PİYASA
Ekonomi

Karadeniz'de yağmura yakalanan fındık üreticisi çadırda nöbet tutuyor

Karadeniz'de yağmura yakalanan fındık üreticisi çadırda nöbet tutuyor Fotoğraf: Oregon State University · CC BY-SA 2.0 · Wikimedia Commons

Özet

Karadeniz bölgesinde aralıksız süren yağışlar, fındık hasadını ve kurutma sürecini olumsuz etkiledi. Yüksek kesimlerde kuruyamayan ürünlerini sahil ilçelerine taşıyan üreticiler, çadır kurarak geceleri mahsul nöbeti tutmaya başladı.

Öne çıkanlar

  • Yüksek kesimlerdeki yağışlar nedeniyle kurumayan fındıklar sahil kesimlerine taşındı.
  • Aybastı, Gölköy ve Gürgentepe gibi ilçelerdeki üreticiler ürünlerini çadırlarda kurutuyor.
  • Yaklaşık bir aydır süren hasat döneminde uygun olmayan hava koşulları çürümelere yol açtı.

Haberin Detayı

Karadeniz genelinde mevsim normallerinin dışında seyreden yağışlı hava, fındık üreticisinin mesaisini tamamen değiştirdi. Aybastı, Gölköy ve Gürgentepe gibi yüksek rakımlı ilçelerde toplanan ürünler, güneş görmediği için çürümeye başladı. Bu durum karşısında çareyi mahsulü daha düşük rakımlı sahil ilçelerine indirmekte bulan üreticiler, zorlu bir kurutma mücadelesine girişti.

Şehir merkezine getirdikleri fındıkları korumak için kendi imkânlarıyla çadır kuran çiftçiler, gece boyunca nöbet tutuyor. Yaklaşık on gündür çadırda yaşamak zorunda kalan üreticilerden Uğur Özcan, bir aydır süren hasat sürecinde hava şartlarının kendilerini zorladığını ifade etti. Gece soğuklarıyla ve çadırın su almasıyla mücadele eden Özcan, gün içinde havanın açtığı anlarda fındıkların üzerini açarak kurutmaya çalıştığını, yağmur başladığında ise yeniden kapattığını belirtti.

Benzer şekilde Gölköy'den Altınordu ilçesine fındık getiren Bilal Akdi ve diğer üretici İmdat Pelit de sahil şeridinde bile istedikleri kurutma koşullarını bulamadıklarını aktardı. Yükseklerde kurutulamayan ürünlerin sahil kesiminde de nemle karşılaştığını belirten üreticiler, epey miktarda çürük ürünle karşı karşıya kaldıklarını dile getirdi. Üreticiler, bir yıllık emeğin boşa gitmemesi için değişen hava koşullarına karşı tetikte bekliyor.

Tarım sektöründeki bu zorlu tablo, iklim koşullarının tarımsal üretim zincirindeki yerleşik alışkanlıkları ne kadar hızlı sekteye uğratabileceğini gösteriyor. Geleneksel açık hava kurutma yöntemlerinin ani yağışlar karşısındaki kırılganlığı, üreticileri her an kamusal veya bireysel depolama alanları bulmaya zorluyor. Fındık gibi yüksek ekonomik değere sahip bir ürünün hasat sonrasındaki bu korunma çabası, bölge ekonomisinin hava muhalefetine olan bağımlılığını açıkça ortaya koyuyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Açık alanda yapılan geleneksel kurutma yöntemlerinin iklim dalgalanmaları karşısında ne kadar yetersiz kaldığı bu süreçle birlikte netleşti. Yaklaşık bir aydır süren zorlu hasat mesaisi ve sahil kesimlerine taşınan tonlarca ürün, tarımda modern depolama altyapısının eksikliğini doğrudan gözler önüne seriyor. Küçük üreticiler için on gün boyunca çadırda nöbet tutmak zorunda kalmak, hem iş gücü kaybına hem de ürün maliyetinin artmasına neden oluyor. Önlem alınmazsa önümüzdeki yıllarda benzer hava muhalefetleri doğrudan rekolte kayıplarını tetikleyecektir.

Kaynak: CNN Türk Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Ekonomi
• Sözcü Gündem

Karadeniz bölgesinde yaşanan bereketli hasat dönemi, kabuklu fındık fiyatlarında sert bir düşüşe yol açtı. Geçtiğimiz sezon rekor seviyelere ulaşan fiyatlar, ürün bolluğu sayesinde 100 lira bandına geriledi.

  • Karadeniz'de son yılların en yüksek dönüm başına verimi elde edildi.
  • Kaliteli kabuklu fındığın kilosu 500-600 liradan 100-120 liraya düştü.
  • Uzmanlar uygun fiyat dengesinin önümüzdeki haftalarda da süreceğini öngörüyor.

Karadeniz genelindeki üretici bahçeleri, son dönemin en yüksek verim sağlanan sezonlarından birini geride bırakmaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz yıllarda tarım sektörünü tehdit eden kuraklık ve zirai don gibi olumsuzluklar, bu dönem elverişli hava koşulları sayesinde yerini ürün bolluğuna bıraktı. Dallardaki yoğunluk, pazarlardaki ve toptancı hallerindeki etiketleri doğrudan aşağı çekti.

Tarım arazilerinden toplanarak çuvallarla şehirlere sevk edilen ürünler, iç piyasadaki arz sıkıntısını tamamen ortadan kaldırdı. Geçtiğimiz sezon rekolte darlığı sebebiyle kuruyemiş tezgahlarında kilosu 600 liraya kadar tırmanan kaliteli kabuklu fındık, yeni dönemde 100 ila 120 lira aralığında alıcı buluyor.

Fiyatların gerilemesiyle birlikte tüketiciler semt pazarlarında ve kuruyemiş dükkanlarında hareketlilik yarattı. Özellikle kış mevsimi öncesinde ev bütçesini zorlamadan stok yapmak isteyen vatandaşlar, ucuzlayan taze ürüne yoğun ilgi gösteriyor. Sektör temsilcileri, tarladaki akışın kesintisiz sürmesi halinde mevcut ekonomik dengenin korunacağını ifade ediyor.

Ziraat uzmanları ise rekoltedeki bu ani yükselişin piyasada uzun vadeli bir istikrar sağlayabileceğini vurguluyor. Yüksek kalitesiyle öne çıkan ürünün, cep yakmayan etiket fiyatıyla bu dönem mutfakların en çok tercih edilen kuruyemiş alternatifi olacağı tahmin ediliyor.

AI YORUMU

Geçen yıl 600 liraya dayanan fındık fiyatlarının 100 liraya gerilemesi, hem üreticinin elindeki ürünün pazarlanmasını hızlandıracak hem de dar gelirli tüketicinin rafa rahatça uzanmasını sağlayacak. Ancak bu ani düşüşün, maliyetler karşısında ezilen üreticinin uzun vadeli kazancını nasıl etkileyeceği titizlikle izlenmelidir. Tüketici ucuz fındığa erişirken, sürdürülebilir tarım politikalarıyla üreticinin de korunduğu dengeli bir model kurulması hayati önemdedir.

Kaynak: Sözcü Gündem Haberin tam sayfası →

Ekonomi
• Sözcü Gündem
Ceviz üreticisi tarladaki 100 liralık fiyat ile market arasındaki uçuruma isyan ediyor
Fotoğraf: Sözcü Gündem

Türkiye genelinde ceviz hasadı devam ederken, üreticinin tarlada sattığı fiyat ile market raflarındaki etiketler arasındaki derin uçurum tepki çekiyor. Üreticiler artan maliyetler karşısında gelirlerinin yetersiz kaldığını belirtiyor.

  • Beyaz içli ceviz tarlada 100 ila 150 lira arasında alıcı buluyor.
  • Özel çeşit olan kırmızı içli cevizin kilogram fiyatı 500 liraya ulaşıyor.
  • Yozgat ve Kütahya'daki üreticiler mazot ve işçilik yükünden dert yanıyor.

Türkiye'nin farklı bölgelerinde ceviz hasat sezonu tüm hızıyla sürerken, ürün çeşitleri arasındaki belirgin fiyat makası ve tarladan rafa uzanan süreçteki değişimler sektörün gündeminde yer alıyor. Üreticiler emeklerinin karşılığını almakta zorlandıklarını vurgularken, özellikle beyaz ve kırmızı içli cevizler arasındaki maliyet ve satış dengesizliği dikkatleri üzerine çekiyor.

Yozgat'ın Örencik köyünde üretim yapan Coşkun, mahsullerini 100 ile 150 lira arasındaki rakamlardan elden çıkarmak zorunda kaldıklarını aktarıyor. Aynı ürünlerin market raflarında 400 ila 500 lira bandında satılması ise üreticiler ile tüketiciler arasındaki ekonomik uçurumu gözler önüne seriyor.

Kütahya'nın Simav ilçesindeki çiftçiler ise rekolte ve verim açısından sezondan memnun olduklarını dile getiriyor. Buna karşın mazot, tarımsal ilaçlar ve işçilik gibi kalemlerde yaşanan sürekli artışlar, satış fiyatlarının maliyetleri karşılama oranını düşürüyor ve üreticilerde geleceğe yönelik kaygıları artırıyor.

Hasat dönemindeki bu tablo, tarımsal üretimde aracı zincirlerinin rolünü ve maliyet baskısını bir kez daha tartışmaya açıyor. Üreticiler düşük satış rakamlarından şikayet ederken, girdi fiyatlarındaki tırmanış tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliğini tehdit eden unsurlar arasında gösteriliyor.

AI YORUMU

Tarımsal üretimde tarladaki kazancın raflardaki rakamlarla eşleşmemesi, yerli üreticinin en temel kronik sorunlarından birini oluşturuyor. Yozgat ve Kütahya örneklerinde görülen 100 liralık taban fiyat ile 500 liralık market etiketi arasındaki fark, denetim mekanizmalarının ve aracı maliyetlerinin yeniden ele alınması gerektiğini gösteriyor. Eğer bu makas daraltılamazsa, önümüzdeki yıllarda küçük ölçekli üreticilerin tarlalarını ekmekten vazgeçmesi kaçınılmaz bir risk olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Sözcü Gündem Haberin tam sayfası →

Ekonomi
• Cumhuriyet
Yozgat'ta ceviz hasadı bolluk getirdi ancak üretici fiyatlardan dertli
Fotoğraf: Cumhuriyet

Yozgat bölgesinde üreticiler, geçen yıla kıyasla oldukça verimli geçen ceviz hasadına başladı. Yaklaşık beş metrelik sırıklarla ağaçlardan düşürülen mahsul, yeşil kabuklarından arındırılarak kurutulmaya bırakılıyor. Çiftçiler yüksek rekolteye rağmen ürünlerini toptan 100 ile 150 lira arasında satarken, marketlerde fiyatların 500 liraya ulaşmasından şikayetçi.

  • Yozgat genelinde ceviz hasadı yaklaşık beş metrelik sırıklar yardımıyla yapılıyor.
  • Üreticiler taze cevizi toptan olarak 100 ile 150 lira arasında satıyor.
  • Çiftçiler, kendilerinden ucuza çıkan ürünlerin marketlerde 500 liraya satıldığını belirtiyor.

Yozgat genelinde tarım ve hayvancılıkla geçinen köylüler, sonbahar mevsimiyle birlikte ceviz mesaisine hız kazandırdı. Ağaçlarda olgunlaşan mahsul, yaklaşık beş metrelik uzun sırıklar kullanılarak dallardan düşürülüyor ve toprak üzerindeki mesai başlıyor.

Toplanan ürünler ilk olarak dışındaki kalın yeşil kabuklarından özenle temizleniyor. Ardından kış aylarındaki tüketim için bir miktar ayrılırken kalan kısım kuruma sürecine bırakılıyor.

Örencik köyünde üretim yapan Coşkun Koç, önceki sezona kıyasla bu yıl verimin son derece yüksek olduğunu ifade etti. Hayvancılıkla birlikte ceviz yetiştiriciliğinin de geçim kaynakları arasında yer aldığını belirten Koç, rekolte artsa bile kazancın kendilerini tatmin etmediğini dile getirdi.

Maliyetler ve satış rakamları arasındaki dengesizliğe dikkat çeken üreticiler, mahsulün kilogramını 100 ila 150 lira arasında elden çıkarmak zorunda kaldıklarını aktardı. Ürün kurudukça ağırlığının yarı yarıya azaldığını vurgulayan çiftçiler, tarladan çıkan cevizlerin zincir market raflarında 400 ila 500 lirayı bulan fiyatlarla alıcı bulduğunu belirtti.

AI YORUMU

Tarım sektöründeki en kronik sorunlardan biri olan üretici ile tüketici arasındaki uçurum, Coşkun Koç'un paylaştığı 100 liralık tarlat satış fiyatı ile 500 liralık market etiketi arasındaki farkta net biçimde görülüyor. Yozgat gibi yüksek verim alınan bölgelerde bile çiftçinin eline geçen paranın düşük kalması, kırsal kalkınmayı ve üretim motivasyonunu doğrudan zedeliyor. Yetkililerin aracı zincirlerini denetleyici adımlar atmaması durumunda, yüksek rekolte bile tek başına küçük üreticinin refahını artırmaya yetmeyecektir.

Kaynak: Cumhuriyet Haberin tam sayfası →

Ekonomi
• Habertürk
Denizlerde palamut bolluğu yaşanıyor: Tanesi 40 liradan satılıyor
Fotoğraf: Habertürk

Av sezonunun başlamasıyla birlikte denizlerde yıllardır görülmeyen bir palamut bolluğu yaşanıyor. Hal fiyatları 40 ile 60 lira arasında değişen balığın kasım sonuna kadar sofralarda yer alması bekleniyor.

  • Palamut bolluğu 1987 yılından bu yana ilk kez bu seviyede görülüyor.
  • Hallerde palamut fiyatları 40 lira ile 60 lira arasında değişiyor.
  • Uzmanlar hamsi, çinekop ve lüfer için de umutlu olduklarını belirtiyor.

Türkiye genelinde balıkçılık sektörü, uzun yıllardır şahit olunmayan bir bolluk dönemi geçiriyor. Av sezonunun açılmasıyla birlikte ağlara takılan palamut miktarı hem esnafın hem de tüketicinin yüzünü güldürdü. İstanbul Su Ürünleri Komisyoncuları Derneği Başkanı Metin Akçay, 1987 yılından bu yana böyle bir verimlilikle karşılaşmadıklarını vurguladı.

Doğu Karadeniz'den batı kıyılarına kadar hemen her bölgede palamut avcılığının yüksek seyrettiği ifade ediliyor. Hallerde ortalama 800 gram ağırlığındaki bir palamut 40 lira ile 60 lira arasında alıcı buluyor. Karadeniz bölgesindeki toptan satış fiyatlarının ise 25 ile 30 lira bandına kadar gerilediği belirtiliyor.

Sezonun ilerleyen dönemlerinde diğer balık türlerinde de benzer bir bereket bekleniyor. Sektör temsilcileri, palamut sezonunun ardından hamsi, çinekop ve lüfer bolluğu yaşanacağını öngörüyor. Hava ve iklim koşullarının uygun gitmesi durumunda balıkçılık faaliyetlerinin nisan ayına kadar canlı kalması umuluyor.

Artan maliyetlere rağmen palamut fiyatlarının uygun seviyelerde kalması, vatandaşların bütçesini zorlamadan balık tüketmesine olanak tanıyor. Uzmanlar, hem balıkçılığın sürdürülebilirliği hem de halkın uygun fiyatlı gıdaya erişimi için tüketimin artması gerektiğini hatırlatıyor.

AI YORUMU

Tüketicilerin bütçesini rahatlatan bu dönemsel bolluk, artan maliyetler karşısında dar gelirli haneler için önemli bir alternatif oluşturuyor. 40 ile 60 lira arasındaki perakende etiketleri, kırmızı et ve tavuk fiyatlarıyla kıyaslandığında mutfak harcamalarını doğrudan düşürüyor. Sezon sonuna kadar bu fiyat seviyelerinin korunması, hanehalkı tüketim alışkanlıklarını doğrudan şekillendirecektir.

Kaynak: Habertürk Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…