Dünya

Suriye'deki mayın patlamalarında iki çocuk hayatını kaybetti

Suriye'deki mayın patlamalarında iki çocuk hayatını kaybetti Fotoğraf: Nûmedya24

Özet

Dera kasabasında savaş kalıntısı mühimmatın infilak etmesi sonucu iki çocuk yaşamını yitirdi. Eyn Îsa bölgesindeki temizlik çalışmalarında ise bir kara mayını patladı ve iki Suriye askeri yaralandı.

Öne çıkanlar

  • Dera kırsalındaki patlamada 6 ve 7 yaşlarındaki iki çocuk hayatını kaybetti.
  • Eyn Îsa'daki mayın temizliğinde biri ağır iki asker yaralandı.
  • SOHR verilerine göre yıl başından beri mayınlar 266 kişinin ölümüne yol açtı.

Haberin Detayı

Suriye genelinde patlamamış savaş kalıntıları ve kara mayınları sivillerin hayatını tehlikeye atmaya devam ediyor. Ülkenin güneybatısındaki Dera vilayetinde meydana gelen son olayda, savaşın bıraktığı mühimmatın infilak etmesiyle büyük bir acı yaşandı.

Ürdün sınırına yakın bölgede yer alan Kafr Nasij yerleşkesinde, henüz isimleri netleşmeyen 6 ve 7 yaşlarındaki iki küçük çocuk oyun oynarken mühimmatın kurbanı oldu. Yaşanan bu olay, bölgedeki tehlikenin boyutlarını bir kez daha gözler önüne sererken aileleri yasa boğdu.

Diğer taraftan ülkenin kuzeyindeki Rakka kırsalında yer alan Eyn Îsa kasabasında da benzer bir tehlike yaşandı. El Hurriya köyünde yürütülen temizlik operasyonları sırasında bir kara mayını patladı ve bu sırada görev yapan iki Suriye askeri yaralandı.

Hastaneye sevk edilen yaralı askerlerden birinin tıbbi durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi. Uzman ekiplerin yürüttüğü temizlik faaliyetleri esnasında yaşanan bu patlama, arazideki riskin ne denli yüksek olduğunu da ortaya koyuyor.

Uluslararası gözlem verilerine göre, Suriye topraklarında yüz binlerce ile milyonlarca arasında patlayıcı bulunduğu tahmin ediliyor. Ülke, Ottawa Anlaşması'na taraf olmasa da her yıl sivil ve askeri kayıplar artmaya devam ediyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Suriye topraklarındaki patlamamış mühimmat temizliği, ülkenin geleceği için en acil insani zorunluluklardan biri olarak duruyor. SOHR kayıtlarındaki 266 can kaybı rakamı, atılacak adımların ne kadar geciktiğini net bir şekilde gösteriyor. Bu durum sadece sahadaki askeri unsurları değil, kırsalda yaşayan çocukları ve tarımla uğraşan sivilleri doğrudan hedef alıyor. Eğer uluslararası fonlar ve temizlik projeleri hızlandırılmazsa, kaybedilen sivil sayısı her geçen gün artmaya devam edecektir.

Kaynak: Nûmedya24 Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Dünya
    • Bugün Kıbrıs
    ABD'li temsilciden uyarı: Türkiye ile İsrail'i kaza savaşa sokabilir
    Fotoğraf: Bugün Kıbrıs

    ABD'li diplomat Tom Barrack, Doha'daki Küresel Güvenlik Forumu'nda Türkiye ve İsrail ilişkilerine dair değerlendirmelerde bulundu. İki ülkenin doğrudan bir çatışma istemediğini belirten Barrack, Suriye hava sahasındaki kontrolsüz hareketliliğin risk yarattığını vurguladı.

    • Suriye hava sahasındaki kontrolsüz askeri hareketlilik iki ülke arasında kaza riski doğuruyor.
    • İsrail'in Türkiye sınırına 35 kilometre uzaklıktaki operasyonu Ankara'ya bildirilmedi.
    • Şam yönetimi İsrail ile saldırmazlık anlaşmasını içeren bir mutabakata hazır.

    Washington yönetiminin Ortadoğu'daki geleneksel rolünü değiştirdiğini belirten Barrack, bölge ülkelerinin kendi güvenlikleri konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Yaklaşık 80 yıllık ABD merkezli güvenlik garantörlüğü politikasının yerini yeni bir hizalanma sürecine bıraktığını kaydetti.

    Konuşmanın en can alıcı noktalarından birini Türkiye ile İsrail arasındaki gerilim oluşturdu. Barrack, iki tarafın bilinçli bir savaşa girmeyeceğini ancak asıl tehlikenin askeri faaliyetler sırasında yaşanabilecek istenmeyen kazalar olduğunu dile getirdi. İsrail'in Türkiye sınırına 35 kilometre mesafedeki bir hava üssüne düzenlediği operasyonun Ankara'ya önceden bildirilmediğini hatırlatan diplomat, Türk jetlerinin hızla havalanması durumunda krizin çok farklı bir boyuta evrilebileceğini belirtti.

    Suriye sahasındaki operasyonların artık son bulması gerektiğini savunan Barrack, Şam yönetiminin İsrail ile saldırmazlık anlaşmasına sıcak baktığını aktardı. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara yönetiminin geçiş sürecinde yürüttüğü politikaları olumlu bulan diplomat, silahlı aktörlerin siyasi düzene entegre edilmesinin askeri yollarla tamamen tasfiye etmekten daha kalıcı sonuçlar vereceğini savundu.

    Konuşmasının son bölümünde ABD'nin geçmişteki rejim değiştirme girişimlerini de eleştiren Barrack, Washington'ın daha önceki 23 müdahale girişiminden beklenen sonuçları alamadığını itiraf etti. Bölge ülkelerinin dış müdahaleler yerine kendi aralarında yeni güvenlik mekanizmaları kurmasının kaçınılmaz hale geldiğini sözlerine ekledi.

    AI YORUMU

    Ankara ile Tel Aviv arasındaki tansiyonun siyasi söylemlerden ziyade sahadaki fiili askeri hareketlilik üzerinden okunması gerekiyor. Barrack'ın işaret ettiği 35 kilometrelik mesafe uyarısı, istihbarat ve erken uyarı mekanizmalarının ne denli kritik bir eşikte çalıştığını gösteriyor. Olası bir havada önleme veya yanlış anlama senaryosu, iki ülke arasında diplomatik kanalların kapalı olduğu bir dönemde istenmeyen bir tırmanmayı tetikleyebilir. Tarafların doğrudan çatışma niyeti olmasa bile sahadaki bu denetimsizlik, diplomasi alanı daraldıkça riski katlıyor.

    Kaynak: Bugün Kıbrıs Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • BBC Türkçe
    Uluslararası yardım kuruluşu SOS Çocuk Köyleri raporu gizledi
    Fotoğraf: BBC Türkçe

    Suriye'de çocukların tutuklu ailelerinden alınarak yetimhanelere yerleştirilmesindeki rolünü araştıran SOS Çocuk Köyleri, hazırlanan raporu kamuoyuna açıklamama kararı aldı. Kurum içi yazışmalar, federasyon içinde derin çatışmaların ve istifaların yaşandığını ortaya koydu.

    • SOS Çocuk Köyleri, 140'tan fazla çocuğun güvenlik güçlerince bakımevlerine götürüldüğünü kabul etti.
    • Wiersholm adlı hukuk firmasına hazırlatılan soruşturma raporu kamuoyuyla paylaşılmadı.
    • İngiltere, Hollanda ve Almanya gibi ülkelerdeki şubeler federasyondan ayrılma kararı aldı.

    Uluslararası yardım kuruluşu SOS Çocuk Köyleri, Suriye iç savaşı döneminde yaşanan olaylarla ilgili hazırlanan soruşturma raporunu yayımlamama kararı alarak yeni bir tartışmanın merkezine yerleşti. Beşar Esad döneminde güvenlik güçlerinin yüzlerce çocuğu tutuklu ebeveynlerinden alarak yetimhanelere yerleştirdiği ve kimliklerini gizlediği ortaya çıkmıştı. Araştırmalar, rejimin çocukları ailelerine baskı yapmak amacıyla kullandığını gözler önüne sererken, kuruluşun bu süreçteki rolü uzun süredir merak ediliyordu.

    Kuruluş, Aralık 2025'te teslim edilen ve sorumluların belirlenmesini amaçlayan Norveçli hukuk firması Wiersholm imzalı raporun kamuoyuna açıklanmayacağını duyurdu. Yönetim kurulu başkanı Domenico Parisi, personelle paylaşılan e-postalarda bazı çalışanları raporu manipüle etmeye çalışmakla suçladı. Taslak metinde, Viyana'daki uluslararası ofisin tesislerdeki nihai sorumluluğa sahip olduğu ve güvenlik güçlerinin baskısına maruz kalmadığı ifade edildi.

    Yaşanan bu gelişmelerin ardından 130'dan fazla ülkede faaliyette bulunan federasyona bağış sağlayan İngiltere, Norveç, İsviçre, İsveç, Fransa ve Hollanda'daki dernekler yollarını ayırma kararı aldı. En büyük bağışçılardan Alman derneğinde ise yöneticiler fon ayırma kararı alırken, denetleme kurulu tarafından ciddi görev ihlalleri gerekçesiyle görevden uzaklaştırıldılar. İşten çıkarılan yöneticiler karara karşı Alman mahkemelerinde hukuk mücadelesi başlattı.

    Suriyeli mağdur aileler ise hâlâ taahhüt edilen tazminatların ödenmesini bekliyor. Leyla ve Layan Ghbeis kardeşlerin yaşadığı travmalar gibi örnekler, kayıp yılların izlerinin silinmediğini gösteriyor. SOS yönetimi hukuki danışmanlık aldıklarını ve kurumsal sorumluluk üstlenmeye kararlı olduklarını belirtse de, bağışçı ülkelerin ayrılması ve raporun gizlenmesi kurumun geleceğini sarsıyor.

    AI YORUMU

    Sivil toplum kuruluşlarının kriz anlarında şeffaflıktan uzaklaşması, bağışçılar nezdindeki güveni onarılamaz biçimde zedeler. Kurumun bağımsız bir hukuk firmasına hazırlattığı raporu iç çatışmalar gerekçesiyle saklaması, geçmişteki hatalarla yüzleşmekten kaçındığını gösteriyor. Avrupalı şubelerin federasyondan kopması, uluslararası yardım mekanizmalarının denetim zafiyetlerini gözler önüne seriyor. Eğer mağdur ailelere taahhüt edilen fonlar acilen dağıtılmazsa, kurum önümüzdeki dönemde finansal desteğin ötesinde varoluşsal bir meşruiyet kriziyle karşı karşıya kalacaktır.

    Kaynak: BBC Türkçe Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • Pusula Haber
    İsrail Başbakanı Netanyahu'dan Türkiye ile çatışma açıklaması
    Fotoğraf: Pusula Haber

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Ankara ile doğrudan askeri bir karşılaşma yaşanmamasını umduğunu dile getirdi. Böyle bir durumun önüne geçmek için çaba harcadığını belirten Netanyahu, geçmişteki gerilimli iddialarını da hatırlattı.

    • Netanyahu, Türkiye ile doğrudan askeri çatışma yaşanmamasını umduğunu söyledi.
    • Eylül ayındaki BM Genel Kurulu'nda Ankara'yı hedef alan iddialar öne sürmüştü.
    • İsrail lideri, Türkiye'nin bölgesel politikalarına yönelik eleştirilerde bulunmuştu.

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, iki ülke arasındaki ilişkiler ve olası bir askeri senaryo hakkında değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ile doğrudan bir çatışma ortamına girmek istemediğini açıkça ifade eden Netanyahu, bu durumun engellenmesi adına çalıştığını vurguladı. Bölgesel dengeler açısından hassas olan bu ihtimalin gerçekleşmemesini temenni ettiğini belirtti.

    Geçmiş dönemdeki bazı diplomatik temaslarda ve uluslararası platformlarda da Ankara'yı hedef alan açıklamalar yapıldığı biliniyor. Özellikle eylül ayında New York kentinde gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu oturumunda Netanyahu, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aleyhinde iddialar öne sürmüştü. Söz konusu konuşmada Kudüs üzerindeki egemenlik tartışmaları ile çeşitli bölgesel politikalar gündeme taşınmıştı.

    İsrail Başbakanı, o dönemdeki hitabında Türkiye'nin Suriye sahasındaki tutumuna ve Akdeniz'deki dengelere dair iddialarda bulunmuştu. Ankara'nın antisemitik söylemleri yaydığını öne süren Netanyahu, Türkiye'nin Yunanistan, Kıbrıs ve Suriye'ye yönelik stratejilerini eleştirmişti. Yapılan bu son açıklama, iki ülke arasındaki derin siyasi ve diplomatik ayrışmaların sürdüğü bir dönemde geldi.

    AI YORUMU

    Liderler düzeyindeki bu tür temkinli açıklamalar, sahadaki fiili askeri risklerin diplomatsal yollarla kontrol altında tutulmaya çalışıldığını gösteriyor. Ancak geçmişteki BM konuşmalarında dile getirilen sert iddialar ve bölgesel politikalardaki köklü anlaşmazlıklar göz önüne alındığında, gerilimin tamamen ortadan kalkması zor görünüyor. Karşılıklı söylemlerin sertliği, iki ülke arasındaki diplomatik normalleşme ihtimalini zayıflatırken bölgesel aktörlerin tutumunu doğrudan etkiliyor.

    Kaynak: Pusula Haber Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • CNN Türk
    Erdoğan'dan Suriye ziyareti açıklaması: Takvim henüz kesinleşmedi
    Fotoğraf: CNN Türk

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısının ardından gazetecilerin yönelttiği sorulara yanıt verdi. MHP lideri Devlet Bahçeli ile yakın zamanda bir araya gelebileceğini belirten Erdoğan, Şam ziyaretinin takviminin henüz netleşmediğini kaydetti.

    • 455 bini aşkın yatırımcıyı ve ailelerini etkileyen fon soruşturması üç kategoride yürütülüyor.
    • Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli ile yakın zamanda görüşme olabileceğini açıkladı.
    • Suriye ziyareti için Şam takviminin henüz kesinleşmediği ve yakın zamanda netleşebileceği bildirildi.

    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki parti grup toplantısında gündeme dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Erdoğan, siyasi kulisleri hareketlendiren başlıklar hakkında net mesajlar verdi.

    Fon soruşturma sürecini üç farklı kategoride ele aldıklarını dile getiren Erdoğan, hassasiyet çağrısında bulundu. Tasfiyesine karar verilen fonların 455 bini aşkın yatırımcıyı ve ailelerini doğrudan etkilediğini vurgulayan lider, meseleyi tavizsiz bir yaklaşımla takip ettiklerini ifade etti. Muhalefetin tutumunun kendi gündemlerini etkilemediğini belirtti.

    Toplantı çıkışında gazetecilerin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yeni bir temasın olup olmayacağına dair sorusunu yanıtlayan Erdoğan, yakın zaman içinde bir görüşmenin gerçekleşebileceğini dile getirdi. İki lider arasındaki olası buluşmanın zamanlaması siyasi çevrelerde yakından izleniyor.

    Gündemdeki bir diğer başlık olan Suriye ziyareti konusunda da konuşan Cumhurbaşkanı, Şam seyahati için henüz kesinleşmiş bir takvim bulunmadığını söyledi. Ancak söz konusu ziyaretin önümüzdeki yakın süreçte olabileceğine işaret ederek diplomasi trafiğinin süreceğini kaydetti.

    AI YORUMU

    Liderler diplomasisinin bölgesel gelişmelerle doğrudan kesiştiği bir döneme girilirken, Şam ziyareti ihtimali sahadaki dengeleri etkileme potansiyeli taşıyor. 455 bini aşkın yatırımcıyı mağdur eden fon sürecinde atılan adımlar, ekonomik istikrar ve toplumsal güven açısından kritik bir eşiği temsil ediyor. Takvimin henüz netleşmemiş olması, diplomatik temasların temkinli yürütüldüğünü ve arka planda hassas pazarlıkların sürdüğünü gösteriyor. Olası bir üst düzey ziyaret, yalnızca ikili ilişkileri değil, sınır güvenliği ve mülteci başlıklarındaki tüm parametreleri dönüştürebilir.

    Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler