını oluşturan altyapı güvenliği açısından belirleyicidir. Suluova için öngörülen bin 440 yıkık bina varsayımı, bu bölgedeki yapı stokunun acilen elden geçirilmesi gerektiğini net biçimde ortaya koyuyor. Yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları koordineli hareket etmezse, olası bir sarsıntıda barınma ve ulaşım krizleri kaçınılmaz hale gelecektir. Mevcut senaryolar kesin yargı bildirmese de, binlerce yapının ağır hasar alma ihtimali denetimlerin sıkılaştırılması için yeterli bir eşiktir.