Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
İsrail Ordusu, Netanyahu'nun Mezuniyet Konuşmasını Canlı Yayından Kaldırdı
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
iFotoğraf: Milliyet
Özet
İsrail Ordusu, Bahad 1 Subay Okulu mezuniyet törenindeki konuşmaları, Başsavcı Gali Baharav‑Miara'nın hukuki tavsiyesi ve yaklaşan seçimler nedeniyle canlı yayınlamama kararı aldı. Karar, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun konuşmasının seçim kampanyasında kullanılmasını engellemeyi hedefliyor.
Öne çıkanlar
Başsavcı Gali Baharav‑Miara'nın talimatıyla mezuniyet töreni canlı yayınlanmayacak
Seçim öncesi 27 Ekim'de yapılacak parlamento seçimleri yaklaşıyor
Netanyahu ve muhalif Gadi Eisenkot arasındaki yarış hâlâ başa baş
Haberin Detayı
İsrail Ordusu, ülkenin güneyindeki Bahad 1 Subay Okulu'nda gerçekleşecek mezuniyet törenini canlı yayınlamama kararı aldı. Bu karar, Başsavcı Yardımcısı Gali Baharav‑Miara'nın hukuki tavsiyesi üzerine, seçim tarihinin yaklaşması nedeniyle verildi. Ordunun resmi açıklamasında, Kara Kuvvetleri subaylık kursu mezuniyet törenindeki konuşmaların yayınlanmayacağı belirtildi.
Basın, ordunun bu kararının, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun mezuniyet konuşmasını seçim malzemesi olarak kullanmasını engellemeyi amaçladığını aktardı. Söz konusu karar, seçim öncesi kamuoyu yoklamalarında geride kalan Netanyahu'yu destekleyen bir adım olarak değerlendirildi. Ordunun bu tutumu, seçim sürecinde siyasi aktörlerin medya kullanımına dair yeni bir sınır çizdi.
Başsavcı Gali Baharav‑Miara, daha önce ordunun siyasetçilerin konuşmalarını canlı yayınlamamasının hukuki açıdan doğru olduğunu belirten bir görüş sunmuştu. Bu görüş, seçim tarihine çok az bir süre kala alınan kararın temelini oluşturdu. 27 Ekim'de yapılacak parlamento seçimleri öncesinde, muhalif Gadi Eisenkot'un Yashar Partisi ile Likud Partisi arasındaki yarış hâlâ eşit seviyede seyrediyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Ordunun seçim öncesi medya erişimini kısıtlaması, seçim kampanyasında adil bir rekabet ortamı yaratma çabası olarak görülmeli. Başsavcı Baharav‑Miara'nın hukuki görüşü, bu adımın yasal zeminde desteklendiğini gösteriyor. Bu karar, seçim sürecinde kamuoyu oluşturmak isteyen politikacıları doğrudan etkileyecek ve medya stratejilerini yeniden şekillendirebilir. Önceki seçimlerde benzer yayın kısıtlamaları bulunmadığı için bu uygulama, seçim dönemindeki medya düzenlemelerinde yeni bir eşik oluşturabilir.
Kaynak:
Milliyet
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Eski İsrailli istihbarat yetkilisi Danny Citrinowicz, seçimler öncesinde Tahran'ın enerji altyapısına saldırı düzenleme planını eleştirdi. Bu hamlenin bölgesel bir felakete yol açacağını vurgulayan uzman, stratejik hiçbir gerekçenin bulunmadığını ifade etti.
Eski istihbaratçı Citrinowicz, seçim öncesi İran'a saldırı planını çılgınlık olarak nitelendirdi.
İsrail'in 10 Ekim'de planladığı saldırının ABD Başkanı Trump tarafından durdurulduğu belirtildi.
Bölgesel denklemde hava savunma füzesi stoklarında açık bir kriz olduğu vurgulandı.
Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü'nde çalışmalarını sürdüren araştırmacı, mevcut konjonktürde Tahran'a karşı bir savaş başlatmayı haklı çıkaracak hiçbir stratejik ya da operasyonel gerekçe bulunmadığını savundu.
Financial Times gazetesinin daha önce aktardığı iddialara göre, İsrail 10 Ekim tarihinde nükleer tesisler ve enerji santralleri dahil olmak üzere çeşitli altyapı hedeflerini vurmayı tasarlamıştı. Ancak bu operasyonun ABD Başkanı Donald Trump'ın doğrudan müdahalesiyle engellendiği ifade ediliyor. Citrinowicz, son üç yıldır birden fazla cephede sürdürülen çatışmaların ardından kuzey ve güney sınırlarındaki tahribatın dahi henüz giderilemediğine dikkat çekti.
Citrinowicz, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerinden küresel ticareti aksatma kapasitesini koruduğunu ve önceki çatışmaların Tahran yönetimini devirmekte yetersiz kaldığını belirtti. Yemen, Lübnan ve Irak'taki milis yapıların yeniden toparlanma çabasında olduğunu hatırlatan eski istihbaratçı, yeni bir taarruzun tüm bu cepheleri yeniden alevlendireceğini dile getirdi. Ayrıca Irak hava sahasını kullanan son tatbikatların İran'ı karşılık vermeye zorlamak amacı taşıdığını öne sürdü.
Washington ve Tel Aviv hattındaki hava savunma füzesi stoklarında belirgin bir açık bulunduğunu kaydeden Citrinowicz, uzun süreli çok cepheli bir savaşın ekonomiyi tamamen felç edeceğini vurguladı. ABD'deki kasım ara seçimleri öncesinde İran'ın Washington yönetimini zor durumda bırakacak mesajlar vermeye hazırlandığını belirten uzman, Londra merkezli bazı medya organlarında yer alan diplomatik atılım iddialarının ise gerçeği yansıtmadığını sözlerine ekledi.
AI YORUMU
Seçim takvimi sıkışmışken atılacak her askeri adım, bölgesel istikrarsızlığı kalıcı hale getirme riski barındırıyor. İstihbarat raporlarına yansıyan hava savunma füzesi stoklarındaki açık, uzun vadeli bir çatışmanın lojistik maliyetini açıkça ortaya koyuyor. Siyasi hesaplarla devreye sokulan operasyonlar, İsrail ekonomisini durma noktasına getiren içsel krizleri derinleştirme potansiyeline sahip. Tahran'ın artan caydırıcılığı karşısında yeni bir cephe açmak yerine diplomatik kanalların işletilmesi tek akılcı senaryo olarak duruyor.
İsrail Başbakanı Netanyahu, Ankara ile bir çatışma hedeflemediğini fakat ülkesinin güvenlik zorunlulukları gerektirdiği takdirde geri durmayacağını söyledi. Lider ayrıca 27 Ekim seçimleri öncesinde çeşitli cephelerde eylem hazırlığı yapıldığına dair istihbarat aldıklarını duyurdu.
Netanyahu, Türkiye ile çatışma arayışında olmadığını fakat güvenlik gerekirse kaçınmayacağını belirtti.
İsrail Başbakanı, 27 Ekim'deki seçimler öncesinde dış unsurlardan eylem gelebileceği istihbaratını paylaştı.
İstihbarat birimlerinin elde ettiği veriler doğrultusunda olası eylemlere karşı hazırlık yapıldığı vurgulandı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, son dönemde gündeme gelen Türkiye ile olası bir askeri gerilim ihtimaline ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kendisine yöneltilen soruları yanıtlayan lider, iki ülke arasında doğrudan bir çatışma ortamı yaratmak istemediğini açık bir dille ifade etti.
Buna karşın devlet güvenliğinin gerektirdiği durumlarda her türlü adımı atabileceğini belirten Netanyahu, benzer önleyici operasyonları başka bölgelerde de hayata geçirdiklerini hatırlattı. Hizbullah ve İran gibi aktörlere karşı geçmişte devreye soktukları tedbirleri örnek gösteren başbakan, bu tür stratejilerin nasıl uygulanacağına dair detay vermekten kaçındı.
Röportaj sırasında ülkesinde yapılacak seçimlere de değinen siyasetçi, sandık sürecinin dış müdahalelerle hedef alınabileceğini öne sürdü. Önümüzdeki günlerde farklı cephelerden gelebilecek eylemlere karşı Genelkurmay Başkanlığı ve istihbarat servislerinin uyarıda bulunduğunu dile getirdi.
Mossad ve diğer güvenlik birimlerinden gelen istihbarat raporlarını titizlikle incelediklerini belirten Netanyahu, olası senaryolara karşı savunma hatlarını güçlendirdiklerini kaydetti. Seçim arifesinde yaşanabilecek hareketlilikler karşısında hazırlıklı olduklarının altını çizdi.
AI YORUMU
İsrail yönetiminin bölgesel güvenlik argümanlarını önleyici operasyonlarla genişletmesi, diplomatik kanallardaki gerilimi tırmandıran temel unsurlar arasında yer alıyor. Seçim takviminin yaklaşmasıyla birlikte yapılan bu tür açıklamalar, dış politika dengelerini iç siyasetin merkezine taşıyor. Uzmanlar, bu stratejinin komşu ülkelerle olan diplomatik zeminleri tamamen ortadan kaldırabileceği uyarısında bulunuyor. Önleyici saldırı doktrininin fiilen uygulanması, önümüzdeki dönemde yaşanabilecek olası krizlerin şiddetini artırma potansiyeli taşıyor.
ABD ve İsrail, İran'a karşı geniş çaplı bir savaşı yeniden başlatma seçeneğini değerlendirmek üzere gizli bir zirve gerçekleştirdi. Ovda Hava Üssü'ndeki buluşmada bölgesel tehditler ve ikili işbirliği detayları ele alındı.
ABD Savaş Bakanı Hegseth ile İsrail Başbakanı Netanyahu Nakab'daki üste bir araya geldi.
Görüşmede saldırı ve savunma alanındaki ortak stratejiler masaya yatırıldı.
İsrail medyası, nükleer tesislerdeki hareketlilik nedeniyle istihbarat raporlarını değerlendiriyor.
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail cephesi, Tahran yönetimine karşı kapsamlı bir askeri çatışmayı yeniden tetikleme ihtimalini görüşmeye başladı. ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth ile İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Nakab bölgesinde bulunan Ovda Hava Üssü'nde basına kapalı kritik bir toplantı gerçekleştirdi. Yaklaşık iki saat süren bu temas, iki ülke arasındaki askeri seçeneklerin masada tutulduğunu açıkça gösterdi.
Gerçekleşen buluşmaya İsrail Güvenlik Bakanı Israel Katz ve Netanyahu'nun ofisinden üst düzey isimler katıldı. Bazı CNN kaynakları, görüşmelerin yapıldığı üste Birleşik Arap Emirlikleri temsilcilerinin de bulunduğunu öne sürdü. İsrail basını ise Mossad ve genelkurmay başkanının bu özel masada yer almadığı bilgisini paylaştı.
Netanyahu, Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinin kaydını kamuoyuyla paylaşarak ortak hedeflerine ulaşacaklarını vurguladı. İsrail lideri, İran'ın nükleer tehdidini kalıcı olarak bitireceklerini savunurken önleyici bir saldırı ihtimaline de hazırlandıklarını belirtti. Tahran'ı bölgesel seçimlere müdahale etmekle suçlayan Netanyahu, Washington ile teması sıkılaştırdı.
İsrail basınında Washington'ın yaklaşımına dair farklı değerlendirmeler dikkat çekiyor. Yedioth Ahronoth gazetesi, Netanyahu'nun hamle yapmak istediğini ancak ABD'nin şu an için doğrudan bir savaşa sıcak bakmadığını yazdı. Israel Hayom ise istihbarat birimlerinin nükleer tesislerdeki faaliyet artışına dikkat çekerek hızlı bir operasyon ihtimalini gündemde tuttuğunu bildirdi.
AI YORUMU
İki müttefik ülkenin askeri seçenekleri yeniden değerlendirmesi, Orta Doğu'daki mevcut kırılgan dengeleri tamamen tersine çevirebilecek yeni bir çatışma dalgasının habercisidir. Nakab'daki üste gerçekleşen bu temas, diplomatik kanallardan ziyade fiili müdahale senaryolarının Washington ve Tel Aviv tarafından ciddi şekilde planlandığını kanıtlıyor. Özellikle nükleer tesislerdeki hareketliliğin artması, taraflar için operasyonel takvimi öne çekebilir. Bu süreç, bölgedeki enerji hatlarını ve sermaye piyasalarını doğrudan tehdit ederken, olası bir askeri tırmanış küresel ticaret akışını sekteye uğratma riski taşıyor.
ABD Savunma Bakanı ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında gerçekleşen gizli buluşma kamuoyuna yansıdı. İki liderin bir araya geldiği temas bölgedeki askeri dengeler açısından yakından izleniyor.
ABD Savunma Bakanı ile Netanyahu arasında gizli bir temas gerçekleşti
Görüşmenin detayları uluslararası kamuoyunda soru işaretleri yarattı
Temasın bölgedeki askeri stratejileri nasıl etkileyeceği merak ediliyor
Uluslararası basına yansıyan son bilgilere göre, Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanı ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında gizli bir buluşma gerçekleşti. Bölgesel güvenlik başlıklarının ele alındığı tahmin edilen bu temasın zamanlaması diplomatik çevrelerde dikkat çekti. Taraflardan konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, görüşmenin içeriği hakkında çeşitli iddialar ortaya atıldı.
Bölgedeki çatışma ortamının derinleştiği bir dönemde gerçekleşen bu tür üst düzey temaslar, stratejik kararların alındığı kapalı kapılar ardındaki pazarlıkları gözler önüne seriyor. Washington ve Tel Aviv hattındaki askeri iş birliğinin boyutu, sahadaki operasyonların seyrini doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, iki ülkenin savunma bürokrasisi arasındaki bu gizli trafiğin yeni askeri hamlelere zemin hazırlayabileceğini belirtiyor.
İsrail yönetiminin askeri operasyonlarını sürdürdüğü süreçte gerçekleşen bu buluşma, müttefikler arasındaki koordinasyonun en üst düzeyde tutulduğunu gösteriyor. ABD tarafının bölgedeki askeri varlığı ve İsrail'e sağlanan lojistik destek, görüşmenin ana gündem maddeleri arasında yer alıyor. Diplomatik kaynaklar, bu tarz gizli zirvelerin sahadaki gerilimi tırmandırma potansiyeline sahip olduğunu vurguluyor.
AI YORUMU
Gizli diplomatik temaslar, sahadaki askeri kararların arkasındaki gerçek niyetleri ve müttefikler arası güç dengesini ele veriyor. Bu tarz kapalı kapı ardı görüşmeler, resmi kanallardan yapılan açıklamaların ötesinde asıl stratejinin nerede şekillendiğini gösterir. Bölgedeki siviller ve komşu ülkeler için doğrudan risk barındıran bu tür kararlar, çatışmaların yayılma ihtimalini artırıyor. Açık bir müzakere süreci işletilmediği sürece bu tip gizli buluşmalar bölgesel istikrarsızlığı kalıcı hale getirecektir.