Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
Deprem Bölgesi İhracatı 15,6 Milyar Dolara Ulaştı
•2 dk okuma
Paylaş
HGündem
iFotoğraf: Archives New Zealand from New Zealand · CC BY-SA 2.0 · Wikimedia Commons
Özet
Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen on bir ilin yılın ilk dokuz ayındaki toplam dış satımı artış kaydetti. Bölgenin genel ihracatı on beş milyar doları aşarken, iller arasındaki performans farkları dikkat çekti.
Öne çıkanlar
Deprem bölgesindeki on bir ilin ocak-eylül dönemi ihracatı geçen yıla göre yüzde 10 artarak 15,6 milyar doları geçti.
Gaziantep yaklaşık 8 milyar dolarlık dış satımla bölgenin lideri konumunu korudu.
Elazığ yüzde 193,3 artışla ihracatını en çok artıran şehir oldu.
Haberin Detayı
Kahramanmaraş'ta meydana gelen ve on bir ili doğrudan sarsan yıkıcı afetlerin ardından, bölge ekonomisindeki toparlanma süreci dış ticaret verilerine yansımaya devam ediyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından derlenen rakamlara göre, afetten zarar gören illerin ocak ve eylül ayları arasındaki performansları açıklandı. Buna göre söz konusu şehirlerin toplam dış satımı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 10 oranında bir artış gösterdi.
Geçen yılın ilk dokuz ayında on dört milyar dolar seviyesinde bulunan toplam ihracat, bu yılın aynı zaman zarfında on beş milyar altı yüz otuz üç milyon doların üzerine çıktı. Şehir bazında incelenen verilerde Gaziantep, yaklaşık 8 milyar dolarlık hacimle bölgenin en yüksek ihracatını gerçekleştiren ili oldu. Kahramanmaraş'taki dış satım ise yüzde 1,8'lik sınırlı bir yükselişle 970 milyon dolar sınırına ulaştı.
Farklı illerde kaydedilen değişim oranları dikkat çekerken, Elazığ yüzde 193,3 oranındaki artışla bölgesel bir rekora imza attı ve ihracatını 386 milyon dolara taşıdı. Şanlıurfa yüzde 18,5 artışla 292 milyon dolara, Adıyaman ise yüzde 19,4 yükselişle 72 milyon dolarlık satış rakamına ulaştı. Osmaniye ve Kilis gibi çevre illerde de dış ticaret hacimlerinde yukarı yönlü ivme izlendi.
Malatya ekonomisi de bu süreçte dış satımını artıran iller arasında kendine yer buldu ve yılın dokuz aylık döneminde yüzde 1,6 artışla 250 milyon doları aştı. Bölgede genel tablo artış yönünde ilerlerken, Diyarbakır yüzde 19,2 düşüş yaşayarak ihracatında azalma kaydedilen tek şehir olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar şehirlerin sanayi ve üretim altyapılarını yeniden kurma çabasının bu tabloyla şekillendiğini belirtiyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Yıkıcı felaketlerin ardından bölge ekonomisinin toparlanma hızı, açıklanan resmi dış ticaret rakamlarıyla somut bir şekilde ölçülebiliyor. Gaziantep 8 milyar dolarlık hacmiyle başı çekerken, Elazığ'ın yakaladığı yüzde 193'lük devasa oran üretim kapasitesinin beklenenden hızlı canlandığını gösteriyor. Buna karşın Diyarbakır'ın yüzde 19 gerileme yaşaması, her şehrin aynı oranda hızlı bir dönüşüm sürecine giremediğini ve yerel dinamiklerin farklılık gösterdiğini kanıtlıyor.
Kaynak:
Malatya Söz
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Güney Kore wonu, dış ticaret hamleleri ve yabancı sermaye akışının desteğiyle Amerikan doları karşısında tırmanışa geçti. Dört gündür değer kazanan para birimi, ekim ayının ilk yirmi günündeki ihracat verileriyle birlikte iki yılın zirvesini gördü.
Güney Kore wonu 21 Ekim kapanışında 1.325,2 won/USD seviyesine ulaştı.
Ekim ayının ilk yirmi gününde ihracat hacmi 61,6 milyar dolara yükseldi.
Yabancı yatırımcılar yerli piyasadan net 659,9 milyar wonluk hisse aldı.
Küresel döviz piyasalarındaki hareketlilik sürerken Güney Kore para birimi dolar karşısında son iki yılın en güçlü performansına imza attı. Piyasalarda işlem gününün kapanış saatinde won, önceki seansa kıyasla değer kazanarak 1.325,2 won seviyesinden işlem gördü. Bu tırmanış eğilimi, ülkenin uluslararası ticaret hacmindeki büyüme ivmesiyle doğrudan bağlantılı olarak dördüncü gününe taşındı.
Devlet makamları tarafından paylaşılan son ekonomik göstergeler, ekim ayının başından yirminci güne kadarki süreçte dış satımın iki kattan fazla arttığını ortaya koydu. Bu artışın arkasındaki ana sürükleyici güç ise teknoloji sektörünün temelini oluşturan yarı iletken sevkiyatlarındaki güçlü talep oldu. Sektörel gelirlerin toplamı belirtilen dönemde 61,6 milyar dolarlık hacme ulaştı.
Dış ticaret dengesindeki bu hareketlilik uluslararası sermaye sahiplerinin de dikkatini çekti ve yerli finans piyasalarına yoğun bir kaynak akışı yaşandı. Gerçekleşen son resmi seans verilerine göre dış kaynaklı yatırımcılar, yerel hisse senetlerinde 659,9 milyar won tutarında net alım gerçekleştirdi. Döviz cinsinden yaklaşık 497,3 milyon dolara denk gelen bu sermaye girişi piyasayı yukarı taşıdı.
Sermaye akışının yarattığı alım dalgası borsadaki endekslere de doğrudan yansıdı ve gösterge niteliğindeki KOSPI endeksi yüzde 3,29 oranında değer kazandı. Günün sonunda 5.735,66 puana ulaşan endeks, yatırımcıların yerel varlıklara olan güvenini tazeledi. Uzmanlar dış ticaret fazlası ve teknoloji ürünlerine olan küresel talebin sürmesi durumunda bu dengenin korunabileceğini belirtiyor.
AI YORUMU
Güney Kore ekonomisinin dış ticaret fazlası ve teknoloji ihracatına dayalı büyüme modeli döviz kurlarındaki bu tür dalgalanmaları doğrudan etkiliyor. Yabancı sermayenin yerel piyasalara yönelmesi kısa vadede ulusal para birimini desteklesede küresel talepte yaşanabilecek olası bir daralma endeksler üzerinde baskı oluşturabilir. Özellikle yarı iletken pazarındaki sipariş sürekliliği, ülkenin finansal istikrarını korumasında belirleyici olacak.
Kahramanmaraş merkezli afetlerden etkilenen on bir ilin dış satım rakamları yılın ilk dokuz ayında yüzde onluk artış kaydetti. Gaziantep en yüksek hacme ulaşan şehir olurken Elazığ ihracatını en çok artıran bölge konumuna geldi.
On bir ilin ocak-eylül dönemi ihracatı 15 milyar 633 milyon dolara yükseldi.
Gaziantep 7,9 milyar dolarla en fazla dış satım gerçekleştiren kent oldu.
Elazığ yüzde 193,3 artış oranıyla dış satımını en çok artıran il oldu.
Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından derlenen güncel rakamlar, felaketi yaşayan on bir ilin ekonomik toparlanma sürecindeki dış ticaret performansını ortaya koydu. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde 14 milyar dolar bandında bulunan toplam dış satım, bu yıl yüzde onluk bir ivmeyle 15 milyar 633 milyon doların üzerine çıktı. Bölgedeki şehirlerin birçoğu üretim kapasitelerini artırarak küresel pazarlardaki payını korumayı başardı.
Güneydoğu Anadolu'nun sanayi üssü konumundaki Gaziantep, toplam ihracat rakamına en büyük katkıyı veren il olarak öne çıktı. Yılın dokuz aylık diliminde yüzde seksenlik bir oranla 7 milyar 989 milyon dolarlık satış yapan kenti, 2 milyar 708 milyon dolarla Hatay ve 2 milyar 515 milyon dolarla Adana takip etti. Afetin merkez üssü Kahramanmaraş ise dış satımını yüzde 1,8 artırarak 970 milyon dolara ulaştırdı.
Elazığ, bölge genelinde ihracat artış hızında rekor kırarak dikkatleri üzerine çekti ve dış satımını yüzde 193,3 oranında büyüttü. Bu artışla birlikte şehirden yurt dışına gönderilen ürünlerin toplam tutarı 386 milyon doları buldu. Şanlıurfa ve Malatya gibi illerde de pozitif yönlü büyüme kaydedilirken, Osmaniye, Kilis ve Adıyaman dış ticaret hacimlerini yukarı yönlü taşıdı.
On bir şehir arasında ihracat kalemi azalan tek il ise Diyarbakır olarak kayıtlara geçti. Kentin dış satım tutarı söz konusu dönemde yüzde 19,2 oranında gerileyerek 169 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Buna rağmen genel tablo, bölge sanayisinin zorluklara rağmen üretim ve ihracat ağını ayakta tutma iradesini gösteriyor.
AI YORUMU
Afet bölgesindeki dış ticaret verileri, üretim merkezlerinin zararları telafi etme konusunda kararlı bir duruş sergilediğini kanıtlıyor. Gaziantep ve Hatay gibi büyük aktörlerin sırtlandığı hacim, 15,6 milyar dolarlık eşiğin aşılmasını sağladı. Özellikle Elazığ'ın yakaladığı yüzde 193'lük devasa artış, sanayi yatırımlarının doğru noktalara odaklandığında ne kadar hızlı meyve verebileceğini gösteriyor. Diyarbakır dışındaki tüm illerin artıda kalması, bölgesel ticaretin esnekliğini koruduğunu doğruluyor.
Elazığ'ın Alacakaya ilçesinde çıkarılan özel vişne mermeri, uluslararası pazarlarda rekor ilgi görüyor. Ürünün Çin'e yapılan sevkiyatı yılın ilk yarısında geçen yıla kıyasla yaklaşık yüzde 30 oranında yükseldi.
Çin'e yapılan vişne mermeri sevkiyatı 2026'nın ilk yarısında yüzde 30 arttı.
Özel taş; Dubai, ABD, Hindistan, Rusya ve Suudi Arabistan gibi ülkelere de satılıyor.
Türkiye'nin doğal taş sektöründeki en önemli varlıklarından biri olan vişne mermeri, uluslararası alanda adından söz ettirmeye devam ediyor. Elazığ'ın Alacakaya ilçesindeki ocaklardan çıkarılan bu özel taş, kendine has renk tonları ve damarlı yapısıyla mimarlık projelerinde öne çıkıyor. Küresel pazardaki alıcıların yoğun ilgi gösterdiği ürün, özellikle üst segment yapı tasarımlarında kendine yer buluyor.
Uzak Doğu'nun en büyük ekonomisi konumundaki Çin, bu dönemde en fazla sevkiyat yapılan bölgelerin başında geldi. Çinli alıcıların tercihi genellikle blok mermerden yana olurken moloz satışları ise sınırlı tutuluyor.
İhracat rakamlarındaki artışın yanı sıra işletmenin üretim kapasitesi de dikkat çekiyor. Tesis yıllık bazda fabrikada yaklaşık 200 bin metrekare, blok üretiminde ise 15 ile 20 bin ton arasında kapasiteye sahip. Süreçlerin daha verimli hale getirilmesiyle birlikte küresel müşterilere daha hızlı sevkiyat yapılması hedefleniyor.
Sadece Çin pazarıyla sınırlı kalmayan vişne mermeri; Dubai, ABD, Hindistan, Rusya ve Suudi Arabistan gibi farklı coğrafyalara da gönderiliyor. Avrupa pazarındaki talebin de sürdüğünü belirten yetkililer, lüks mimari projeler için görüşmelerin devam ettiğini ve gelecek döneme dair beklentilerin yüksek olduğunu vurguluyor.
AI YORUMU
Yerel kaynakların küresel pazarda katma değer yaratması, bölge ekonomisinin dış ticaret dengesi açısından belirleyici bir rol üstleniyor. Yılın ilk altı ayında yakalanan yüzde 30'luk artış oranı, hammadde ihracatında doğru pazar stratejisinin somut bir karşılığıdır. Çin gibi devasa bir pazardan gelen büyük ölçekli siparişler karşılanmazsa, küresel rekabette başka ülkelerin öne çıkma riski doğabilir. Şirketlerin kapasiteyi 200 bin metrekare seviyesinde tutarak sevkiyat hızını artırması bu tür riskleri dengeleyen temel unsurdur.
Türk savunma sanayisi yıl başından bu yana 15 milyar dolarlık yeni sözleşmeye imza attı. Sektörün toplam cirosu ve ihracat rakamlarındaki artış, bölgesel askeri ortaklıkları da doğrudan derinleştiriyor.
Savunma sanayisi 2026'da 15 milyar dolarlık yeni sözleşme imzaladı.
Yıl sonu toplam sözleşme hedefi 20 milyar dolar olarak belirlendi.
Savunma ve havacılık ihracatı ilk dokuz ayda 6,93 milyar dolara çıktı.
Türk savunma sanayisi firmaları, yerli üretim insansız hava araçları ve füzeler sayesinde uluslararası pazarlardaki payını hızla büyütüyor. Sektör temsilcilerinin yılın ilk dokuz ayında imzaladığı yeni sözleşmelerin toplam tutarı 15 milyar dolar seviyesini bulurken, bu göstergenin yıl sonunda 20 milyar dolara erişmesi öngörülüyor. Böylece yabancı tedarikçilere duyulan bağımlılık azalırken, ülke içinde üretilen askeri teçhizat kapasitesi de katlanıyor.
Resmi veriler, sektörün mali yapısındaki büyük sıçramayı açıkça gözler önüne seriyor. Yıllık ciro 2021 döneminde 10,16 milyar dolar düzeyindeyken, 2024 yılında yaklaşık iki katına çıkarak 20,2 milyar dolara yükseldi. Savunma ve havacılık ihracatı ise 2025 yılında 10 milyar dolar sınırını geride bıraktı. 2026 yılının ilk dokuz aylık döneminde ise ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,6 artışla 6,93 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Uluslararası basının da odağında olan bu büyüme, Ankara'nın dış politikadaki hareket alanını ve jeopolitik etkisini doğrudan artırıyor. Yapılan büyük ölçekli silah satışları yalnızca ticari birer anlaşma olarak kalmıyor; aynı zamanda teknoloji transferi, ortak üretim ve bölgesel müttefiklerle yürütülen stratejik askeri iş birliklerine zemin hazırlıyor. Özellikle Suudi Arabistan ile kurulan ortaklıklar, bu sürecin en somut örnekleri arasında yer alıyor.
İki ülke arasındaki savunma ilişkileri, 2023 yılında imzalanan 3 milyar doları aşan Bayraktar Akıncı tedarik anlaşmasıyla yeni bir boyuta evrildi. Doğrudan ürün teslimatının ötesine geçen süreçte, Suudi Arabistan'da parça üretimi ve uzmanlık aktarımı için ek mutabakatlar sağlandı. Ağustosta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile bu iş birliği Pakistan'ın da dahil olduğu üçlü bir yapıya büründü.
AI YORUMU
On beş milyar dolarlık yeni sözleşme hacmi, Türkiye'nin savunma alanındaki dışa bağımlılığını kırarak üretici konumunu kalıcılaştırıyor. Bölgesel ortaklarla kurulan ortak üretim modelleri, ihracatın sadece ekonomik getiriyle sınırlı kalmayıp stratejik bir bağlayıcılık yarattığını gösteriyor. Sürecin sürdürülebilirliği, teknoloji transferi yapılan ülkelerle yaşanabilecek olası diplomatik dalgalanmalara karşı yerli Ar-Ge yatırımlarının kesintisiz sürmesine bağlı.