PİYASA
Gündem

İSKİ 24 Ekim’de İstanbul Baraj Doluluk Oranını Açıklamış

İSKİ 24 Ekim’de İstanbul Baraj Doluluk Oranını Açıklamış

Özet

İSKİ, 24 Ekim 2026 itibarıyla İstanbul’un barajlarının toplam doluluk oranının %68 olduğunu duyurdu. Bu oran, şehrin içme suyu ihtiyacını karşılamada kritik bir seviye olarak değerlendiriliyor ve son yağışların etkisiyle değişim gösteriyor. Yetkililer, su tasarrufu önlemlerinin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Öne çıkanlar

  • Baraj doluluk oranı %68 olarak açıklandı.
  • İçme suyu ihtiyacını karşılamak için su tasarrufu çağrısı yapıldı.
  • Son yağışların doluluk oranına etkisi gündemdeki yerini koruyor.

Haberin Detayı

İSKİ, 24 Ekim 2026 tarihli basın açıklamasında İstanbul’un baraj sistemindeki mevcut su seviyesini %68 olarak rapor etti. Bu oran, şehrin yıllık su tüketimini karşılamak üzere belirlenen kritik eşiklerin yakınında yer alıyor ve su yönetim planlarının gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor. Açıklamada, barajların su seviyesi ölçümlerinin düzenli olarak yapıldığı ve sonuçların kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşıldığı vurgulandı.

İstanbul barajlarından biri ve su seviyesi Fotoğraf: Peter Reed · CC BY-SA 2.0 · Wikimedia Commons

Barajların doluluk oranı, özellikle son haftalarda gerçekleşen yağışların doğrudan etkisiyle artış gösterdi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, bölgeye son iki hafta içinde ortalama %12 yağış düşüşü kaydedildi ve bu durum barajların doluluk oranını olumlu yönde etkiledi. İSKİ yetkilileri, yağışların devam etmesi halinde su seviyelerinin daha da iyileşebileceğini belirtti.

Su tasarrufu konusunda vatandaşlara da hatırlatma yapıldı. İSKİ, özellikle yaz aylarında artan su tüketiminin baraj doluluk oranını olumsuz etkileyebileceğini hatırlatarak, muslukları gereksiz yere açık bırakmama ve duş süresini kısaltma gibi basit önlemlerin önemine değindi. Bu önlemlerin, şehrin su güvenliğini sağlamak için uzun vadeli bir stratejiye entegre edildiği ifade edildi.

Gelecek dönemde su yönetimi politikalarının daha dinamik bir yapıya kavuşması planlanıyor. İSKİ, akıllı ölçüm sistemleri ve gerçek zamanlı veri analitiği ile baraj seviyelerinin izlenmesini artırmayı hedefliyor. Böylece, olası kuraklık risklerine karşı erken uyarı mekanizmaları geliştirilebilecek ve su dağıtımında daha etkin bir planlama yapılabilecek.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

İSKİ’nin %68 doluluk oranını açıklaması, su rezervlerinin hâlâ yeterli olduğunu gösteriyor; bu da mevcut tasarruf önlemlerinin sürdürülmesi gerektiği anlamına geliyor. Baraj seviyesinin kritik bir eşik yakınında olması, vatandaşların su kullanım alışkanlıklarını gözden geçirmesini zorunlu kılıyor. Eğer yağışlar azalırsa, su kıtlığı riski artabilir ve ek önlemler alınması gerekebilir. Bu durum, önceki yıllara kıyasla daha yüksek bir doluluk seviyesiyle şehir su güvenliğini destekliyor.

Kaynak: Haber Global Bu içerik, kaynak metne dayalı olarak yapay zekâ destekli özetleme ve otomatik kalite denetimiyle hazırlanmıştır. Kaynağın bağlantısı açıkça verilir; vitrinde yalnızca kalite eşiğini geçen içerikler listelenir. Ayrıntı: yayın ilkelerimiz, yapay zekâ kullanımı ve içerik politikamız.
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Gündem
    • AA Güncel
    SİPER Ürün-2 Hedef Değiştirme Kabiliyetini Başarıyla Test Etti

    Türkiye'nin uzun menzilli hava ve füze savunma sistemi SİPER Ürün-2, yeni hedefe yönlendirme yeteneğini sahada kanıtladı. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, testin başarıyla gerçekleştiğini ve sistemin Çelik Kubbe katmanını güçlendirdiğini duyurdu. Test, denize yakın hedeflere karşı da etkili olduğunu gösterdi.

    • SİPER Ürün-2 ilk kez havada hedef değiştirerek ateşleme yaptı
    • Testte denize yakın hedeflere karşı angajman ve ikinci hedefe yönlendirme başarılı
    • Yaklaşık 1.000 alt yüklenici firma projeye katıldı

    SİPER Ürün-2, uzun menzilli bölge hava ve füze savunma sisteminin yeni bir yeteneğini sahada denedi. Test sırasında füze, ilk hedefe yönlendikten sonra havada yeni bir hedefe güncellenerek imha edildi; bu, sistemin dinamik tehditlere karşı çevikliğini gösterdi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, sosyal medya üzerinden bu başarının Çelik Kubbe katmanını güçlendirdiğini belirtti.

    Görgün, SİPER projesine dahil olan yaklaşık bin alt yüklenici firmaya teşekkür etti ve bu firmaların geliştirdiği yetkinliklerin savunma sanayii bağımsızlığını pekiştirdiğini vurguladı. ROKETSAN, testin değişen senaryolara hızlı yanıt verdiğini ve hedef değiştirme kabiliyetinin ilk kez başarılı bir şekilde sergilendiğini açıkladı. ASELSAN ise sistemin denize yakın seyreden hedeflere karşı angajman kabiliyetini ve ara safha ile terminal güdüm aşamalarını test ettiğini bildirdi.

    Testin teknik detayları arasında ilk hedefe angajman ve ateşleme sonrası füzenin ikinci hedefe yönlendirilmesi, ara safha güdüm ve terminal güdümün sorunsuz çalışması yer aldı. Bu yetenekler, SİPER 2’nin çok katmanlı hava savunma mimarisinde operasyonel esnekliği artırıyor. Proje, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Erdoğan’ın liderliğinde tam bağımsız savunma sanayi hedefi doğrultusunda ilerliyor.

    SİPER Ürün-2’nin bu testi, Türkiye’nin savunma teknolojilerinde yerli ve milli çözümler üretme kapasitesine bir kez daha işaret ediyor. Sistem, hem kara hem deniz tehditlerine karşı etkin bir koruma sağlayarak Gök Vatan savunma konseptine entegrasyonunu pekiştiriyor. Testin başarılı sonuçları, gelecekteki seri üretim ve entegrasyon aşamalarına güven kazandırdı.

    AI YORUMU

    SİPER Ürün-2’nin hedef değiştirme yeteneğinin sahada başarıyla gösterilmesi, sistemin operasyonel esnekliğini somut bir şekilde kanıtladı. Testteki ikinci hedefe yönlendirme ve denize yakın hedeflere karşı angajman, yaklaşık 1.000 alt yüklenici firmanın katkısıyla gerçekleşti ve savunma sanayii ekosistemine değer kattı. Bu gelişme, uzun menzilli hava savunma birimlerini kullanan kara ve deniz kuvvetlerini doğrudan güçlendiriyor. Önceki SİPER sürümleri sadece tek hedefe odaklıyken, yeni versiyon dinamik tehditlere yanıt verebiliyor; bu da Türkiye’nin bağımsız savunma kapasitesini artırıyor.

    Kaynak: AA Güncel Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • AA Güncel
    Türk İş Makineleri Kırgızistan’da 1 Milyar Dolarlık Krediyle Çiftçilere Sunuldu

    Bişkek'te düzenlenen AGROEXPO-2026’da Türk makineleri sergilendi. Kırgızistan hükümeti, 10 453 tarım işletmesine 12 537 000 000 som (yaklaşık 1 milyar dolar) kredi vererek 2 000 yeni istihdam yarattı. Fuarda Türk mini ekskavatörleri ve ekskavatör‑yükleyicilerinin popülaritesi gözlemlendi.

    • Kırgızistan 12 537 000 000 som kredi sağladı
    • 2 000 yeni istihdam oluşturuldu
    • Türk mini ekskavatörleri yüksek performansıyla öne çıktı

    AGROEXPO-2026 ve Altın Sonbahar Fuarı, Bişkek’in merkezinde aynı anda gerçekleşti. Tarım ve hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren firmalar ile çiftçiler fuara yoğun ilgi gösterdi. Fuarın açılışında Su Kaynakları, Tarım ve İşleme Sanayi Bakanı Erlist Akunbekov, 1 724 tarım makinesinin krediyle desteklendiğini duyurdu. Bu destek sayesinde 2 000 yeni istihdam oluştu.

    Bakanlık yetkilileri, bu yıl 10 453 tarım işletmesine toplam 12 537 000 000 som (yaklaşık 1 milyar dolar) kredi sağladığını açıkladı. Kredi programı, çiftçilerin üretim kapasitesini artırmayı ve tarımsal verimliliği yükseltmeyi hedefliyor. Ekonomistlere göre, bu finansman miktarı bölgedeki tarım sektörünün büyüme hızı için kritik bir kilometre taşıdır.

    Türkiye’den ithal edilen iş makineleri sergisi, satış müdürü Aleksey Sutulov tarafından yönetildi. Sutulov, Ankara ve İzmir’de üretilen Türk mini ekskavatörlerinin “verimli, güçlü, dayanıklı ve konforlu” olduğunu belirtti. Ayrıca, Türk fabrikalarının uzman servisi ve yedek parça konusunda tam garanti sunduğunu vurguladı.

    Fuarın bir diğer öne çıkan bölümü, Orta Asya’da popüler olan Araşan koyun ırklarının sergilenmesi oldu. Türkiye’den getirilen koyunlar da sergiden katılımcılar tarafından ilgi gördü. Altın Sonbahar Fuarı ise organik tarım ürünleri, et ve şarküteri çeşitleri, fide ve bitki türleri ile balıkçılık ürünlerini kapsayan geniş bir yelpazede satış yaptı.

    Tüm etkinlik, Kırgızistan’ın tarımsal modernizasyon çabalarının bir parçası olarak değerlendirildi. Fuarda Türk makinelerinin performansının yüksek olması, bölge çiftçilerinin üretim süreçlerini iyileştirecek bir adım olarak görülüyor. Ekonomik desteklerin yanı sıra, teknik servis ve yedek parça garantileri, yerel çiftçilerin uzun vadeli yatırımlarını güvence altına alıyor.

    Bu sayede, Kırgızistan’ın tarım sektörü hem finansal hem de teknolojik açıdan güçlenerek, bölgesel üretkenliği artırmayı hedefliyor. Türk makinelerinin fuarda sergilenmesi, iki ülke arasında ticari işbirliğinin genişlediğini gösteriyor. Fuara katılan şirketler, gelecekteki işbirliği fırsatlarını değerlendirmek için görüşmeler sürdürmeyi planlıyor.

    AI YORUMU

    Türk makinelerinin Kırgızistan’da 1 milyar dolarlık krediyle tanıtılması, yerel çiftçilere yeni istihdam ve verimlilik fırsatı sunuyor. 12 537 000 000 som tutarındaki kredi, önceki yıllara göre önemli bir artış; bu, Kırgız tarım sektörünün büyüme potansiyelini artırıyor. Çiftçiler, güçlü ve dayanıklı Türk ekipmanları sayesinde üretim süreçlerini optimize edebilecek, bu da bölgenin tarımsal rekabet gücünü yükseltecek.

    Kaynak: AA Güncel Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • ShiftDelete
    FNSS, 4.500 Paletli Zırhlı Aracı İhracatında Kırmızı Sayı Kazandı

    Türk savunma sanayicisi FNSS, 4.500'ü aşkın paletli zırhlı aracını Türkiye ve altı müttefik ülkeye teslim etti. 1989’dan bu yana geliştirdiği ZMA‑15 ile başlayan üretim, artık orta sınıf tank, amfibi hücum araçları ve insansız sistemlerle genişledi. İhracat projeleri yerel üretim, teknoloji transferi ve lojistik desteği içeriyor.

    • 4.500’ü aşan paletli zırhlı araç teslimatı
    • Türkiye ve 6 ülke envanterine kazandırıldı
    • KAPLAN MT ile orta sınıf tank ihracatı öne çıktı

    FNSS, 1989’da Türkiye’nin ihtiyaçlarına yönelik ZMA‑15 modelini üreterek karaya sistem üretimine adım attı. Şirket, bu dönemdeki üretimde %80’lik yerel üretim oranı elde etti ve zamanla KAPLAN‑10, KUNDUZ, ZAHA ve KAPLAN MT gibi farklı platformlara genişledi. Üretim portföyündeki çeşitlilik, piyon, hücum ve tank görevlerini tek bir aile içinde barındırarak operasyonel esneklik sağlıyor.

    Bugüne kadar 4.500’ü aşan paletli zırhlı araç FNSS’e ait ZMA‑15, KAPLAN‑10, KUNDUZ, ZAHA ve KAPLAN MT modellerini kapsıyor. 1997’de UAE’ye yapılan ihracat, Türk savunma sanayisinin küresel çapta tanınmasının dönüm noktalarından biri oldu.

    İhracat sürecinde FNSS, yerel üretim, teknoloji transferi ve entegre lojistik desteği sunarak müşterilerine tam bir paket hizmeti sağlıyor. Endonezya ile yürütülen KAPLAN MT programı, iki ülke arasında ortak üretim ve teknoloji geliştirme örneği olarak öne çıkıyor. Ayrıca Avrupa’da KARPAT orta tankının üretim çerçevesi imzalandı, bu da FNSS’in uluslararası işbirliklerini genişletiyor.

    İnsansız kara sistemleri alanında FNSS, Gölge Süvari adlı ağır sınıf insansız araç geliştirdi. Hibrit tahrik sistemi araştırmaları ise araçların enerji verimliliğini artırmayı hedefliyor.

    Bu gelişmeler, FNSS’in teknolojik yetkinliğini ve ihracat stratejisinin sürdürülebilirliğini gösteriyor. 4.500’ü aşan teslimat, şirketin üretim kapasitesinin yanı sıra küresel savunma pazarındaki rekabet gücünü de pekiştiriyor.

    KAPLAN ailesi, orta sınıf tank ve personel taşıyıcı çözümlerle farklı görev ihtiyaçlarına yanıt veriyor. KUNDUZ, amfibi istihkam iş makinesi olarak Filipinler’e ihraç edildi ve ZAHA, TCG Anadolu ile birlikte denizden kara geçişini desteklemek üzere tasarlandı. FNSS’in bu çeşitlilik, müşterilere özelleştirilebilir ve görev odaklı platformlar sunma kapasitesini artırıyor.

    AI YORUMU

    FNSS’in 4.500’ü aşan paletli zırhlı araç teslimatı, şirketin küresel rekabet gücünü somut bir rakamla ortaya koyuyor. Yerel üretim oranının %80’e yakın olması, Türkiye’nin savunma sanayisinde bağımsızlık hedeflerine ulaşmasını hızlandırır. Aynı zamanda 6 müttefik ülke ile kurulan işbirlikleri, FNSS’in teknoloji transferi ve lojistik desteğiyle uzun vadeli ilişkiler kurmasını sağlar. Bu başarı, benzer büyüklükteki üreticilerin de ihracat stratejilerinde örnek alınabilecek bir model sunuyor.

    Kaynak: ShiftDelete Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Bursa Saati Gazetesi
    Bursa deprem hafızasını masaya yatırdı: 1855 felaketi konuşuldu

    Osmangazi Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen panelde Bursa'nın 1855 yılındaki büyük depremi tarihsel ve jeolojik yönleriyle ele alındı. Uzmanlar, geçmişin yazılı kayıtları ile jeofizik verilerini birleştirerek afet bilincini artırmayı hedefliyor.

    • Osmangazi Belediyesi ve Jeoloji Mühendisleri Odası ortaklığıyla özel bir panel düzenlendi.
    • Tarihî belgeler ve jeofizik veriler harmanlanarak 1855 depremi 45 dakikalık video ile incelendi.
    • Mehmet Yıldız, milyonlarca yıllık doğal mirası koruyan insan odaklı şehirler kurulması gerektiğini vurguladı.

    Bursa'nın geçmişinde iz bırakan büyük sarsıntılar, kentin kültürel mirası ve gelecekteki yapılaşma stratejileri doğrultusunda yeniden ele alındı. Osmangazi Belediyesi'nin ev sahipliğini üstlendiği Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi, deprem temalı kapsamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Geçmiş ve Gelecek Bağlamında Bursa'da Deprem başlığı altında toplanan uzmanlar, 1855 yılında meydana gelen felaketin tarihsel seyrini ve kentin zemin yapısını masaya yatırdı.

    Bursa'nın fethinin 700. yılı kutlamaları çerçevesinde hayata geçirilen program, yerel yönetim ile Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi'nin ortak çalışmasıyla gerçekleşti. Etkinlik boyunca, bahsi geçen büyük sarsıntının dünden bugüne uzanan yansımaları bilimsel ve tarihî perspektiften değerlendirildi. Katılımcılar, yazılı arşivlerin afet araştırmalarındaki belirleyici rolüne dikkat çekti.

    Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, eski dönemlere ait sarsıntıları incelerken yazılı eserlerden, kitabelerden ve tarihçilerin notlarından yararlandıklarını belirtti. Yıldız, 1900 yılı sonrasındaki olayların daha net verilerle ölçülebildiğini, daha eski zamanlar içinse arşiv belgelerinin hayati bir kaynak oluşturduğunu dile getirdi. Toplantıda ayrıca arşiv kayıtları ile jeofizik verilerin harmanlandığı, yaklaşık 45 dakika süren 1855 Bursa Depremi konulu özel bir video gösterimi yapıldı.

    Gelecek vizyonuna dair görüşlerini aktaran Mehmet Yıldız, yerleşim yerlerinin kentin tarihî köklerini ve milyonlarca yıllık doğal dokusunu koruyacak şekilde planlanması gerektiğini savundu. Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Emre Tonaroğlu ise fetih yıl dönümü etkinliklerinde yalnızca kutlamalara değil, şehre kalıcı değer katacak bilgi paylaşımlarına da öncelik verdiklerini kaydetti. İki yıllık titiz bir hazırlık sürecinin ardından şekillenen bu çalışmaların gelecek nesillere aktarılacak bir hafıza oluşturması amaçlanıyor.

    Oturumların devam eden bölümlerinde kürsüye çıkan akademisyenler, kentin jeolojik yapısını ve geçmişteki yıkımları detaylıca aktardı. Tarihî verilerin günümüz mühendislik hesaplamalarıyla birlikte değerlendirilmesinin gerekliliği vurgulanırken, geçmiş tecrübelerin gelecekteki yapılaşma kararlarına rehberlik etmesi gerektiği sonucuna varıldı.

    AI YORUMU

    Yerel yönetimlerin tarihî afetleri bilimsel verilerle ele alması, gelecekteki kentsel planlamalar için somut bir zemin oluşturuyor. Arşiv belgelerinin jeofizik ölçümlerle desteklenmesi, 1855 felaketi gibi büyük kırılmaların bugünün mühendislik kararlarına nasıl yansıması gerektiğine dair net bir çerçeve sunuyor. Bu tür çalışmalar, yalnızca geçmişi anlamakla kalmayıp risk altındaki milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendiren yapısal önlemlerin hızlandırılmasını sağlar. Günümüzdeki modern risk analizi yöntemleri ile eski yazılı kayıtlar kıyaslandığında, geçmişteki eksik verilerin bugünün teknolojisiyle nasıl kapatılabileceği daha net görülüyor.

    Kaynak: Bursa Saati Gazetesi Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler