Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Ekonomi
Ceviz üreticisi tarladaki 100 liralık fiyat ile market arasındaki uçuruma isyan ediyor
•1 dk okuma
Paylaş
HEkonomi
iFotoğraf: ehnmark · CC BY 2.0 · Wikimedia Commons
Özet
Türkiye genelinde ceviz hasadı devam ederken, üreticinin tarlada sattığı fiyat ile market raflarındaki etiketler arasındaki derin uçurum tepki çekiyor. Üreticiler artan maliyetler karşısında gelirlerinin yetersiz kaldığını belirtiyor.
Öne çıkanlar
Beyaz içli ceviz tarlada 100 ila 150 lira arasında alıcı buluyor.
Özel çeşit olan kırmızı içli cevizin kilogram fiyatı 500 liraya ulaşıyor.
Yozgat ve Kütahya'daki üreticiler mazot ve işçilik yükünden dert yanıyor.
Haberin Detayı
Türkiye'nin farklı bölgelerinde ceviz hasat sezonu tüm hızıyla sürerken, ürün çeşitleri arasındaki belirgin fiyat makası ve tarladan rafa uzanan süreçteki değişimler sektörün gündeminde yer alıyor. Üreticiler emeklerinin karşılığını almakta zorlandıklarını vurgularken, özellikle beyaz ve kırmızı içli cevizler arasındaki maliyet ve satış dengesizliği dikkatleri üzerine çekiyor.
Yozgat'ın Örencik köyünde üretim yapan Coşkun, mahsullerini 100 ile 150 lira arasındaki rakamlardan elden çıkarmak zorunda kaldıklarını aktarıyor. Aynı ürünlerin market raflarında 400 ila 500 lira bandında satılması ise üreticiler ile tüketiciler arasındaki ekonomik uçurumu gözler önüne seriyor.
Kütahya'nın Simav ilçesindeki çiftçiler ise rekolte ve verim açısından sezondan memnun olduklarını dile getiriyor. Buna karşın mazot, tarımsal ilaçlar ve işçilik gibi kalemlerde yaşanan sürekli artışlar, satış fiyatlarının maliyetleri karşılama oranını düşürüyor ve üreticilerde geleceğe yönelik kaygıları artırıyor.
Hasat dönemindeki bu tablo, tarımsal üretimde aracı zincirlerinin rolünü ve maliyet baskısını bir kez daha tartışmaya açıyor. Üreticiler düşük satış rakamlarından şikayet ederken, girdi fiyatlarındaki tırmanış tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliğini tehdit eden unsurlar arasında gösteriliyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Tarımsal üretimde tarladaki kazancın raflardaki rakamlarla eşleşmemesi, yerli üreticinin en temel kronik sorunlarından birini oluşturuyor. Yozgat ve Kütahya örneklerinde görülen 100 liralık taban fiyat ile 500 liralık market etiketi arasındaki fark, denetim mekanizmalarının ve aracı maliyetlerinin yeniden ele alınması gerektiğini gösteriyor. Eğer bu makas daraltılamazsa, önümüzdeki yıllarda küçük ölçekli üreticilerin tarlalarını ekmekten vazgeçmesi kaçınılmaz bir risk olarak öne çıkıyor.
Kaynak:
Sözcü Gündem
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Yozgat bölgesinde üreticiler, geçen yıla kıyasla oldukça verimli geçen ceviz hasadına başladı. Yaklaşık beş metrelik sırıklarla ağaçlardan düşürülen mahsul, yeşil kabuklarından arındırılarak kurutulmaya bırakılıyor. Çiftçiler yüksek rekolteye rağmen ürünlerini toptan 100 ile 150 lira arasında satarken, marketlerde fiyatların 500 liraya ulaşmasından şikayetçi.
Yozgat genelinde ceviz hasadı yaklaşık beş metrelik sırıklar yardımıyla yapılıyor.
Üreticiler taze cevizi toptan olarak 100 ile 150 lira arasında satıyor.
Çiftçiler, kendilerinden ucuza çıkan ürünlerin marketlerde 500 liraya satıldığını belirtiyor.
Yozgat genelinde tarım ve hayvancılıkla geçinen köylüler, sonbahar mevsimiyle birlikte ceviz mesaisine hız kazandırdı. Ağaçlarda olgunlaşan mahsul, yaklaşık beş metrelik uzun sırıklar kullanılarak dallardan düşürülüyor ve toprak üzerindeki mesai başlıyor.
Toplanan ürünler ilk olarak dışındaki kalın yeşil kabuklarından özenle temizleniyor. Ardından kış aylarındaki tüketim için bir miktar ayrılırken kalan kısım kuruma sürecine bırakılıyor.
Örencik köyünde üretim yapan Coşkun Koç, önceki sezona kıyasla bu yıl verimin son derece yüksek olduğunu ifade etti. Hayvancılıkla birlikte ceviz yetiştiriciliğinin de geçim kaynakları arasında yer aldığını belirten Koç, rekolte artsa bile kazancın kendilerini tatmin etmediğini dile getirdi.
Maliyetler ve satış rakamları arasındaki dengesizliğe dikkat çeken üreticiler, mahsulün kilogramını 100 ila 150 lira arasında elden çıkarmak zorunda kaldıklarını aktardı. Ürün kurudukça ağırlığının yarı yarıya azaldığını vurgulayan çiftçiler, tarladan çıkan cevizlerin zincir market raflarında 400 ila 500 lirayı bulan fiyatlarla alıcı bulduğunu belirtti.
AI YORUMU
Tarım sektöründeki en kronik sorunlardan biri olan üretici ile tüketici arasındaki uçurum, Coşkun Koç'un paylaştığı 100 liralık tarlat satış fiyatı ile 500 liralık market etiketi arasındaki farkta net biçimde görülüyor. Yozgat gibi yüksek verim alınan bölgelerde bile çiftçinin eline geçen paranın düşük kalması, kırsal kalkınmayı ve üretim motivasyonunu doğrudan zedeliyor. Yetkililerin aracı zincirlerini denetleyici adımlar atmaması durumunda, yüksek rekolte bile tek başına küçük üreticinin refahını artırmaya yetmeyecektir.
Muğla genelinde elverişli iklim ve coğrafi şartlar sayesinde avokado üretimi 843 dekara çıktı. Kentte artan alternatif ürün çeşitliliği ve talepler doğrultusunda yıllık rekolte 506 tona ulaştı.
Muğla'da avokado üretim alanı 2011 yılından bu yana 843 dekara ulaştı.
Kentte yıllık avokado rekoltesi 506 ton olarak kayıtlara geçti.
Gökova, Fethiye, Dalaman ve Ortaca bölgeleri üretimde öne çıkıyor.
Muğla sınırları içinde Akdeniz iklim kuşağının sunduğu avantajlar ve mikroklima özellikleri, tarımsal ürün çeşitliliğinde yeni kapılar açıyor. Geleneksel tarım ürünlerinin dışına çıkan çiftçiler, özellikle turuncgillere alternatif olarak avokado yetiştiriciliğine yöneliyor. Bu kapsamda il genelinde tarım alanları hızla çeşitlenirken üreticiler de yeni bahçeler kurarak gelir kaynaklarını artırıyor.
Tarım faaliyetlerinin coğrafi dağılımına bakıldığında Ula ilçesine bağlı Gökova bölgesinin yanı sıra Fethiye, Dalaman ve Ortaca ilçeleri üretimde merkez konumunda yer alıyor. İlk olarak 2011 yılında Gökova'da 4 dekarlık mütevazı bir alanda başlayan denemeler, aradan geçen zamanda 843 dekarlık geniş bir coğrafyaya yayıldı. Bölgedeki çiftçilerin emeğiyle yıllık toplam rekolte 506 ton seviyesini yakaladı.
