Türkiye genelinde konut satışları azalırken fiyat artışları enflasyonun altında kalarak değer kaybetti. Yeni kiracı endeksi de aylık bazda yükseliş gösterdi.
Öne çıkanlar
Eylülde 142 bin 390 konut satılırken yıllık bazda 14 bin 528 adet düşüş yaşandı.
Merkez Bankası verilerine göre konut fiyatları yıllık yüzde 22,3 arttı ancak enflasyon karşısında yüzde 5,7 değer kaybetti.
Banka kredili konut satışları yıllık yüzde 24,7 artarak dikkat çekti.
Haberin Detayı
Türkiye genelindeki konut piyasasında son dönemde yaşanan hareketlilik istatistiklere yansıdı. Eylül ayında toplam 142 bin 390 adet gayrimenkul el değiştirirken geçen yılın aynı dönemine kıyasla kaydadeğer bir azalma görüldü. Sıfır konutlar artış trendini sürdürürken ikinci el gayrimenkullerdeki belirgin düşüş genel tabloyu aşağı çekti.
Sıfır konut satışları yüzde 3,9 oranında yükselerek 51 bin 519 seviyesine ulaştı. Buna karşın ikinci el kategorisi yüzde 15,3 gerileyerek 90 bin 871 adede indi. Alıcıların tercihlerinde ikinci el evler toplam pazarın yüzde 64'ünü oluşturmaya devam ederken kredi kullanımı sınırlı düzeyde kaldı.
Finansman tarafında ise banka kredisiyle gerçekleştirilen işlemler eylül ayında 23 bin 397 olarak kaydedildi. Kredisiz ve peşin yapılan alımlar toplam pazarın yüzde 84'lük kısmını oluştururken Ocak-Eylül dönemindeki genel satış hacmi 1 milyon 92 bin 919 adede ulaştı.
Fiyat artışları resmi enflasyon oranlarının gerisinde kalmaya devam ediyor. Merkez Bankası verilerine göre konut fiyatları eylülde yıllık yüzde 22,3 artış gösterse de enflasyon hesaba katıldığında mülklerin gerçek değeri yüzde 5,7 oranında azaldı. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde farklı oranlarda artışlar gözlendi.
Yeni kiraya verilen evlerin fiyatlarını takip eden endeks eylülde aylık yüzde 2,1 ve yıllık yüzde 26,6 oranında yukarı yönlü hareket etti. İstanbul yeni kira artışlarında yüzde 35,5 ile zirvede yer alırken, kira zamları da enflasyon oranlarının gerisinde kalmaktan kurtulamadı.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Konut pazarındaki reel değer kaybı, ev sahiplerinin nominal artışlara rağmen alım gücünü koruyamadığını açıkça gösteriyor. Satış adetlerindeki gerileme ve kredili işlemlerin düşük payı, gayrimenkul edinmek isteyenlerin finansmana erişimdeki zorluklarını doğrudan artırıyor. Bu tablo, piyasada nakit gücü bulunan yatırımcılar için bir hareket alanı yaratırken ortalama vatandaşın ev sahibi olma hayalini her geçen gün daha da zorlaştırıyor.
Kaynak:
Haber Global
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Uluslararası Para Fonu ve Barclays, aşırı değerlenen yapay zekâ yatırımlarının küresel ekonomide sert düzeltmelere yol açabileceğini bildirdi. Artan finansman maliyetleri ve veri merkezlerindeki belirsizlikler teknoloji piyasalarındaki endişeleri büyütüyor.
Güney Kore KOSPI endeksi yüzde 14, yarı iletken endeksi yüzde 8 değer kaybetti.
IMF, yatırımlardaki sert düşüşün 2028'e kadar küresel GSYH'yi yüzde 1,1 azaltabileceğini öngörüyor.
Barclays stratejistleri yatırımcıların güçlü nakit akışına sahip şirketlere yönelmesini tavsiye ediyor.
Uluslararası Para Fonu ve bankacılık devi Barclays, teknoloji piyasalarında uzun süredir beklenen olası bir çöküşe karşı yatırımcıları açıkça uyardı. Şirketlerin mevcut değerlemelerini haklı çıkarıp çıkaramayacağı konusundaki soru işaretleri her geçen gün artıyor. Son dönemde artan enflasyon verileri ve çip üreticilerindeki sert düşüşler piyasalardaki iyimserliği zayıflattı.
Güney Kore'nin KOSPI endeksi haftalık bazda yaklaşık yüzde 14 gerilerken,Philadelphia Semiconductor Index ise yüzde 8 civarında değer kaybetti. Asya bölgesindeki iki veri merkezi şirketinin halka arzlarını ertelemesi, yatırımların finansmanına dair kuşkuları tetikledi. Bellek çipleri pazarındaki yoğun rekabet ortamı da sektördeki riskleri artıran etkenler arasında bulunuyor.
Barclays hisse senedi stratejisti Emmanuel Cau, yaşanan düşüşlerin temel finansal bozulmadan ziyade yatırımcıların kâr realizasyonundan kaynaklandığını belirtti. ASML ve TSMC gibi devlerin güçlü talep beklentileri sunması altyapı ihtiyacının sürdüğünü gösteriyor. Ancak uzmanlar en büyük yükseliş döneminin geride kaldığını ve seçici olunması gerektiğini vurguluyor.
IMF'nin 13 Ekim tarihinde yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm raporu, kriz riskinin teknolojiyle sınırlı kalmayacağını ortaya koyuyor. Altyapı harcamalarının kesilmesi durumunda ABD ekonomisinde yüzde 1,8 oranında bir üretim kaybı yaşanabileceği tahmin ediliyor.
AI YORUMU
Teknoloji devlerinin piyasa değerini artıran yapay zekâ yatırımları, artık somut gelir beklentileriyle sınanmak zorunda ve bu durum aşırı spekülasyonu bitiriyor. IMF'nin paylaştığı küresel GSYH'nin yüzde 1,1 oranında azalma senaryosu, teknoloji harcamalarının gerçek ekonomiye ne kadar bağlandığını net biçimde gösteriyor. Yüksek kamu borçları ve petrol fiyatlarının 130 doları aşması gibi riskler birleştiğinde, nakit akışı zayıf olan şirketler ilk dalzada zarar görecektir.
Gümüşhane'de yerel lezzetlerin ekonomik değerini artırmak amacıyla yeni bir coğrafi işaretli ürünler toplantısı yapıldı. Üniversite yönetimi, yıl sonuna kadar toplam 29 ürün için resmi başvuru yapmayı planlıyor.
Yıl sonuna kadar 29 ürün için coğrafi işaret başvurusu yapılması planlanıyor.
Pestil ve köme için Avrupa Birliği tescil süreci kararlılıkla sürdürülüyor.
Çalışma grubu, üniversite ve sanayi iş birliğini güçlendirmek için faaliyet yürütüyor.
Gümüşhane'de yerel değerlerin korunması, ulusal düzeyde tanıtılması ve kent ekonomisine kazandırılması amacıyla kapsamlı bir coğrafi işaretli ürünler toplantısı düzenlendi. Gümüşhane Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşmada, şehrin simge lezzetleri olan pestil ile kömenin Avrupa Birliği coğrafi işaret tescili almasına yönelik stratejiler masaya yatırıldı.
Toplantının açılışında konuşan Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız, üniversite ile şehir arasındaki bağı güçlendirmek adına geçen yıl Coğrafi İşaretli Ürünler Çalışma Grubu'nu kurduklarını belirtti. Bu grup vasıtasıyla tescil potansiyeli taşıyan yerel ürünlerin tespit edildiğini ve resmi başvuru süreçlerinin hızlandırıldığını ifade etti.
Yıl sonuna kadar 29 farklı ürün için başvuru yapmayı hedeflediklerini dile getiren Rektör Yıldız, halihazırda başvurusu yapılan ve değerlendirme sürecinde bulunan dosyalar sayesinde bu rakamın üzerine çıkıldığını kaydetti. Pestil ve köme sektörünün kentte 30'dan fazla işletmeye ev sahipliği yaparak istihdam yarattığını, benzer yeni sektörlerin de önünün açılmasının amaçlandığını vurguladı.
Üniversitenin merkezi araştırma laboratuvarının imkanlarıyla üreticilere her türlü teknik desteğin sağlanacağı aktarıldı. Geleneksel üretim yöntemlerinin modernize edilerek sürdürülebilir kılınması ve girişimcilere rehberlik edilmesi hedefleniyor.
Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Akçay, akademisyenler, ilgili kamu kurumu temsilcileri ve bölgedeki pestil ile köme üreticilerinin katılımıyla gerçekleşen toplantı, üreticilerin kalite artırma ihtiyaçlarının ve çözüm önerilerinin tartışılmasıyla sona erdi.
AI YORUMU
Yerel lezzetlerin uluslararası alanda tescillenmesi, bölgesel kalkınma hamlelerinin en önemli ayaklarından birini oluşturuyor. Yıl sonu için belirlenen 29 ürünlük hedef, Gümüşhane'nin ekonomik çeşitliliğini artırma potansiyeli taşıyor. Mevcut 30'dan fazla işletmenin sağladığı istihdam göz önüne alındığında, bu tescillerin yeni girişimcilere ilham olacağı söylenebilir. Üniversite ve sanayi iş birliği doğru işletilmezse süreç uzayabilir, ancak mevcut laboratuvar desteği bu riski en aza indiriyor.
Geçtiğimiz günlerde altı ilde etkili olan şiddetli yağışlar sonrası sigorta sektörü harekete geçti. Türkiye Sigorta Birliği verilerine göre, binlerce hasar dosyası için yaklaşık 1,9 milyar liralık muallak tazminat karşılığı oluşturuldu.
Toplam 2 bin 379 hasar dosyası için 1,9 milyar lira ayrıldı.
Hasar bildirimlerinde ilk sırada İstanbul yer aldı.
Yangın branşında ayrılan karşılık kasko branşını geride bıraktı.
İstanbul ve çevre beş ilde yaşanan yoğun yağışlar ile su baskınlarının ardından sigorta bilançolarındaki maliyet tablosu netleşmeye başladı. Türkiye Sigorta Birliği tarafından paylaşılan verilere göre, yaşanan felaket sonrasında vatandaşların mağduriyetini gidermek amacıyla geniş çaplı bir tazminat süreci başlatıldı. İstanbul, Kocaeli, Antalya, Yalova, Bursa ve Sakarya illerini kapsayan süreçte sigorta şirketleri toplamda iki binden fazla dosya için bütçe ayırdı.
Hasar dağılımları incelendiğinde yangın ve kasko branşlarının öne çıktığı görülüyor. Yangın sigortası kapsamında 1638 dosya için yaklaşık 1,5 milyar liralık muallak tazminat karşılığı ayrılırken, kasko branşında ise 741 dosya için 345 milyon liralık kaynak ayrıldı. Bölgesel bazda ise en yüksek hasar yükünün İstanbul'da toplandığı, kenti sırasıyla Kocaeli ve diğer illerin takip ettiği rapor edildi.
Yapılan ihbarların toplam sayısı iki bin dörtyüz elli üçü bulurken, bu bildirimlerin önemli bir kısmının İstanbul'dan geldiği belirlendi. Metropol genelinde sivil ve ticari gruplarda bazı ödemeler hızla gerçekleştirilirken, sınai gruptaki hasarlar için incelemeler sürüyor. Kocaeli, Yalova, Antalya ve Bursa'da da benzer şekilde çok sayıda ihbar kaydedilmesine rağmen, kasko branşındaki tazminat ödemelerinin henüz yapılmadığı açıklandı.
Etkilenen altı il genelinde sel ve su baskını teminatına sahip toplam poliçe adresi beş milyonu aştı. Şirketler, gelen ihbarlar doğrultusunda dosyaları hızla inceleyerek ödemeleri planlıyor. Bölgedeki sigortalı yapılar ve araçlar için ayrılan bu devasa karşılık, yaşanan afetin finansal boyutunu ve sektörün üstlendiği teminat yükünü gözler önüne seriyor.
AI YORUMU
Afet sonrasında ayrılan 1,9 milyar liralık devasa tazminat karşılığı, iklim krizinin getirdiği risklerin finansal büyüklüğünü net bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle İstanbul ve Kocaeli gibi yoğun nüfuslu bölgelerdeki poliçe sahiplerinin yaşadığı zararlar, teminatların ne denli hayati olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Sektörün bu ölçekteki ödemeleri kısa sürede yapabilmesi, sigorta bilincinin ekonomik devamlılık açısından taşıdığı ağırlığı açıkça kanıtlıyor.
İstanbul ve çevresindeki altı ilde yaşanan şiddetli yağışlar sonucunda sigorta şirketleri yaklaşık iki milyar liralık karşılık ayırdı. Yapılan son resmi açıklamalara göre binlerce konut ve araç sahibi sel baskınları nedeniyle hasar ihbarında bulundu.
Yangın sigortası branşında toplam 1.638 dosya için 1 milyar 559 milyon liralık kaynak ayrıldı.
Türkiye genelinde etkili olan aşırı yağışlar ve sonrasındaki su baskınları, sigorta sektörünün bilanço rakamlarını doğrudan etkiledi. İstanbul başta olmak üzere Kocaeli, Antalya, Yalova, Bursa ve Sakarya illerinde meydana gelen zararlar neticesinde şirketler geniş çaplı bir hasar tespiti yürüttü. Türkiye Sigorta Birliği tarafından paylaşılan verilere göre, ilgili sigorta teminatları kapsamında binlerce dosya için milyarlarca liralık karşılık ayrıldı.
Hasar dağılımının branşlara göre incelendiğinde yangın sigortalarının ilk sırada yer aldığı görüldü. Bu ihbarların henüz 13 tanesi için toplam 389 bin 535 liralık ödeme gerçekleştirildi.
Kasko branşına gelen toplam ihbar sayısı 750 olarak kayıtlara geçerken, bu alandaki dosyalar için henüz nakit ödeme yapılmadı. Şehirler bazında en yoğun hasar yükü İstanbul'da toplanırken, bu ili sırasıyla Kocaeli, Antalya, Sakarya ve diğer iller takip etti.
İstanbul genelinde yangın sigortası için yapılan 1.486 ihbarın alt kırılımlarında sivil, ticari ve sınai segmentler yer aldı. Şehirde 12 dosya için cüzi ödemeler yapılmasına karşın, sınai segmentteki 102 dosya için ödeme süreci henüz başlamadı. Kocaeli, Yalova, Antalya ve Bursa'dan gelen başvurular da dosyaların büyüklüğüne göre işleme alındı.
Yağışların vurduğu altı ilde, sel ve su baskını teminatını içeren toplam poliçe adedinin 5 milyon 219 bin 528 seviyesinde bulunduğu bildirildi. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, ihbar edilen binlerce dosyanın incelenmesiyle birlikte tazminat ödemelerinin önümüzdeki günlerde hız kazanmasını bekliyor.
AI YORUMU
Milyonlarca liralık bu muallak tazminat tablosu, iklim krizinin getirdiği ani hava olaylarının mülk sigortalarına bindirdiği devasa yükü somut bir şekilde gözler önüne seriyor. Sigortalı konut ve araç sahiplerinin hak edişlerini alabilmesi için eksper süreçlerinin şeffaf işlemesi hayati bir zorunluluktur. İki milyar liraya dayanan bu toplam karşılık tutarı, yalnızca bireysel bütçeleri değil, genel sigorta havuzunun risk dengesini de doğrudan sarsabilecek büyüklüktedir. Önlem alınmadığı takdirde benzer afetler önümüzdeki dönemde poliçe primlerinde tırmanışa yol açacaktır.