PİYASA
Ekonomi

İngiltere'de ulusal borç ilk kez üç trilyon sterlini aştı

İngiltere'de ulusal borç ilk kez üç trilyon sterlini aştı Fotoğraf: Elshad · CC BY 4.0 · Wikimedia Commons

Özet

İngiltere'de açıklanan son ekonomik verilere göre ulusal borç ilk kez üç trilyon sterlini geride bıraktı. Enflasyon oranının yüzde 3,5 seviyesine ulaşması, hükümetin bütçe dengesini sağlama çabalarını zorlaştırıyor.

Öne çıkanlar

  • Ulusal borç resmi rakamlarda ilk defa üç trilyon sterlini geçti.
  • Manşet enflasyon yüzde 3,5 oranına ulaştı ve önümüzdeki aylarda artması bekleniyor.
  • Devlet emekli maaşları üçlü kilit politikası gereği yüzde 3,9 oranında artacak.

Haberin Detayı

İngiltere maliyesi, bütçe hazırlıklarının son aşamasındayken açıklanan güncel ekonomik verilerle baskı altında kalmaya devam ediyor. Açıklanan resmi rakamlar, ülkenin ulusal borç yükünün ilk kez üç trilyon sterlin sınırını aştığını net bir şekilde ortaya koydu.

Fotoğraf: Fortek67 · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Hükümet yetkilileri artan yaşam maliyetleri karşısında vatandaşlara nefes aldıracak hamleler planlasa da, yükselen enflasyon ve borçlanma maliyetleri bu dengeyi zorlaştırıyor. Yakıt fiyatlarındaki artışın da etkisiyle manşet enflasyon yüzde 3,5 seviyesine tırmandı ve ilerleyen aylarda yüzde 4 oranına yaklaşacağı öngörülüyor.

Hizmet ve çekirdek enflasyondaki yapışkan seyir, gelecek ay faiz oranlarının artırılması ihtimalini güçlendiriyor. Bu durum kamu hizmetlerinin maliyetini yukarı çekerken, sendikaların zam taleplerini de doğrudan etkileyen bir unsura dönüşüyor.

Tüm bu ekonomik sıkışıklığa rağmen gıda fiyatı enflasyonunun enerji şokundan büyük ölçüde etkilenmemiş olması küçük bir rahatlama sağlıyor. Öte yandan Jackdaw gaz sahası kararı, büyüme odaklı bütçe duyurularının başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Borçlanma maliyetlerinin üç trilyon sterlin eşiğini aşması, hükümetin harcama politikalarını sürdürülebilirlik açısından çıkmaza sokuyor. Yüzde 3,5 seviyesindeki enflasyon ve artan faiz giderleri, bütçe dengesini kurmaya çalışan ekonomi yönetiminin elini zayıflatıyor. Bu durum, özellikle sabit gelirli vatandaşlar ve kamu hizmetlerinden yararlanan kesimler için önümüzdeki dönemde ekonomik baskının artacağına işaret ediyor. Kamu harcamalarındaki bu tırmanış durdurulamazsa, yakın gelecekte yeni vergi düzenlemeleri veya harcama kesintileri kaçınılmaz hale gelecektir.

Kaynak: BBC Business Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Ekonomi
    • BBC Business
    İngiltere Maliye Bakanı Healey, sermaye kazancı vergisi artışına kapıyı kapattı
    Fotoğraf: BBC Business

    İngiltere Maliye Bakanı John Healey, sermaye kazancı vergisini yükseltme yönündeki baskıları reddetti. Hükümet yetkililerinin uyarıları ve Hazine verileri, olası bir artışın vergi gelirlerini azaltabileceğini gösteriyor.

    • Maliye Bakanı John Healey, sermaye kazancı vergisini artırmayacağını açıkladı.
    • HMRC verilerine göre oranların artırılması Hazine gelirlerini 3,6 milyar sterlin azaltabilir.
    • Bakanlar kurulundaki bazı isimler gelirin adil dağılımı için vergi eşitliği savunuyordu.

    İngiltere kabinesinde yer alan bazı etkili isimler, sermaye kazancı vergisi ile gelir vergisinin eşitlenmesini savunuyordu. Ancak Maliye Bakanı John Healey, bütçe öncesinde bu vergi türünde bir artışa gitmeyeceğini net bir şekilde ifade etti. Şirket hisseleri veya ikincil mülklerin satışından elde edilen kârlar üzerinden alınan bu verginin mevcut oranları yüzde 18 ile yüzde 24 arasında değişiyor.

    Söz konusu hamle, varlıklı bireylerin ülkeyi terk edebileceği veya varlık satışlarını erteleyebileceği yönündeki endişelerin ardından geldi. Geçtiğimiz yıl Hazine ve Gümrük İdaresi tarafından paylaşılan tahminler, yüksek oranlı vergi artışının Hazine gelirlerinde milyarlarca sterlinlik kayba yol açabileceğini ortaya koymuştu. Bu durum, vergi yükünün tabana yayılması yerine sermaye kaçışını tetikleyebileceği kaygılarını artırdı.

    Kabine içindeki bazı bakanlar, çalışma gelirlerinin dezavantajlı duruma düşmesini engellemek amacıyla vergilerin eşitlenmesini talep ediyordu. Başbakanın ilk sekreteri Louise Haigh ve Savunma Bakanı Wes Streeting gibi isimler daha önce bu yönde açıklamalar yapmıştı. Buna karşın Healey, geçtiğimiz ay yaptığı konuşmada işletmelerin kâr etmesinin ve yatırım güveninin teşvik edilmesinin öncelikli olduğunu vurgulamıştı.

    Muhalefet partileri ve iş dünyası temsilcileri de bütçe öncesinde atılacak adımları yakından izliyor. Muhafazakar Parti lideri Kemi Badenoch, devlet harcamalarının kısılması ve borçlanmanın azaltılması çağrısında bulunurken, Liberal Demokratlar banka kârlarına yönelik ek vergi getirilmesini öneriyor. 28 Ekim tarihinde açıklanacak ilk bütçe, artan maliyetler ve savunma harcamaları dengesinde kritik bir eşik oluşturuyor.

    AI YORUMU

    Maliye Bakanlığının bu kararı, sermaye kaçışını önleme odaklı pragmatik bir hamle olarak öne çıkıyor. Hazine verilerine göre yüzde 10'luk bir artışın devlete milyarlarca sterlin kaybettirecek olması, siyasi söylemlerin ekonomik gerçeklikle çarpıştığını net biçimde gösteriyor. Yatırımcı güvenini koruma hedefi, dar gelirli kesimlerin vergi yükü altındaki ezilme tartışmalarını ise uzun süre gündemde tutacaktır. Borçlanma kuralları ve artan harcamalar göz önüne alındığında, hükümetin gelir artırıcı alternatifleri oldukça kısıtlı kalıyor.

    Kaynak: BBC Business Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • CNN Türk
    Sanayi üretici fiyatları eylülde yıllık yüzde 29,32 oranında arttı
    Fotoğraf: CNN Türk

    Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre toplam sanayi üretici fiyat endeksi eylül ayında aylık bazda yüzde 2,31 yükseldi. Sektörel bazdaki maliyet tırmanışı sürerken yıllık ortalama artış oranı yüzde 29,35 olarak kayıtlara geçti.

    • Sanayi üretici fiyatları eylülde yıllık yüzde 29,32 arttı.
    • Madencilik ve taş ocakçılığı yıllık bazda yüzde 35,92 ile en yüksek artışı gördü.
    • Ana sanayi grupları içinde yıllık en büyük artış yüzde 44,64 ile enerjide yaşandı.

    Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan eylül ayı sanayi üretici fiyat endeksi verileri, üretim maliyetlerindeki yükseliş eğiliminin devam ettiğini gösterdi. Açıklanan rakamlara göre toplam endeks eylülde bir önceki aya kıyasla yüzde 2,31 artış kaydetti. Yıllık bazdaki artış ise yüzde 29,32 seviyesine ulaştı.

    Sektörel kırılımlar incelendiğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla en yüksek fiyat artışı yüzde 35,92 ile madencilik ve taş ocakçılığı alanında görüldü. İmalat sanayindeki fiyat artışı yüzde 30,58 olurken su temini, kanalizasyon ve atık yönetimi faaliyetlerinde bu oran yüzde 29,7 olarak gerçekleşti.

    Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme sektöründe ise yıllık artış yüzde 8,67 seviyesinde kaldı. Ana sanayi gruplarının yıllık performansında enerji sektörü yüzde 44,64 ile zirvede yer aldı. Ara malları yüzde 29,42, dayanıklı tüketim malları yüzde 27,55 ve sermaye malları yüzde 21,19 oranında artış gösterdi.

    Aylık değişimler ele alındığında madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe fiyatlar yüzde 0,15 geriledi. Buna karşılık imalat sanayinde yüzde 2,49, su ve atık yönetimi faaliyetlerinde yüzde 1,83 oranında artış kaydedildi. Enerji grubu ise aylık bazda yüzde 5,97 artışla alt gruplar arasında öne çıktı.

    AI YORUMU

    Sanayi maliyetlerindeki yıllık yüzde 29,32'lik artış, önümüzdeki dönemde nihai tüketici fiyatlarına yapılacak olası yansımaların süreceğini net bir şekilde gösteriyor. Enerji sektöründeki yüzde 44,64'lük yıllık tırmanış, imalat ve üretim yapan tüm işletmelerin en büyük gider kalemi olmaya devam ediyor. Bu durum, özellikle girdi maliyetleriyle mücadele eden küçük ve orta ölçekli işletmelerin kârlılık marjlarını baskı altında tutuyor. Gelecek aylarda enerji ve ara malı kalemlerindeki dalgalanmalar durdurulamazsa, enflasyon sepetindeki diğer ürün gruplarına da benzer oranlarda fiyat baskısı yayılması kaçınılmaz hale gelecektir.

    Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • Para Analiz
    Fed kararı netleşti: Ekim pas geçilecek, yıl sonunda faiz artacak
    Fotoğraf: Para Analiz

    Reuters anketine katılan ekonomistlerin büyük kısmı Fed'in ekim toplantısında faizleri sabit tutacağını öngörüyor. Yılın son toplantısında ise bankanın faiz artırımına gitmesi bekleniyor.

    • Reuters anketine katılan 100 ekonomistin 94'ü ekim ayında faizlerin sabit kalmasını bekliyor.
    • Aralık ayındaki son toplantıda faiz artırılacağı yönündeki beklentiler tam bir konsensüse dönüştü.

    Küresel finans çevrelerinin odaklandığı ABD Merkez Bankasının para politikası adımlarına dair yeni bir beklenti anketi kamuoyuyla paylaşıldı. On altı ile yirmi ekim tarihleri arasında yüz ekonomistin katkısıyla tamamlanan araştırma, analistlerin yılın kalanı için öngörülerinde belirgin bir uzlaşı sağlandığını gözler önüne serdi. Eylül ayında gerçekleştirilen önceki ankette aralık ayında faiz artışı yapılacağını öngörenlerin oranı yüzde ellinin altında kalırken, güncel veriler bu senaryonun ortak bir kabule evrildiğini işaret ediyor.

    Araştırmaya katılan yüz uzmandan doksan dördü, yirmi yedi yirmi sekiz ekim tarihlerindeki toplantıda politika faizinin yüzde üç nokta yetmiş beş ile dört nokta sıfır sıfır aralığında sabit bırakılacağını belirtti. Buna karşın, bankanın sekiz dokuz aralık tarihlerindeki yıl sonu buluşmasında faiz artırımına kesin gözüyle bakılıyor. Uzmanlar enflasyon dinamikleri ve makroekonomik veriler doğrultusunda bankanın daha agresif bir politika izlemek zorunda kalabileceğini ifade ediyor.

    Katılımcıların yaklaşık yüzde altmışlık kesimi nihai politika faizinin yüzde dört nokta sıfır sıfır ile dört nokta yirmi beş aralığında tepe noktasına ulaşacağını öngörüyor. Öte yandan, parasal sıkılaşma döngüsünün tek bir hamleyle sınırlı kalmayacağını savunanların oranında da belirgin bir artış kaydedildi. Doksan iki uzmandan otuz sekizi en az iki ek faiz artışı yapılmasını beklerken, eylül ayında bu senaryoyu destekleyenlerin oranı yalnızca yüzde yirmi düzeyindeydi.

    Piyasa aktörleri mevcut risklerin bankayı daha sert adımlar atmaya itebileceğini vurguluyor. Morgan Stanley ABD başekonomisti Michael Gapen, tablonun öngörülenden daha agresif hamleler gerektirebileceğini belirtirken, Mizuho Securities kıdemli ekononisti Alex Pelle ekim ayının pas geçilmesini hatalı bir hamle olarak nitelendirdi. Pelle, aralık toplantısında yirmi beş baz puanlık artışın yanı sıra elli baz puanlık daha güçlü bir sıkılaşma ihtimalinin de masada bulunduğunu ifade etti.

    AI YORUMU

    Piyasalarda oluşan bu tam uzlaşı, faiz patikasındaki belirsizliğin yerini temkinli bir bekleyişe bıraktığını gösteriyor. Uzmanların yüzde altmışlık kesiminin faizlerin yüzde dört nokta yirmi beş bandında zirve yapacağı öngörüsü, sıkılaşma döngüsünün sonuna yaklaşılmakta olduğunun sinyalini veriyor. Enflasyonist baskıların kalıcı olması durumunda gelişen piyasa varlıkları ve döviz kurları üzerinde yeni dalgalanmalar tetiklenebilir. Yatırımcıların aralık ayındaki karara kadar risk iştahını düşük tutması ve portföylerini olası şoklara karşı koruması gerekiyor.

    Kaynak: Para Analiz Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • Bilecik Haber
    Merkez Bankası'nın Ekim ayı faiz kararı için geri sayım başladı
    Fotoğraf: Bilecik Haber

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Ekim ayı faiz kararını açıklayacağı tarihi duyurdu. Eylül ayında yıllık enflasyonun yüzde 30 altına gerilemesi, piyasalarda farklı faiz indirimi beklentilerini beraberinde getirdi.

    • TCMB Ekim ayı faiz kararı 22 Ekim Perşembe günü saat 14.00 te duyurulacak.
    • Eylül ayı enflasyon rakamları beklentilerin altında kalarak yıllık bazda yüzde 30 un altına düştü.
    • Ekonomistler arasında 100 baz puanlık indirim ile faizlerin sabit tutulacağı yönünde farklı görüşler bulunuyor.

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın para politikası kurulunun yılın onuncu ayında alacağı kararlar iş dünyası ile finans çevreleri tarafından yakından izleniyor. Yılın geri kalanındaki ekonomik gidişatı şekillendirecek olan toplantı takvimi netleşti.

    Banka yönetimi tarafından yapılacak resmi duyurunun tarihi ve saati kesinleşirken, piyasa aktörleri vergi, enflasyon ve döviz kurlarındaki son hareketliliği hesaba katıyor. Özellikle son açıklanan enflasyon verilerinin beklentilerin altında kalması ve yıllık oranın yüzde 30 sınırının altına gerilemesi analistlerin tahminlerini çeşitlendirdi.

    Uzmanlar arasında yapılan değerlendirmelerde iki farklı senaryo öne çıkıyor. Bazı ekonomistler, düşüş eğilimine giren enflasyon rakamlarını gerekçe göstererek 100 baz puanlık bir indirim hamlesi bekliyor. Diğer bir kesim ise temkinli duruşun korunması gerektiğinden hareketle faiz oranlarında herhangi bir değişiklik yapılmayacağını savunuyor.

    Perşembe günü öğle saatlerinde duyurulacak olan kararın ardından piyasaların nasıl tepki vereceği ve döviz kurları ile tahvil faizlerinin nasıl şekilleneceği merak konusu olmaya devam ediyor. Bankanın vereceği sinyaller yıl sonu hedefleri açısından da belirleyici olacak.

    AI YORUMU

    Para politikasındaki bu tür hamleler, borçlanma maliyetlerini doğrudan etkileyerek piyasadaki nakit akışını ve tüketici harcamalarını hızla yönlendirir. Yıllık enflasyonun yüzde 30 eşiğinin altına inmiş olması, karar vericilere gevşeme yönünde hareket alanı tanırken, döviz kurundaki istikrarın korunması zorunluluğu bu adımı riskli kılıyor. İndirim senaryosu gerçekleşirse ticari krediler ucuzlayabilir ancak enflasyonla mücadele süreci ivme kaybedebilir. Sabit kalması durumunda ise piyasaların beklentisi karşılanmamış olur.

    Kaynak: Bilecik Haber Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler