Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Sağlık
Siirt'te iki günde 3 açık kalp ameliyatı gerçekleştirildi
•2 dk okuma
Paylaş
HSağlık
iFotoğraf: Congregation of Sisters of St. Joseph in Canada · No restrictions · Wikimedia Commons
Özet
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde göğüs ağrısıyla başvuran üç hasta, uzman doktorlar tarafından başarıyla ameliyat edildi. Kentte bugüne kadar toplam 12 kişiye açık kalp cerrahisi uygulandı.
Öne çıkanlar
Siirt'te iki günlük sürede 3 koroner arter baypas ameliyatı yapıldı.
Hastanede bugüne kadar toplam 12 hastaya açık kalp cerrahisi uygulandı.
Hastalar artık başka şehirlere gitmeden kendi memleketlerinde tedavi oluyor.
Haberin Detayı
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesine göğüs ağrısı şikayetiyle başvuran Muhlise Oktay, Zübeyde Gök ve hastane personeli Cevdet Karadeniz'in tetkiklerinde hayati tehlike tespit edildi. Yapılan detaylı değerlendirmelerin ardından hastalar, kalp ve damar cerrahisi uzmanları Op. Dr. Mücahit Polat ile Op. Dr. Mehmet Ali Dala tarafından koroner arter baypas operasyonuna alındı. Gerçekleştirilen kritik operasyonlar hastane ekibinin yoğun çabasıyla başarıyla sonuçlandı.
Fotoğraf: Capt. David Murphy · Kamu malı · Wikimedia Commons · Wikimedia Commons
Operasyonların ardından sağlığına kavuşan hastalar taburcu süreci için gözetim altında tutulurken, Başhekim Prof. Dr. Servet Yolbaş süreçle ilgili açıklamalarda bulundu. Yolbaş, kentte kalp ve damar cerrahisi branşında önemli adımlar atıldığını belirterek, açık kalp ameliyatlarının burada yapılabilmesinin hastalar açısından taşıdığı değere vurgu yaptı. Geçmişte bu tarz operasyonlar için hastaların şehir dışına gitmek zorunda kaldığını, bunun da hem zaman hem de maddesel kayıplara yol açtığını ifade etti.
Sağlık Bakanlığının destekleriyle bu imkanların kalıcı hale getirileceğini aktaran Başhekim Yolbaş, vatandaşların başka illere sevk edilmesini gerektirecek diğer eksik branşları da kente kazandırmayı hedeflediklerini belirtti. Uzman Doktor Mücahit Polat ise hastanede bugüne kadar 12 açık kalp cerrahisi gerçekleştirdiklerini ve bu operasyonların aralıksız süreceğini dile getirdi. Hastaların kendi memleketlerinde tedavi olabilmesinin imkansızlıklar yaşayan vatandaşlar için büyük bir kolaylık sağladığını kaydetti.
Ameliyat edilen Zübeyde Gök'ün oğlu Zübeyir Gök, annesinin kendi şehrinde operasyon geçirmesinden duyduğu memnuniyeti paylaştı ve doktorlara teşekkür etti. Muhlise Oktay'ın oğlu Abdulaziz Oktay da başka şehirlere gitme zorunluluğunun ortadan kalkmasının kendilerini oldukça sevindirdiğini ifade ederek benzer sağlık hizmetlerinin devam etmesini diledi.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Sağlık hizmetlerinin taşra illerinde yericileşmesi, sevk zincirindeki mali yükü doğrudan ortadan kaldırıyor. Üç hastanın iki gün gibi kısa bir sürede aynı merkezde tedavi edilmesi, ameliyat kapasitesinin artırıldığını gösteriyor. Daha önce büyük şehirlere gitmek zorunda kalan dar gelirli aileler için bu durum önemli bir ekonomik rahatlama yaratıyor. Benzer branşların da taşrada yaygınlaşması, büyükşehir hastanelerindeki yoğunluğu azaltacak bir model oluşturabilir.
Kaynak:
CNN Türk
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Siirt'in Kurtalan ilçesinde, bir okul kantini ve başka bir işletmede yemek yiyen 88 kişi gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırıldı. Olay, okul kantininde ve farklı bir işletmede yaşandı ve Cumhuriyet Savcısı talimatıyla inceleme başlatıldı.
88 kişi hastaneye kaldırıldı
Okul kantini ve farklı bir işletmede olay
İnceleme Diyarbakır'a gönderilecek
Siirt'in Kurtalan ilçesinde, bir okulun kantininde yemek yiyen öğrenciler ve başka bir işletmede yemek yiyen katılımcılar, kısa süre sonra rahatsızlık belirtileri gösterdi. Sağlık ekipleri olay yerine intikal etti ve hastaneye kaldırılan hastaların sayısı 88'e yükseldi. Olay, okul kantininde ve farklı bir işletmede meydana gelen gıda zehirlenmesi şüphesiyle ilgili olarak ildeki sağlık ekipleri tarafından takip edildi. Hastaneye kaldırılan kişilerin çoğunda mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı gibi belirtiler görüldü. Cumhuriyet Savcısı'nın talimatıyla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, okul kantini ve diğer işletmeden numune alarak inceleme sürecine başladı. Alınan örnekler, Diyarbakır'da bulunan bir laboratuvara gönderilecek. Olayın ardından yetkililer, gıda güvenliği ve hijyen standartlarının gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. İl sağlık müdürlüğü, benzer durumların önlenmesi için önlemler alacak. Bu tür gıda zehirlenmesi vakalarında, özellikle okul ortamlarında hijyen kurallarının sıkı bir şekilde uygulanması büyük önem taşır. Sağlık ekipleri, olay sonrası detaylı analizler yaparak sorunun kaynağını tespit etmeye çalışacak.
AI YORUMU
Bu durum, okul ve işletme hijyen uygulamalarının gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Öğrenciler ve çalışanlar için ciddi bir risk oluşturuyor. Gelecekte benzer vakaların önlenmesi için denetimlerin sıklaştırılması ve eğitim programlarının uygulanması beklenebilir.
Kadın doğum uzmanları HPV pozitifliğinin doğrudan kanser tanısı olmadığını ve bağışıklık sistemiyle çoğunlukla gerileyebileceğini belirtiyor. Düzenli taramalar ve hücresel değişim derecelerinin takibi tedavi sürecini belirliyor.
HPV-DNA testinin 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir yapılması öneriliyor
Yüksek riskli HPV 16 ve 18 tipleri rahim ağzı sağlığı açısından izleniyor
CIN sınıflaması rahim ağzındaki hücresel değişikliklerin derecesini gösteriyor
Kadın sağlığında sıklıkla karşılaşılan Human Papilloma Virüsü tarama sonuçlarında pozitif çıktığında hastalar arasında kaygı yaratabiliyor. Çoğu zaman belirti göstermeden ilerleyen bu virüsün varlığı doğrudan kanser tanısı taşımıyor. Enfeksiyonların büyük bir kısmı vücudun bağışıklık mekanizması sayesinde bir ya da iki yıl içinde kontrol altına alınıyor. Uzmanlar sonuçların doğru yorumlanabilmesi için virüsün tipinin ve hücresel değişimlerin bir arada değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Cinsel yolla bulaşan yaygın virüs gruplarından biri olan HPV türleri arasında bazı yüksek riskli varyantlar dikkat çekiyor. Özellikle HPV 16 ve HPV 18 tiplerinin uzun süre vücutta kalması rahim ağzı dokusunda hücresel değişikliklere zemin hazırlayabiliyor. Serviks bölgesinde meydana gelen bu değişimler biyopsi sonuçlarına göre CIN 1, CIN 2 ve CIN 3 şeklinde üç farklı dereceye ayrılıyor. Hafif düzeyli CIN 1 vakaları genellikle kendiliğinden iyileşirken ilerleyen derecelerde tıbbi müdahale gerekebiliyor.
Rahim ağzı kanseri öncüsü lezyonlar genellikle belirti vermediği için düzenli taramalar büyük önem taşıyor. Bunun yanı sıra hücre anomalilerini tespit etmek amacıyla smear testinden de yararlanılıyor. Anormal sonuçlar elde edildiğinde kolposkopi eşliğinde detaylı inceleme yapılarak dokudan parça alınabiliyor.
Hastalardan alınan biyopsi sonuçlarına, yaşa ve gebelik planlarına bağlı olarak kişiye özel takip veya tedavi planları oluşturuluyor. İleri dereceli lezyonlarda LEEP veya konizasyon gibi problemli dokuyu uzaklaştıran cerrahi yöntemler devreye girebiliyor. Uzmanlar her pozitif sonucun aynı müdahaleyi gerektirmediğini ve sürecin bireysel bulgular doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini hatırlatıyor.
AI YORUMU
Kadın sağlığı taramalarında karşılaşılan HPV pozitifliği sonuçları otomatik olarak kanser teşhisi anlamına gelmezken hastaların gereksiz korkuya kapılmasını önlemek için doğru bilgilendirme hayati rol oynuyor. Özellikle 30-65 yaş aralığındaki kadınların 5 yıllık tarama takvimine uyması, olası hücresel değişimlerin henüz kanser aşamasına gelmeden tespit edilmesini sağlıyor. Bilinçsiz takipleri ertelemek yerine kolposkopi ve biyopsi gibi tamamlayıcı tetkiklerin hekim kontrolünde yapılması hastalar için en güvenli senaryoyu oluşturuyor.
Kalp sağlığı konusunda uzmanlar uyarılarda bulunarak sıradan görünen belirtilerin risk oluşturabileceğini vurguluyor. Uzman hekim Murat Harman, özellikle ani ritim bozukluklarının hastalar tarafından kesinlikle göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
Dr. Murat Harman kalp çarpıntısının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Ritim bozuklukları günlük yaşamı ve uzun vadeli sağlığı tehdit edebilir.
Uzmanlar erken teşhis ve kontrol amaçlı muayenelerin şart olduğunu hatırlatıyor.
Günlük yaşam koşturmacası içerisinde pek çok insan vücudunun verdiği sinyalleri göz ardı edebiliyor. Bu durum özellikle kardiyolojik rahatsızlıkların erken evrede fark edilmesini engelliyor. Uzmanlar ise kişilerin karşılaştığı olağan dışı fiziksel belirtiler konusunda her daim tetikte olması gerektiğini savunuyor.
Kanal23 yayınında konuşan Dr. Öğretim Üyesi Murat Harman, hastaların sıklıkla karşılaştığı ritim düzensizliklerinin üstünde durdu. Çarpıntı şikayetlerinin yalnızca geçici bir yorgunluk olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Harman, bu durumun arka planında yatan potansiyel sağlık sorunlarına işaret etti.
Kardiyoloji alanındaki uzman isimler, ani başlayan ve tekrarlayan kalp atım düzensizliklerinin bir hastane ortamında incelenmesinin elzem olduğunu ifade ediyor. Erken dönemde konulacak teşhisler sayesinde ileride yaşanabilecek ciddi kardiyovasküler olayların önüne geçilebileceği biliniyor.
Düzenli doktor kontrolleri ve şikayetlerin zamanında bildirilmesi, tedavi süreçlerinin başarısını doğrudan artırıyor. Uzmanlar, vücuttan gelen uyarıların bastırılmak yerine bir uzmana danışılması gerektiğinin altını çiziyor.
AI YORUMU
Kalp atım düzensizlikleri hafife alındığında telafisi güç tablolar ortaya çıkarabilir; bu yüzden her şikayet tıbbi bir süzgeçten geçmelidir. Murat Harman'ın uyarıları, rutin koşturmaca içinde sağlığını erteleyen bireyler için net bir uyarı niteliği taşıyor. Özellikle yoğun stres altındaki çalışanlar ve yaşlı bireyler bu risk grubunda yer alıyor. Semptomlar ilk başta basit bir yorgunluk gibi görünse de ilerleyen süreçte çok daha büyük kardiyolojik tehditlere kapı aralayabilir.
Son dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri konusunda uzmanlar çok önemli uyarılarda bulundu. Doktor kontrolü dışında kullanılan bu ürünlerin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği belirtiliyor.
Zayıflama iğneleri kesinlikle doktor kontrolünde kullanılmalıdır.
Bilinçsiz kullanım sağlığı tehdit eden riskler barındırır.
Uzmanlar bireysel uygulama yerine uzman yönlendirmesini şart koşuyor.
Sağlık alanında son yıllarda en çok konuşulan konuların başında gelen zayıflama iğneleri, uzmanların radarında yer alıyor. Hızlı kilo verme vaadiyle talep gören bu ürünlerin, bilinçsiz ellerde tehlikeli sonuçlar doğurabileceği vurgulanıyor. Yetkililer, sosyal medyada yayılan yanlış bilgilerin insanları yanlış yönlendirdiğine dikkat çekiyor.
Tıbbi gözetim olmaksızın temin edilen ve uygulanan bu iğneler, vücutta beklenmeyen yan etkileri tetikleyebiliyor. Uzmanlar, her bireyin metabolik yapısının farklı olduğunu ve bu tür maddelerin vücuda etkisinin kişiden kişiye değiştiğini ifade ediyor. Dolayısıyla, reçetesiz veya denetimsiz kullanımın önüne geçilmesi gerekiyor.
Kilolu veya obeziteyle mücadele eden kişilerin estetik kaygılardan ziyade sağlık odaklı adımlar atması öneriliyor. Hekim muayenesinden geçmeden atılan her adım, kalıcı organ hasarlarına zemin hazırlayabilir. Bu doğrultuda, uzmanlar toplumu bilinçli olmaya ve tıbbi destek almaya çağırıyor.
AI YORUMU
Bireylerin internetten gördükleri yöntemlerle kendi kendilerini tedavi etmeye çalışması, modern tıbbın karşılaştığı en büyük engellerden biridir. Doktor denetimi atlanarak kullanılan bu tarz kimyasal çözümler, kısa vadede tartıda düşüş sağlasa bile uzun vadede hayati riskler barındırır. Estetik kaygılarla atılan bu adımlar, denetimsiz kaldığında tedavi etmek yerine yeni hastalıkların kapısını aralayabilir.