Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Sağlık
İstanbul'da üst solunum yolu vakaları son bir ayda 559 bini buldu
•1 dk okuma
Paylaş
HSağlık
Fotoğraf: AA Güncel
Özet
Sonbahar mevsimiyle birlikte İstanbul genelinde üst solunum yolu enfeksiyonu şikayetleriyle hastanelere başvuranların sayısı son bir ayda 559 bine ulaştı. Sağlık yetkilileri, okulların açılması ve hava değişimlerinin virüslerin yayılımını hızlandırdığına dikkat çekti.
Öne çıkanlar
Son bir ayda 559 bin kişi üst solunum yolu şikayetiyle hastanelere başvurdu.
İstanbul'da 46 bin servis ve 6 binden fazla yoğun bakım yatağı hazır tutuluyor.
Risk grubundaki yaşlılar grip aşılarını aile hekimlerinden reçeteyle alabiliyor.
Haberin Detayı
Mevsim geçişlerinin yaşandığı ve okulların eğitime başladığı sonbahar döneminde, İstanbul'da üst solunum yolu enfeksiyonu vakalarında belirgin bir hareketlilik gözleniyor. İl Sağlık Müdürlüğü verilerine göre, son bir aylık zaman diliminde yaklaşık 559 bin vatandaş bu tür sağlık sorunlarıyla hastanelerin kapısını çaldı. Uzmanlar, kalabalık ortamlardaki temasın artmasının ve hava sıcaklıklarındaki ani dalgalanmaların virüslerin yayılmasını kolaylaştırdığını vurguluyor.
Hastalığın yayılımında kapalı alanlarda geçirilen sürenin uzaması, klima ve kalorifer kullanımının başlaması ile uyku ve beslenme düzenindeki aksaklıklar röl oynuyor. Özellikle çocukların okullardan evlere taşıdığı enfeksiyon etkenleri, aile içindeki diğer bireyleri de risk altında bırakıyor. Orta yaş grubundaki bireyler ve çocuklar bu süreci daha hafif atlatırken, kronik rahatsızlığı bulunanlar ve yatağa bağımlı yaşlılar için tablonun ağırlaşabildiği belirtiliyor.
Mevcut yatak ve yoğun bakım doluluk oranlarında herhangi bir olağanüstü sıkıntı yaşanmadığı, geçmiş dönemlerdeki kriz tecrübeleri sayesinde altyapının dirençli olduğu ifade ediliyor.
Enfeksiyon riskini azaltmak için yaşam alanlarının sık sık havalandırılması, dengeli beslenme ve uyku düzenine özen gösterilmesi tavsiye ediliyor. Belirtileri gösteren çocukların tamamen iyileşmeden okula gönderilmemesi gerektiği, ayrıca risk grubundaki kişilerin grip aşısı için aile hekimlerine başvurarak reçete yazdırabileceği hatırlatılıyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Mevsim geçişlerindeki bu yoğunluk, sağlık sisteminin kapasite testinden ziyade bireysel tedbirlerin ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Son bir ayda kaydedilen 559 bin başvuru, özellikle kronik hastalar için ev içi hijyenin ve havalandırmanın ertelenemez bir zorunluluk olduğunu ortaya koyuyor. Önlem alınmadığı takdirde poliklinik yoğunlukları artmaya devam edecektir.
Kaynak:
AA Güncel
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde göğüs ağrısıyla başvuran üç hasta, uzman doktorlar tarafından başarıyla ameliyat edildi. Kentte bugüne kadar toplam 12 kişiye açık kalp cerrahisi uygulandı.
Siirt'te iki günlük sürede 3 koroner arter baypas ameliyatı yapıldı.
Hastanede bugüne kadar toplam 12 hastaya açık kalp cerrahisi uygulandı.
Hastalar artık başka şehirlere gitmeden kendi memleketlerinde tedavi oluyor.
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesine göğüs ağrısı şikayetiyle başvuran Muhlise Oktay, Zübeyde Gök ve hastane personeli Cevdet Karadeniz'in tetkiklerinde hayati tehlike tespit edildi. Yapılan detaylı değerlendirmelerin ardından hastalar, kalp ve damar cerrahisi uzmanları Op. Dr. Mücahit Polat ile Op. Dr. Mehmet Ali Dala tarafından koroner arter baypas operasyonuna alındı. Gerçekleştirilen kritik operasyonlar hastane ekibinin yoğun çabasıyla başarıyla sonuçlandı.
Operasyonların ardından sağlığına kavuşan hastalar taburcu süreci için gözetim altında tutulurken, Başhekim Prof. Dr. Servet Yolbaş süreçle ilgili açıklamalarda bulundu. Yolbaş, kentte kalp ve damar cerrahisi branşında önemli adımlar atıldığını belirterek, açık kalp ameliyatlarının burada yapılabilmesinin hastalar açısından taşıdığı değere vurgu yaptı. Geçmişte bu tarz operasyonlar için hastaların şehir dışına gitmek zorunda kaldığını, bunun da hem zaman hem de maddesel kayıplara yol açtığını ifade etti.
Sağlık Bakanlığının destekleriyle bu imkanların kalıcı hale getirileceğini aktaran Başhekim Yolbaş, vatandaşların başka illere sevk edilmesini gerektirecek diğer eksik branşları da kente kazandırmayı hedeflediklerini belirtti. Uzman Doktor Mücahit Polat ise hastanede bugüne kadar 12 açık kalp cerrahisi gerçekleştirdiklerini ve bu operasyonların aralıksız süreceğini dile getirdi. Hastaların kendi memleketlerinde tedavi olabilmesinin imkansızlıklar yaşayan vatandaşlar için büyük bir kolaylık sağladığını kaydetti.
Ameliyat edilen Zübeyde Gök'ün oğlu Zübeyir Gök, annesinin kendi şehrinde operasyon geçirmesinden duyduğu memnuniyeti paylaştı ve doktorlara teşekkür etti. Muhlise Oktay'ın oğlu Abdulaziz Oktay da başka şehirlere gitme zorunluluğunun ortadan kalkmasının kendilerini oldukça sevindirdiğini ifade ederek benzer sağlık hizmetlerinin devam etmesini diledi.
AI YORUMU
Sağlık hizmetlerinin taşra illerinde yericileşmesi, sevk zincirindeki mali yükü doğrudan ortadan kaldırıyor. Üç hastanın iki gün gibi kısa bir sürede aynı merkezde tedavi edilmesi, ameliyat kapasitesinin artırıldığını gösteriyor. Daha önce büyük şehirlere gitmek zorunda kalan dar gelirli aileler için bu durum önemli bir ekonomik rahatlama yaratıyor. Benzer branşların da taşrada yaygınlaşması, büyükşehir hastanelerindeki yoğunluğu azaltacak bir model oluşturabilir.
Gazze Şeridi'nde süren yoğun saldırılar ve yakıt ambargosu, hastanelerdeki elektrik üretim cihazlarını kalıcı arıza riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Tıbbi cihazların çalışmasını sağlayan jeneratörlerin durması, tedavi altındaki binlerce kişinin yaşamını doğrudan tehdit ediyor.
Altyapının yüzde 90'ının zarar gördüğü bölgede yakıt sıkıntısı jeneratörleri kalıcı arıza eşiğine getirdi.
Ekim 2023'ten bu yana süren operasyonlarda 74 binden fazla kişi hayatını kaybetti.
Sağlık Bakanlığı, kalan makinelerin korunması için uluslararası kuruluşlara acil müdahale çağrısı yaptı.
İsrail ordusunun devam eden operasyonları ve sıkı ablukası altındaki Gazze Şeridi'nde sağlık sistemi tamamen çökmek üzere. Bölgedeki hastanelerde kritik öneme sahip jeneratörlerin yakıtının tamamen tükenmesi, makinelerin ani şekilde durmasına ve motorların yanmasına neden oluyor. Mühendisler, imkansız teknik şartlar altında cihazları korumak ve en azından hayati ünitelere elektrik aktarmak için yoğun bir çaba harcıyor.
Sürekli akaryakıt yetersizliği ve makinelerin kapasite sınırlarının ötesinde çalıştırılması, mekanik sistemleri son noktaya taşıdı. Yakıt eksikliğinden ötürü yanan jeneratörlerin tamir edilemediği ve kalıcı olarak devre dışı kaldığı açıklandı. Sağlık yetkilileri, sorunun sadece akaryakıt teminiyle sınırlı olmadığını, mevcut cihazların tamamen hurdaya çıkmasını engellemek için derhal harekete geçilmesi gerektiğini vurguladı.
Kalan az sayıdaki hastanede yoğun bakım üniteleri ve ameliyathaneler tamamen bu jeneratörlerin ürettiği elektriğe bağımlı durumda bulunuyor. Dışarıdan ilaç, tıbbi malzeme ve yakıt girişinin engellenmesi, cihazlara bağlı hastaların hayatta kalma şansını her geçen saat azaltıyor. Ekim 2023 tarihinde başlayan çatışmalardan bu yana okul ve sağlık merkezleri de dahil olmak üzere pek çok yapı hedef alındı.
Bölgedeki resmi rakamlara göre, şimdiye kadar 74 binden fazla Filistinli yaşamını yitirirken, 175 binden fazla insan yaralandı. Şehirdeki genel altyapının yaklaşık yüzde 90 oranında yıkıldığı bildirilirken, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilmesi için acil insani koridor açılması ve yakıt sevkiyatının derhal başlatılması talep ediliyor.
AI YORUMU
Uluslararası toplumun insani yardımları ulaştırmadaki gecikmesi, Gazze'deki sağlık altyapısının onarılamaz biçimde yok olmasına yol açıyor. Ekim 2023'ten beri süren abluka ortamında 74 binin üzerinde can kaybı yaşanmışken, kalan hastanelerin elektriksiz kalması ölümlerin katlanmasına zemin hazırlıyor. Eğer acil yakıt sevkiyatı sağlanamazsa, tıbbi destekten mahrum kalan binlerce yaralı için geri sayım durdurulamaz bir boyuta ulaşacak.
Hakkari, Türkiye'nin ilk deprem izolatörlü hastanesini açtı. 100 yataklı bu tesis, acil servis, yoğun bakım ve doğum bölümleriyle hizmet veriyor. İnşaat, 82% tamamlanmış ve hizmete açılma tarihi Mayıs-Haziran ayları arasında belirlendi.
Hakkari’de 100 yataklı, 15 k㎡'lık yeni hastane, 82 % tamamlandı.
Bu tesis, Türkiye’de ilk kez deprem izolatörleriyle donatıldı.
Poliklinik, yoğun bakım, doğum, acil servis ve görüntüleme birimleriyle kapsamlı hizmet sunacak.
Hakkari İl Başkanı Zeydin Kaya, hastanenin inşaatının %82'sinin tamamlandığını açıkladı. 15 k㎡’lik alan üzerine kurulan 100 yataklı bu tesis, 25 k㎡ kapalı alanı ile bölgedeki sağlık altyapısına önemli bir katkı sağlayacak.
Kaya, hastane inşaatında kullanılan deprem izolatörlerinin Türkiye’de ilk kez tercih edildiğini belirtti. Bu önlem, bölgenin sismik risklerine karşı hastanenin güvenliğini artırıyor ve acil durum hizmetlerinin sürekliliğini garanti ediyor.
Özellikle kadın, çocuk ve yenidoğan sağlığına odaklanan programlarla hizmet sunulacak.
Kaya, hastanenin Mayıs‑Haziran aylarında hizmete açılacağını vurguladı. Proje, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bakanlığı, Hakkari Valiliği ve İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirildi. Yeni hastane, Hakkari’nin önümüzdeki 50 yılın sağlık altyapısında temel taşıyacak.
AI YORUMU
Bu haber, deprem riskinin yüksek olduğu bir bölgede modern bir sağlık tesisinin açılmasını vurguluyor. Deprem izolatörleriyle donatılmış yapı, hem hastanelerin hem de bölge halkının güvenliğini artıran önemli bir yatırım. Açılışın ardından Hakkari’de sağlık hizmetlerine erişim kolaylaşacak ve bölgenin kalkınma sürecine ivme kazandıracak.
Türkiye merkezli 14 ilde düzenlenen operasyonda, yasa dışı üreme hücresi ticareti yapan organize suç örgütü deşifre edildi. Şebekenin kadınların fiziksel özelliklerine göre katalog oluşturduğu ve hücreleri yurt dışındaki müşterilere sattığı tespit edildi.
41 donör kadının toplam 811 kez hücre satışı gerçekleştirdiği belirlendi.
Yumurta hücrelerinin tanesinin 60 ila 80 euro arasında alıcı bulduğu saptandı.
İstanbul merkezli 14 ilde yapılan operasyonlarda 53 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen soruşturma, yasa dışı bir üreme hücresi ticaret ağını gün yüzüne çıkardı. CİMER üzerinden ulaşan ihbarlar doğrultusunda harekete geçen güvenlik güçleri, Türkiye ile birlikte KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan'ı kapsayan geniş bir zincir tespit etti. Yapılan HTS ve MASAK incelemelerinde, ağın merkezindeki kişilerin kadınları maddi menfaat karşılığında yönlendirdiği anlaşıldı.
Operasyon kapsamında ele geçirilen dijital materyallerde, örgüt yöneticilerinin potansiyel müşteriler için hazırladığı özel bir arşiv ortaya çıkarıldı. Saç rengi, göz rengi, ten rengi ve kan grubu gibi fiziksel verilerin kayıt altına alındığı bu kataloglar aracılığıyla alıcılara sunum yapıldığı belirlendi. Biyolojik bağ kurma amacı güden müşterilerin, katalog üzerinden yaptıkları tercihlere göre özel fiyatlandırmalara tabi tutulduğu saptandı.
Soruşturma dosyasına giren rakamlara göre, şebeke bünyesindeki 41 donör kadının toplam 811 kez yumurta satışı gerçekleştirdiği tespit edildi. Hücrelerin her birinin 60 ile 80 euro arasında değişen fiyatlarla el değiştirdiği belirlenirken, sürecin tıbbi ayağını yöneten bazı doktorlar da şüpheliler arasında yer aldı. İlaç temininden seyahat organizasyonlarına kadar her detayın planlandığı bu yapının altı yıllık bir geçmişe sahip olduğu kaydedildi.
Düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda bir örgüt lideri, beş yönetici, kırk bir donör kadın, iki kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile dört seyahat organizatörü yakalandı. Toplam elli üç şüpheli hakkında adli işlem başlatılırken bunlardan kırk ikisi gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, insan bedeni üzerinden kazanç sağlayan yapılanmalara karşı mücadelenin süreceğini belirtti.
AI YORUMU
İnsan onurunu ve biyogüvenliği hiçe sayan bu tür organizasyonlar, yasal denetimlerin ne denli sıkı yapılması gerektiğini bir kez daha gösteriyor. Altı yıl gibi bir sürede uluslararası boyuta ulaşan bu ağ, denetimsiz alanların suç örgütleri tarafından nasıl suistimal edildiğini somut bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle 811 satışlık hacim ve hücre başına biçilen 60 ila 80 euro arasındaki bedeller, sömürü düzeninin ekonomik boyutunu gözler önüne seriyor. Bu tür yasa dışı yapılar engellenmediği sürece bireylerin hakları ve sağlık sisteminin güvenliği büyük bir tehdit altında kalmaya devam edecektir.