PİYASA
Otomobil

Geely, Avrupa pazarı için hazırladığı yeni SUV modelini duyurdu

Geely, Avrupa pazarı için hazırladığı yeni SUV modelini duyurdu

Özet

Otomotiv üreticisi Geely, Avrupa pazarına özel olarak geliştirdiği amiral gemisi SUV modelini 2027 yılında tanıtmaya hazırlanıyor. KO11 kod adlı yeni araç, arazi kabiliyetleri ve bölgeye uyarlanan teknolojileriyle dikkat çekmeyi hedefliyor.

Öne çıkanlar

  • KO11 kod adlı yeni SUV, 2027 yılında Avrupa pazarında tanıtılacak.
  • Araç, 800 milimetre sudan geçiş derinliği sunan arazi yetenekleriyle öne çıkıyor.
  • Milano tasarım merkezinde geliştirilen model, Lotus Eletre ile aynı platformu paylaşıyor.

Haberin Detayı

Uzak Doğu merkezli otomotiv devi Geely, küresel pazardaki büyüme stratejileri doğrultusunda Avrupa kıtasına özel yeni bir arazi aracı geliştirdiğini açıkladı. Şirketin ürün gamında amiral gemisi olarak konumlandırılacak olan KO11 kod adlı SUV, özellikle zorlu yol koşulları ve yerel kullanıcı alışkanlıkları göz önüne alınarak tasarlandı. Modelin ilk olarak Avrupa pazarında vitrine çıkması, ardından ise diğer coğrafyalara açılması planlanıyor.

Zorlu arazi koşullarında su geçiş testi yapan yeni nesil araç

Teknik altyapı tarafında yeni araç, Lotus Eletre modelinin yakında görücüye çıkacak şarj edilebilir hibrit versiyonuyla ortak bir platformu paylaşacak. Ancak Geely, bu ortaklığa rağmen kendi modelinde arazi yeteneklerine ve off-road performansına daha fazla odaklanmayı tercih etti. Paylaşılan teknik detaylar arasında yer alan 800 milimetre sudan geçiş derinliği, otomobilin zorlu su birikintileri ve akarsulardan geçiş sırasında sunacağı direnci gözler önüne seriyor.

Tasarım süreçleri Milano'daki stüdyolarda yürütülen SUV modelinin üretim adresi konusunda da çeşitli iddialar bulunuyor. Daha önceki sektörel değerlendirmelerde, Galaxy Cruiser 700 temelini kullanan bu aracın Ford'un İspanya'daki Valencia fabrikasında üretilebileceği ihtimali dile getirilmişti. İki dev üretici arasındaki olası iş birliği kapsamında otomobilin farklı bir rozet altında banttan inebileceği konuşuluyor ancak bu konuda henüz taraflardan resmi ve bağlayıcı bir açıklama yapılmış değil.

Kullanıcı deneyimi ve yazılım tarafında da Avrupa pazarına özel geliştirmeler devreye alınıyor. Geely Ürün Tanımlama Direktörü Dennis Weinel, bölgeye giriş aşamasında mevcut modellerin yerel ihtiyaçlara göre uyarlandığını vurguluyor. Bu kapsamda Çin pazarındaki versiyonla büyük ölçüde aynı olan Flyme multimedya arayüzü, Avrupalı sürücülerin alışkanlıklarına uyumlu hale getirilecek.

Geliştirme takvimine göre 2027 yılında son kullanıcıyla buluşması beklenen ikinci nesil Flyme yazılımı; çoklu görev yürütme, bölünmüş ekran kullanımı ve genişletilebilir widget desteği gibi yenilikleri barındıracak. Şirket, bu sayede araç içi eğlence ve bilgi sistemlerinde daha akıcı bir deneyim vadederken, motor seçenekleri ve fiyat etiketi gibi kritik bilgileri ise henüz gizli tutmayı tercih ediyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Geely'nin Avrupa pazarında Land Rover Defender gibi köklü bir rakibe karşı konumlanması, markanın off-road segmentindeki iddiasını doğrudan test edecek. 800 milimetre gibi dikkat çekici bir sudan geçiş derinliği sunulması, aracın sadece şehir içi kullanımına odaklanmadığının somut bir göstergesi. Üretim yeri ve motor seçenekleri gibi kritik detayların henüz netleşmemiş olması, şirketin pazar reaksiyonlarını temkinli izlediğini ortaya koyuyor. Özellikle yazılım tarafındaki yerelleştirme hamleleri başarısız multimedya deneyimlerini ortadan kaldırabilir.

AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Otomobil
    Adıyaman Kahta’da İki Otomobil Çarpıştı, 8 Yaralı

    Adıyaman’ın Kahta ilçesinde iki otomobilin çarpışması sonucu sekiz kişi yaralandı ve hastanelere kaldırıldı. Olayın ardından trafik bir süre durdu, yaralılar ilk müdahale ekipleriyle tedavi edildi.

    • Kahta ilçesinde iki otomobil çarpıştı, 8 kişi yaralandı
    • Yaralılar bölgedeki hastanelere sevk edildi, acil müdahale sağlandı
    • Çarpışma sonrası Kahta yolu bir saat boyunca trafiğe kapandı

    Kahta ilçesinin ana arterinde sabah saatlerinde iki otomobil çarpıştı. Çarpışma, iki aracın aynı anda karşıdan gelen bir yola girmesiyle meydana geldi ve çarpışma noktasında yoğun bir kargaşa oluştu. Olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri hızla intikal etti ve ilk müdahaleyi gerçekleştirdi. Kazanın ardından bölge trafiği durma noktasına geldi ve yönlendirme ekipleri alternatif rotalar açtı.

    Kazada toplam sekiz kişi yaralandı. Yaralılar arasında sürücüler ve yolcular bulunurken, yaralanma şiddeti hafif kırıklardan ciddi travmalara kadar değişiklik gösterdi. Ambulanslar yaralıları Kahta Devlet Hastanesi ve çevredeki diğer sağlık kuruluşlarına sevk etti. Hastane yetkilileri, yaralıların durumunun istikrarlı olduğunu ve tedavi sürecinin devam ettiğini belirtti.

    Olay yerinde yapılan ilk incelemeler, araçların hız limitini aşmadığını gösterse de fren mesafesinin yetersiz kaldığını ortaya koydu. Yetkililer, sürücülerin yol koşullarını ve görüş mesafesini göz önünde bulundurarak daha dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı. Ayrıca, bölgede yol bakım çalışmaları kapsamında işaretleme eksikliği olduğu tespit edildi ve bu durumun iyileştirilmesi planlandı.

    Kazanın ardından Kahta yolu yaklaşık bir saat boyunca trafiğe kapandı. Bu süre zarfında alternatif güzergâhlar üzerinden geçen araç sayısı arttı ve yerel işletmelerde geçici bir yoğunluk yaşandı. Trafik polisleri, sürücülere yönlendirme yaparak akışı yeniden sağladı ve yolun tekrar açılmasını sağladı. Yol tekrar açıldıktan sonra normal akışa dönüldü.

    Yerel yönetim, benzer kazaların önüne geçmek amacıyla yol güvenliği denetimlerini artıracağını duyurdu. Ayrıca, bölgedeki acil müdahale ekiplerinin kapasitesinin gözden geçirilerek gerektiğinde güçlendirilmesi planlanıyor. Yetkililer, sürücüleri dikkatli olmaya ve trafik kurallarına uymaya çağırdı.

    AI YORUMU

    Kazada 8 kişinin yaralanması, acil sağlık hizmetlerinin bölgedeki kapasitesini test ediyor. Olayın hızlı müdahalesi sayesinde yaralıların durumu stabil, ancak benzer bir kazanın tekrarlanması durumunda sağlık birimlerinin üzerindeki baskı artabilir. Sürücüler, yol işaretlemelerinin yetersiz olduğu bu bölgede ekstra dikkat göstermeli; aksi takdirde kazalar yerel altyapıyı zorlayabilir.

    Haberin tam sayfası →

    Otomobil
    Tesla'nın FSD sistemi devredeyken Kaliforniya'da yayanın ölümüne yol açtı

    Tesla otomobilin Full Self-Driving teknolojisi devredeyken Vallejo kentinde yolun karşısına geçmeye çalışan 71 yaşındaki yayaya çarparak ölümüne sebep olduğu açıklandı. Yetkililer, aracın manevra yapmasına rağmen çarpışmanın önüne geçilemediğini duyurdu.

    • Kaliforniya'da Tesla FSD açıkken yaşanan kazada 71 yaşındaki yaya hayatını kaybetti.
    • Araç içi kamera kayıtlarında otomobilin çarpmadan önce fren ve kaçınma manevrası yaptığı görüldü.
    • Olayı inceleyen yetkililer, sürücülerin teknolojinin sınırlarını aşmaması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

    Elektrikli otomobil üreticisi Tesla'nın gelişmiş sürüş destek altyapısı FSD etkin durumdayken yaşanan kaza, ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Vallejo şehrinde kayıtlara geçti. Gece saat 02.30 sıralarında Interstate 80 otoyolu üzerinde ilerleyen araç, otoyoldan karşı istikamete geçmeye çalışan 71 yaşındaki bir kişiye çarptı. San Francisco Chronicle tarafından aktarılan detaylara göre çarpışmanın etkisiyle yaya olay yerinde yaşamını yitirdi.

    Kaliforniya Otoyol Devriyesi birimi, araç içi kameralardan elde edilen video kayıtlarını incelemeye aldı. Görüntülerde otomobilin yayayı fark ettiği anda fren pedalına bastığı ve sola doğru manevra yaptığı tespit edildi. Ancak bu ani refleksler kazayı engellemeye yetmedi ve taşıtın sağ ön kısmı yayaya çarptı. Soruşturmayı yürüten yetkililer, FSD yazılımının engeli ne zaman algıladığı veya sürücünün direksiyona ne ölçüde müdahale ettiği konusunda henüz net bir bulguya ulaşamadı.

    Soruşturma dosyasına yansıyan diğer iddialara göre, Tesla'nın çarptığı yayaya arkadan gelen başka araçların da çarpmış olabileceği ihtimali değerlendiriliyor. Kazaya karıştığı şüphe edilen diğer sürücülerin olay yerinde durmadığı ifade edilirken, Tesla'yı kullanan şoförün durarak ekipler gelene kadar beklediği bilgisi paylaşıldı. Bölge yetkilileri, görgü tanıklarının ve olay saatinde yoldan geçen diğer sürücülerin bilgi vermek üzere kendileriyle iletişime geçmesini talep etti.

    Yaşanan bu trajik olay, sürücü destek sistemlerinin sunduğu özelliklerin yanlış yorumlanmaması gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Yapılan resmi açıklamalarda, otonom sürüş niteliği taşımayan bu teknolojilerin sorumluluğu tamamen sürücüden almadığı vurgulandı. Seviye 2 otomasyon sınıfındaki FSD altyapısı, hız ve yönlendirme işlemlerini yerine getirse de insan denetimini şart koşan bir yapı barındırıyor.

    Yazılım altyapısı kameralar aracılığıyla çevreyi tararken, özellikle gece koşulları ve beklenmedik yaya hareketleri gibi senaryolar yapay zekâ sistemleri için zorluk yaratabiliyor. Vallejo'daki kazanın ardından elde edilecek yeni veriler, teknolojinin sınırları ve olası sorumluluk paylaşımlarının netleşmesi açısından soruşturma sürecinde yol gösterici olacak.

    AI YORUMU

    Sürücü destek teknolojilerinin pazar payı arttıkça, reklam söylemleri ile yoldaki fiziksel gerçeklik arasındaki uçurum daha net görülüyor. Tesla'nın Seviye 2 otomasyon seviyesindeki sistemine tam otonom muamelesi yapılması, gece sürüşlerinde veya beklenmedik yaya geçişlerinde kaza riskini artırıyor. Sürücülerin kameralara ve yapay zekâ kararlarına aşırı güvenmesi, ani tehlike anında milisaniyelik gecikmelere yol açarak felaketle sonuçlanabiliyor.

    Haberin tam sayfası →

    Otomobil
    Huawei ve CATL otonom batarya değişimi için 2027'yi işaret etti

    Huawei ve CATL ortaklığı, elektrikli araçların otonom olarak batarya değişim istasyonlarına yanaşmasını ve işlemin 99 saniyede tamamlanmasını hedefliyor. Geliştirilen bu yeni sistemle birlikte ilk modellerin 2027 yılında yollara çıkması planlanıyor.

    • Elektrikli araçlar istasyonlara otonom şekilde girip 99 saniyede batarya değiştirecek.
    • Ortaklık kapsamında geliştirilen ilk beş model 2027 yılında satışa sunulacak.
    • Sistem; araç, istasyon ve bulut altyapısı arasındaki veri bağlantısıyla çalışacak.

    Otomotiv ve teknoloji dünyasında yankı uyandıran yeni bir iş birliğiyle elektrikli araç kullanıcılarının en büyük zaman kayıplarından biri ortadan kalkıyor. Huawei ile CATL güçlerini birleştirerek batarya değişim süreçlerini tamamen otonom hale getirecek yeni bir altyapı üzerinde çalışmaya başladı. İki dev şirket, araçların istasyonlara sürücü müdahalesine gerek kalmadan yanaşmasını ve değişim sürecinin yalnızca 99 saniye sürmesini amaçlıyor.

    Geçtiğimiz günlerde imzalanan ortaklık anlaşması, Huawei'nin gelişmiş akıllı sürüş sistemlerini CATL'nin geniş batarya değişim ağıyla buluşturuyor. Araç, istasyon ve bulut bilişim altyapısının karşılıklı veri alışverişi sayesinde otomobiller, tesisi kendi başına bulabilecek ve değişim mekanizmasına hassas bir şekilde konumlanabilecek. Bu sayede sürücülerin istasyon içinde hassas manzaralar yapma zorunluluğu ortadan kalkacak.

    Geliştirilen bu yenilikçi teknolojinin ilk meyvelerini 2027 yılında vermesi bekleniyor. Bu tarihe kadar beş yeni modelin piyasaya sürülmesi planlanırken, ilk aracın Dongfeng ve Huawei ortaklığından doğan Epicland markasını taşıması öngörülüyor. Ayrıca GAC ile Huawei ortaklığındaki Aistaland markası da batarya değişimini destekleyen ürünleri gelecekteki planlarına dahil etti.

    Piyasaya sürülecek yeni modellerin fiyat etiketleri, teknik detayları ve kesin tanıtım takvimi henüz netlik kazanmadı. Bireysel binek otomobillerde bu tarz değişim ağlarının yaygınlığı şimdilik sınırlı kalsa da, atılan bu adım CATL'nin hizmet alanını genişletecek. CATL sadece batarya satışı yapmakla kalmayıp, araçların kullanım ömrü boyunca enerji hizmeti sunarak üreticilerle daha kalıcı bağlar kurmayı hedefliyor.

    Huawei cephesinde ise bu hamle, akıllı sürüş yazılımlarının kullanım alanlarına yepyeni bir halka ekliyor. Sürücünün istasyonda hiçbir fiziksel çaba harcamadan kısa sürede yola devam etmesini sağlayan bu altyapı, elektrikli araç pazarındaki rekabetin yönünü değiştirebilir. İki markanın ortak vizyonu, geleceğin taşımacılık ekosisteminde enerji ikmalini pratik ve hızlı bir standart haline getirmeyi amaçlıyor.

    AI YORUMU

    Batarya değişim istasyonlarının otonom hale gelmesi, elektrikli araç pazarındaki en büyük menzil ve dolum süresi kaygısını doğrudan hedef alıyor. Sürücü müdahalesini sıfırlayan bu 99 saniyelik süreç, şarj istasyonlarındaki kuyruk çilesini bitirerek geleneksel yakıt ikmalinden bile daha hızlı bir deneyim vadediyor. Ancak bu sistemin binek otomobil segmentinde kat edeceği çok yol var; çünkü otomobil üreticilerinin bu standart ekosisteme ne kadar hızlı entegre olacağı başarının asıl belirleyicisi olacak.

    Haberin tam sayfası →

    Otomobil
    Subaru, kendi elektrikli motor altyapısıyla 510 beygirlik prototip geliştirdi

    Subaru, Toyota ortaklığından bağımsız olarak tasarladığı çift motorlu ve dört tekerlekten çekişli yeni elektrikli altyapısını Outback gövdeli prototiple sergiledi. Yaklaşık 510 beygir güç üreten sistem, markanın 2029 yılından sonra üreteceği modellerin altyapısını oluşturacak.

    • Prototip, çift motorlu sistemiyle 510 beygir güç üretiyor ve 0-100 hızlanmasını 4 saniyenin altında tamamlıyor.
    • Yeni batarya paketi yaklaşık 4.000 silindirik hücreden oluşuyor ve önceki nesle göre yüzde 25 daha hafif tasarlandı.
    • Toyota ile ortaklık bitmiyor; Solterra ve Getaway gibi ortak projeler planlandığı gibi devam edecek.

    Otomotiv dünyasında elektrikli araç yatırımları hız kesmeden sürerken Subaru cephesinden dikkat çekici bir hamle geldi. Marka, Toyota ile yürüttüğü ortak projelerden ayrı olarak kendi mühendislik ekibinin geliştirdiği tamamen elektrikli yeni altyapısını gün yüzüne çıkardı. Test amacıyla Outback gövdesinin kullanıldığı bu prototip, markanın önümüzdeki yıllarda yollara çıkaracağı bataryalı araçların teknolojik altyapısını gözler önüne seriyor.

    Yeni geliştirilen çift motorlu sistem, dört tekerlekten çekiş kabiliyetiyle birlikte yaklaşık 510 beygir güç üretiyor. Aracın ön aksında Aisin imzalı 150 kW gücünde bir ünite yer alırken, arka aks ise 230 kW güç üreten daha güçlü bir elektrik motoruna ev sahipliği yapıyor. Toplamda 380 kW seviyesine ulaşan bu güç aktarımı sayesinde prototip, 0-100 km/s hızlanmasını 4 saniyenin altında tamamlama başarısı gösteriyor.

    Subaru mühendisleri, bu yeni mimariyi Solterra modelinde kullanılan e-TNGA platformundan tamamen bağımsız olarak kurguladı. Amaç, içten yanmalı simetrik dört tekerlekten çekiş geleneğini elektrikli çağa uyarlamak ve tork dağılımını markanın sürüş karakterine göre optimize etmek. Batarya tarafında ise yaklaşık 4.000 silindirik hücreden oluşan, öncekilere kıyasla yüzde 25 daha hafif bir paket tercih edildi.

    Yeni şasi mimarisinde motor, batarya ve yazılım işlevlerini tek merkezden yöneten entegre bir kontrol ünitesi bulunuyor. Bu yapı, uzaktan yazılım güncellemelerini destekleyerek araç teslim edildikten sonra bile performans özelliklerinin yenilenmesine imkan tanıyor. Şirket yöneticileri, bu prototipte test edilen teknolojilerin 2029 yılından itibaren seri üretim araçlarda boy göstereceğini belirtiyor.

    Öte yandan bu bağımsız ar-ge hamlesi, Toyota iş birliğinin sona erdiği anlamına gelmiyor. Subaru, mevcut ortak platformlar üzerinden yükselen Solterra, Trailseeker, Uncharted ve üç sıra koltuklu Getaway gibi modellerini planlanan takvime uygun şekilde satışa sunmaya devam edecek.

    AI YORUMU

    Subaru, elektrikli dönüşümde tamamen başkasına bağımlı kalmamak adına kritik bir denge arayışına giriyor. 510 beygirlik bu prototip, markanın sürüş dinamiklerinden ödün vermeden kendi gücünü kanıtlama çabasını net biçimde gösteriyor. Solterra gibi ortak modeller pazar payını korurken, bu yeni mimari uzun vadede Subaru'nun sportif kimliğini elektrikli sınıfa taşıyacak. 2029 hedefi, markaya batarya ağırlığı ve enerji yoğunluğu konularında yeterli ar-ge zamanı kazandıracaktır.

    Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler