Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Yapay Zeka
İstanbul'da yapay zeka taramasıyla 500 kadına erken kanser tanısı
•2 dk okuma
Paylaş
HYapay Zeka
Fotoğraf: Sağlık Aktüel
Özet
İstanbul'da yürütülen yapay zeka destekli koruyucu sağlık taramaları sonucunda, hiçbir belirtisi bulunmayan binlerce kadın risk grubunda belirlendi. Erken evrede yakalanan 500 hastada meme kanseri tespit edilerek hızlıca tedavi süreçleri başlatıldı.
Öne çıkanlar
Yapay zeka destekli mamografi taramaları sayesinde 8 bin kişi riskli grupta belirlendi.
Şikayeti olmayan 500 kadına erken evrede meme kanseri teşhisi kondu.
Kent genelinde bir önceki yıla oranla tarama sayılarında yüzde 40 artış sağlandı.
Haberin Detayı
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında tarama faaliyetleri hız kesmeden devam ediyor. Son dönemde artan toplumsal ilgiyle birlikte tarama sayıları geçen yıla oranla yüzde 40 oranında artış gösterdi.
Yürütülen kapsamlı çalışmaların merkezinde ise meme kanserine yönelik yenilikçi tanı süreçleri yer alıyor. Bu yıl içerisinde toplam 125 bin kadına mamografi çekimi yapılırken, görüntüler çift kör ve yapay zeka destekli algoritmalarla detaylı şekilde incelendi. Algoritmaların ve uzmanların ortak değerlendirmesi neticesinde riskli grupta yer alan 8 bin vatandaş tespit edildi.
Tespit edilen riskli vakalar için sağlık sistemi devreye sokularak hastaların genel cerrahi ve radyoloji randevuları otomatik olarak oluşturuldu. Vatandaşların ev veya iş yerlerine en yakın hastanelere yönlendirilmesi sağlanırken, randevusuna katılmayan kişilerin takibi bırakılmayarak yeni planlamalar yapıldı. Bu entegre takip mekanizması sayesinde herhangi bir klinik şikayeti olmayan 500 kadında meme kanseri erkenden saptandı.
Erken aşamada teşhis edilen hastalar vakit kaybetmeden cerrahi müdahale ve kemoterapi süreçlerine dahil edildi. Yetkililer, erken teşhisin hayat kurtarıcı etkisine dikkat çekerek tüm kadınları hiçbir belirti ortaya çıkmasını beklemeden KETEM ve Sağlıklı Hayat Merkezlerindeki ücretsiz taramalara katılmaya davet ediyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Yapay zeka araçlarının sağlık sektöründeki entegrasyonu, henüz belirti göstermeyen vakaların tespitinde insan gözünün kaçırabileceği detayları yakalamada kritik bir rol üstleniyor. 125 bin tarama içerisinden 8 bin riskli vakanın saptanması ve bunların 500'ünde kanserin erken yakalanması, algoritmaların doğru verilerle çalıştırıldığında ne kadar somut sonuçlar üretebileceğini kanıtlıyor. Ancak sistemin başarısı yalnızca yazılımın gücüne değil, randevusuna gitmeyen hastaların birebir takip edilmesini sağlayan idari mekanizmanın işlemesine de bağlı. Veri gizliliği ve yanlış pozitif oranlarının maliyeti gibi teknik riskler minimize edilebildiği sürece bu tür otomatize taramalar koruyucu hekimliğin standart yüzü haline gelecektir.
Kaynak:
Sağlık Aktüel
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Tarihi Galata Kulesi, ekim ayı boyunca sürdürülen Meme Kanseri Farkındalık Ayı etkinlikleri kapsamında pembe ışıklarla donatıldı. Yapının dış cephesine erken teşhisin hayat kurtarıcı önemini vurgulayan mesajlar yansıtıldı.
Galata Kulesi meme kanseri farkındalığı için pembe renkle ışıklandırıldı.
Yapının cephesine erken teşhisin önemini belirten yazılar yansıtıldı.
Etkinlikler ekim ayındaki toplumsal bilinçlendirme çalışmaları kapsamında gerçekleştirildi.
İstanbul'un simge yapılarından biri olan tarihi Galata Kulesi, yılın belirli dönemlerinde toplumsal farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen ışıklandırma projelerine ev sahipliği yapmaya devam ediyor.
Her yıl ekim ayında dünya genelinde ve ülkemizde yürütülen Meme Kanseri Farkındalık Ayı çalışmaları çerçevesinde bu kez kule pembe renge büründü.
Gerçekleştirilen bu görsel düzenleme ile kadın sağlığı açısından hayati önem taşıyan erken teşhis konusuna dikkat çekilmesi amaçlandı.
Yapının cephesine yansıtılan bilgilendirici mesajlarla vatandaşların bu konuda bilinçlenmesine katkı sağlanması hedeflendi.
Işıklandırılan tarihi yapının son hali havadan çekilen görüntülerle de belgelenerek kamuoyuyla paylaşıldı.
AI YORUMU
Sağlık alanındaki bu tür simgesel hareketler, toplumsal duyarlılığı artırmak ve milyonlarca insana erken teşhisin hayat kurtarıcı gücünü hatırlatmak adına oldukça değerli. Özellikle kalabalık metropollerin simge yapıları üzerinden verilen mesajlar, bireylerin kendi sağlık kontrollerini ihmal etmemesi için güçlü bir teşvik unsuru oluşturuyor.
Amerika Birleşik Devletleri Gıda ve İlaç İdaresi onayı alan TumorSight Risk yazılımı, erken evre meme kanseri hastalarında 5 ila 10 yıllık nüks olasılığını hesaplıyor. Gelişmiş algoritma, hastaların mevcut MR taramaları ile klinik verilerini birleştirerek doktorlara kişiselleştirilmiş tedavi planlaması imkanı sunuyor.
Yazılım, ABD'de meme kanserlerinin yüzde 74'ünü oluşturan türde test edildi.
Düşük riskli gruptaki hastaların yüzde 95,5'inde beş yıl içinde nüks görülmedi.
Algoritmanın puanındaki her 10 puanlık artış risk oranını yüzde 22 artırıyor.
Kanser tedavisinde yapay zeka teknolojilerinin entegrasyonu hız kesmeden devam ederken, hastaların gelecekteki sağlık durumlarını tahmin etmeye yönelik yeni bir yazılım klinik kullanıma sunuldu. SimBioSys firması tarafından geliştirilen ve NVIDIA altyapısından gücünü alan TumorSight Risk, özellikle erken evre meme kanseri vakalarında nüks ihtimalini erkenden hesaplayabiliyor. Uzmanlar bu sayede hastalar ve hekimler arasında uzun vadeli bakım planlarının çok daha erken aşamada masaya yatırılabileceğini belirtiyor.
Sistemin en büyük avantajlarından biri, hastanın halihazırda çekilmiş olan meme MRG taramalarını, histopatolojik sonuçlarını ve klinik geçmişini ek taramalara gerek duymadan tek bir havuzda toplamak olmasıdır. Yapay zeka bu verileri derinlemesine inceleyerek tümörün ve etrafındaki dokuların karakteristik özelliklerini çıkarıyor. Elde edilen bulgular doğrultusunda yazılım, sıfır ile yüz arasında değişen bir risk skoru üretiyor ve kişiyi düşük, orta veya yüksek risk kategorilerine ayırıyor.
Analiz sonuçlarına göre algoritmalar tarafından düşük riskli bulunan hastaların yüzde 95,5'lik kesiminde 5 yıl içerisinde kanserin tekrarlamadığı saptandı. Yüksek riskli kümede ise bu oran yüzde 89,6 olarak kayıtlara geçerken, bu grubun tekrarlama olasılığının diğerine kıyasla üç kat fazla olduğu anlaşıldı.
Yazılımın ürettiği puanlardaki her 10 puanlık artışın nüks riskini yüzde 22 oranında yükselttiği de tespit edilen bulgular arasında yer alıyor. Elde edilen bu veriler, hekimlerin hastalarına tedavi seçeneklerinin yan etkileri ve yaşam kalitelerine etkileri konusunda daha şeffaf rehberlik etmesini sağlıyor. Hormon tedavilerinin 5 yıl sonra sürdürülüp sürdürülmeyeceği gibi kritik kararlarda da bu skorlama sisteminden faydalanılması hedefleniyor.
Şu an ABD genelindeki çeşitli hastane ve onkoloji merkezlerinde aktif olarak kullanılan teknolojinin yaygınlaştırılması için sigorta şirketleriyle ortak çalışmalar yürütülüyor. Bununla birlikte uzmanlar, yazılımın sunduğu değerlendirmelerin hiçbir zaman doğrudan tanı testlerinin veya doktorların klinik kararlarının yerini alamayacağını vurguluyor. Sistem yalnızca hekimlere ek veri sağlayarak kişiselleştirilmiş tedavi süreçlerinin tasarlanmasına katkı sunuyor.
AI YORUMU
Onkoloji alanında yapay zeka destekli karar destek sistemlerinin klinik pratiklere entegre olması, hastaya özel tedavi yaklaşımının sınırlarını genişletiyor. TumorSight Risk gibi araçların ek MR taramasına ihtiyaç duymadan mevcut verileri kullanabilmesi, hastane süreçlerindeki maliyet ve zaman maliyetini doğrudan düşürüyor. Ancak algoritmaların sunduğu skorların tek başına mutlak bir kehanet olmadığı, hekim tecrübesiyle harmanlanması gerektiği unutulmamalıdır.
Meme kanseri taramalarında başlama yaşı kişisel risk faktörlerine göre değişiklik gösteriyor. Ailede genetik yatkınlık bulunması durumunda kontrollerin 20'li yaşların başında başlaması gerekiyor.
Ortalama risk grubundaki kadınlar 40 yaşından itibaren mamografi taramasına yönlendiriliyor.
Birinci derece akrabaların yanı sıra diğer aile bireylerindeki vakalar da riski etkiliyor.
Erkeklerde de görülebilen meme kanseri için kalıtsal yatkınlık önemli bir bulgu oluşturuyor.
Meme kanseri tedavisinde erken tanı, başarı oranını artıran en temel faktörler arasında yer alıyor. Hastalık her zaman ele gelen kitlelerle belirti vermediği için henüz hissedilmeyecek boyuttaki lezyonlar görüntüleme yöntemleriyle saptanabiliyor. Bu durum tedavi sürecinin hastaya özel planlanmasına ve cerrahi seçeneklerin genişlemesine olanak tanıyor.
Tarama süreçlerinin başlama yaşı kişilerin sahip olduğu risk profillerine göre farklılık gösteriyor. Standart risk grubunda bulunan kadınlar için 40 yaşından sonra düzenli mamografi kontrolleri önem kazanırken, yüksek riskli bireylerde bu süreç çok daha erken yaşlarda başlıyor. Aile bireylerinde geçmişte yaşanan vakalar tarama takviminin oluşturulmasında doğrudan dikkate alınıyor.
Genetik yatkınlık taşıyan kişilerde klinik değerlendirmelerin 20'li yaşların başlarında devreye sokulması gerekebiliyor. Ancak bu durum her kadına doğrudan mamografi çekileceği anlamına gelmiyor ve yöntemler bireysel risk analizine göre belirleniyor. Anne ve kız kardeş gibi yakın akrabaların yanı sıra hala, teyze veya erkek akrabalardaki kanser öyküleri de değerlendirmeye alınıyor.
Temel tarama aracı olan mamografinin yanında meme ultrasonografisi ve riskli gruplarda meme MR tetkikleri de sürece dahil ediliyor. Belirti göstermeyen vakaların da bulunması nedeniyle şikayet beklenmeden düzenli kontrollerin sürdürülmesi gerekiyor. Sağlık hizmetleri kapsamında yürütülen bu tarama programları, bireylerin yaşam alışkanlıkları ve tıbbi geçmişleriyle birlikte ele alınıyor.
AI YORUMU
Erken teşhis süreçlerinde standart yaş sınırlarının tek başına uygulanması yerine aile geçmişinin hesaba katılması tanı başarısını doğrudan yukarı taşıyor. Özellikle 40 yaş sınırı genel bir ortalamayı temsil etse de genetik risk barındıran bireylerin çok daha erken yaşlarda tarama programına alınması hayat kurtarıcı bir rol üstleniyor. Bu yaklaşım, hastaların tedavi süreçlerine daha erken evrede başlamasını sağlayarak olası cerrahi müdahalelerin kapsamını daraltıyor. Bireysel risk haritalarının çıkarılmaması durumunda ise erken tanı fırsatı kaçırılabiliyor.
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi, kentteki şebeke suyuna kanalizasyon karıştığına yönelik iddiaların asılsız olduğunu duyurdu. Günlük ortalama 3 milyon 200 bin metreküp suyun sürekli denetlendiği ve bağımsız laboratuvarlar tarafından incelendiği açıklandı.
Günlük ortalama 3 milyon 200 bin metreküp içme suyu dağıtılıyor.
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü 39 ilçeden düzenli numune alıyor.
Su kalitesi 7 gün 24 saat çevrim içi sistemlerle takip ediliyor.
Son günlerde sosyal medya platformlarında hızla yayılan ve şehir şebekesine lağım suyu karıştığı yönündeki iddialar üzerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki yetkili merci kapsamlı bir bilgilendirme yayımladı. Kurum, paylaşılan içeriklerin tamamen gerçek dışı olduğunu ve halk sağlığını tehdit eden herhangi bir olumsuzluğun bulunmadığını net bir dille ifade etti.
Açıklamada, kentin su ihtiyacını karşılayan kaynakların arıtma tesislerinden musluklara ulaşana kadar her aşamada sıkı bir süzgeçten geçirildiği vurgulandı. Sağlık Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan ilgili yönetmelik esas alınarak akredite laboratuvarlarda gerçekleştirilen testlerin kesintisiz sürdürüldüğü bilgisi paylaşıldı.
Yalnızca kurum içi denetimlerle yetinilmediği, İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerinin metropolün 39 ilçesindeki farklı noktalardan periyodik olarak numuneler topladığı da aktarıldı. Bu bağımsız incelemelerin, şebekeye verilen suyun yürürlükteki kalite kriterlerini eksiksiz şekilde karşıladığını tescillediği belirtildi.
On altı milyonluk kentin güvenli suya erişimi için yürütülen faaliyetlerin hassasiyetle devam ettiği hatırlatılırken, temelsiz paylaşımlara itibar edilmemesi gerektiği yinelendi. Resmî mercilerin dışındaki kaynaklardan yayılan iddiaların karmaşa yaratmayı amaçladığına dikkat çekilerek vatandaşların yalnızca yetkili kurum duyurularını dikkate alması istendi.
AI YORUMU
Sosyal medyada hızla yayılan dezenformasyon dalgaları, özellikle kritik altyapı hizmetlerinde toplumsal paniği tetikleyebiliyor. Günlük 3 milyon 200 bin metreküp su tüketen devasa bir metropolde bu tür asılsız iddiaların tahlil sonuçlarıyla çürütülmesi şeffaflık açısından elzemdir. Vatandaşların resmi kurum denetimlerine güvenmesi ve doğrulanmamış içeriklere karşı temkinli yaklaşması gerekiyor.