İstanbul Büyükşehir Belediyesi Duruşma Görüntülerine Yasal İşlem
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Görsel: HaberinAi
Özet
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen İBB davası oturumlarında kaydedilen ses ve görüntülerin sosyal medyada yayılması üzerine resen soruşturma başlattı.
Öne çıkanlar
Soruşturma, 15-16 Ekim 2026 tarihlerindeki duruşmaları kapsıyor.
İşlemler Türk Ceza Kanunu'nun 286. maddesine dayandırılıyor.
Dosya kapsamında 53'ü tutuklu toplam 436 sanık bulunuyor.
Haberin Detayı
İstanbul'da yürütülen yargı süreçlerinden biriyle ilgili adli makamlar harekete geçti ve duruşma salonunda çekildiği tespit edilen kayıtlar incelemeye alındı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan hukuki süreç, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü içindeki duruşma salonunda gerçekleştirilen oturumları hedef alıyor.
Söz konusu paylaşımların internet ortamında yayılması üzerine, yetkisiz kayıt yapılması ve bu materyallerin nakledilmesi gerekçesiyle yasal işlem düğmesine basıldı.
Mahkeme salonundaki faaliyetlerin yasal olmayan biçimde kaydedilip sanal ağlarda paylaşılması, adli mercilerin ilgili maddeleri gereğince doğrudan soruşturma konusu yapıldı.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Yargılama süreçlerinde adli disiplinin korunması ve duruşma salonu kurallarına uyulması açısından TCK 286. maddesinin uygulanması hukuki sınırların korunması adına atılmış bir adımdır. Özellikle 436 sanıklı devasa bir dosyada, mahkeme salonundan dışarı sızan veya paylaşılan her türlü materyal davanın seyrini ve tarafsızlık algısını zedeleyebilir. Önümüzdeki süreçte bu paylaşımları yapan kişilerin tespitiyle birlikte sosyal medyadaki bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Kaynak:
Sözcü Gündem
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 436 sanıklı davanın dördüncü gününde hakim karşısına çıkarak savunmasını tamamladı. Silivri'deki duruşmada iddiaların tümüyle siyasi olduğunu belirten İmamoğlu, suçlamalara karşı rakam vererek yanıt verdi.
Dava Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nde 101'inci gününde görülüyor.
İmamoğlu savunmasında iddia edilen meblağların gerçeği yansıtmadığını savundu.
Silivri'de bulunan Marmara Kapalı Cezaevi'nde devam eden ve 53'ü tutuklu olmak üzere toplam 436 sanığın yargılandığı büyük dava, 101'inci gününde kritik aşamalardan geçiyor. Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, ekim ayında başladığı savunmasının dördüncü oturumunu bugün tamamladı.
Konuşmasının başında cezaevinde geçirdiği uzun süreye değinen İmamoğlu, yargı sisteminin geldiği noktayı eleştirdi. 2024 yerel seçimlerinin ardından belediyelere yönelik başlatılan operasyon süreçlerinin Esenyurt ile başladığını hatırlatan İmamoğlu, süreç boyunca yaşananları somut örneklerle eleştirdi.
Savunmasında kendisine yöneltilen mali iddialara da rakam vererek yanıt veren İmamoğlu, başlangıçta 560 milyar olarak konuşulan rakamların daha sonra 160 milyara indirildiğini ve bunların da bakanlık memurları eliyle yanlış hesaplandığını ifade etti. Casusluk ve örgüt üyeliği suçlamalarını reddeden İmamoğlu, delil olarak sunulan fotoğrafların hukuki temelden yoksun olduğunu vurguladı.
Duruşmanın bugünkü oturumunda sanıkların tutukluluk durumlarının gözden geçirilmesi beklenirken, İmamoğlu'nun savunmasının ardından avukatların söz alması öngörülüyor. Yargılama sürecinin ilerleyen aşamalarında tarafların sunumlarıyla devam edeceği kaydediliyor.
AI YORUMU
Yargılamanın bu aşamasında savunma yapılırken paylaşılan rakamsal detaylar ve operasyon süreçlerine dair yapılan eleştiriler, davanın sadece hukuki değil aynı zamanda geniş siyasi yankılar uyandıran bir boyuta sahip olduğunu gösteriyor. İlerleyen günlerde avukatların yapacağı savunmalar ve mahkemenin tutukluluk incelemesi kararları, davanın seyri açısından belirleyici olacak.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında savunmasına devam eden Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek pusu sistemine karşı kendini korumasını istedi. Silivri'deki duruşmada salonu dolduran kalabalık sık sık sloganlar atarken, dava süreci tüm hızıyla sürüyor.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülüyor.
İmamoğlu dâhil 53'ü tutuklu toplam 436 sanık yargılanıyor.
Davanın 101'inci gününde salonda yoğun sloganlar atıldı.
İstanbul'da görülen kapsamlı yerel yönetim davasının duruşmaları, Silivri'deki cezaevi kampüsünde yer alan salonda yoğun bir katılımla devam ediyor. Yargılanan yüzlerce isim arasında bulunan Ekrem İmamoğlu, davanın yüz birinci gününde hâkim karşısına çıkarak savunmasına kaldığı yerden devam etti. Salona giriş yaptığı sırada izleyiciler tarafından çeşitli sloganlarla karşılanan İmamoğlu, uzun süredir devam eden hukuki sürecin ülkedeki adalet düzenine olan etkilerini eleştirdi.
Yaptığı uzun savunmada yürütülen yargılamanın siyasi nitelik taşıdığını savunan İmamoğlu, dosyada yer alan iddiaların tamamının siyasi saiklerle hazırlandığını dile getirdi. Toplumun farklı kesimlerine seslenerek son yıllarda atılan adımların muhalefeti hedef aldığını öne sürdü. Bu sürecin ülkenin ortak geleceğine zarar verdiğini belirten sanık, yaşananların hukuki bir temelden uzak olduğunu iddia etti.
Savunmasının ilerleyen bölümlerinde doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çağrıda bulunan İmamoğlu, ülke genelinde kurulan bazı düzenlerin tehlikelerine dikkat çekti. Bir hemşehri sıfatıyla yaptığı uyarılarda, yönetim kademelerinde yer alan isimlerin dahi bu mekanizmalardan zarar görebileceğini ifade etti. Türkiye'yi yönetenlerin bu tür olaylardan haberdar olamayabileceğini belirterek çevredeki kurgulara karşı tedbirli olunması gerektiğini kaydetti.
Konuşmasında Mehmet Akif Ersoy'un mısralarına da yer veren İmamoğlu, İstiklal Marşı'ndaki ifadelerin bugünkü ruh haline ışık tuttuğunu söyledi. Mahkeme salonunda bulunan güvenlik görevlileriyle yurttaşlar arasında hiçbir fark olmadığını, kanun önünde herkesin eşit olduğunu vurguladı. Yargı organlarının vereceği kararların gelecekteki toplumsal barış için belirleyici olacağını sözlerine ekledi.
AI YORUMU
Mart 2025 tarihinden bu yana cezaevinde tutulan Ekrem İmamoğlu'nun 436 sanıklı devasa bir dosyada yaptığı bu savunma, sadece hukuki bir savunmanın ötesine geçerek siyasi bir manifestoya dönüşüyor. 53 tutuklu sanığın bulunduğu bu tür kilit davalar, Türkiye'deki adalet mekanizmalarının işleyişine dair tartışmaları derinleştirirken taraflar arasındaki söylem sertleşiyor. Önümüzdeki duruşmalarda mahkeme heyetinin vereceği ara kararlar, hem davanın seyrini hem de ülkedeki siyasi tansiyonun yönünü doğrudan tayin edecek.
İstanbul'daki bir davanın duruşma salonunda çekilen gizli görüntüleri internette yayan kişiler hakkında hukuki süreç başlatıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, yetkisiz kayıtların sosyal medya platformlarında paylaşılması üzerine harekete geçti.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmalarda çekilen görüntüler incelendi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili resen soruşturma başlattı.
İşlem, Türk Ceza Kanunu'nun 286. maddesi kapsamında yürütülüyor.
Yargı mercilerinde görülen bazı davalara ait duruşma salonu içerisinden yansıyan gizli kayıtlar adli birimleri harekete geçirdi. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde gerçekleştirilen yargılama faaliyetleri esnasında kaydedilen bazı video ve fotoğrafların dijital mecralarda yayıldığı saptandı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen incelemeler neticesinde, 15 ile 16 Ekim tarihlerindeki oturumlar sırasında hukuka aykırı şekilde çekim yapıldığı belirlendi. Toplamda 436 sanığın yargılandığı kapsamlı dosyanın duruşmalarından elde edilen materyallerin internet ortamında paylaşılmasına tepki gösterildi.
