Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Dünya
İran Dışişleri Bakanı Araghchi, ABD ile yeni savaşa hazır olduklarını duyurdu
•2 dk okuma
Paylaş
HDünya
iFotoğraf: IAEA Imagebank · CC BY 2.0 · Wikimedia Commons
Özet
İran, olası yeni bir askeri çatışmaya tamamen hazır olduğunu ve ekonomik baskılara boyun eğmeyeceğini açıkladı. Bölgesel temaslarını sürdüren Tahran yönetimi, Washington'ın daha önceki taahhütlerini yerine getirmesini şart koşuyor.
Öne çıkanlar
İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, ABD ile her türlü senaryoya karşı tam hazırlıkta olduklarını belirtti.
Tahran ile Washington arasında Pakistan ve Katar üzerinden yürütülen dolaylı görüşmeler devam ediyor.
Haberin Detayı
İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, ülkesinin Amerika Birleşik Devletleri ile yaşanabilecek yeni bir askeri çatışma ihtimaline karşı tamamen hazır konumda bulunduğunu açıkladı. Bağdat'a gerçekleştirdiği iki günlük resmi ziyaret sırasında konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Araghchi, Tahran'ın ne ekonomik yaptırımlara ne de askeri tehditlere boyun eğeceğini net bir dille vurguladı.
Bölgesel temasları kapsamında Irak'ın El-İhbariya televizyonuna röportaj veren İranlı yetkili, diplomatik kanalların açık tutulduğunu ancak ülkeyi savunma kararlılığından taviz verilmeyeceğini ifade etti. Araghchi, Washington ile Tahran arasında Pakistan ve Katar arabuluculuğuyla dolaylı müzakerelerin sürdüğünü de doğruladı.
Kritik su yollarından Hürmüz Boğazı'nın tamamen gemi geçişlerine açılması konusuna da değinen Dışişleri Bakanı, bu adımın ABD'nin İslamabad Mutabakat Zaptı kapsamındaki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesine bağlı olduğunu belirtti. Nükleer meselenin Washington tarafından siyasi baskı aracı olarak kullanıldığını savundu.
Geçmişteki diplomatik tecrübelere atıfta bulunan Araghchi, ABD ile daha önce üç tur görüşme gerçekleştirildiğini fakat bu süreçlerin nihayetinde askeri hamlelerle sonuçlandığını hatırlattı. Üçüncü tur müzakerelerde varılan karşılıklı anlayış anlaşmasının Trump yönetimi tarafından kısa süre içinde ihlal edildiğini dile getirdi.
Tahran yönetiminin müzakere masasından kaçan taraf olmadığını belirten yetkili, Washington'ın samimi olması halinde önceden kabul edilen şartları hayata geçirmesi gerektiğini söyledi. Bu şartların sağlanması durumunda Hürmüz Boğazı'nın açılacağını ve kalıcı bir anlaşma için yeni müzakere turlarının düzenlenebileceğini sözlerine ekledi.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Tahran yönetiminin askeri hazırlık vurgusu ve şartlı müzakere stratejisi, iki ülke arasındaki gerilimin kısa vadede düşmeyeceğini gösteriyor. Önceki üç tur müzakerenin ihlal edildiği iddiası, güven bunalımının derinleşmesindeki temel etken olarak öne çıkıyor. Hürmüz Boğazı gibi küresel ticaret için hayati bir noktanın pazarlık konusu yapılması, enerji piyasalarını doğrudan etkiliyor. Washington'ın taahhütlerine sadık kalmaması durumunda bölgesel çatışma riskinin tırmanması kaçınılmaz görünüyor.
Kaynak:
Vietnam.vn
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Katar arabuluculuğuyla Washington yönetimine sunulan yedi günlük Hürmüz Boğazı programında karar sırasının ABD'de olduğunu bildirdi. Bağdat'taki İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında konuşan Arakçi, güvenlik tedbirlerinin askeri baskıyla sağlanamayacağını vurguladı.
İran, Katar aracılığıyla ABD'ye yedi günlük bir Hürmüz Boğazı programı iletti.
Arakçi, askeri tehditler ve ablukalarla deniz güvenliğinin sağlanamayacağını belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın yedi günlük ateşkes teklifini reddetti.
Irak'ın başkenti Bağdat'ta gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi'nin 52. Toplantısı'nda diplomatik temaslarda bulunan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bölgesel ulaştırma hatlarına dair değerlendirmelerde bulundu. Basına yansıyan bilgilere göre Arakçi, Körfez sularındaki seyrüseferin normalleşmesi amacıyla hazırlanan yedi günlük planın Washington'a ulaştırıldığını kaydetti.
Güvenliğin tesis edilmesinde geçmişteki hatalı politikaların tekrarlanmaması gerektiğini savunan Arakçi, askeri operasyonlar ve ambargolarla deniz ticaret yollarının korunamayacağını dile getirdi. Ülkesinin meşru menfaatlerini koruma kararlılığından taviz vermeyeceğini ifade eden İranlı bakan, barış arayışı ile egemenlik haklarını savunmanın birbiriyle çelişmediğini vurguladı.
Bölgede yaşanan silahlı çatışmaların faturasına dikkat çeken Arakçi, Yemen ve Suudi Arabistan arasındaki ihtilaflara askeri yöntemlerle çözüm bulunamayacağını belirtti. Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki gerilimin derinleşmesinden duydukları kaygıyı aktaran bakan, Arap yarımadasındaki istikrarın ancak bölge devletlerinin ortak iradesiyle inşa edilebileceğini savundu.
Daha önce 26 Eylül tarihinde Birleşmiş Milletler nezdinde basın mensuplarına bilgi veren Arakçi, Washington'un önerilen şartları dört ila beş gün içerisinde karşılaması halinde altıncı günde boğazın trafiğe açılabileceğini, yedinci günde ise kapsamlı müzakerelerin başlayabileceğini açıklamıştı. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, arabulucular kanatlı ile iletilen bu yedi günlük ateşkes girişimini geri çevirerek önerinin geçersiz olduğunu ifade etmişti.
AI YORUMU
İran ile ABD arasında Körfez'in kritik geçiş noktası üzerinden yürütülen bu dolaylı diplomasi trafiği, bölgesel gerilimin seyrini belirleme potansiyeli taşıyor. Arakçi'nin işaret ettiği yedi günlük takvimin Washington tarafından reddedilmesi, sahadaki askeri risklerin kısa vadede düşmeyeceğini gösteriyor. Önümüzdeki süreçte enerji hatlarının güvenliği ve arabulucu Katar'ın yeni bir formül geliştirip geliştiremeyeceği yakından izlenecektir.
İranlı üst düzey bir komutan, ülkedeki altyapının hedef alınması durumunda Hürmüz Boğazı'ndaki kritik fiber optik hatları yok edebileceklerini açıkladı. Bölgedeki veri akışının yüzde 97'sinden fazlasını taşıyan denizaltı kabloları küresel iletişim açısından büyük önem taşıyor.
Hürmüz Boğazı'nda küresel veri akışının yüzde 97'sini taşıyan en az 7 ana kablo sistemi bulunuyor.
İranlı Tuğgeneral Yedullah Cevani, altyapı saldırılarına tüm kapasiteyle karşılık vereceklerini belirtti.
Bölgedeki kritik hatlar enerji ticareti, finansal işlemler ve askeri lojistik ağlarını destekliyor.
İran ile ABD ve müttefikleri arasındaki gerilim, stratejik iletişim altyapısını da içine alacak şekilde genişliyor. Cevani, ülkesindeki herhangi bir altyapı tesisine yönelik saldırı gerçekleşmesi halinde ellerindeki tüm gücü kullanacaklarını vurguladı.
Yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın sığ sularından geçen fiber optik hatların kolaylıkla imha edilebileceği ifade edildi. Bu çıkış, daha önce Devrim Muhafızları Sözcüsü'nün Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı hattındaki 7 büyük kabloya yönelik benzer imalarında ardından geldi. Uzman veri tabanı kayıtlarına göre, uluslararası internet ve ticari veri trafiğinin ezici bir çoğunluğu bu dar su yolunun altından sağlanıyor.
Söz konusu denizaltı kabloları yalnızca sivil internet kullanımını değil, aynı zamanda trilyonlarca dolarlık petrol ile doğal gaz ticaretine ait finansal transferleri de taşıyor. Bölgede faaliyet gösteren askeri üslerin lojistik veri iletişiminin de bu hatlar üzerinden yürümesi, tehdidin boyutunu artırıyor. Küresel ticaretin kalbinin attığı bu güzergahta yaşanabilecek olası bir kesinti, uluslararası ekonomiyi derinden sarsma potansiyeli barındırıyor.
Tahran yönetimi, Washington güçlerinin bölgeden tamamen çekilmesi gerektiğini savunurken mevcut koşulların eski döneme asla geri dönmeyeceğini belirtiyor. Taraflar arasındaki bu sert söylemler, Orta Doğu'daki askeri ve stratejik dengelerin yanı sıra siber altyapı güvenliğinin de ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
AI YORUMU
Askeri gerilimlerin doğrudan siber ve fiziksel altyapı hatlarını hedef alması, çatışma dinamiklerinin sınırlarını tamamen değiştiriyor. Küresel veri akışının yüzde 97'sinden fazlasını taşıyan Hürmüz Boğazı'ndaki 7 ana sistemin tehlike altında olması, yalnızca bölgesel değil kıtalararası bir kriz senaryosunu tetikler. Finansal işlemler ve enerji ticaretinin bu hatlara bağımlı kalması, olası bir sabotaj durumunda milyarlarca dolarlık ekonomik zararın kaçınılmaz olacağını gösteriyor. Tarafların bu hamleleri hayata geçirmesi durumunda internet servis sağlayıcıları ve küresel şirketler benzeri görülmemiş bir lojistik ve iletişim çıkmazıyla karşı karşıya kalacaktır.
ABD ve İsrail, İran'a karşı geniş çaplı bir savaşı yeniden başlatma seçeneğini değerlendirmek üzere gizli bir zirve gerçekleştirdi. Ovda Hava Üssü'ndeki buluşmada bölgesel tehditler ve ikili işbirliği detayları ele alındı.
ABD Savaş Bakanı Hegseth ile İsrail Başbakanı Netanyahu Nakab'daki üste bir araya geldi.
Görüşmede saldırı ve savunma alanındaki ortak stratejiler masaya yatırıldı.
İsrail medyası, nükleer tesislerdeki hareketlilik nedeniyle istihbarat raporlarını değerlendiriyor.
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail cephesi, Tahran yönetimine karşı kapsamlı bir askeri çatışmayı yeniden tetikleme ihtimalini görüşmeye başladı. ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth ile İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Nakab bölgesinde bulunan Ovda Hava Üssü'nde basına kapalı kritik bir toplantı gerçekleştirdi. Yaklaşık iki saat süren bu temas, iki ülke arasındaki askeri seçeneklerin masada tutulduğunu açıkça gösterdi.
Gerçekleşen buluşmaya İsrail Güvenlik Bakanı Israel Katz ve Netanyahu'nun ofisinden üst düzey isimler katıldı. Bazı CNN kaynakları, görüşmelerin yapıldığı üste Birleşik Arap Emirlikleri temsilcilerinin de bulunduğunu öne sürdü. İsrail basını ise Mossad ve genelkurmay başkanının bu özel masada yer almadığı bilgisini paylaştı.
Netanyahu, Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinin kaydını kamuoyuyla paylaşarak ortak hedeflerine ulaşacaklarını vurguladı. İsrail lideri, İran'ın nükleer tehdidini kalıcı olarak bitireceklerini savunurken önleyici bir saldırı ihtimaline de hazırlandıklarını belirtti. Tahran'ı bölgesel seçimlere müdahale etmekle suçlayan Netanyahu, Washington ile teması sıkılaştırdı.
İsrail basınında Washington'ın yaklaşımına dair farklı değerlendirmeler dikkat çekiyor. Yedioth Ahronoth gazetesi, Netanyahu'nun hamle yapmak istediğini ancak ABD'nin şu an için doğrudan bir savaşa sıcak bakmadığını yazdı. Israel Hayom ise istihbarat birimlerinin nükleer tesislerdeki faaliyet artışına dikkat çekerek hızlı bir operasyon ihtimalini gündemde tuttuğunu bildirdi.
AI YORUMU
İki müttefik ülkenin askeri seçenekleri yeniden değerlendirmesi, Orta Doğu'daki mevcut kırılgan dengeleri tamamen tersine çevirebilecek yeni bir çatışma dalgasının habercisidir. Nakab'daki üste gerçekleşen bu temas, diplomatik kanallardan ziyade fiili müdahale senaryolarının Washington ve Tel Aviv tarafından ciddi şekilde planlandığını kanıtlıyor. Özellikle nükleer tesislerdeki hareketliliğin artması, taraflar için operasyonel takvimi öne çekebilir. Bu süreç, bölgedeki enerji hatlarını ve sermaye piyasalarını doğrudan tehdit ederken, olası bir askeri tırmanış küresel ticaret akışını sekteye uğratma riski taşıyor.
İran ile yaşanan askeri ve siyasi gerilimlerin ardından Washington yönetimi stratejik geçiş noktasını güvenli hale getirmek için harekete geçti. Alınan yeni kararla birlikte bölgedeki ticari ve askeri deniz trafiğinin normale döndürülmesi hedefleniyor.
Washington, stratejik su yolunu güvenli hale getirmek için yeni bir operasyon başlattı.
Bölgedeki ticari ve askeri deniz trafiğinin normale döndürülmesi amaçlanıyor.
İran ile yaşanan kriz küresel enerji hatlarını doğrudan tehdit ediyordu.
Uluslararası ticaretin ve enerji sevkiyatının kalbi konumundaki su yollarında hareketlilik sürüyor. Washington yönetimi, son dönemde tırmanan çatışma ortamının ardından kritik geçiş noktasını güvenli hale getirmek üzere kapsamlı adımlar atmaya başladı. Alınan stratejik kararlar doğrultusunda bölgedeki güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı.
Enerji piyasalarını yakından ilgilendiren bu hamle, küresel ticaret akışının kesintisiz sürmesini amaçlıyor. Uzmanlar, geçiş noktasının açık tutulmasının dünya genelindeki akaryakıt fiyatları ve lojistik maliyetler açısından belirleyici olacağını vurguluyor. Güvenlik güçleri bölgedeki denetimlerini artırarak olası riskleri en aza indirmeye çalışıyor.
Bölgesel aktörler arasındaki gerilimin deniz ticareti üzerindeki baskısı uzun süredir hissediliyordu. Yeni düzenlemeler sayesinde sevkiyatların daha güvenli koridorlar üzerinden yapılması sağlanacak. Yetkililer, denizcilik şirketlerine rehberlik eden güncellenmiş güvenlik protokollerini de paylaştı.
AI YORUMU
Askeri hamlelerin enerji koridorları üzerindeki doğrudan baskısı, küresel ticaretin ne kadar kırılgan bir yapıda olduğunu açıkça gösteriyor. Washington yönetiminin attığı bu adım, sevkiyat güvenliğini sağlamazsa akaryakıt piyasalarında dalgalanmalar kaçınılmaz hale gelecektir. Alternatif güzergahların maliyeti göz önüne alındığında, bu su yolunun açık kalması tüm üretici ve tüketici ülkeler için hayati bir zorunluluktur.