PİYASA
Gündem

Dişhek-Sen'den Sağlık Bakanlığı'na Faturalandırma Başvurusu

Dişhek-Sen'den Sağlık Bakanlığı'na Faturalandırma Başvurusu Fotoğraf: Toplumsal Haber

Özet

Dişhekimleri Sendikası (Dişhek-Sen), mevcut faturalandırma kısıtlamalarının hekimler üzerinde hak kaybına yol açtığı gerekçesiyle Sağlık Bakanlığı'na resmi talepte bulundu. Sendika, SGK Sağlık Uygulama Tebliği çerçevesindeki uygulamaların hekim performansını ve tedavi kayıtlarını zedelediğini savundu. Süreçlerin hasta güvenliğini de olumsuz etkilediği belirtilerek standart bir düzenleme istendi.

Öne çıkanlar

  • Dişhek-Sen faturalandırma sınırlamaları nedeniyle Sağlık Bakanlığı'na resmi başvuruda bulundu.
  • SUT kapsamındaki kısıtlamaların hekimlerin performans puanlarını ve haklarını düşürdüğü bildirildi.
  • Sendika, geri ödeme kurallarında birlik sağlanmasını ve kısıtlamaların yasal dayanaklarının açıklanmasını istedi.

Haberin Detayı

Kamuda ve sağlık kuruluşlarında görev yapan diş hekimlerinin faturalandırma süreçlerinde karşılaştığı engeller meslek örgütlerinin gündeminde yer almaya devam ediyor. Dişhekimleri Sendikası, mevcut kısıtlamaların çalışma koşullarını zorlaştırdığına dikkat çekerek konuyu Sağlık Bakanlığı'na taşıdı.

Sosyal Güvenlik Kurumu'nun Sağlık Uygulama Tebliği kapsamındaki mevcut faturalandırma sisteminin aksaklıklara neden olduğunu belirten sendika yetkilileri, yapılan işlemlerin sisteme tam yansıtılamamasının hekimlerin özlük ve performans haklarında kayıplara yol açtığını ifade etti. Kayıtların eksik ya da hatalı tutulmak zorunda kalmasının klinik verilerin sıhhatini ve doğrudan hasta güvenliğini riske attığı vurgulandı.

Bakanlığa iletilen başvuru metninde, sağlık tesislerinde uygulanan geri ödeme kriterlerinin ve hekim performans ölçümlerinin standardize edilmesi talep edildi. Kurumlar arasındaki uygulama farklılıklarının giderilmesini isteyen sendika, yürürlükteki kısıtlamaların yasal gerekçelerinin şeffaf biçimde paylaşılması ve tedavilerin gerçeğe uygun şekilde sisteme işlenebilmesi için acil düzenleme bekliyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Sağlık sisteminde faturalandırma ve performans baskısı, hekimlerin tıbbi gerekliliklerden çok bürokratik engellerle uğraşmasına yol açıyor. Bu durum hem hekimlerin emeğinin karşılığını eksik almasına hem de yapılan tıbbi müdahalelerin resmi kayıtlarda görünmemesi yüzünden hasta güvenliğinin tehlikeye girmesine zemin hazırlıyor. Bakanlığın ve SGK'nın, dijitalleşmeyi hekimlerin işini kolaylaştıracak ve hasta verisini güvenceye alacak şekilde yeniden yapılandırması artık bir zorunluluk haline geldi.

Kaynak: Toplumsal Haber Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Gündem
• CNN Türk
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun ilaç listesi güncellendi
Fotoğraf: CNN Türk

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun ödeme kapsamındaki ilaç listesine yeni ürünler ekledi. Yapılan son güncellemeyle birlikte büyük kısmı yerli üretim olmak üzere çok sayıda ilaç vatandaşların erişimine sunuldu. Listeye eklenen ürünler arasında çeşitli kritik hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar da yer alıyor.

  • Toplam 131 yeni ilaç geri ödeme listesine dahil edildi.
  • Listeye eklenen ilaçların 119'u yerli üretim olarak kayda geçti.
  • Yılbaşından bu yana ödeme kapsamına alınan toplam ilaç sayısı 380 oldu.

Sağlık hizmetlerinde erişilebilirliği artırmayı hedefleyen resmi kurumlar, ilaç geri ödeme listesini genişletmeye devam ediyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından paylaşılan son verilere göre, hastaların tedavi süreçlerini desteklemek amacıyla yeni adımlar atıldı.

Bakan Vedat Işıkhan'ın kamuoyuyla paylaştığı bilgilere göre, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun finansman sağladığı ürün kataloğuna yüzü aşkın yeni ilaç katıldı. Bu kapsamda listeye dahil edilen 131 ürünün çok önemli bir bölümünün yerli imkanlarla üretildiği belirtildi.

Güncellenen liste, özellikle kronik ve ciddi rahattaçlıklarla mücadele eden hastalar için büyük önem taşıyor. Yeni eklenen ilaçlar arasında kanser tedavisinde kullanılan 6 ürünün yanı sıra, diyabet ve pulmoner hipertansiyon hastalarının ihtiyaç duyduğu çeşitli medikal bileşenler bulunuyor.

Bununla birlikte, söz konusu liste içerisinde kan ürünleri ve alerji aşıları gibi özel tedavi gerektiren kalemler de yer alıyor. Yetkililer, yılın başından bu yana kanser tedavisine yönelik olanlar dahil olmak üzere çok sayıda ilacın bütçe desteği kapsamına alındığını vurguladı.

AI YORUMU

İlaç geri ödeme listelerinin düzenli olarak güncellenmesi, sağlık harcamalarını doğrudan cepten yapan vatandaşlar için hayati bir rahatlama sağlıyor. Özellikle yerli üretim oranının yüksek tutulması, hem tedarik zincirindeki olası aksamaların önüne geçiyor hem de ulusal sanayiyi destekliyor. Önümüzdeki dönemde yeni moleküllerin de listeye hızla dahil edilmesi, sağlıkta fırsat eşitliği açısından kritik bir beklenti olmayı sürdürecektir.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Gündem
• Bitlis Haber

Bitlis'in Tatvan ilçesinde sağlık personeli ve itfaiye ekiplerinin katılımıyla kapsamlı bir deprem tatbikatı gerçekleştirildi. Senaryo uyarınca 20 saniyelik sarsıntının ardından mor kod verilerek acil kurtarma ve tahliye adımları devreye sokuldu. Yaralanan çalışanlara acil serviste müdahale edilmesinin ardından operasyon yeşil kod ile sorunsuz biçimde tamamlandı.

  • Senaryo gereği Tatvan'da 20 saniye süren bir deprem canlandırıldı.
  • Sarsıntının hemen ardından mor kod verilerek acil durum planı başlatıldı.
  • Tatvan Belediyesi İtfaiye ekipleri göçük altında kalan personeli kurtardı.

Olası doğal afetlere karşı sağlık kurumlarının operasyonel reflekslerini canlı tutmak hedefiyle Tatvan Devlet Hastanesinde geniş çaplı bir kurtarma faaliyeti organize edildi. Hastane Afet ve Acil Durum Planı çerçevesinde planlanan uygulamada, sağlık çalışanları ve arama kurtarma görevlileri kriz anındaki koordinasyon kabiliyetlerini deneme fırsatı buldu.

Kurgulanan afette ilçenin 20 saniye süren şiddetli bir sarsıntı yaşadığı kabul edildi. Alarm zilinin çalmasıyla birlikte hastane genelinde mor kod ilan edilerek kriz yönetim merkezi faaliyete geçirildi. Tesis içerisindeki ağır ekipmanların ve tıbbi malzemelerin devrilmesi sonucu odalarda mahsur kalan çalışanların varlığı senaryoya dahil edildi.

İhbar üzerine hızla yerleşkeye intikal eden Tatvan Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü personeli, enkaz simülasyonunun bulunduğu alanlara teknik donanımlarla giriş yaptı. Sıkışan personelin tahliyesi kontrollü biçimde sağlanırken, dışarı çıkarılan yaralılara acil tıp uzmanları anında müdahalede bulundu.

Hastane sahasındaki tüm kurtarma ve ilk yardım basamaklarının başarıyla sonuçlanmasının ardından yeşil kod duyurusu yapılarak acil durum protokolü sonlandırıldı. Tesis çalışanları ve itfaiye birimleri arasındaki haberleşme kanallarının sağlamlığı operasyon süresince kayıt altına alındı.

AI YORUMU

Afet bölgelerinde sağlık tesislerinin kendi iç koordinasyonunu mor kod ve yeşil kod gibi standart prosedürlerle sınaması, kriz anlarındaki kaosu doğrudan engeller. Tatvan'daki çalışmada itfaiye ile hastane personelinin 20 saniyelik bir simülasyon üzerinden anlık müdahale pratiği geliştirmesi, operasyonel aksaklıkların masa başında değil sahada görülmesini sağlıyor. Benzer uygulamaların düzenli aralıklarla tekrarlanarak yerel ekiplerin refleks haline getirilmesi gerekiyor.

Kaynak: Bitlis Haber Haberin tam sayfası →

Gündem
• Yeni Şafak
Canan Karatay'dan Zayıflama İğneleri İçin Hayati Uyarı
Fotoğraf: Yeni Şafak

Prof. Dr. Canan Karatay, kilo kontrolü amacıyla kullanılan zayıflama iğnelerinin ani ölümlere ve çeşitli organ yetmezliklerine yol açabileceğini belirterek bilinçsiz kullanıma karşı uyarıda bulundu. Hekim kontrolünün şart olduğunu vurgulayan Karatay, doğal beslenme alışkanlıklarına dönülmesi gerektiğini kaydetti.

  • Zayıflama iğneleri böbrek, karaciğer ve kalp sağlığını tehlikeye atabiliyor.
  • Canan Karatay ilaçların ani ölümlere neden olabileceğini savundu.
  • Beslenmede iki öğün sistemi ve doğal probiyotikler öneriliyor.

Günümüzde kilo vermek isteyen bireylerin sıklıkla tercih ettiği zayıflama iğneleri, tıp dünyasında tartışılmaya devam ediyor. Prof. Dr. Canan Karatay, bu tür ilaçların bilinçsiz tüketiminin hayati riskler barındırdığını ifade ederek kamuoyunu uyardı. Söz konusu ürünlerin etken maddelerine ve hastanın tıbbi geçmişine göre farklılık gösterdiğini belirten Karatay, doktor kontrolü olmadan tedaviye başlanmaması gerektiğini dile getirdi.

İlaçların vücuttaki pek çok sistem üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini aktaran Karatay; böbrek yetmezliği, zihinsel bulanıklık, safra kesesi problemleri ve kalp krizi riskine dikkat çekti. Tedavi sürecinin uzman hekimler tarafından planlanmasının şart olduğunu belirten uzman isim, bazı ürünlerin tip 2 diyabet tedavisinde kullanılırken bazılarının obezite yönetimi için uygulandığını hatırlattı.

Açıklamalarında doğal beslenmenin önemine de değinen Karatay, vücudun gereksinimlerinin işlenmemiş gıdalarla karşılanması gerektiğini vurguladı. Tarihsel referanslara da yer veren Karatay, on birinci yüzyılda İbn-i Sina'nın iki öğün beslenmeyi önerdiğini hatırlatarak üç öğünün hastalık getirebileceğini savundu. Günlük yaşantıda su tüketiminin artırılmasını ve tuzun tamamen hayattan çıkarılmaması gerektiğini de sözlerine ekledi.

AI YORUMU

Canan Karatay'ın zayıflama iğneleri hakkındaki bu sert uyarıları, popüler kültürün yarattığı hızlı kilo verme baskısının tıbbi risklerini tekrar tartışmaya açıyor. Özellikle böbrek, kalp ve karaciğer gibi hayati organları tehdit eden bu tür farmakolojik müdahalelerin reçetesiz ya da bilinçsiz şekilde internet üzerinden temin edilmesi, ilerleyen dönemde daha büyük sağlık krizlerine yol açabilir. Bu nedenle bireylerin sosyal medyadaki zayıflama trendleri yerine uzman hekimlerin yönlendirmelerine kulak vermesi hayati önem taşıyor.

Kaynak: Yeni Şafak Haberin tam sayfası →

Gündem
• Sabah Gündem
Bakan Memişoğlu Esenyurt'ta 300 Yataklı Yeni Hastaneyi Tanıttı
Fotoğraf: Sabah Gündem

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi yerleşkesindeki eski binanın deprem tedbirleriyle boşaltılmasının ardından Esenyurt'ta inşa edilen 300 yataklı yeni devlet hastanesinin eğitime ve sağlığa hizmet vermeye başladığını duyurdu. Türkiye'nin küresel standartlarda sağlık hizmeti sunduğunu belirten Memişoğlu, yerli teknolojilerle dünyaya örnek olduklarını vurguladı.

  • Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu İstanbul'da yeni sağlık yatırımlarını anlattı.
  • Esenyurt'ta inşa edilen 300 yataklı yeni devlet hastanesi İstanbul Üniversitesi'ne tahsis edildi.
  • Son 10 yılda İstanbul genelinde 14 bin yatak kapasiteli 26 hastane hizmete alındı.

Gerçekleşen programda kentin tarihi dokusuna ve kültürel mirasına vurgu yapan Bakan Memişoğlu, halka hizmet etme bilincinin köklü geçmişten aldıkları sorumlulukla şekillendiğini ifade etti.

Son çeyrek asırda sağlık alanında hayata geçirilen projeleri değerlendiren Memişoğlu, ülke genelinde modern hastane ağlarının örüldüğünü dile getirdi. Cumhurbaşkanının vizyonuyla hayata geçirilen 28 şehir hastanesinin yanı sıra aile sağlığı merkezleri ve ileri düzey tedavi üniteleriyle güçlü bir altyapı oluşturulduğunu aktaran Bakan, sadece İstanbul'a son on yılda 14 bin yatak kapasitesine sahip 26 hastane kazandırıldığını paylaştı.

Anadolu'nun yüzyıllardır şifa ve ilim merkezi olduğunu hatırlatan Memişoğlu, Selçuklu dönemindeki Gevher Nesibe Sultan Şifahanesi ile Osmanlı dönemindeki Edirne Şifahanesi'nin modern tıbbın temellerini oluşturduğunu kaydetti. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin 1453 yılına uzanan köklü bilim yolculuğunun Fatih ve Süleymaniye darüşşifalarıyla geliştiğini belirten Bakan, bu mirası geleceğe taşıdıklarını söyledi.

Deprem güvenliği sebebiyle Çapa'daki eski monoblok binanın tahliye edildiğini anımsatan Memişoğlu, sağlık hizmetlerinde herhangi bir aksama yaşanmaması adına atılan adımları açıkladı. Bakanlık tarafından Esenyurt bölgesinde inşa edilen 300 yataklı modern devlet binasının İstanbul Üniversitesi'ne tahsis edildiğini ve fakülte tecrübesiyle vatandaşlara şifa dağıtmaya başladığını duyurdu.

Ülkenin tıbbi altyapısının uluslararası alandaki konumuna da değinen Memişoğlu, en son teknolojilerle donatılan merkezlerde ileri tanı ve tedavi yöntemlerinin başarıyla uygulandığını belirtti. Yerli sağlık teknolojilerinin üretiminde de önemli mesafeler kat edildiğini söyleyen Bakan, projede emeği geçen mimarlara, mühendislere, işçilere ve sağlık çalışanlarına teşekkürlerini iletti.

AI YORUMU

Esenyurt gibi nüfus yoğunluğunun zirvede olduğu bir ilçede 300 yataklı modern bir devlet tesisinin üniversite bünyesine devredilmesi, hem akademik tıp eğitimi hem de bölge halkının nitelikli tedaviye erişimi açısından stratejik bir hamledir. Çapa gibi köklü bir kurumun fiziki dönüşüm sürecinde hizmet kesintisine uğramaması, şehir planlaması ve sağlık yönetimi adına örnek bir koordinasyon modelini ortaya koyuyor. Önümüzdeki süreçte bu entegrasyonun hem öğrenci pratiklerine hem de çevre ilçelerdeki hasta yükünün dengelenmesine doğrudan yansımaları beklenmelidir.

Kaynak: Sabah Gündem Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler