Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Dünya
Kurtulmuş, TÜRKPA Genel Kurulu'nda adil dünya sistemi çağrısı yaptı
•1 dk okuma
Paylaş
HDünya
iFotoğraf: Photo Claude TRUONG-NGOC · CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons
Özet
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Kırgızistan'da düzenlenen TÜRKPA 15. Genel Kurulu'na katıldı. Kurtulmuş, insanlığın sorunlarından kurtulmasının hakkaniyetli bir küresel sistemin kurulmasından geçtiğini belirtti.
Öne çıkanlar
TBMM Başkanı Kurtulmuş, TÜRKPA 15. Genel Kurulu'nda adil bir küresel sistem çağrısında bulundu.
Toplantı, Kırgızistan Parlamentosunun ev sahipliğinde Irıs Ordo Kongre Merkezi'nde yapıldı.
Kurtulmuş, Türk dünyasında ortak bir yasal ve etik yaklaşım ile Yapay Zeka Model Kanunu önerdi.
Haberin Detayı
Dünyada büyük değişimlerin yaşandığını ve küresel sistemin yapısal bir çöküşe geçtiğini dile getiren Kurtulmuş, siyasi ile ekonomik dengelerin yeniden şekillendiğini ifade etti. Bilim ve teknolojideki ilerlemelerin hayatın her alanını dönüştürdüğünü belirten Kurtulmuş, beyin gücünün yerini yapay zekanın alacağı yeni bir döneme girildiğine dikkat çekti.
Yapay zekanın yalnızca teknoloji gündemiyle sınırlı kalmayıp ekonomi, eğitim ve kamu yönetimi gibi alanlarda stratejik bir güç haline geldiğini vurgulayan Kurtulmuş, Türkistan'da düzenlenen Gayriresmi Zirve'deki Dijital Türk Dünyası vizyonuna işaret etti. TÜRKPA çatısı altında Yapay Zeka Model Kanunu hazırlanmasının değerlendirilmesini faydalı bulduklarını kaydetti.
Türk dünyasının bilimsel ve kültürel yakınlaşması için ortak dil ve alfabe konusunun önemine değinen Kurtulmuş, büyük dil modelleri üzerinde birlikte çalışılması gerektiğini belirtti. Ayrıca 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı ile insan kaynağını geliştirmeye yönelik çalışmaların yürütüldüğünü aktararak, genç yeteneklerin teknoloji festivalleriyle desteklenmesinin şart olduğunu ekledi.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Uluslararası parlamenter iş birliklerinin yapay zeka ve dijitalleşme ekseninde somut yasal çerçevelere evrilmesi, teknolojik bağımlılık riskine karşı bölge ülkeleri için hayati bir koruma kalkanı oluşturuyor. 15. Genel Kurul'da gündeme getirilen ortak Yapay Zeka Model Kanunu önerisi hayata geçirilirse, üye ülkelerin dijital pazarlardaki rekabet gücü tekil politikalara kıyasla katlanarak artabilir. Genç nüfus potansiyelini ortak bir yetenek havuzunda buluşturma hedefi, özellikle yazılım ve donanım alanındaki beyin göçünü dengeleyebilecek en güçlü stratejik hamle olarak öne çıkıyor.
Kaynak:
Anadolu Ajansı
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Ulusal Meclis Başkanı Tran Thanh Man, Vietnam'a resmi ziyarette bulunan Lihtenştayn Başbakanı Brigitte Haas ile bir araya geldi. Görüşmede sanayi, ticaret, dijital dönüşüm ve yapay zeka alanlarında ikili işbirliğinin güçlendirilmesi ele alındı.
Tran Thanh Man, 19 Ekim 2026 tarihinde Lihtenştayn Başbakanı Brigitte Haas'ı kabul etti.
Vietnam-EFTA Serbest Ticaret Anlaşması ile Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması memnuniyetle karşılandı.
Yapay zeka, dijital dönüşüm, sanayi ve ticaret alanlarında işbirliğinin derinleştirilmesi istendi.
Ulusal Meclis Başkanı Tran Thanh Man, Lihtenştayn Başbakanı Brigitte Haas'ın ülkeye gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında başkentte ağırlandı. Gerçekleşen bu buluşmanın, 2008 yılından bu yana süren diplomatik ilişkilerde yeni bir sayfa açması bekleniyor. Ziyaret sırasında iki ülke arasındaki ekonomik ve teknolojik bağların daha somut bir düzeye taşınması gerektiği vurgulandı.
Tran Thanh Man, konuk Başbakanın Genel Sekreter ve Cumhurbaşkanı To Lam ile Başbakan Le Minh Hung gerçekleştirdiği temasların verimli geçtiğini belirtti. Lihtenştayn'ın güçlü finansal altyapısına ve yüksek kişi başına gelirine dikkat çekilerek, bu ülkeyle kurulan bağlara verilen değer ifade edildi. İki ülke arasında son dönemde imzalanan ticaret ve vergilendirme anlaşmalarının ticari faaliyetleri rahatlatacağı kaydedildi.
Görüşmelerde, sanayi ve bilim dallarının yanı sıra dijital dönüşüm ile yapay zeka teknolojilerinde ortak projeler geliştirilmesi önerildi. Parlamentolar arası temasların artırılması, heyet değişimlerinin sıklaştırılması ve uluslararası platformlarda ortak hareket edilmesi kararlaştırıldı. Ayrıca Vietnam tarafı, Lihtenştayn ile ASEAN arasında köprü görevi üstlenmeye hazır olduğunu yineledi.
Başbakan Brigitte Haas ise Vietnam tarafının gösterdiği misafirperverlikten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ülkesinin finans, sanayi ve yüksek teknoloji sektörlerindeki gücünü hatırlatan Haas, Vietnam'ın bölgedeki kilit konumu sayesinde stratejik bir ortak olduğunu belirtti. Liderler, varılan mutabakatların halklara somut faydalar sağlaması için atılacak adımları değerlendirdi.
AI YORUMU
Küresel belirsizliklerin artış gösterdiği bir dönemde küçük ekonomilerin yüksek teknoloji odaklı ortaklıklar kurması, rekabet gücünü korumak adına kritik bir hamledir. Lihtenştayn'ın güçlü finansal birikimi ile Vietnam'ın Asya'daki dinamik pazar yapısı kıyaslandığında, bu işbirliği özellikle dijital altyapı yatırımlarında yeni kapılar açabilir. İmzalanan serbest ticaret çerçevesinin işletmelere sunduğu yasal güvenceler hayata geçirilmezse, hedeflenen teknolojik ortaklıklar kağıt üstünde kalma riski taşıyacaktır.
Silahsızlanma sürecinin ardından Türkiye'ye geri dönüşlerin nasıl ve ne zaman yapılacağı tartışılıyor. DEM Parti çevreleri, ilk aşamada yaklaşık iki yüz ile dört yüz kişinin gelebileceğini öngörüyor. Sürecin ilerlemesi için yeni yasal düzenlemelerin ve demokratik adımların atılması gerektiği vurgulanıyor.
Çerçeve yasa 10 Ağustos tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
İlk aşamada 200 ila 400 kişinin dönüş yapabileceği tahmin ediliyor.
Süreç koordinasyonu için Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında kurul oluşturuldu.
Türkiye'nin yeni dönemdeki barış ve güvenlik politikaları kapsamında atılan adımlar, yasal altyapının netleşmesiyle birlikte yeni bir faza evriliyor. Silahsızlanma iradesinin resmileşmesinin ardından, yurt dışında ve dağlık arazilerde bulunan örgüt mensuplarının ülkeye dönüş mekanizmaları siyasetin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Özellikle ilgili güvenlik kurumlarının teyit süreçlerini tamamlaması ve Milli Güvenlik Kurulu'nun kararlarını duyurması bekleniyor.
Bu bağlamda siyasi kulislerde ve parti merkezlerinde yapılan değerlendirmelerde, ilk dalgada iki yüz ila dört yüz civarında kişinin geri dönebileceği ifade ediliyor. Ancak bu kişilerin tümüyle kalıcı bir yerleşim tercih etmeyeceği, bir kısmının Avrupa'daki düzenlerini koruyarak iki bölge arasında gidip geleceği tahmin ediliyor. Siyasete katılmak isteyenlerin varlığı ise yeni hukuki düzenlemelerin zaruretini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunan parti yetkilileri, yasal çerçevenin tek başına yeterli olmayacağını, toplumsal ve siyasi alanda güven verici adımların atılması gerektiğini savunuyor. Demokratikleşme adımlarının ve ifade özgürlüğü gibi alanlardaki uygulamaların geri dönüş kararlarını doğrudan etkileyebileceği dile getiriliyor. Hükümet kanadı ise tüm işlemlerin mevcut hukuki çerçeve ve güvenlik tedbirleri doğrultusunda yürütüldüğünü ifade ediyor.
Öte yandan, İmralı ile diyalog kanallarının açık tutulması ve meclis bünyesindeki alt komisyonların aktif olarak çalışmaya başlaması da talep edilen başlıklar arasında yer alıyor. Ağustos ayında yürürlüğe giren yasal düzenleme sonrasında kurulan koordinasyon kurulları, sürecin planlı ve denetimli ilerlemesini hedefliyor. Tarafların beklentileri ve atılacak somut adımların takvimi, önümüzdeki dönemin en belirleyici unsurları olmaya devam edecek.
AI YORUMU
Bu sürecin başarısı sadece silahların bırakılmasına değil, toplumsal barışın ve hukuki güvenliğin tesis edilmesine bağlı görünüyor. Dönüş yapacak kişilerin yasal statüsünün netleşmemesi ve siyasi iklimin kırılganlığı, atılacak adımların yavaş olmasına yol açabilir. Taraflar arasındaki diyalog mekanizmalarının şeffaf işletilmesi, olası krizlerin önlenmesi açısından hayati önem taşıyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı öncülüğünde kadınların dijital becerilerini artırmayı hedefleyen yeni bir eğitim projesi hayata geçiriliyor. Yedi pilot ilde başlayacak program kapsamında katılımcılara yapay zeka ve güvenli internet kullanımı anlatılacak.
Eğitimler 27 Ekim'de Van'da başlayacak ve 7 pilot ilde uygulanacak.
Katılımcı anneler için Bakanlık personeli tarafından çocuk bakım hizmeti sunulacak.
Günümüzde hızla yayılan teknolojilerin tüm kesimler tarafından etkin kullanılabilmesi amacıyla hayata geçirilen projeler genişliyor.
Tanıtımı 17 Eylül'de İstanbul'da gerçekleştirilen iş birliği protokolü çerçevesinde, dersler yedi pilot ilde uygulanacak. Planlamalara göre çalışmaların 2027 yılında ülke genelinde yaygınlaştırılması hedefleniyor.
Ders içerikleri, günlük hayatta sıkça karşılaşılan dijital pratikler üzerine kuruldu. Bu doğrultuda katılımcılara dijital ebeveynlik, akıllı ev yönetimi, ev ekonomisi, güvenli alışveriş ve dijital güvenlik konularında ayrıntılı bilgiler verilecek. Böylece ev içi dijital dönüşümün bilinçli bireyler eliyle yürütülmesi amaçlanıyor.
Programın kesintisiz sürmesini sağlamak ve katılımı artırmak adına özel bir kolaylık da sunuldu. Etkinliklere çocuklarıyla katılmak isteyen anneler için Bakanlık görevlileri tarafından bakım hizmeti sağlanacak. Eğitime başvurmak isteyenler, Bakanlığın internet sitesi üzerinden kayıt formuna ulaşabilecek.
AI YORUMU
Teknoloji okuryazarlığı projelerinin dezavantajlı gruplara odaklanması, dijital eşitsizliğin giderilmesi adına atılan somut adımlardan biridir. Belirlenen 7 pilot ilde yapılacak çalışmalar ve 2027 hedefi, sürecin kalıcı bir dönüşüm amaçladığını gösteriyor. Çocuk bakım desteği gibi pratik detaylar hesaba katılmazsa, bu tür eğitimlere katılım oranları düşük kalabilmektedir. Yapay zeka araçlarının günlük yaşamda verimli kullanılabilmesi için teorik eğitimin pratik senaryolarla desteklenmesi şarttır.
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi'nde düzenlenen çalıştayda, depremlerin meydana gelmesinden saatler veya günler önce tahmin edilmesini sağlayabilecek yeni gözlem ve analiz yöntemleri masaya yatırıldı. Bilim insanları çok parametreli yer sistemi yaklaşımıyla habercileri incelemeyi hedefliyor.
Çalıştayda depremlerin 10 gün öncesinden birkaç saat öncesine kadar tahmin edilebilmesi hedeflendi.
Litosfer, atmosfer ve iyonosferdeki elektromanyetik etkileşimler ile Radon gazı salınımı inceleniyor.
Türkiye Deprem Tahmin Merkezi kurularak tüm gözlem verilerinin tek çatıda toplanması önerildi.
Türkiye'nin aktif sismik kuşakları arasında yer alan Erzincan, yer bilimleri alanında dikkat çeken bilimsel bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Deprem Teknolojileri Enstitüsü çatısı altında organize edilen 29. Aktif Tektonik Araştırmalar Grubu Çalıştayı, deprem habercilerinin tespiti ve erken tahmin süreçlerine odaklandı.
Etkinlik kapsamında Prof. Dr. Levent Gülen tarafından sunulan özel bildiri, katılımcıların yoğun ilgisini çekti. Sunumda, sarsıntılar öncesinde yerküre ve atmosfer katmanlarında meydana gelen elektriksel ile elektromanyetik değişimlerin izlenmesi gerektiği vurgulandı.
Yüksek basınç altında kalan kayaçlardaki elektrik akımları, elektromanyetik emisyonlar ve Radon gazı salınımları gibi fiziksel ve kimyasal süreçlerin çok yönlü incelenmesi önerildi. Gözlem sistemleri ve veri analiz yöntemlerinin geliştirilmesiyle sarsıntıların önceden öngörülebilmesi için çalışılıyor.
Önerilen zaman diliminin kesin bir tahmin kapasitesinden ziyade henüz sınanması gereken bilimsel bir hedef olduğu özellikle belirtildi. Sismik, manyetik, su ve atmosferik gözlem istasyonları ile uydu verilerinin yapay sinir ağları ve makine öğrenmesiyle işlenmesi planlanıyor.
Toplantıda ayrıca ulusal düzeyde bir kurumsal yapılanmaya gidilmesi gerektiği ifade edildi. Mevcut ağların yaygınlaştırılması ve tüm verilerin tek merkezde birleştirilmesi amacıyla Türkiye Deprem Tahmin Merkezi kurulması önerisi katılımcılarla paylaşıldı.
AI YORUMU
Yer bilimcilerin çok parametreli yaklaşımları sismoloji çalışmalarında yeni bir kapı aralayabilir ancak bu modellerin güvenilirliği ancak geçmiş verilerle yapılacak sıkı testlerle doğrulanabilir. Yapay öğrenme tekniklerinin sismik ve atmosferik verilerle harmanlanması, on binlerce insanın hayatını etkileyen afet yönetim stratejilerinde ezber bozabilir. Manuel istasyon ağlarının tek merkezde toplanması, veri akışındaki gecikmeleri azaltmazsa sistemin erken uyarı başarısı sınırlı kalacaktır.