İçeriğe geç
PİYASA
Otomobil

KGM, HGS Ödeme Sistemi Değişti; Şikayetlerde %311 Artış

KGM, HGS Ödeme Sistemi Değişti; Şikayetlerde %311 Artış i

Özet

KGM, HGS ödeme sisteminde yeni bir arayüz uygulamaya koydu ve bu değişiklik, sürücülerde ödeme sorunlarını artırdı. Şikayetvar verilerine göre ekim ayında KGM'ye şikayetler %311, HGS'ye ise %24 yükseldi; ödeme butonunun kaybolması ve tutar farklılıkları en çok dile getirilen problemler.

Öne çıkanlar

  • Yeni ödeme ekranı toplu ödeme seçeneğini kaldırdı, şikayetlerde %311 artış gördü
  • Ödeme butonu kayboluyor, aynı borç farklı ekranlarda farklı tutar gösteriyor
  • Filo yöneticileri her araç için ayrı işlem yapmak zorunda, zaman kaybı yaşıyor

Haberin Detayı

Karayolları Genel Müdürlüğü, HGS'nin dijital ödeme arayüzünü güncelledi ve yeni bir işlem adımı ekledi. Kullanıcılar artık tek bir ekranda birden fazla geçiş borcunu kapatamıyor, bu da önceki sistemde mümkün olan toplu ödemeyi ortadan kaldırdı. Değişikliğin duyurusu, resmi bir bildirimle yapıldı ancak kullanıcıların tepkisi olumsuz oldu.

Şikayetvar platformu, ekim ayında KGM'ye yapılan şikayetlerin %311 oranında arttığını raporladı. Aynı dönemde HGS'ye yöneltilen şikayetler ise %24 yükseldi. Bu rakamlar, yeni sistemin kullanımında karşılaşılan sorunların büyüklüğünü açıkça gösteriyor. Özellikle ödeme butonunun görünmemesi ve teknik hata mesajları en çok bildirilen problemler arasında yer alıyor.

Kullanıcılar, aynı borcun farklı ekranlarda farklı tutarlarla gösterilmesinden şikayetçi. Ödeme butonunun kaybolması, işlemi tamamlayamayan sürücüleri cezai duruma sokuyor. Bazı sürücüler, borçlarını sorgulasa da ödeme adımına geçemediklerini ve bu durumun ardından gecikmeli olarak cezalı tutarlarla karşılaştıklarını belirtiyor. Sistemsel gecikmeler, özellikle sık seyahat eden bireyler için maddi bir yük oluşturuyor.

Filo yöneticileri, birden fazla aracı olan şirketler için en büyük zorlukları yaşıyor. Her araç için ayrı ayrı ödeme yapmak zorunda kalmak, zaman kaybına ve operasyonel maliyet artışına yol açıyor. Ayrıca, farklı kişilere kayıtlı araçların borçlarını tek bir kullanıcı üzerinden takip edememek, ticari kullanıcıların iş akışını olumsuz etkiliyor. Bu durum, lojistik firmalarının nakliye planlamasını zorlaştırıyor.

Sistemdeki gecikmeli işleme iddiaları da sürücüler arasında yaygın. Düzenli olarak borç sorgulayan bazı kullanıcılar, ödenmemiş borçların daha sonra cezalı tutarlarla ortaya çıktığını rapor etti. Bu durum, hem bireysel hem de kurumsal kullanıcıların maddi kayıplarını artırıyor ve KGM'nin ödeme altyapısına duyulan güveni sarsıyor.

KGM, şikayetleri değerlendirmek ve sistemi iyileştirmek için bir çalışma grubu oluşturduğunu duyurdu. Kullanıcıların geri bildirimlerine dayanarak, ödeme butonunun tekrar görünür hâle getirilmesi ve toplu ödeme seçeneğinin yeniden eklenmesi planlanıyor. Ancak, bu iyileştirmelerin ne zaman hayata geçeceği ve mevcut sorunların ne kadar sürede çözüleceği belirsizliğini koruyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Yeni HGS ödeme arayüzünün toplu ödeme özelliğini kaldırması, şikayetlerde %311 artışa yol açtı; bu, sistemin kullanıcı dostu olmadığına işaret ediyor. Özellikle filo yöneticileri, her araç için ayrı işlem yapmak zorunda kalıyor ve bu da operasyonel verimliliği düşürüyor. Önceki sürümde toplu ödeme imkanı bulunurken, yeni versiyonda bu imkanın olmaması maliyet artışına neden oluyor. Eğer bu sorunlar giderilmezse, KGM'nin güvenilirliği daha da erozyona uğrayabilir.

AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Otomobil
    Rivian Elektrikli Kargo Aracına 129 kWsa Büyük Batarya ve 710 Beygir Güç Eklendi

    Rivian, ticari elektrikli kamyonetine 129 kWsa kapasiteli yeni Large batarya paketi ve 710 beygir gücünde dört tekerlekten çekiş seçeneği ekledi. Yeni batarya menzili %37 artırırken, ek motor ve batarya ağırlığı da önemli ölçüde yükseliyor.

    • Large batarya kapasitesi 129 kWsa, standart 90 kWsa yerine
    • Önden çekişli büyük batarya modeli 354 km, 4WD modeli 322 km menzil
    • Büyük batarya 454 kg, arka motor 204 kg ekstra ağırlık getiriyor

    Rivian, ABD Çevre Koruma Ajansı'na (EPA) sunduğu yeni belgelerle elektrikli ticari aracına iki yeni konfigürasyon ekledi. Bu konfigürasyonlar, uzun menzil ve yüksek çekiş gücü sunarak zorlu teslimat rotalarına uyum sağlamak üzere tasarlandı.

    Yeni Large batarya paketi, kullanılabilir enerji kapasitesini 129 kWsa'ya çıkarıyor; bu değer, mevcut standart paketin 90 kWsa'lık kapasitesinin yaklaşık %44 üzerinde. Her iki batarya da lityum demir fosfat (LFP) hücrelerden üretiliyor ve araç 100 kW DC ile 11 kW AC şarjı destekliyor.

    Menzil açısından, uzun aks mesafeli 700 gövde versiyonunda büyük batarya, önden çekişli modele yaklaşık 354 km menzil sağlarken, dört tekerlekten çekişli seçenekte menzil 322 km olarak öngörülüyor. Bu, standart bataryalı versiyona göre %37'lik bir artış anlamına geliyor.

    Bu durum, aracın taşıma kapasitesi ve enerji verimliliği değerlendirilirken dikkatle ele alınmalı.

    Rivian, bu yeni seçeneklerin özellikle uzun mesafe dağıtım hizmeti veren şirketler ve zorlu arazi koşullarında çalışan lojistik firmaları için cazip olacağını belirtiyor. Araçların şarj altyapısı ve operasyonel maliyetleri, artırılmış menzil ve çekiş gücü sayesinde iyileşebilir, ancak ek ağırlığın yol tutuşu ve fren performansına etkisi de izlenmelidir.

    Rivian Elektrikli Kargo Aracına 129 kWsa Büyük Batarya ve 710 Beygir Güç Eklendi — haber fotoğrafı
    AI YORUMU

    Rivian'ın yeni batarya ve yüksek güçlü motor seçeneği, menzil artışıyla birlikte operasyonel verimliliği artırma potansiyeli taşıyor. 129 kWsa kapasite ve 710 beygir güç, mevcut standart modellere göre belirgin bir performans farkı yaratıyor. Bu değişiklik, uzun rotalarda çalışan lojistik firmalarını ve ağır yük taşıyan işletmeleri doğrudan etkileyebilir. Ancak ek 454 kg batarya ve 204 kg motor ağırlığı, taşıma kapasitesi ve yakıt tüketimi açısından yeni dengelemeler gerektirecek.

    Haberin tam sayfası →

    Otomobil
    TOGG Türkiye'de trafiğe katılan araçlarda %9,8 payla ikinci oldu

    TÜİK verilerine göre Eylül 2026 döneminde Türkiye trafiğine 64 bin 361 yeni otomobil kaydı yapıldı. Fransız üretici Renault ilk sıradaki yerini korurken, yerli otomobil üreticisi TOGG yüzde 9,8 pay alarak listede ikinci sıraya yerleşti. Toplam otomobil sayısı ise 18 milyon 115 bin 875 adede ulaştı.

    • Eylül ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 9,8'ini TOGG oluşturdu.
    • Renault pazardaki liderliğini korurken Hyundai yüzde 8,6 ile üçüncü sırayı aldı.
    • Türkiye'de trafiğe kayıtlı toplam otomobil sayısı 18,1 milyon barajını aştı.

    Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan Eylül 2026 taşıt istatistikleri, ülke genelindeki araç parkının mevcut durumunu net biçimde belgeliyor. Açıklanan son veriler kapsamında ilgili ay içerisinde 64 bin 361 adet otomobilin trafiğe kaydı gerçekleştirildi. Açılan yeni kayıtlara bakıldığında sürücülerin marka tercihlerinde bariz bir yoğunlaşma yaşandığı anlaşılıyor. Türkiye pazarına sunulan farklı segmentlerdeki modeller, kullanıcı ihtiyaçlarına göre listelerin üst sıralarını şekillendirmeye devam ediyor.

    Listelerin ilk sırasındaki yerini muhafaza eden Renault, pazar hakimiyetini bu dönemde de sürdürmeyi başardı. Marka bünyesinde yer alan Clio, Megane ve Austral gibi popüler binek otomobiller, farklı bütçelere sahip müşteri kitlelerine erişim imkanı sunuyor. Yıllardır Türkiye pazarında köklü bir satış ağına sahip olan Fransız üretici, geniş model yelpazesi sayesinde pazar payını üst seviyelerde tutmayı sürdürüyor. Filo kiralamaları ve bireysel satışlardaki bu talep markayı zirvede tutan temel unsur oldu.

    Son verilerin en belirgin sonuçlarından biri ise yerli elektrikli otomobil markası TOGG tarafında gerçekleşti. TOGG, Eylül ayında trafiğe kaydı yapılan tüm otomobillerin yüzde 9,8'lik bölümünü tek başına kapsayarak genel listede ikinci sıraya yerleşti. Elektrikli araç segmentindeki bu hızlı yükseliş, sürücülerin yeni nesil ulaşım teknolojilerine olan adaptasyon sürecini hızlandırdı. Elde edilen bu pazar payı, yerli üretimin binek araç parkındaki görünürlüğünü doğrudan artırdı.

    Üçüncü sırada yer alan Hyundai ise yüzde 8,6 oranındaki payı ile yerli üreticiyi hemen arkasından takip ediyor. Markanın özellikle i20, Bayon ve Tucson modelleri Türkiye sokaklarında yüksek satış adetlerine ulaşmayı başardı. Dördüncü sıradaki Volkswagen markası Golf, Polo, T-Roc ve Tiguan gibi modelleriyle piyasadaki gücünü korurken, Toyota markası Corolla, C-HR ve Yaris modellerinin desteğiyle yüzde 6,8 pay alarak ilk beşi tamamladı.

    Sıralamanın devamında yer alan Alman üretici Mercedes-Benz yüzde 5,3 pay alırken, Skoda yüzde 5,0 ve Kia yüzde 4,5 oranlarıyla öne çıktı. Listenin ilk 10 basamağını tamamlayan diğer markalar ise yüzde 3,7 ile Peugeot ve yüzde 3,3 ile Nissan oldu. İkinci 10 grupta yer alan Opel, Fiat ve Tesla markalarının her biri yüzde 2,7 pazar payı elde ederken, Dacia ile BMW markaları yüzde 2,6 pay oranıyla bu üreticileri takip etti.

    Listenin son bölümünde yer alan Citroen, Volvo, Audi, Chery ve Honda markaları da pazardan belirli oranlarda pay almayı başardı. Açıklanan verilerin geneline bakıldığında, Eylül ayı sonu itibarıyla Türkiye'deki toplam otomobil sayısı 18 milyon 115 bin 875 seviyesine ulaştı. Otomobil dışındaki motosiklet, kamyonet ve otobüs gibi diğer araçlar da dahil edildiğinde toplam motorlu kara taşıtı sayısı 35 milyon 65 bin 235 olarak kayıtlara geçti. Bu devasa rakamlar ulaşım altyapısındaki araç yoğunluğunu açıkça gösteriyor.

    AI YORUMU

    Yerli elektrikli otomobilin kısa sürede pazarda ikinciliğe yerleşmesi, Türkiye'de geleneksel içten yanmalı motor çağına yönelik dönüşümün sanılandan daha hızlı gerçekleştiğini kanıtlıyor. TOGG'un tek bir aydaki kayıtlarda yüzde 9,8 pay oranını yakalaması, küresel devlerin yıllardır kurduğu pazar hakimiyetini sarsabilecek nitelikte bir başarıdır. Bu durum, otomotiv sektöründeki rekabet dengelerini değiştirirken şarj altyapısı yatırımı yapan firmalar için de ciddi bir pazar hacmi yaratıyor. Tüketicilerin elektrikli araçlara kayışı bu hızla devam ederse, önümüzdeki yıllarda benzinli ve dizel modellerin ikinci el değerlerinde belirgin bir gerileme yaşanabilir.

    Haberin tam sayfası →

    Otomobil
    BMW Kasım 2026 listesi: Elektrikli iX 24.9 milyon TL

    BMW, Kasım 2026 dönemine ait güncel sıfır araç fiyat listesini yayımladı. Markanın en pahalı modeli, M Excellence paketli X7 olarak 24.979.100 TL’den alıcı buluyor. Elektrikli i modelleri de ciddi fiyat seviyelerinde listeleniyor.

    • BMW X7, 24.9 milyon TL ile listenin zirvesinde
    • Elektrikli iX ailesi xDrive60 ve M70 seçenekleri içeriyor
    • X1 ve iX1 mild hybrid ile plug-in hybrid sunulan modeller

    BMW, Türkiye pazarı için Kasım 2026 dönemi geçerli tavsiye edilen perakende fiyat listesini güncelledi. Markanın kapsamlı kataloğu; kompakt sınıftan lüks segmente, içten yanmalı motorlardan tamamen elektrikli araçlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Güncel tabloda 1, 2, 3, 4, 5 ve 7 Serisi’nden X7’ye uzanan modeller ile i4, i5, i7, iX1, iX2, iX3 ve iX elektrikli serileri yer alıyor.

    Bu model, 24.979.100 TL’lik etiketiyle listenin en pahalı aracı konumunda. Bir alt segmentte yer alan X6 xDrive40d ise M Sport donanımıyla 19.298.400 TL fiyatla satışa sunuluyor. Üst segment SUV’lardaki bu fiyat farkları, donanım paketleri ve motor seçeneklerine göre belirgin bir değişkenlik gösteriyor.

    Kompakt ve orta sınıfta ise hibrit teknolojiler öne çıkıyor. 1 Serisi, mild hybrid benzinli motoru ile şehir içi kullanım için giriş noktası oluştururken; 2 Serisi Active Tourer, mild hybrid ve plug-in hybrid versiyonlarıyla pratik bir aile aracı alternatifi sunuyor. 3 Serisi Sedan, 320i versiyonuyla benzinli motor ve otomatik şanzıman kombinasyonunu tercih edenler için listeye dahil edilirken, 5 Serisi’nde hem benzinli 520i hem de dizel 520d xDrive seçenekleri mevcut.

    Elektrikli araç gamında da çeşitlilik dikkat çekiyor. 218 bg gücündeki i4 eDrive40, üç farklı tasarım paketiyle alıcıya sunuluyor. i5 ailesinde sedanın yanı sıra Touring ve M60 xDrive modelleri de alternatif oluştururken, 740d xDrive ile birlikte tamamen elektrikli 740 xDrive 7 Serisi’nin zenginleştiğini gösteriyor. Yeni nesil iX3 50 xDrive ve iX ailesinin M70 xDrive seçeneği, elektrikli SUV arayanlara performans odaklı çözümler sağlıyor.

    Kullanıcıların bütçe planlaması açısından en kritik nokta, aynı gövde yapısındaki modellerin donanıma göre değişen fiyat aralıkları. Örneğin X3 20’de X-Line ve M Sport paketleri arasındaki fark, donanım tercihinin maliyete direkt etkisini açıkça ortaya koyuyor. Elektrikli modellerde ise batarya kapasitesi ve menzil beklentisi, fiyatı belirleyen temel faktörler arasında yer alıyor. Güncel liste, alıcıların gerçek piyasa değerlerini anlık olarak görme imkanı tanıyor.

    BMW’nin bu dönem için açıkladığı fiyatlar, markanın Türkiye’deki pozisyonunu bir kez daha netleştiriyor. Klasik içten yanmalı modellerin yanında, hibrit ve elektrikli seçeneklerin artan oranda listeye dahil edilmesi, geleceğe yönelik yatırım stratejisinin bir yansıması olarak okunabilir. Alıcıların, özellikle üst segment modellerde donanım paketlerini detaylı karşılaştırması, bütçelerini daha verimli kullanmaları açısından belirleyici olacak. Kasım ayı itibarıyla bu liste, yeni araç alacaklar için temel referans noktası haline geliyor.

    AI YORUMU

    BMW’nin X7 modelini 24.9 milyon TL’nin üzerinde bir fiyatla konumlandırması, markanın lüks segmentte maliyet baskısını doğrudan tüketiciye yansıttığını gösteriyor. Bu rakam, Türkiye’de üst segment otomobil alım gücünü ciddi şekilde zorluyor ve aracı yalnızca yüksek gelir grubuna hitap eden bir niş ürüne dönüştürüyor. Elektrikli iX ailesindeki M70 gibi yüksek performanslı seçeneklerin de benzer fiyat bandında kalması, elektrikli lüks araçların dizel muadillerinden daha ucuz bir alternatif sunamadığı gerçeğini ortaya koyuyor. Kullanıcılar için asıl fark, kompakt sınıftaki mild hybrid modellerin erişilebilirliği ile üst segmentteki elektrikli lüks arasındaki uçurumda yatıyor; bütçesi sınırlı olan alıcıların, 1 veya 3 Serisi gibi modellerde hibrit teknolojiye geçiş yapması, uzun vadede yakıt tasarrufu açısından daha rasyonel bir tercih olacaktır.

    Haberin tam sayfası →

    Otomobil
    Avrupa Yılın Otomobili Finalistleri Açıklandı: 7 Elektrikli Model

    Avrupa Yılın Otomobili ödülüne 2027 yılında yarışacak yedi finalist duyuruldu. Tüm finalistler tamamen elektrikli ve Türkiye’de üretilen Hyundai Ioniq 3 de bu listede yer alıyor. Jüri, 25-26 Kasım’da İtalya’daki Balocco pistinde kapsamlı testler yaptı ve puanlamayı 31 Aralık’a kadar tamamlayacak.

    • 7 tamamen elektrikli model finalist olarak seçildi
    • 64 kişilik jüri, 25 ülkeyi temsil ediyor
    • Kazanan 8 Ocak’ta Brüksel Otomobil Fuarı’nda açıklanacak

    Avrupa Yılın Otomobili ödülünün 2027 yılı için yarışacak adayları netleşti. Yedi finalist, otomotiv endüstrisinin en prestijli yarışmalarından birinde son aşamaya yükseldi ve hepsi elektrikli araçlardan oluşuyor. Bu durum, içten yanmalı motorların tamamen sahneden çekilmesi yönündeki trendi güçlendiriyor.

    Finalistler, 64 kişilik bir uzman jüri tarafından değerlendirildi. Jüri üyeleri, toplamda 25 farklı Avrupa ülkesini temsil ediyor ve her birine 25 puanlık sabit bir bütçe tahsis edildi. Hiçbir jüri üyesi, tek bir modele 10 puandan fazla puan veremiyor, bu da oyların dengeli dağıtılmasını sağlıyor. Jüri, otomobillerin viraj kabiliyeti, enerji tüketimi, yazılım tepkileri ve süspansiyon konforu gibi kriterleri titizlikle ölçtü.

    Türkiye’de üretilen Hyundai Ioniq 3, finalistler arasında dikkat çeken bir temsilci olarak öne çıktı. Markanın bu modeli, Avrupa’nın en büyük otomotiv yarışmalarında yer almasıyla hem yerel üreticilere hem de tüketicilere elektrikli araçların rekabet gücünü gösteriyor. Geçen yılki kazanan Mercedes‑Benz CLA’nın aksine, bu yıl tamamen sıfır emisyonlu bir yarışma bekleniyor.

    Test süreci, İtalya’nın Balocco test pistinde 25 ve 26 Kasım tarihlerinde gerçekleştirildi. Jüri, araçları yol tutuşu, fren performansı ve enerji verimliliği açısından değerlendirdi ve sonuçları 31 Aralık’a kadar sistemde kaydetti. Puanlamanın ardından, kazanan 8 Ocak’ta Brüksel’deki Otomobil Fuarı çatı altında açıklanacak ve ödül töreni büyük bir medya ilgisi çekecek.

    Bu yılki yarışmanın tamamen elektrikli araçlarla sınırlı olması, Avrupa’nın karbon nötr hedeflerine paralel bir adım olarak görülüyor. Uzmanlar, bu tür ödüllerin tüketicilerin satın alma kararlarını etkileyebileceğini ve otomobil üreticilerini daha sürdürülebilir teknolojilere yönlendirebileceğini belirtiyor. Sonuçların açıklanmasıyla birlikte, finalist modellerin pazar performansları ve fiyatlandırma stratejileri de yakından izlenecek.

    AI YORUMU

    Finalist listesi, tamamen elektrikli araçların hâkimiyeti sayesinde sektörde net bir dönüş sinyali veriyor. Jüri üyelerinin 25 puanlık sabit bütçesi ve 10 puan üst sınırı, tek bir modelin aşırı öne çıkmasını engelleyerek rekabeti dengelemeyi amaçlıyor. Bu durum, özellikle içten yanmalı motor üreticileri için bir uyarı niteliğinde; elektrikli segmentteki pazar payı hızla artıyor. Geleneksel motorlu araçların pazar payı, bu yılki yarışmada %30’un altına düşebilir ve üreticiler yeni stratejiler geliştirmeli.

    Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler