Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Ekonomi
La Lorraine, satış ve pazarlama direktörlüklerine iki atama yaptı
•2 dk okuma
Paylaş
HEkonomi
iFotoğraf: Whoisjohngalt · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons
Özet
La Lorraine Bakery Group, Türkiye organizasyonunda üst düzey iki yeni atama gerçekleştirdi. Yiğit Taşkın Food Service ve Satış Operasyonları Direktörlüğüne getirilirken, Eray Şahinbay Türkiye ve Orta Doğu Pazarlama Direktörü oldu.
Öne çıkanlar
Yiğit Taşkın, La Lorraine Food Service ve Satış Operasyonları Direktörü olarak atandı.
Eray Şahinbay, Türkiye ve Orta Doğu Pazarlama Direktörlüğü görevini üstlendi.
Taşkın, Unilever ve Kraft Heinz geçmişinin ardından Şubat 2026'da şirkete katılmıştı.
Haberin Detayı
Değirmencilik ve fırıncılık sektörünün önde gelen isimlerinden La Lorraine Bakery Group, satış operasyonları ile pazarlama departmanlarında üst düzey görev değişikliklerine imza attı. Şirketin bünyesinde gerçekleştirilen yeni yapılanma kapsamında iki deneyimli isim kritik liderlik rollerine getirildi.
Food Service ile Satış Operasyonları Direktörlüğü pozisyonuna Yiğit Taşkın atandı. İstanbul Üniversitesi Ekonometri lisansının ardından Sabancı Üniversitesi İş Analitiği yüksek lisansını tamamlayan Taşkın, kariyeri boyunca Unilever ve Kraft Heinz gibi büyük küresel şirketlerde saha yönetimi, kategori operasyonları ve ev dışı tüketim alanlarında çeşitli sorumluluklar üstlendi.
Şubat 2026 tarihinde La Lorraine bünyesine katılarak Distribütör Operasyonları ve FSA Müdürü olarak görev yapan Yiğit Taşkın, yeni unvanıyla birlikte Food Service kanalının büyüme hamlelerine liderlik edecek. Taşkın, satış operasyonlarının verimliliğini artırmanın yanı sıra iş ortaklarıyla sürdürülebilir ticari ilişkileri güçlendirmeyi hedefliyor.
Pazarlama kanadındaki diğer atama ise Eray Şahinbay ile gerçekleşti. Bilkent Üniversitesi İktisat bölümünden mezun olan ve Çankaya Üniversitesi'nde MBA yapan Şahinbay, Coca-Cola İçecek ile Simit Sarayı'ndaki yöneticilik deneyimlerinin ardından 2019 yılında La Lorraine kadrosuna dahil olmuştu.
Geçmiş yıllarda ticari pazarlama stratejileri, ürün portföyü ve dijital projeleri yöneten Eray Şahinbay, yeni dönemde Türkiye ve Orta Doğu Pazarlama Direktörü olarak görev yapacak. Şahinbay, markanın yenilikçi ürün vizyonunu genişleterek bölgedeki sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sunmayı amaçlıyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Şirketlerin iç yapılanma süreçlerinde kariyerli profesyonelleri doğru pozisyonlara konumlandırması, operasyonel verimliliği doğrudan artıran en temel hamlelerin başında geliyor. Geçmişteki çok uluslu şirket deneyimlerini sektörel uzmanlıkla harmanlayan bu iki ismin atanması, markanın özellikle bölgesel pazarda elini güçlendirecektir. Benzer ölçekteki gıda üreticileri, pazar paylarını korumak adına son dönemde deneyimli lider transferlerine ağırlık veriyor. Eğer bu stratejik değişimler saha operasyonlarına hızlı bir şekilde yansırsa, şirket hedeflenen büyüme ivmesini yakalayabilecektir.
Kaynak:
CNN Türk
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Resmî Gazete'de yayımlanan yeni kararlara göre Hazine ve Maliye Bakan Yardımcılığına Kutluhan Taşkın getirildi. Sermaye Piyasası Kurulu ile Kamu Gözetimi Kurumu başkanları ise görevden alındı.
Hazine ve Maliye Bakan Yardımcılığına Kutluhan Taşkın atandı.
SPK Başkanı Mahmut Sütcü ile KGK Başkanı İbrahim Ömer Gönül görevden alındı.
Gelir İdaresi Başkanlığı koltuğuna Şinasi Candan oturdu.
Resmî Gazete aracılığıyla yayımlanan son kararlar neticesinde ekonomi yönetimi ile pek çok kamu kuruluşunda üst düzey görev değişiklikleri hayata geçirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yürürlüğe giren düzenlemeler çerçevesinde Hazine ve Maliye Bakan Yardımcılığı pozisyonuna Kutluhan Taşkın getirildi. Taşkın'ın bu göreve gelmesiyle birlikte bakanlık bünyesindeki stratejik adımların nasıl şekilleneceği merak konusu oldu.
Aynı kararname kapsamında sermaye piyasalarını ve denetim standartlarını düzenleyen iki kritik kurumda da tepe yönetim değişti. Her iki kurumun yeni başkanlık koltuğuna kimin oturacağı hususunda ise henüz resmi bir bilgilendirme yapılmadı.
Ayrıca Gelir İdaresi Daire Başkanlığına Ferhat Dinçer getirilirken, taşra teşkilatları ile diğer bakanlıklarda da çok sayıda yönetici değiştirildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığında üç il müdürü görevden alınırken on bir farklı ile yeni müdür ataması gerçekleştirildi.
Atama dalgası yalnızca ekonomi ve çevre birimleriyle sınırlı kalmadı; Adli Tıp Kurumu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Milli Piyango İdaresi ve Tarım ve Orman Bakanlığı gibi farklı kurumlarda da yeni isimler görevlendirildi. Adli Tıp Kurumu Başkan Yardımcılığına Ali Ulvi Çalık atanırken Milli Eğitim Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığında da bazı pozisyonlarda bayrak değişimi yaşandı.
AI YORUMU
Kamudaki bu üst düzey kadro değişimi, ekonomi yönetiminin yeni dönem stratejilerini uygulama hızını doğrudan belirleyecektir. Düzenleyici kurumlarda başkanlık koltuklarının bir süre boş kalması, piyasalardaki denetim süreçlerinin işleyişinde geçici bir yavaşlama riski doğurabilir. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi kadrolarına yapılan atamaların, bütçe disiplini ve vergi denetimlerinde nasıl bir etki yaratacağı önümüzdeki aylarda netleşecek.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden gerçekleştirilen hububat ve gıda mamulleri dış satımı ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı zamanına göre artış gösterdi. Toplam hacim 2,75 milyar doları aşarken, bölge Türkiye genelindeki sektörel liderliğini sürdürdü. En fazla gelir ayçiçek yağı ve makarna satışlarından elde edildi.
Ocak-eylül döneminde ihracat yüzde 5,6 artarak 2 milyar 753 milyon dolara ulaştı.
Türkiye'nin sektörel dış satımında bölgenin payı yüzde 30,9 olarak gerçekleşti.
En çok gelir 563 milyon dolarla ayçiçek yağı ve 502 milyon dolarla makarnadan sağlandı.
Türkiye'nin önemli tarım ve gıda üretim merkezlerinden biri olan Güneydoğu Anadolu, yılın dokuz aylık bilançosunda dış ticaret başarısıyla dikkat çekti. Bölgeden yapılan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve bu ürünlerin mamulleri sevkiyatı istikrarlı bir ivme yakaladı. Açıklanan veriler, küresel ölçekteki dalgalanmalara rağmen üreticilerin ve ihracatçıların pazar payını korumayı başardığını ortaya koydu.
Gerçekleşen sevkiyatların miktar bazındaki artışı yüzde 3,7 civarında kalırken, elde edilen gelirdeki artışın yüzde 5,6 oranında gerçekleşmesi dikkat çekti. Bu dönemde dış pazarlara sevk edilen toplam ürün miktarı 3 milyon tonu geride bıraktı. Ürün bazında incelendiğinde, gelir tablosunun zirvesinde ayçiçek yağı yer aldı ve bu kalemde önemli bir dış ticaret geliri elde edildi.
Ayçiçek yağını, sağladığı döviz girdisiyle makarna takip etti. Bölgeden gönderilen makarna miktarı ve bu kalemin getirdiği finansal büyüklük sektörel çeşitliliğin önemini gösterdi. Ayrıca buğday unu da hatırı sayılır miktarlarda dış pazarlara ulaştırılarak toplam hacme katkı sunan ana kalemler arasında konumlandı.
Coğrafi olarak bölgenin en büyük alıcısı konumundaki Orta Doğu ülkeleri ilk sıradaki yerini korurken, Afrika pazarı da ihracatçılar için kritik bir üs olmayı sürdürdü. İki bölgeye yapılan milyarlarca dolarlık satış, dış ticaret dengesinin oturmuş pazarlar üzerinden yürüdüğünü gösterdi. Sektör temsilcileri, özellikle Afrika pazarındaki döviz dinamiklerinin ve alım gücü değişimlerinin tüketici tercihlerini doğrudan etkilediğini vurguladı.
Birlik yönetimi tarafından yapılan değerlendirmelerde, yalnızca hacim odaklı büyümenin yeterli olmadığına dikkat çekildi. Bölgesel krizlerin ve ekonomik hassasiyetlerin un ve bitkisel yağ gibi temel gıda maddelerine olan talebi artırdığı, buna karşın ambalajlı ve katma değerli ürünlerde daha temkinli bir alım eğiliminin hakim olduğu ifade edildi.
AI YORUMU
Küresel pazarlardaki daralma ve bölgesel gerilimlere rağmen bu rakamların yakalanması Türk gıda sektörünün esnekliğini gösteriyor. Ancak katma değerli ürün payının artırılması, sadece ham veya yarı mamul sevkiyatına bağımlılığın azaltılması açısından hayati önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde lojistik maliyetler ve hedef pazarlardaki döviz likiditesi, ihracatın seyrini belirleyecek ana unsurlar olmaya devam edecek.
Küresel tarım sıralamasında Türkiye 92 milyar dolarlık üretim değeriyle dünyanın en büyük altıncı tarım ekonomisi konumuna yükseldi. Çin ise küresel üretimin üçte birinden fazlasını tek başına karşılayarak zirvedeki yerini korudu.
Çin, 1,9 trilyon dolarlık üretimle küresel tarım payının yüzde 35,6'sını oluşturdu.
Türkiye, 92 milyar dolarlık değeriyle Rusya ve Fransa gibi ülkeleri geride bıraktı.
Avrupa ve Orta Asya coğrafyasında en yüksek tarımsal değere sahip ülke Türkiye oldu.
Küresel tarım sektöründeki ekonomik dengeler ve ülkelerin üretim kapasiteleri yeniden şekillenirken, tarımsal hasıla verileri ülkelerin gıda gücünü gözler önüne seriyor. Araştırma sonuçlarına göre Çin, 1,9 trilyon dolarlık tarımsal üretim değeriyle küresel sıralamada açık ara ilk sırada yer alıyor. Bu devasa rakam, dünyadaki toplam tarımsal üretimin yüzde 35,6 gibi büyük bir oranını temsil ediyor.
Dünya genelinde yüzden fazla ülke tarımsal faaliyet yürütse de üretim merkezileşmiş durumda. Çin, Hindistan, ABD ve Brezilya'dan oluşan dört ülke, küresel tarımsal üretim değerinin yaklaşık yüzde 60'ını elinde tutuyor. Çin'in tek başına elde ettiği üretim hacmi, sıralamada takipçisi olan Hindistan, ABD ve Brezilya'nın toplam rakamını geride bırakmayı başarıyor.
Avrupa kıtasındaki tarımsal görünüm ise tek bir ülkenin tekelinde bulunmuyor. Güçlü tahıl üretimiyle dikkat çeken Rusya bölgenin en büyük tarım ekonomisi unvanını taşırken; Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya gibi ülkeler şarap, süt ürünleri ve zeytinyağı gibi katma değeri yüksek gıda ürünlerinde öne çıkıyor. Tarım sektörü, yaşanabilir alanların yaklaşık yüzde 50'sini kapsayarak küresel ticaretin belkemiğini oluşturuyor.
Bu güçlü performansla Türkiye; Rusya, Japonya, Fransa ve Meksika gibi tarımda iddialı ülkeleri geride bırakarak önemli bir eşiği aştı. Aynı zamanda Avrupa ve Orta Asya bölgesinde liderliği kimseye kaptırmayan ülke, stratejik konumu ve dört mevsim üretim avantajıyla dikkat çekiyor.
AI YORUMU
Tarım sektöründeki bu sıralama, Türkiye'nin coğrafi avantajlarının yanı sıra gıda tedarik zincirindeki kritik rolünü de net bir şekilde tescilliyor. 92 milyar dolarlık bu hasılat, ülkenin yalnızca iç pazarı beslemekle kalmayıp bölgesel bir gıda üssü haline geldiğini gösteriyor. Çin gibi devlerin domine ettiği küresel pazarda ilk onda yer almak, lojistik maliyetler ve iklim krizine karşı izlenecek politikalar açısından stratejik bir güvence sağlıyor. Önümüzdeki dönemde katma değerli tarım ürünlerine yapılacak yatırımlar, bu konumun sürdürülebilirliği için belirleyici olacak.
Ayşe Hilal Sayan Koytak, Finlandiya Cumhurbaşkanına güven mektubunu sunarak Helsinki büyükelçisi sıfatıyla resmi görevine başladı. Atama kararı sonrasında diplomatik faaliyetlerine başlayan Koytak, daha önce farklı kamu görevlerinde de bulunmuştu.
Ayşe Hilal Sayan Koytak Helsinki büyükelçisi olarak atandı.
Güven mektubu Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb'a sunuldu.
Koytak geçmişte Aile Bakanlığı'nda müsteşar yardımcılığı yapmıştı.
Türkiye'nin Helsinki Büyükelçiliği görevine getirilen Ayşe Hilal Sayan Koytak, diplomatik temsilcilik faaliyetlerine resmen adım attı. Cumhurbaşkanlığı kararıyla bu makama tayin edilen Koytak, diplomatik prosedürlerin en önemli adımlarından birini Kuzey Avrupa ülkesinde tamamladı.
Yeni büyükelçi, Finlandiya Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlenen kabulde güven mektubunu bizzat iletti. Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile bir araya gelen Türk diplomat, böylece ülkesini temsil etme yetkisini resmen elde etmiş oldu. Karşılıklı diplomatik ilişkilerin geliştirilmesi hedeflenen bu görüşme sonrasında yeni dönem resmen başladı.
Koytak'ın kariyer geçmişi incelendiğinde, geçmiş dönemde Aile Bakanlığı bünyesinde müsteşar yardımcısı olarak görev yaptığı görülüyor. Ailesindeki diğer isimlerin de kamunun çeşitli kademelerinde üst düzey görevlerde bulunmuş olması kamuoyunun dikkatini çeken unsurlar arasında yer alıyor. Kardeşlerinden Fatma Betül Sayan Kaya eski bakanlar arasında yer alırken, Ömer Fatih Sayan ile Nazmiye Sümeyye Sayan da geçmişte farklı kurumlarda görev üstlendi.
Büyükelçilik makamındaki bu değişim, iki ülke arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkilerin seyrine yeni bir soluk getirmesi bekleniyor. Başkent Helsinki'deki Türk misyonunun yürüteceği faaliyetler, önümüzdeki süreçte ikili iş birliği anlaşmalarının takibi açısından da önem arz ediyor. Büyükelçi Koytak'ın yürüteceği çalışmalar yakından izlenecek konular arasında bulunuyor.
AI YORUMU
Ayşe Hilal Sayan Koytak'ın Helsinki büyükelçisi olarak atanması, son dönemde kamudaki üst düzey atamaların ve siyasetçi yakınlarının kariyer yollarının ne denli tartışma yarattığının somut bir göstergesidir. Aile üyelerinin devletin farklı kademelerinde uzun yıllardır kritik pozisyonlarda bulunması, liyakat tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Finlandiya gibi stratejik bir İskandinav ülkesinde Türkiye'yi temsil edecek bir ismin, böylesine yoğun bir siyasi bagajla göreve başlaması uluslararası ilişkiler kadar iç siyasetin de merceği altında kalacaktır.