İstanbul Valisi Gül Hasar Ödemelerinin Başlayacağını Duyurdu
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: CNN Türk
Özet
İstanbul Valisi Davut Gül ile AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, sel felaketinin ardından yürütülen çalışmaları CNN TÜRK'e anlattı. Yetkililer, mağdur vatandaşlar için hasar ödemelerinin pazartesi günü itibarıyla hesaplara yatırılmaya başlanacağını açıkladı.
Öne çıkanlar
Hasar ödemeleri pazartesi günü hak sahiplerinin hesaplarına yatırılacak.
CNN TÜRK ekibi sel bölgesindeki arama ve tespit çalışmalarını yerinde inceledi.
Haberin Detayı
Yaşanan sel felaketinin yaralarını sarmak amacıyla bölgede başlatılan çalışmalar hız kesmeden devam ederken, yetkili isimlerden doğrudan açıklamalar geldi.
Yapılan son değerlendirmelere göre, zarar gören vatandaşların mağduriyetini gidermek için hazırlanan ödeme planı netleşti. İstanbul Valisi Davut Gül, hak sahiplerine yapılacak hasar ödemelerinin pazartesi günü itibarıyla hesaplara aktarılacağını duyurdu.
Bölgede sürdürülen arama ve kurtarma faaliyetlerinin yanı sıra zarar tespiti yapan ekipler de çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. Yetkililer, vatandaşların zararlarının en kısa sürede giderilmesi için tüm kurumların koordinasyon içinde çalıştığını vurguladı.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Pazartesi günü başlayacak olan hasar ödemeleri, selzedelerin günlük yaşantılarına dönebilmesi ve acil ihtiyaçlarını karşılayabilmesi adına büyük bir maddi rahatlama sağlayacaktır. Vali Davut Gül ve AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan'ın doğrudan sahadan verdiği bu takvim, devletin kriz anındaki hızlı reaksiyon kapasitesini göstermesi açısından oldukça kıymetlidir. Önümüzdeki süreçte bu yardımların ne kadar sürede tüm mağdurlara ulaşacağı ve altyapı çalışmalarının kalıcılığı yakından izlenecektir.
Kaynak:
CNN Türk
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
Arama kurtarma ekipleri bölgedeki faaliyetlerini sürdürüyor.
Bosnaköy yakınlarındaki NATO Köprüsü mevkisinde bot alabora oldu
AFAD, jandarma ve dalgıç polisler arama çalışmalarına katılıyor
Irak uyruklu aile beş kişiden oluşuyordu
Edirne sınırları içerisinde yer alan nehir yatağında, kaçak yollarla ülke dışına çıkmaya çalışan düzensiz göçmenleri taşıyan botun devrilmesiyle başlayan faciada acı haber geldi. Bosnaköy mevkisinde meydana gelen kazada, Irak uyruklu aile bireylerini taşıyan botun sulara gömülmesi sonrasında başlatılan kurtarma operasyonları üçüncü gününde sürdürülüyor.
Arama faaliyetleri kapsamında bölgeye sevk edilen AFAD, jandarma su altı timleri ve dalgıç polisler nehir ile kıyı şeridinde detaylı tarama yaptı. Yapılan çalışmalar neticesinde, akıntıya kapılarak kaybolan iki çocuktan kız çocuğunun cansız bedenine ulaşıldı. Sudร้าย çıkarılan naaş, Cumhuriyet savcılığının olay yerindeki ilk incelemelerinin ardından Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morguna nakledildi.
İki gün önce gerçekleşen olayda anne, baba ve üç çocuktan oluşan ailenin botu nehirde devrilmişti. Kazanın hemen ardından anne, baba ve çocuklardan biri yüzerek nehir içerisindeki bir adacığa çıkmayı başarmıştı. Adacıkta mahsur kalan aile fertleri ekiplerce kurtarılarak hastaneye sevk edilmiş, ancak çocuklardan biri yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı.
Ekiplerin nehirde kayıp olan diğer çocuğu bulmak için başlattığı çalışmalar aralıksız devam ediyor. Su altı ve yüzey taramalarını genişleten güvenlik güçleri, botun devrildiği nokta başta olmak üzere akıntı istikametindeki bölgelerde yoğunlaşmış durumda.
AI YORUMU
Meriç Nehri gibi zorlu coğrafi koşullara ve tehlikeli akıntılara sahip su yolları, düzensiz göç hareketlerinde sıklıkla trajik sonuçlar doğuruyor. Irak uyruklu ailenin yaşadığı bu felaket, sınır hatlarındaki risklerin boyutunu bir kez daha acı bir şekilde gözler önüne seriyor. Özellikle çocukların ve ailelerin bu tür tehlikeli geçişlerde karşılaştığı hayati tehditler, bölgedeki güvenlik ve insani boyutun ne kadar elzem olduğunu ortaya koyuyor.
Sakarya'nın Sapanca ilçesinde kestane toplamak için ormanlık alana giden 66 yaşındaki Durmuş Duran, yakınlarının ihbarı üzerine yapılan aramalar sonucunda ölü bulundu. Eğimli arazide cansız bedeni belirlenen Duran'ın cenazesi hastane morguna kaldırıldı.
Durmuş Duran 66 yaşındaydı ve sabah saatlerinde ormana gitmişti.
Kardeşlerinin haber vermesi üzerine bölgeye AFAD ve jandarma sevk edildi.
Cenaze Sapanca İlçe Devlet Hastanesi morguna nakledildi.
Sakarya genelinde sabah saatlerinde başlayan kestane toplama faaliyeti acı bir olayla sonuçlandı. Erenler ilçesinden yola çıkarak Sapanca sınırları içerisindeki Muradiye Mahallesi'ne gelen Durmuş Duran, yanındaki iki kardeşiyle birlikte doğaya adım attı.
Soğucak Yaylası güzergahındaki ormanlık bölgeye giren Duran, bir süre sonra gözden kayboldu. Kendisine ulaşamayan kardeşleri durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirerek yardım talebinde bulundu.
İhbarın ardından olay yerine çok sayıda AFAD, jandarma ve sağlık ekibi yönlendirildi. Ekipler orman içerisinde geniş çaplı bir arama çalışması başlatarak yaşlı adamın izini sürmeye başladı.
Yapılan arama çalışmaları neticesinde Duran'ın cansız bedenine ulaşıldı. Bölgenin engebeli ve eğimli yapısı nedeniyle AFAD görevlileri cenazeyi bulunduğu noktadan titizlikle çıkardı.
Sağlık ekiplerinin ilk kontrolünün ardından cenaze ambulansla Sapanca İlçe Devlet Hastanesi morguna götürüldü. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.
AI YORUMU
66 yaşındaki bir vatandaşın doğa faaliyetinin böyle bir sonuçla bitmesi, özellikle engebeli arazilerde yaşlı bireylerin tek başına kalmasının ne denli riskli olabileceğini gösteriyor. Soğucak Yaylası gibi geniş ve zorlu coğrafyalarda arama kurtarma ekiplerinin hızlı müdahalesi hayat kurtarıcı olsa da, bu tür hobilere yönelen kişilerin iletişim cihazları olmadan hareket etmemesi gerekiyor. Yetkililerin bu bölgelerde uyarı levhalarını artırması ve benzer acı olayların önüne geçmek için rehberlik hizmetlerini yaygınlaştırması şart.
İstanbul'un Sarıyer ilçesindeki Ayazağa semtinde sağanak yağışın yol açtığı sel felaketinde sürüklenen yaklaşık 40 otomobil, belediye otoparkına çekildi. Kişisel eşyalarını almak için alana gelen sürücüler, kilitli kalan kapılar nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.
Sarıyer Ayazağa'da sağanak yağış sel felaketine yol açtı.
Sürüklenen yaklaşık 40 araç Maslak Otoparkı'na nakledildi.
Sürücüler kilitli kapılar sebebiyle araçlarındaki eşyalara ulaşamadı.
İstanbul genelinde etkisini gösteren aşırı yağışlar, Sarıyer ilçesine bağlı Ayazağa bölgesinde su baskınlarına ve sel manzaralarına neden oldu. Şiddetli akıntıya kapılarak yerinden oynayan çok sayıda otomobil, yetkililer tarafından güvenli alanlara sevk edildi. Bu kapsamda toplanan yaklaşık 40 araç, Sarıyer Belediyesi bünyesindeki Maslak Otoparkı'na çekilerek muhafaza altına alındı.
Sel sularının bıraktığı izleri silmeye çalışan araç sahipleri, otomobillerinde kalan değerli eşyalarını ve evraklarını kurtarmak amacıyla otoparkın yolunu tuttu. Ancak suların elektronik sistemlerde yarattığı arızalar ve güvenlik tedbirleri nedeniyle kapıların kilitli kalması, vatandaşların kabini açmasını imkansız hale getirdi. Eşyalarına erişemeyen ruhsat sahipleri, çaresiz bir şekilde otoparktan ayrıldı.
Hasar gören taşıtların otopark içerisindeki durumu, dron kameraları aracılığıyla havadan kayıt altına alındı. Görüntülerde selin bıraktığı tahribat ve araçların yığıldığı alan net bir şekilde gözler önüne serildi. Yetkililer, sahiplerine ulaşılamayan ve kilitli kalan kapıların açılması için ilerleyen günlerde yeni bir düzenleme yapılacağını belirtti.
Altyapı sorunlarının ve aşırı yağışların kent yaşamında yarattığı bu tür olumsuzluklar, araç sahipleri için büyük bir mağduriyet oluşturdu. Sel felaketinin ardından sigorta süreçleri ve hasar tespit çalışmaları da yavaş yavaş başlarken, vatandaşlar araçlarını teslim alabilmek için gelecek resmi duyuruları bekliyor.
AI YORUMU
Sarıyer Ayazağa'da yaklaşık 40 aracın sel sularından zarar görüp tek bir otoparka toplanması, kent içi altyapı yetersizliklerinin bireysel mülkiyete verdiği zararı açıkça gösteriyor. Sürücülerin araçlarındaki kişisel eşyalara dahi ulaşamaması, felaket anında ve sonrasında kriz yönetiminin ne kadar aksayabileceğini ortaya koyuyor. Yerel yönetimlerin benzer meteorolojik olaylar öncesinde daha etkin tedbirler alması ve vatandaşların mağduriyetini giderecek hızlı çözümler üretmesi şart.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından tamamlanan Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu'nun 52 kilometrelik bölümü yarın gece itibarıyla araç geçişine açılıyor. Yeni güzergah sayesinde bölgedeki seyahat süresinin 18 dakikaya inmesi ve yıllık milyarlarca liralık ekonomik tasarruf sağlanması öngörülüyor.
Çeşmeli-Kızkalesi kesimi 19 Ekim saat 00.01'de trafiğe açılıyor.
Seyahat süresi 2,5 saatten 18 dakikaya düşecek.
Yıllık toplam 3 milyar 20 milyon lira tasarruf elde edilecek.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Mersin halkının uzun süredir beklediği ulaşım yatırımında sona gelindiğini duyurdu. Yapımı tamamlanan Çeşmeli-Erdemli-Silifke-Taşucu Otoyolu projesinin 52 kilometrelik Çeşmeli-Kızkalesi kesimi, 18 Ekim'i 19 Ekim'e bağlayan gece yarısı itibarıyla hizmet vermeye başlayacak. Törenle yapılacak resmi açılışın ise ilerleyen günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Toplamda 41 kilometre otoyol ve 11 kilometre bağlantı yolundan oluşan bu kesimde sürücülerin konforu ve güvenliği için kapsamlı imalatlar yapıldı. Altyapı çalışmaları çerçevesinde 10 köprülü kavşak, 7 tünel ve 5 viyadük inşa edilirken, güzergaha 2 hizmet tesisi ile 6 ücret toplama alanı kazandırıldı. Ayrıca yolun kesintisiz yönetimi için birer adet bakım işletme merkezi ile tünel işletme merkezi kuruldu.
Hayata geçirilen bu stratejik yatırım, özellikle yaz aylarında turizm hareketliliğiyle doruğa ulaşan trafik sıkışıklığına çözüm getirmeyi amaçlıyor. Mevcut devlet yolunu kullanan transit araçların otoyola yönlendirilmesiyle, normal şartlarda 2,5 saati bulan seyahat süresinin 18 dakikaya kadar ineceği hesaplanıyor. Böylece sürücüler hem zamandan büyük ölçüde tasarruf edecek hem de akaryakıt tüketimini azaltacak.
Projenin finansal ve çevresel getirileri de raporlandı. Açıklanan verilere göre yıllık bazda zamandan 2 milyar 680 milyon lira, akaryakıttan ise 340 milyon lira kazanç sağlanarak toplam tasarruf rakamı 3 milyar 20 milyon liraya ulaşacak. Bununla birlikte karbon salınımının yılda 17 bin ton azalacak olması, projenin çevre dostu yönünü öne çıkarıyor.
Bölgesel entegrasyon açısından da büyük bir rol üstlenen otoyol, D400 ve D715 devlet yollarındaki yükü hafifleterek şehir içindeki trafiği rahatlatacak. Çukurova Uluslararası Havalimanı başta olmak üzere bölgedeki limanlar, sanayi ve tarım alanları arasındaki lojistik ağ güçlendirilecek. Tarsus-Adana-Gaziantep Otoyolu'nun uzantısı olan bu hat, aynı zamanda Kalkınma Yolu projesinin karayolu altyapısına doğrudan destek sunacak.
AI YORUMU
Mersin gibi yaz aylarında nüfusu ve araç sayısı katlanan bir bölgede 2,5 saatlik yolu 18 dakikaya düşüren bu yatırım, sadece zaman kazandırmakla kalmayıp yıllık 3 milyar 20 milyon liralık tasarrufla ülke ekonomisine doğrudan can suyu olacak. Özellikle turizm sezonundaki trafik çilesini bitirmesi beklenen bu projenin, Çukurova Uluslararası Havalimanı ve liman bağlantılarıyla birlikte bölgeyi lojistik üs haline getirmesi kaçınılmaz görünüyor. Sürücülerin güvenli sürüş alışkanlıklarını koruyarak yeni rotayı kullanması, olası trafik kazalarının önüne geçmek adına büyük önem arz ediyor.