Türkiye genelindeki toplam avokado tablosuna bakıldığında, yaklaşık 62 bin dekarlık alanda 68 bin tonluk bir üretim kapasitesi bulunuyor. Muğla, sahip olduğu elverişli mikro klima kuşağı sayesinde bu pazarda payını artırıyor. Yetiştiricilik faaliyetlerinin belirli merkezlerde kümelenmesi, hem ürün miktarının büyümesini hem de pazarlama süreçlerinin daha organize yürütülmesini sağlıyor.
Yalnızca avokado ile sınırlı kalmayan tarımsal çeşitlendirme hamlesi; nar, enginar, çilek, böğürtlen, ahududu ve yaban mersini gibi farklı meyve türlerini de kapsıyor. Aynı zamanda sakız ağacı, defne, safran ve salep gibi tıbbi aromatik bitkiler de toprakla buluşturuluyor. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, kırsal kalkınmayı desteklemek ve yerli üretimi güçlendirerek ithalatı azaltmak amacıyla bu projelere rehberlik ediyor.
AI YORUMU
Tarım ürünlerinde çeşitliliğin artması, üreticilerin tek bir ürüne bağımlı kalma riskini azaltarak bölgesel ekonomiyi doğrudan destekliyor. 2011 yılında sadece 4 dekarla başlayan girişimlerin 843 dekara çıkması, doğru iklim analizinin yerel üreticiye sağladığı somut faydayı gösteriyor. Türkiye genelindeki 62 bin dekarlık toplam alanla kıyaslandığında Muğla'nın payı henüz başlangıç aşamasında olsa da, bölgesel kümelenme modeli uzun vadede pazarda güçlü bir oyuncu olmanın zeminini hazırlıyor.
Türkiye'nin ocak-eylül dönemi ihracatı yüzde 5,2 artışla 211 milyar dolara ulaştı. Yılın dokuz aylık sürecinde 26 sektörden 18'i dış satımını artırırken, en yüksek yükseliş yaş meyve ve sebze alanında kaydedildi.
Ocak-eylül döneminde ihracat yüzde 5,2 artarak 211 milyar dolara yükseldi.
Zeytin ve zeytinyağı ihracatı düşük rekolte nedeniyle yüzde 28 geriledi.
Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, yılın ilk dokuz ayında dış ticaret hacmi rekor seviyeye ulaştı. Belirtilen dönemde toplam ihracat geçen yılın aynı zaman dilimine kıyasla yüzde 5,2 oranında artış göstererek 211 milyar dolar sınırını aştı. Son 12 aylık periyotta ise toplam dış satım 283,7 milyar dolara yükseldi ve bu süreçte incelenen 26 ana sektörün 18'i büyüme kaydetti.
Yılın dokuz aylık bilançosuna göre ihracatını en çok artıran alan yüzde 42'lik tırmanışla yaş meyve ve sebze oldu ve 3,2 milyar dolarlık satış gerçekleştirildi. Savunma ve havacılık sanayisi ise yüzde 16 yükselişle 6,9 milyar dolarlık ihracata imza attı.
Otomotiv endüstrisi 31,1 milyar dolarlık dış satımla hacim liderliğini korurken, kimyevi maddeler ve mamulleri 25,8 milyar dolarla bu sektörü takip etti. Çelik ihracatı 12,7 milyar dolar, elektrik ve elektronik sektörü ise 14,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Belirtilen dönemde bazı kalemlerde ise daralma yaşandı.
Toplam 8 sektörün ihracatında düşüş kaydedilirken, en sert gerileme yüzde 28 ile zeytin ve zeytinyağı sektöründe görüldü. Sektör temsilcileri bu düşüşün temel sebebinin geçen sezonki düşük rekolte olduğunu bildirdi. Ayrıca ABD'nin temmuz ayında yürürlüğe koyduğu yüzde 12,5'lik ek verginin üreticilerin rekabet gücünü zayıflattığı ifade edildi.
AI YORUMU
Dış ticaret verilerindeki artış eğilimi genel toplamda olumlu bir tablo çizebilse de, tarım ve gıda kollarındaki dalgalanmalar yerel üreticilerin karşılaştığı yapısal riskleri açıkça işaret ediyor. Zeytin ve zeytinyağı ihracatındaki yüzde 28'lik sert düşüş, iklim koşullarına bağlı rekolte kayıplarının dış pazardaki payı ne denli hızlı eritebileceğini gösteriyor. Üreticilerin önümüzdeki dönemde uluslararası pazarlardaki korumacı vergi duvarlarıyla baş edebilmesi için maliyet yönetimi ve katma değerli ürün stratejilerine ağırlık vermesi şart.
Türkiye'nin yumurta dış satımı yılın ilk dokuz ayında önemli bir ivme yakalayarak milyonlarca dolarlık hacme ulaştı. Küresel piyasalardaki hastalıklar ve iç piyasadaki kota esnetilmeleri bu artışta başrol oynadı.
Yumurta ihracatı yüzde 54 artarak 418 milyon 676 bin dolara yükseldi.
Sofralık tavuk yumurtası ihracatı değer bazında yüzde 132,4 oranında arttı.
Sektörün yıl sonu ihracat hedefi 550 milyon dolar olarak güncellendi.
Tarım ve hayvancılık alanındaki dış ticaret verilerine göre, Türkiye'nin yumurta satışı yılın ocak-eylül döneminde büyük bir sıçrama kaydetti. Su ürünleri dışındaki hayvansal mamul ihracatı toplamda 1 milyar 275 milyon doları bulurken, bu tablonun en büyük payı yumurta sektörüne ait oldu.
Geçen yılın aynı döneminde daha düşük seviyede kalan dış satım rakamları, bu yıl kuluçkalık ve sofralık ürünlerin katkısıyla 418 milyon dolar sınırını aştı. Özellikle sofralık tavuk yumurtası ihracatındaki yüzde 132,4'lük artış dikkat çeken detaylar arasında yer aldı.
Sektör temsilcileri, dış pazarlardaki bu hareketliliğin arkasında uluslararası alanda yaşanan sağlık sorunlarının ve küresel üretim kayıplarının yattığını belirtiyor. Kuş gribi gibi hastalıkların Avrupa ve ABD ekseninde üretimi aksatması, Türkiye'ye yönelik talebi artırdı.
Özellikle Hollanda, Polonya ve Yunanistan gibi ülkelere yapılan sevkiyatlarda yüze yakın artışlar görüldü. Tarım ve Orman Bakanlığının iç piyasa yeterliliğini onaylamasının ardından küçük boy yumurta kotalarının beş katına çıkarılması da üreticinin elini rahatlattı.
Yakın coğrafyadaki Arap ülkeleri ana pazar olmayı sürdürürken, Afrika ve Macaristan gibi yeni rotalar da portföye eklendi. Üreticiden çıkış fiyatlarının sınırlandırılmış olması iç dengeleri korurken, yıl sonu hedefi yükseltildi.
AI YORUMU
Küresel ölçekteki sağlık krizlerinin tarım ticaretinde yarattığı boşluğu doğru okuyan üreticiler, ihracatta somut bir sıçrama yakalamayı başardı. Rakamların 418 milyon doları bulması, uluslararası pazarlardaki tedarik zinciri açıklarının Türk sektörü tarafından hızlıca kapatıldığını gösteriyor. İç piyasadaki fiyat dengesini koruma refleksi sürerken, yeni pazarların çeşitlenmesi dış ticaretteki riskleri minimize ediyor. Kotaların esnetilmesi hamlesi devam etmezse, artan talebi karşılamakta lojistik kapasitenin zorlanma ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır.