PİYASA
Ekonomi

Jeffrey Gundlach'tan S&P 500 için 'içi boş ağaç' uyarısı

Jeffrey Gundlach'tan S&P 500 için 'içi boş ağaç' uyarısı Fotoğraf: Borsatek

Özet

S&P 500 endeksi tarihi zirvelerine yakın seyrederken, bileşenlerin büyük kısmında derin kayıplar yaşanıyor. Uzmanlar, dev teknoloji şirketlerinin endeksi yukarıda tuttuğunu ancak tabanda ciddi bir kırılganlık bulunduğunu vurguluyor.

Öne çıkanlar

  • S&P 500 şirketlerinin yüzde 80'i ekim başında 52 haftalık zirvelerinin yüzde 10 gerisindeydi.
  • Hisselerin yüzde 40'tan fazlası 2026 yılı için ekside seyrediyor.
  • CoreWeave gibi yapay zeka borçlularının tahvil getirileri yüzde 15-16 seviyelerine ulaştı.

Haberin Detayı

DoubleLine Capital kurucusu Jeffrey Gundlach, S&P 500 endeksinin rekor düzeylere ulaşmasına rağmen yüzeyin altında büyük bir zayıflık barındırdığını ifade etti. Piyasayı dışı sağlam görünen ancak içeriden çürümüş bir ağaca benzeten yatırım uzmanı, endeks bileşenlerinin çoğunun düzeltme veya ayı piyasası sürecinde olduğunu belirtti. MarketWatch verilerine göre ekim ayının ilk günlerinde şirketlerin yüzde 80'i zirvelerinin en az yüzde 10 altında işlem görürken, üçte birinden fazlası yüzde 20'den fazla değer kaybetti.

Endeksin piyasa değerine dayalı hesaplanması, dev teknoloji firmalarının performansının yüzlerce küçük şirketin yaşadığı düşüşleri maskelemesini sağlıyor. Bu durum ortalama bir yatırımcının portföyündeki tablo ile televizyonlardaki endeks verileri arasında ciddi bir uçurum oluşturuyor. Reuters analizine göre yıl içinde S&P 500 yüzde 14 civarında artış kaydederken, iki yüzden fazla üye şirket yıl genelinde ekside kaldı ve medyan hisse senedi yalnızca yüzde 4 civarında değer kazandı.

Gundlach'ın uyarıları sadece hisse senedi piyasasının darlığıyla kalmayıp borçlanma ve kredi alanlarına da uzanıyor. Yapay zeka altyapı yatırımlarını finanse eden şirketlerden CoreWeave, yaklaşık 50 milyar dolarlık borç yüküyle dikkat çekiyor. LSEG verilerine göre firmanın tahvil getirileri yüzde 15 ile 16 aralığına tırmanırken, temerrüt sigorta maliyetleri de 1.200 baz puana ulaştı ve bu durum kredi verenlerin çok daha yüksek getiri talep ettiğini gösteriyor.

Özel kredi varlıklarının halka açık hisseler kadar hızlı fiyatlanmaması, yatırımcıların olası kayıpları zamanında fark etmesini engelliyor. Carlyle tahminlerine göre özel kredi piyasası gelecekte trilyonlarca dolarlık yapay zeka altyapısını finanse edebilir. Uluslararası Para Fonu da yüksek devlet tahvili getirileri ile yatırımlardaki olası yavaşlamanın küresel finansal istikrarı tehdit edebileceği yönünde uyarıda bulunuyor.

Piyasa genişliği ve kredi koşulları, endeksin gerçek sağlığını gösteren temel göstergeler olarak öne çıkıyor. Daha fazla üyenin uzun vadeli normların üzerine çıkması veya faiz oranlarının maliyetleri artırması, yatırımcıların başlık rakamlarının ötesine bakmasını zorunlu kılıyor. Uzmanlar, küçük ve büyük şirketler arasındaki bu makas kapanmadığı sürece yoğunlaşma riskinin süreceğini belirtiyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Yüksek piyasa endeksleri ile tabandaki yüzlerce şirketin gerilemesi arasındaki uçurum, yatırımcıların veriye dayalı hareket etmesini zorunlu kılıyor. Şirketlerin yüzde 40'tan fazlasının yıl bazında ekside olması ve dev borçlanma maliyetleri, yalnızca büyük teknoloji devlerine güvenen portföylerin ne denli risk taşıdığını net biçimde gösteriyor. Endeksin dörtte birinin yüzde 11 gerilediği senaryoda, tek bir sektöre dayalı büyüme modelinin tersine dönmesi halinde küçük yatırımcılar için kaçış alanı kalmayabilir. Bu tablo, yapay zeka altyapı finansmanındaki kaldıraç oranlarının genişlemesiyle birlikte kredi piyasalarındaki kırılganlığı artırıyor.

Kaynak: Borsatek Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Ekonomi
• Bigpara
Ara seçimler yaklaşırken ticaret savaşları küresel ekonomiyi tehdit ediyor
Fotoğraf: Bigpara

Kasım ayındaki ara seçimlerin ardından ABD yönetiminin ticaret politikalarını sertleştirmesi ve gümrük tarifelerini artırması bekleniyor. Allianz Trade raporuna göre korumacı adımlar küresel tedarik zincirlerini zorlarken yapay zeka talebi ticareti destekliyor.

  • ABD tarifeleriyle bağlantılı ihracat kayıplarının 2025 yılında 74 milyar doları bulması bekleniyor.
  • Olumsuz senaryolarda ortalama gümrük tarifesi oranının yüzde 21,3 seviyesine çıkabileceği tahmin ediliyor.

Küresel ticarette korumacı politikalar ve gümrük tarifelerine ilişkin belirsizlikler devam ederken, Amerika Birleşik Devletleri'nde kasım ayında yapılacak ara seçimlerin ardından ticaret politikalarının daha sert bir döneme girmesi bekleniyor. Allianz Trade tarafından yayımlanan Ekonomik Görünüm raporunda, küresel ticaretin jeopolitik gerilimler, enerji arzındaki aksaklıklar ve korumacı eğilimler nedeniyle köklü bir değişim sürecinden geçtiği vurgulanıyor. ABD'nin uygulamaya koyduğu gümrük tarifeleri ile Çin'deki zayıf iç talebin birleşmesi, Çinli şirketlerin ihracat rotasını Avrupa ve Küresel Güney pazarlarına çevirmesine yol açıyor.

Çin şoku 2,0 olarak adlandırılan bu süreç Avrupa ekonomileri üzerinde yoğun bir baskı oluştururken, artan rekabet ve azalan ihracat fırsatları ticaret dengelerini sarsıyor. Raporda aktarılan verilere göre, ABD tarifeleriyle bağlantılı ihracat kayıplarının 2025 yılında 74 milyar dolar düzeyinde gerçekleşeceği, 2026 döneminde ise 42 milyar doları bulacağı hesaplanıyor. Seçimlerin ardından ticaret savaşlarının tırmanabileceği ve olumsuz senaryolarda ortalama gümrük tarifelerinin yüzde 21,3 oranına kadar yükselebileceği öngörülüyor. Çin'in üretim fazlasına yönelik yeni ek vergiler getirilmesi ve üçüncü ülkeler üzerinden yapılan sevkıyatların soruşturulması başlıca risk başlıkları arasında yer alıyor.

Tüm bu korumacı baskılara karşın teknoloji odaklı gelişmeler ticaret hacmini ayakta tutan temel unsur olarak öne çıkıyor. Yapay zeka talebinin küresel mal ticareti büyümesine bu yıl 4,8 puanlık bir katkı sunması beklenirken, Avrupa'nın savunma harcamaları 0,2 puanlık destek sağlıyor. Buna karşılık Hürmüz Boğazı'nın kapanma ihtimali ticaret büyümesinden 2,1 puan, devam eden ticaret savaşları ise 0,4 puan siliyor. Yapay zeka kaynaklı güçlü talep dalgası, küresel ekonomideki yapısal ayrışmaları kısmen perdeleyerek farklı büyüme hızlarının ortaya çıkmasına neden oluyor.

Asya-Pasifik bölgesi, tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesinden ve yarı iletken girdilerine duyulan yoğun ihtiyaçtan doğrudan yararlanıyor. Yapay zeka tedarik zincirlerinde aktif rol alan Güney Kore'nin ihracatı yıllık bazda yüzde 10,5 artış gösterirken, Tayvan'da bu oran yüzde 30 seviyesine ulaşıyor. Meksika, Vietnam ve Malezya da tedarik zincirlerindeki kaymalardan olumlu etkilenen ülkeler arasında bulunuyor. Uzmanlar, yapay zekanın veri ve altyapı maliyetlerine rağmen Asya-Pasifik ekonomilerinde büyümenin yüzde 25'inin bu yatırımlardan kaynaklanacağını tahmin ediyor.

Gelecek döneme ilişkin beklentiler, serbest ticaret anlaşmalarının ihracata sunacağı ölçülebilir katkılara odaklanıyor. Son on iki ayda imzalanan anlaşmaların 2027 yılından itibaren küresel ticarete yıllık yaklaşık 0,1 puan destek vermesi bekleniyor. Avrupa Birliği, Hindistan ve Avustralya gibi pazarların bu anlaşmalardan kazançlı çıkması öngörülürken, tarife baskılarının getirdiği maliyetlerin dijital ve teknolojik yatırımlarla dengelenmeye çalışılacağı anlaşılıyor.

AI YORUMU

Yapay zeka talebinin getirdiği ihracat artışı, korumacı politikaların yarattığı lojistik daralmaları ve maliyetleri tek başına sırtlayamaz. Güney Kore'nin yüzde 10,5 ve Tayvan'ın yüzde 30'luk ihracat artışı, donanım tedarik zincirinde doğru konumlanan ülkelerin kazançlı çıkacağını net biçimde gösteriyor. Ancak bu teknolojik ivme, fiziki gümrük duvarlarının ve ara seçim sonrası sertleşmesi muhtemel ticaret savaşlarının getirdiği riskleri tamamen ortadan kaldırmıyor. Ülkeler çip üretimi ve veri altyapısına bel bağlasa da, tarifeler küresel büyümeden her yıl pay koparmaya devam edecek.

Kaynak: Bigpara Haberin tam sayfası →

Ekonomi
• CNBC-e
Kriz kahini Nouriel Roubini Bitcoin yerine altını seçti
Fotoğraf: CNBC-e

Ekonomist Nouriel Roubini, küresel piyasalardaki risklere karşı kripto varlıklar yerine fiziksel altını önerdiğini bildirdi. Ünlü uzman, geçen yıl altının yüzde 60 değer kazandığını, Bitcoin'in ise yüzde 5 gerilediğini hatırlattı. Roubini ayrıca yapay zekâ pazarındaki büyümenin dot-com krizinden farklı olduğunu vurguladı.

  • Altın geçen yıl yüzde 60 artarken Bitcoin yüzde 5 geriledi.
  • Roubini yüksek oynaklık sebebiyle kripto yerine fiziki altını tercih ediyor.
  • Yapay zekâ gelirlerinin dot-com balonu gibi temelsiz olmadığı belirtildi.

2008 yılındaki küresel finansal çöküşü önceden tahmin etmesiyle tanınan ekonomist Nouriel Roubini, yatırım tercihlerine dair yeni değerlendirmelerini paylaştı. Dubai'de gerçekleştirilen SuperReturn etkinliğinde konuşan Roubini, yatırımcıların sermayelerini Orta Doğu, Asya ve gelişmekte olan pazarlara yayması gerektiğini savundu. Jeopolitik gerilimlerin ve piyasa dalgalanmalarının arttığı bu dönemde portföy dağılımının dengelenmesi gerektiği aktarıldı.

Alternatif finansal enstrümanlar arasından kıymetli madenleri öne çıkaran ekonomist, kripto para birimlerine yönelik mesafeli duruşunu yineledi. Altının geçen yıl kaydettiği yüzde 60'lık yükselişe karşılık dijital altın olarak pazarlanan Bitcoin'in yüzde 5 değer kaybettiğine işaret eden Roubini, sert fiyat dalgalanmalarından kaçınarak güvenli limana yönelmenin çok daha akılcı bir adım olduğunu dile getirdi.

Piyasalardaki yapay zekâ yatırımlarına da değinen tecrübeli analist, teknoloji şirketlerinin değerlemelerinde aşırılıklar bulunabileceğini ancak olası düzeltmelerin kısıtlı kalacağını söyledi. Günümüzdeki teknoloji dalgasını 2000'li yılların başındaki dot-com çöküşünden ayıran en büyük faktörün şirketlerin ürettiği devasa gelirler ve kârlılık olduğunu belirten Roubini, sektörün somut bir ticari talep gördüğünü savundu.

Eskiden taşıdığı karamsar unvanın aksine dünya ekonomisine daha pozitif baktığını ifade eden Roubini, kamu borçları ve yükselen faizler konusunda ise uyarıda bulundu. Tahvil getirilerinin yüzde 4 ile 5 bandının üzerine çıkmasının hükümetlerin borçlanma maliyetlerini zorladığına değinen uzman, küresel dengenin korunması adına Amerika Birleşik Devletleri ile Çin arasındaki rekabetin kontrollü ilerlemesi gerektiğini hatırlattı.

AI YORUMU

Yüksek volatilite taşıyan kripto paralara bel bağlamak yerine somut getirisi olan geleneksel varlıklara odaklanmak gerekir. Roubini'nin işaret ettiği üzere tahvil getirilerinin yüzde 4-5 seviyesine tırmandığı bir borç ortamında, dijital varlıkların sermaye koruma işlevi zayıflıyor. Bu durum özellikle birikimlerini korumak isteyen bireysel tasarruf sahiplerini ve fon yöneticilerini doğrudan ilgilendiriyor. Eğer merkez bankaları faizleri uzun süre bu bantta tutarsa, spekülatif varlıklardan kaçış sürüp fiziki altına kayış hız kazanacaktır.

Kaynak: CNBC-e Haberin tam sayfası →

Ekonomi
• Para Analiz
Yapay Zeka Yatırımları Küresel Ekonomide Risk Oluşturur mu?
Fotoğraf: Para Analiz

Teknoloji dünyasında hız kazanan yapay zeka harcamalarının küresel finans sistemine etkileri tartışılıyor. Uzmanlar mevcut büyüme dalgasının olası ekonomik yansımalarını ve risk faktörlerini inceliyor.

  • Yapay zeka alanındaki devasa harcamalar finans çevrelerinde dikkat çekiyor.
  • Hızlı büyüme dalgasının olası ekonomik kriz riskleri masaya yatırıldı.
  • Piyasa analistleri olası senaryoları ve kırılganlıkları değerlendiriyor.

Günümüzde milyarlarca dolarlık bütçelerin aktarıldığı yapay zeka teknolojileri, küresel finans çevrelerinin en çok tartıştığı konuların başında geliyor. Sektördeki devasa sermaye akışı yeni bir ekonomik dönemin kapılarını aralarken, aynı zamanda gelecekte yaşanabilecek olası dengesizliklere dair endişeleri de beraberinde getiriyor.

Geçmişteki teknoloji baloncuklarını hatırlatan bu yoğun yatırım iştahı, şirketlerin maliyet ve gelir dengesini sorgulatıyor. Birçok girişim ve büyük ölçekli şirket, yapay zeka altyapılarını kurmak için rekabet ederken, harcanan devasa fonların ne zaman kâra dönüşeceği belirsizliğini koruyor.

Ekonomistler, piyasalardaki aşırı iyimserliğin ani bir düzeltme hareketini tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. Arz ve talep dengesinin sarsılması durumunda, teknoloji odaklı fonların ve bu alana kredi sağlayan finans kurumlarının olumsuz etkilenebileceği ifade ediliyor.

Önümüzdeki dönemde şirketlerin bilançolarında yapay zeka yatırımlarının karşılığını görüp göremeyeceği hayati önem taşıyor. Sürdürülebilir bir büyüme için somut gelir modellerinin devreye girmesi gerektiği, aksi takdirde piyasalarda ciddi çalkantıların kaçınılmaz olacağı vurgulanıyor.

AI YORUMU

Bu analiz, teknolojideki heyecanın finansal gerçeklerle ne ölçüde örtüştüğünü sorgulaması açısından kritik bir eşikte bulunuyor. Spekülatif hareketlerin kontrol altına alınmaması, sadece teknoloji devlerini değil tüm küresel tedarik zincirini sarsabilir. Yatırımcıların anlık trendler yerine uzun vadeli rasyonel modellere odaklanması artık bir zorunluluk haline geldi.

Kaynak: Para Analiz Haberin tam sayfası →

Ekonomi
• Canlı Gaste

New York borsasındaki işlemler, seansın açılış ziliyle birlikte farklı yönlerdeki hareketlerle başladı. Yatırımcıların ve piyasa aktörlerinin odağındaki veriler doğrultusunda hisse senetleri endeksleri ayrıştı. Küresel piyasalardaki belirsizlik ortamı ve yaklaşan ekonomik açıklamalar bu tablonun oluşmasında etkili oldu.

  • New York borsası seansın açılışında yön arayışına girdi.
  • Hisse senetleri endeksleri seansın ilk dakikalarında farklı eğilimler sergiledi.
  • Piyasalar güncel ekonomik verileri ve gelecek açıklamaları yakından takip ediyor.

Küresel finans merkezlerinin kalbi konumundaki Wall Street, yeni seansa temkinli ve kararsız bir başlangıç yaptı. Açılış anından itibaren endekslerin farklı yönlere savrulması, yatırımcıların henüz net bir pozisyon alamadığını gösterdi.

Analistler, piyasalardaki bu dalgalı tablonun temelinde son dönemde açıklanan makroekonomik verilerin yattığını belirtiyor. Enflasyon oranları ve merkez bankalarının olası adımları konusundaki beklentiler, hisse senedi piyasalarında temkinli duruşu beraberinde getiriyor.

Uzmanlar, seansın ilerleyen saatlerinde açıklanacak şirket bilançoları ile veri akışının piyasanın yönü üzerinde belirleyici olacağını vurguluyor. Yatırımcılar ise risk iştahını dengede tutmaya çalışarak küresel gelişmeleri yakından izliyor.

AI YORUMU

Borsalardaki bu kararsız başlangıç, yatırımcıların yön bulma konusunda ne kadar hassas bir dönemden geçtiğini net biçimde ortaya koyuyor. Özellikle yaklaşan veri açıklamaları öncesinde büyük sermayenin riskten kaçınma eğilimi göstermesi, piyasalarda ani dalgalanmalara zemin hazırlayabilir. Bu süreçte bireysel yatırımcıların kısa vadeli dalgalanmalardan ziyade temel göstergelere odaklanması kritik önem taşıyor.

Kaynak: Canlı Gaste Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler

Yorumlar

GitHub hesabıyla yazılır — reklamsız, takipsiz.

Yorumlar yükleniyor…