Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Sağlık
Malatya’da 5 Yaş Altı Ölüm Oranı Dramatic Düşüş: Binde 20,9’dan 8,9’a
•1 dk okuma
Paylaş
HSağlık
Fotoğraf: Bu Sabah Malatya
Özet
Malatya’da 5 yaş altı çocuk ölüm oranı, 2023’te büyük deprem sonrası binde 20,9’luk zirveye ulaşırken, 2025’te binde 8,9’a geriledi. Aşı takibi, yeni doğan bakım üniteleri ve altyapı iyileştirmeleri bu düşüşün temelinde.
Öne çıkanlar
2023’te deprem sonrası 5 yaş altı ölüm oranı binde 20,9 seviyesine ulaştı.
2024’de oran binde 12,5’e, 2025’te ise binde 8,9’a geriledi.
Aşı takibi, yeni doğan bakım ünitelerinin kapasite artışı ve altyapı iyileştirmeleri bu düşüşün ana etmenleri.
Haberin Detayı
Malatya’da 5 yaş altı çocuk ölüm oranı, 2023’te yaşanan büyük deprem felaketi nedeniyle binde 20,9 seviyesine yükseldi. Bu rakam, bölgedeki sağlık altyapısının o dönemdeki zayıflığını ve acil müdahale eksikliğini gösteriyordu.
Üç yıl içinde gözlemlenen dramatik düşüş, sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi sayesinde gerçekleşti. Aşı takibi programlarının yaygınlaştırılması, yeni doğan bakım ünitelerinin kapasite artışı ve erken müdahale imkanlarının sunulması bu sürecin başlıca faktörleri oldu.
2024 yılında oran binde 12,5’e, 2025’te ise binde 8,9’a gerileyerek, Malatya’da çocuk sağlığı alanında belirgin bir toparlanma yaşandığını ortaya koydu. Bu düşüş, hem sağlık sektöründeki yatırımların hem de toplumun bilinçlenmesinin bir sonucudur.
Uzmanlar, bu verilerin, deprem sonrası felaketten sonra geldiği kritik dönemde, sağlık hizmetlerinin iyileşme yolculuğuna güçlü bir destek sağladığını vurguluyor. Yeni nesil bakım üniteleri ve sağlık altyapısındaki gelişmeler, bölgedeki minik vatandaşların hayatta kalma şansını önemli ölçüde artırıyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Bu gelişme, Malatya’nın deprem sonrası toparlanma sürecinde sağlık alanında önemli bir adım olduğunu gösteriyor. Hem acil hem de önleyici sağlık hizmetlerinin güçlenmesi, çocuk hayat kurtarmada kritik rol oynuyor. Halkın bu iyileşme yolundaki güveni, bölgenin geleceği için umut verici bir sinyal.
Kaynak:
Bu Sabah Malatya
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Türk Tabipleri Birliği, Hatay ve Adıyaman’da Şubat 2023 depremlerine ilişkin 4. yıl raporunun değerlendirilmesi amacıyla toplantılar düzenledi. Toplantılarda raporun bulguları ve bölgedeki sağlık hizmetlerine yönelik öneriler ele alındı ve uygulama takvimi belirlendi. Sonuç olarak iyileştirme planları oluşturuldu.
4. yıl raporu kapsamında Hatay ve Adıyaman’da değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi
Toplantıda sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi için öneriler ortaya kondu
Raporun bulgularına dayanarak bölgeye yönelik iyileştirme planları hazırlandı
Türk Tabipleri Birliği, Şubat 2023’te meydana gelen depremlerin ardından iki ayda bir hazırladığı dört yıllık raporun son aşamasına ulaştı. Bu çerçevede, depremlerin en çok etkilediği Hatay ve Adıyaman illerinde uzman hekimler, yöneticiler ve sivil toplum temsilcileri bir araya gelerek raporun bulgularını inceledi. Toplantı, sağlık altyapısının mevcut durumunu ve acil müdahale süreçlerini ayrıntılı olarak değerlendirmeyi amaçladı.
Toplantıda, raporun ortaya koyduğu kritik noktalar arasında hastane kapasite eksikliği, ambulans hizmetlerinin yetersizliği ve kırsal bölgelere ulaşım zorlukları yer aldı. Katılımcılar, bu sorunların giderilmesi için kısa ve uzun vadeli eylem planları hazırladı. Özellikle, acil durum koordinasyon merkezlerinin güçlendirilmesi ve sağlık personelinin afet eğitimlerinin artırılması vurgulandı.
Değerlendirme sürecinin sonunda, bir dizi somut öneri ve takvim belirlendi. Yeni ekipman temini, mobil sağlık birimlerinin dağıtımı ve bölgeye yönelik psikososyal destek programları öncelikli adımlar arasında yer aldı. Ayrıca, raporun ilerleyen aylarda ilgili bakanlık ve yerel yönetimlerle paylaşılacağı ve uygulama aşamasının denetleneceği bildirildi.
Bu toplantılar, sadece bir raporun sunulması değil, aynı zamanda bölgedeki sağlık sisteminin dayanıklılığını artırmak için ortak bir yol haritasının çizilmesi anlamına geliyor. Türk Tabipleri Birliği, elde edilen bulguların ve önerilerin hayata geçirilmesiyle, gelecekteki olası afetlere daha hazırlıklı bir sağlık ağı oluşturulmasını hedefliyor.
AI YORUMU
Değerlendirme toplantısı, bölgedeki sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi için zorunlu bir adım olmalı. 4. yıl raporunda belirtilen altyapı eksikleri ve acil müdahale zorlukları, somut önerilerin uygulanmasını gerektiriyor. Bu süreç, Hatay ve Adıyaman’da görev yapan sağlık çalışanlarını ve afet mağdurlarını doğrudan etkiler. Önceki yıllarda benzer raporlar genellikle uygulanmadan kalmışken, bu sefer somut takvim ve kaynak tahsisiyle farklı bir sonuç vaat ediyor.
İzmir'de yaşayan on bir yaşındaki Ömer Asaf Öztürk, kadavradan bulunan uygun organla 9 yıl arayla ikinci kez böbrek nakli geçirdi. Ev hemodiyalizi tedavisiyle yıllarca bekleyen çocuk, gerçekleştirilen başarılı operasyon sayesinde sağlığına kavuştu.
Ömer Asaf, 9 yıl arayla ikinci kez böbrek nakli oldu.
Çocuk, 3 yıl boyunca ev hemodiyalizi tedavisi gördü.
Uygun organ kadavradan bulunarak Çiğli'de nakledildi.
İzmir'in Aliağa ilçesinde dünyaya gelen Ömer Asaf Öztürk, hayatının ilk yıllarından bu yana böbrek rahatsızlığıyla mücadele ediyordu. Henüz anne karnında gelişmeyen böbreği nedeniyle bebeklik döneminde diyaliz tedavisine başlanan çocuk, ilk cerrahi müdahalesini iki yaşında geçirdi. Babasının kuzeninden alınan böbreğin nakledilmesiyle yıllarını geçiren Ömer Asaf'ın sağlık tablosu, organın yedi yıl sonra yetmezlik göstermesiyle yeniden olumsuz yöne evrildi.
İkinci nakil için kadavra listesine yazılan çocuk, son iki yıldır evinde hemodiyaliz tedavisi görerek yaşamını sürdürüyordu. Ailenin uzun süredir beklediği sevindirici haber yaklaşık bir ay önce ulaştı ve Çiğli'deki özel hastanede operasyon gerçekleştirildi. Kadavradan sağlanan böbreğin başarılı şekilde uyum sağlamasıyla Ömer Asaf, kateter cihazlarından kurtularak normal hayatına dönmeye başladı.
Ameliyatın ardından yaşadığı ağrıların hafiflediğini belirten küçük çocuk, dışarı çıkıp arkadaşlarıyla vakit geçirme hayalini kurduğunu dile getirdi. Anne Emine Öztürk ise iki yıldır telefonunu yastığının altında tutarak organ haberini beklediğini ifade etti. Ailenin kendi geçmişinde de nakil deneyimleri bulunurken, anne organ bağışının önemine dikkat çekerek herkesi duyarlı olmaya çağırdı.
Operasyonu gerçekleştiren Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Keskinoğlu, ilk nakledilen organın kronik süreçte reddedilmesi nedeniyle yetmezlik geliştiğini kaydetti. Hastanenin nakil sorumlusu Uzm. Dr. Işık Özgü ise yeni takılan böbreğin gayet iyi çalıştığını ve hastanın kısa sürede toparlandığını aktardı. Sağlığına kavuşan Ömer Asaf, uzun süren diyaliz sürecinin ardından evine ve sosyal hayatına yeniden adım attı.
AI YORUMU
Kronik böbrek yetmezliğiyle mücadele eden çocuk hastaların organ nakline erişim süreci, uzun bekleme listeleri nedeniyle ciddi zorluklar barındırıyor. Ömer Asaf'ın dokuz yıl arayla ikinci kez ameliyat masasına yatması, ilk nakledilen organların ömrünün sınırlı olabileceği gerçeğini ortaya koyuyor. Ev hemodiyaliziyle geçen üç yıllık süreç, hastaların yaşam kalitesini doğrudan düşüren en büyük engeller arasında yer alıyor. Kadavradan bağış oranlarının artırılması, benzer durumda bekleyen binlerce çocuk için tek kalıcı çözüm olmayı sürdürüyor.
Tibet'te Ocak 2025'te gerçekleşen 7 büyüklüğündeki depremin, bölgenin sismik riskleri ve önlemleri konusundaki farkındalığı yeniden gündeme getirdi. Uygun altyapı ve erken uyarı sistemlerinin eksikliği kritik bir sorun olarak öne çıktı.
Ocak 2025'te Tibet'te 7.0 büyüklüğünde büyük bir deprem meydana geldi.
Deprem, bölgedeki eski ve yetersiz sismik altyapıyı gözler önüne serdi.
Yetkililer, erken uyarı sistemlerini geliştirmek ve yapı standartlarını yükseltmek için yeni planlar başlattı.
Ocak 2025'te Tibet'in kuzeybatısında 7.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Deprem, hem yerleşim alanlarını hem de dağlık bölgelerdeki alt yapı projelerini etkiledi.
Tibet'in zengin hidrotermal kaynakları ve dağlık coğrafyası, bu tür büyük depremlere karşı doğal olarak hassas bir ortam oluşturuyor. Bireysel ve toplumsal düzeyde alınması gereken önlemler hakkında daha fazla farkındalık yaratıldı.
Yerel yetkililer, deprem sonrası hasar tespit çalışmalarını hızlandırarak ve halkı bilgilendirici seminerler düzenleyerek güvenlik önlemlerini artırıyor. Ayrıca, bölgedeki yeni yapı projelerine sismik dayanıklılık standartları getirilmesi planlanıyor.
Bu olay, Çin hükümetinin Tibet bölgesinde gerçekleştirilen altyapı yatırımlarının yetersizliğini ve acil bir risk yönetimi ihtiyacını bir kez daha gündeme taşıdı. Bölgenin uzun vadeli sismik güvenliğini sağlamak için ulusal ve uluslararası işbirliği gerekliliği vurgulandı.
AI YORUMU
Bu deprem, Tibet'in sismik olarak yüksek risk taşıyan bir bölge olduğunun açık bir göstergesi. Yapı güvenliği, erken uyarı sistemleri ve halk eğitimi konularında acil adımlar atılması gerekiyor. Toplumsal farkındalık arttıkça, gelecekteki felaketlerin etkileri azaltılabilir.
Hakkari, Türkiye'nin ilk deprem izolatörlü hastanesini açtı. 100 yataklı bu tesis, acil servis, yoğun bakım ve doğum bölümleriyle hizmet veriyor. İnşaat, 82% tamamlanmış ve hizmete açılma tarihi Mayıs-Haziran ayları arasında belirlendi.
Hakkari’de 100 yataklı, 15 k㎡'lık yeni hastane, 82 % tamamlandı.
Bu tesis, Türkiye’de ilk kez deprem izolatörleriyle donatıldı.
Poliklinik, yoğun bakım, doğum, acil servis ve görüntüleme birimleriyle kapsamlı hizmet sunacak.
Hakkari İl Başkanı Zeydin Kaya, hastanenin inşaatının %82'sinin tamamlandığını açıkladı. 15 k㎡’lik alan üzerine kurulan 100 yataklı bu tesis, 25 k㎡ kapalı alanı ile bölgedeki sağlık altyapısına önemli bir katkı sağlayacak.
Kaya, hastane inşaatında kullanılan deprem izolatörlerinin Türkiye’de ilk kez tercih edildiğini belirtti. Bu önlem, bölgenin sismik risklerine karşı hastanenin güvenliğini artırıyor ve acil durum hizmetlerinin sürekliliğini garanti ediyor.
Özellikle kadın, çocuk ve yenidoğan sağlığına odaklanan programlarla hizmet sunulacak.
Kaya, hastanenin Mayıs‑Haziran aylarında hizmete açılacağını vurguladı. Proje, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bakanlığı, Hakkari Valiliği ve İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirildi. Yeni hastane, Hakkari’nin önümüzdeki 50 yılın sağlık altyapısında temel taşıyacak.
AI YORUMU
Bu haber, deprem riskinin yüksek olduğu bir bölgede modern bir sağlık tesisinin açılmasını vurguluyor. Deprem izolatörleriyle donatılmış yapı, hem hastanelerin hem de bölge halkının güvenliğini artıran önemli bir yatırım. Açılışın ardından Hakkari’de sağlık hizmetlerine erişim kolaylaşacak ve bölgenin kalkınma sürecine ivme kazandıracak.