Adli makamlar, mahkeme salonlarındaki ses ve görüntü kayıtlarının izinsiz şekilde alınmasını veya nakledilmesini yasaklayan kanun maddesini hatırlattı. Yapılan tespitlerin ardından ilgili şüpheliler hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 286. maddesi uyarınca resen soruşturma süreci işletilmeye başlandı.
AI YORUMU
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 436 sanıklı devasa bir dosyada yürütülen yargılama sürecine dair izinsiz paylaşımlar için TCK 286. maddeyi işletmesi, adli gizliliğin korunması adına elzem bir adımdır. Mahkeme salonlarının sosyal medya etkileşimi uğruna dijital birer sahneye dönüştürülmeye çalışılması, hem yargının saygınlığını hem de davanın adil yürütülme hakkını doğrudan zedelemektedir. Bu tür ihlallerin önlenmesi için sadece soruşturma açılması yetmez, aynı zamanda cezaevlerindeki duruşma salonlarında güvenlik tedbirlerinin sıkılaştırılması şarttır.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasının yüzüncü gününde savunma yapan Ekrem İmamoğlu, yargılama sürecine ve ailesine yönelik suçlamalara tepki gösterdi. Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülen duruşmada ticari faaliyetleri ile siyasi hayatının ayrı tutulduğunu vurgulayan İmamoğlu, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini savundu.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma 100. gününü geride bıraktı.
İmamoğlu ailesine ait ticari işlemlerin suçlama konusu yapılmasına tepki gösterdi.
Belediye başkanlığı döneminde farklı siyasi partilerden yerel yönetimlerle projeler yürüttüklerini belirtti.
İstanbul'da görülen kapsamlı dava, Marmara Kapalı Cezaevi'nin bulunduğu kampüsteki salonda devam ederken, sanık kürsüsüne çıkan isimlerin açıklamaları gündemdeki yerini koruyor. Yargılama sürecinin yüzüncü gününde hâkim karşısına çıkan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, savunmasının üçüncü etabını tamamladı. Duruşma salonundaki gerilim, yöneltilen suçlamaların niteliğine ve aile bireylerinin hedef alınmasına gösterilen sert reaksiyonlarla tırmandı.
Savunmasında yakınlarına yönelik iddialara ayrıntılı biçimde değinen İmamoğlu, geçmişten bugüne ticari işleriyle kamu görevleri arasında kesin bir çizgi çektiğini belirtti. Şirket çalışanlarına sunulan konut satışlarının soruşturma dosyasına suç unsuru olarak eklendiğini ifade ederek, bu işlemlerin yasal belgelerle desteklendiğini savundu. Ayrıca, babasının emekli maaşındaki kısıtlamalar ile oğlunun yurt dışı çıkış yasağını eleştirerek bu uygulamaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu öne sürdü.
Yalnızca İstanbul sınırları içinde değil, ülkenin farklı bölgelerinde hayata geçirilen projelere de değinen belediye başkanı; parti ayrımı gözetmeksizin pek çok farklı yerel yönetimle ortak çalışmalar yürüttüklerini aktardı. Deprem bölgelerinden kırsal kalkınma hamlelerine kadar pek çok farklı alanda 44 ilde projeye imza attıklarını hatırlattı. Birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, partizanlığın toplumsal barışa zarar verdiğini dile getirdi.
Ekonomik istikrar ve mülkiyet hakkı konusundaki endişelerini de paylaşan İmamoğlu, hukuki güvencenin sarsılmasının yatırımları olumsuz etkileyeceğini dile getirdi. Duruşma bitiminde salonda bulunan siyasi parti temsilcilerine ve destekçilerine teşekkür ederek ayrıldı.
AI YORUMU
Bu dava, yalnızca yargılanan isimlerin hukuki mücadelesi olmanın ötesinde, mülkiyet hakkı ve ticaretin sınırları gibi kritik ekonomik ve siyasi tartışmaları da tetikliyor. Alınacak kararlar, ilerleyen dönemde yerel yönetimlerin projeleri ile ticari faaliyetlerin denetim mekanizmalarını doğrudan etkileyebilir. Sürecin şeffaf biçimde yürütülmesi, kamuoyundaki güven algısının sarsılmaması adına büyük bir önem taşıyor.