PİYASA
Gündem

GKRY Yüksek Mahkemesi, Türkiye aleyhindeki tazminat davasını reddetti

GKRY Yüksek Mahkemesi, Türkiye aleyhindeki tazminat davasını reddetti Fotoğraf: Yeni Şafak

Özet

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Yüksek Mahkemesi, Girne mülkleri üzerinden açılan tazminat talebini oy birliğiyle reddetti. Mahkeme, devletlerin egemenlik dokunulmazlığı ilkesini gerekçe göstererek daha önceki istinaf kararını onayladı.

Öne çıkanlar

  • İki Rum davacının talep ettiği toplam 71 bin 740 euro tazminat başvurusu reddedildi.
  • İstinaf mahkemesi 31 Ekim 2024 tarihinde egemenlik dokunulmazlığı ilkesine dayanarak kararı bozmuştu.
  • Yüksek Mahkeme üçüncü derece inceleme şartlarının karşılanmadığına hükmetti.

Haberin Detayı

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi yargı sistemi içerisinde uzun süredir devam eden mülkiyet uyuşmazlığında nihai karar çıktı. Girne bölgesinde bulunan taşınmazlarını kullanamadıklarını ve ekonomik olarak değerlendiremediklerini öne süren iki Kıbrıslı Rum vatandaş, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine yasal süreç başlatmıştı.

Ancak bu aşamada mahkeme, davacıların mülkiyet tespit talepleri ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki Taşınmaz Mal Komisyonu'nun geçersiz sayılmasına yönelik taleplerini kabul etmemişti.

Davanın istinaf aşamasına taşınmasının ardından 31 Ekim 2024 tarihinde önemli bir hukuki eşik geçildi. İstinaf makamı, uluslararası hukukta kabul gören devletlerin egemenlik dokunulmazlığı ilkesini öne sürerek ilk derece mahkemesinin verdiği tazminat hükmünü ortadan kaldırdı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin yerel mahkemelerde yargılanamayacağına karar verdi.

Bu kararın ardından konuyu Yüksek Mahkeme'ye taşıyan davacılar, egemenlik dokunulmazlığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini savundu. Yapılan son incelemede Yüksek Mahkeme, üçüncü derece inceleme izni verilmesi için aranan yasal şartların oluşmadığına karar vererek başvuruyu oy birliğiyle geri çevirdi.

Alınan bu son yargı kararıyla birlikte, Türkiye aleyhinde açılan davadaki 71 bin 740 euroluk tazminat hükmünü kaldıran istinaf kararı hukuki geçerliliğini korumaya devam edecek.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Uluslararası yargı süreçlerinde devletlerin egemenlik dokunulmazlığı ilkesi, yerel mahkemelerin sınır ötesi mülkiyet uyuşmazlıklarında yetki sınırlarını çizen en net hukuki filtredir. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Yüksek Mahkemesi'nin 15 Ekim 2026 tarihli bu oy birliği kararı, 71 bin 740 euroluk tazminat talebinin hukuki temelden yoksun bırakıldığını tescilledi. Benzer mülkiyet davalarında bu tür kararlar, yerel mahkemelerin yetki alanlarının uluslararası dokunulmazlık duvarına çarptığını net bir şekilde gösterir.

Kaynak: Yeni Şafak Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Gündem
• Yeni Şafak
İlyas Yalçıntaş Hakkında Uyuşturucu Ticareti İddiasıyla İddianame
Fotoğraf: Yeni Şafak

Evinde yapılan aramalarda hassas terazi ve uyuşturucu maddeler ele geçirilen şarkıcı, suçlamaları reddederek malzemelerin diyet ve ailesine ait olduğunu savundu.

  • Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı.
  • Şarkıcı İlyas Yalçıntaş için 10 yıldan az hapis cezası talep edildi.
  • Yapılan testlerde THC ve kokain gibi maddelerin metabolitleri tespit edildi.

Müzik dünyasında tanınan isimlerden İlyas Yalçıntaş, yürütülen bir uyuşturucu soruşturması kapsamında adli makamların karşısına çıkmaya hazırlanıyor. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin istihbarat çalışmaları sonucunda, bazı ünlü isimlerin yasaklı maddeleri temin edip çevrelerine kullandırdığına dair iddialar üzerine harekete geçildi.

Yalçıntaş'ın ikametgahında gerçekleştirilen aramalarda esrar öğütme aparatları, hassas terazi ve bitki kırıntıları barındıran bir kavanoz muhafaza altına alındı. Ayrıca iletişim cihazlarında yapılan incelemelerde bazı kişilerle yapılan yazışmaların yasaklı madde ticareti şüphesi uyandırdığı kayıtlara geçirildi.

Savcılık ifadesinde suçlamaları kabul etmeyen şüpheli, ele geçirilen teraziyi spor diyetini takip etmek amacıyla kullandığını öne sürdü. Kavanozdaki bitkinin ise ailesi tarafından gönderilen kekik olduğunu iddia eden sanatçı, öğütücülerin bir arkadaşı tarafından hediye edildiğini belirtti.

Adli tıp birimlerince alınan kan ve saç örnekleri üzerinde yapılan laboratuvar incelemelerinde, esrar etken maddesi ile kokain kalıntılarına rastlandı. Delillerin ve uzman raporlarının ardından savcılık, sanık hakkında uyuşturucu ticareti yapmak suçlamasıyla dava açılmasına karar verdi.

Yetkisizlik kararı verilen dosya Bakırköy'den İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine nakledildi. Yargılama sürecinin ilerleyen günlerde başlaması ve sanığın hakim karşısına çıkması bekleniyor.

AI YORUMU

Sanatçıların ve kamusal figürlerin adlarının bu tür adli vakalarla anılması, toplum nezdinde rol model kavramını yeniden tartışmaya açıyor. İddianamede yer alan kan ve saç örneği sonuçları ile evde bulunan hassas terazi gibi somut deliller, yargılamanın seyrini doğrudan belirleyecek unsurlar arasında bulunuyor. Mahkeme salonunda yapılacak savunmaların teknik raporlarla nasıl örtüşeceği, davanın hukuki boyutu açısından belirleyici olacak.

Kaynak: Yeni Şafak Haberin tam sayfası →

Gündem
• Son Dakika
Bursa'da Bulaşık Makinesi Yangını Davasında Firmaya Ceza
Fotoğraf: Son Dakika

Bursa'da 2022 yılında mutfaktaki bulaşık makinesinin kısa devre yapması sonucu çıkan yangın nedeniyle üretici firmaya mahkeme tarafından 135 bin 418 lira 50 kuruş para cezası verildi. Kararın ardından mağdur ailenin hukuk mücadelesi istinaf mahkemesine taşındı.

  • Yangın 2022 yılında Osmangazi ilçesinde bir evde çocukların uykudayken çıktı.
  • Bilirkişi raporu yangının bulaşık makinesinin fiş bağlantı noktasındaki arızadan kaynaklandığını doğruladı.
  • Mahkeme firmayı kusurlu bularak 85 bin 418 lira maddi ve 50 bin lira manevi tazminata hükmetti.

Ev sakinlerinin uyuduğu esnada mutfaktan yükselen alevler kısa sürede büyürken, olay yerine çağrılan itfaiye ekipleri yangını kontrol altına alarak söndürdü. Yapılan ilk incelemeler ve sonrasındaki detaylı teknik araştırmalar, felaketin mutfaktaki bulaşık makinesinden kaynaklandığını net bir şekilde ortaya koydu.

Hazırlanan bilirkişi raporunda, mutfaktaki cihazın prize bağlandığı noktada meydana gelen elektriksel ark nedeniyle alev almanın başladığı kaydedildi. Bu gelişme üzerine ev sahibi Kevser Kandemir, yaşadığı trajik olay sonrasında üretici beyaz eşya firması hakkında yargı yoluyla hak arama süreci başlattı. Bursa 4'üncü Tüketici Mahkemesi'nde görülen dava dosyasını inceleyen hakim, teknik raporu esas alarak üretici şirketi kusurlu buldu.

Mahkeme heyeti, davacı anneye toplamda 135 bin 418 lira 50 kuruş ödenmesine karar verdi; bu tutarın 85 bin 418 lira 50 kuruşluk kısmını maddi zararların karşılanması, kalan 50 bin liralık kısmını ise manevi tazminat oluşturdu. Avukat Selin Aydeniz, müvekkilinin olaydan kısa bir süre önce eşini iş kazasında kaybettiğini hatırlatarak ailenin zaten ağır bir psikolojik yük altında bulunduğunu dile getirdi.

Hukuk sürecinin detaylarını paylaşan avukat Aydeniz, delil tespiti aşamasından sonra gizli ayıp olgusunun resmen kanıtlandığını ifade etti. Kararın ardından karşı tarafın dosyayı istinaf mahkemesine taşıdığını belirten avukat, bu davanın benzer mağduriyet yaşayan tüm tüketiciler açısından emsal niteliği taşıdığına dikkat çekti.

AI YORUMU

135 bin liralık bu tazminat kararı, beyaz eşya kullanıcılarının garanti süresi dolmasa dahi gizli ayıplardan doğan haklarını koruyabilmesi açısından yol göstericidir. Üretici firmaların kalite kontrol süreçlerini daha sıkı denetlemesi gerektiğini gösteren bu dosya, benzer felaket yaşayan vatandaşların hak arama cesaretini artıracaktır.

Kaynak: Son Dakika Haberin tam sayfası →

Gündem
• CNN Türk
İmamoğlu Yolsuzluk Davasında Çapraz Sorgusunu Tamamladı
Fotoğraf: CNN Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk davasının yüz birinci duruşmasında Ekrem İmamoğlu'nun çapraz sorgusu bitti. Mahkeme heyeti ara kararında yedi sanığın tahliyesine hükmederken, duruşma kasım ayına ertelendi.

  • Ekrem İmamoğlu'nun çapraz sorgusu davanın yüz birinci duruşmasında tamamlandı.
  • İmamoğlu, eski parti genel başkanının tanık olarak dinlenmesini talep etti.
  • Mahkeme heyeti yedi sanığın tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi.

İstanbul'da görülen belediye yolsuzluk davasında yargılama süreci yeni bir aşamaya ulaştı. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen yargılamanın yüz birinci oturumunda, belediye başkanı Ekrem İmamoğlu'na yöneltilen suçlamalarla ilgili çapraz sorgu işlemleri nihayete erdi. Savcılık makamı ve taraf avukatlarının sorularını yanıtlayan İmamoğlu, dava dosyasında yer alan çeşitli iddialara açıklık getirdi.

Duruşma esnasında cumhuriyet savcısı, parti binasının alım sürecinde çekildiği öne sürülen para taşıma görüntülerine dikkat çekti. Görüntülerde yer alan isimlerin parti adına hareket ettiğini belirten İmamoğlu, sürecin detaylarına sonradan vakıf olduğunu ifade etti. Ayrıca bu konuda eski parti genel başkanının tanık sıfatıyla dinlenmesi yönündeki talebini yineledi ve fonun bağış niteliğinde olduğunu savundu.

Sorgunun devamında Bodrum'daki bir taşınmazın alımına dair ödenen bir milyon euro ile Şişli'deki bir hastane projesiyle ilgili rüşvet iddiaları da gündeme geldi. Bahsi geçen paranın kaynağını diğer sanıkların açıkladığını belirten İmamoğlu, hastane sahiplerini ise yetkili birimlere yönlendirdiğini ve güvendiği çalışma arkadaşının beyanlarına inandığını dile getirdi. İBB bünyesindeki ihale bilgileriyle ilgili soruşturmada ise danışman pozisyonundaki isimlerin hareketlerinin kendi bilgisi dahilinde olmadığını kaydetti.

Taraf avukatlarının beyanlarının ardından savcılık, bazı sanıkların tutukluluk hallerinin sonlandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti ara kararını açıklayarak Ümit Polat ve Nilgün Cendek'in de aralarında bulunduğu toplam yedi sanığın tahliyesine karar verdi. Dava dosyası üzerindeki incelemelerin ve tanık dinlemelerinin sürdürülebilmesi amacıyla duruşma iki kasım tarihine ertelendi.

AI YORUMU

Yargılama sürecindeki bu aşama, yerel yönetimler ile merkezi idare arasındaki hukuki mücadelenin mahkeme salonlarındaki seyrini somut bir şekilde gözler önüne seriyor. Özellikle para trafiği ve ihale iddialarına yönelik savunmalar, dosyanın siyasi ve mali ayaklarının ne denli karmaşık olduğunu kanıtlar nitelikte. İlerleyen celselerde tanık beyanlarının davanın seyrini nasıl etkileyeceği ve tahliyelerin genel stratejiye yansıması yakından izlenecektir.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Gündem
• Dünya Gazetesi

Kamuoyunda yankı uyandıran geniş katılımlı davada mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar arasından yedi ismin tahliyesine hükmetti. Gerçekleşen son celsede ayrıca bazı sanıklar üzerindeki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması kararlaştırıldı.

  • Dava kapsamında 53'ü tutuklu toplam 436 sanık yargılanıyor.
  • Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda 101. duruşma yapıldı.
  • Tolga Kılıç, Fatih Temür ve Melih Geçek gibi yedi isim tahliye edildi.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından yürütülen hukuki süreçte yeni bir aşamaya geçildi. Yüzü aşkın celsedir devam eden ve yüzlerce ismin sanık sandalyesinde oturduğu yargılamada, mahkeme ara kararını duyurdu.

Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki özel duruşma salonunda görülen oturumda, tutukluluk halleri ve adli kontrol tedbirleri yeniden masaya yatırıldı. Uzun süredir cezaevinde bulunan bazı kamu ve özel sektör çalışanlarının durumları tek tek ele alındı.

Gerçekleştirilen incelemelerin ardından mahkeme başkanı, Park ve Bahçeler Dairesi personeli Tolga Kılıç, eski Ağaç AŞ Satın Alma Müdür Vekili Fatih Temür, İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü Melih Geçek ve eski Ağaç AŞ Genel Müdür Yardımcısı Aytekin Karaaslan'ın serbest bırakılmasına karar verdi. Bu isimlerle birlikte Adem Başer, Ümit Polat ve Nilgün Cendek de tahliye edilenler arasında yer aldı.

Heyet, geri kalan tutuklu sanıkların mevcut hallerinin sürdürülmesine hükmetti. Bununla beraber, tutuksuz yargılanan bazı kişilerin evden çıkmama ve düzenli imza verme gibi adli kontrol şartları tamamen kaldırıldı.

Ayrıca duruşmada, bazı sanıklar hakkındaki yurt dışı çıkış yasaklarının da kaldırılması yönünde hüküm kuruldu. Dava heyeti, dosyadaki delil durumu ve yargılamanın geldiği aşamayı göz önünde bulundurarak sonraki duruşma için hazırlıklarını sürdürüyor.

AI YORUMU

Yargılama sürecindeki bu tahliye kararları, davanın seyri ve tutukluluk sürelerinin hukuki sınırları açısından yakından izleniyor. Melih Geçek ve Nilgün Cendek gibi farklı kurumlarda yöneticilik yapmış isimlerin serbest kalması, ilerleyen celselerdeki savunma stratejilerini doğrudan etkileyebilir. Mahkemenin adli kontrol şartlarında esneklike gitmesi ise dosyanın kapsamlı yapısı içinde dengeli bir ilerleme arayışına işaret ediyor.

Kaynak: Dünya Gazetesi Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler

Yorumlar

GitHub hesabıyla yazılır — reklamsız, takipsiz.

Yorumlar yükleniyor…