Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
Çelik'in Şikayetiyle Şehir Gazetesi'ne Erişim Engeli Getirildi
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Mostafameraji · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons
Özet
AK Parti milletvekili Faruk Çelik'in ağabeyi Osman Çelik'in iddialarına karşı Şehir Gazetesi ve sahibinin sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi. Gerçekleştirilmiş tutuklamalarla eşleşmeyen bir istisna, haber ve sosyal medya paylaşımlarıyla gündeme geldi.
Öne çıkanlar
Şehir Gazetesi'nin logosunda Erdoğan resminin bulunması, Çelik'in istisnaya dikkat çekti
Nezir Asaroğlu sosyal medyada Adalet Bakanı Akın Gürlek'e sorgu yöneltti
Osman Çelik'in avukatı, iftira iddialarını reddederek suç duyurusu hazırlamayı planlıyor
Haberin Detayı
Şehir Gazetesi'nin logosunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafının yer alması, gazeteyi çevrimiçi platformlarda dikkat çekti.
Nezir Asaroğlu, sosyal medya üzerinden Adalet Bakanı Akın Gürlek’e hitaben, ‘Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in tutuklu bulunmasına rağmen, tek istisna olarak Osman Çelik’in hâlâ serbest kalmasının nedenini soruyor. Asaroğlu'nun ifadesi, #Verev şirketine hormonlu kat artışıyla daire satışı yapan müteahhitlerin tutuklanmasıyla bağdaştırılıyor. Bu bağlamda, Osman Çelik’in ailesinin şirketi Özçeliksan’ın da benzer işlemler yaptığını iddia ediyor.
İddialara yanıt olarak, Osman Çelik’in avukatı Mustafa Yıldırım, yapıtın asılsız olduğunu ve itibar kaybına yol açtığını belirtti. Yıldırım, ilgili belgeyi Nezir Asaroğlu'nun sosyal medyasından paylaştığını, fakat bu bilginin doğruluğunu savcının fezlekesi üzerinden sorguladığını söyledi. Avukat, gelen iddialara karşı yasal yollara başvuracaklarını duyurdu.
Çelik’in şikayeti üzerine, Şehir Gazetesi’nin internet sitesine ve sahibinin sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi. Bu adım, ilgili iddiaların yayılmasının önlenmesi amacıyla atıldı ve gazetecilik özgürlüğü ile adalet arayışının nasıl dengelendiği konusunda yeni tartışmalara zemin hazırladı.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Bu olay, basın özgürlüğü ve siyasi baskı arasındaki ince çizgide bir örnek teşkil ediyor. Erişim engelleri, haberlerin hızlı yayılmasını engellemekle beraber, gazetecilik bağımsızlığını zayıflatıyor. Çelik’in şikayetiyle ilgili soruşturmanın ilerleyişi, hem yasal hem de etik açıdan dikkatle izlenmeli.
Kaynak:
Serbestiyet
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
ABDli bir gazetecinin Yahudi yerleşimciler tarafından saldırıya uğradığı iddiası gündeme geldi. İddiaya göre, olay sırasında Filistinli gençler müdahale ederek gazeteciyi korudu. Olayın detayları ve güvenlik önlemleri hâlâ araştırılıyor.
ABDli gazeteci Yahudi yerleşimciler tarafından hedef alındı
Filistinli gençler müdahale ederek gazeteciye yardım etti
Olayla ilgili soruşturma devam ediyor
ABDli bir gazetecinin, yolculuğu sırasında Yahudi yerleşimciler tarafından saldırıya uğradığı iddiası, sosyal medyada geniş yankı buldu. Olayın yaşandığı bölge, son zamanlarda artan gerilim ve güvenlik endişesi nedeniyle dikkat çekiyor. İddiaya göre, gazeteci gece geç saatlerde bir yolculuk sırasında, bir grup Yahudi yerleşimci tarafından tehdit edildi ve fiziksel saldırıya uğradı.
Olay anında, Filistinli genç bir grup müdahale etti ve gazeteciyi koruma altına aldı. Bu gençlerin eylemi, hem gazetecinin güvenliğini sağladı hem de olayın daha da kötüleşmesini engelledi. Olayın detayları ve ilgili güvenlik önlemleri, yerel yetkililer tarafından detaylı bir inceleme sürecinde değerlendiriliyor.
Gazeteci, saldırı sırasında ciddi bir yaralanma geçirmediğini belirtti. Ancak, olayın psikolojik etkisi ve gazetecilik faaliyetlerine olan olası tehdidi konusunda endişeler oluşmaya başladı. Bu tür olaylar, gazetecilik mesleğinin risklerini ve uluslararası ilişkilerdeki hassas dinamikleri bir kez daha gündeme taşıyor.
Yetkililer, olayla ilgili soruşturmayı hızlandırırken, ulusal ve uluslararası basın mensupları da güvenlik protokollerinin gözden geçirilmesini talep ediyor. Bölgedeki güvenlik durumu ve yerleşimcilerle ilgili geçmişte yaşanan anlaşmazlıklar, bu tür olayların önüne geçmek için alınması gereken önlemlerin önemini vurguluyor.
AI YORUMU
Bu olay, hem basın özgürlüğü hem de bölgesel güvenlik konularında ciddi endişelere yol açıyor. Filistinli gençlerin müdahalesi, beklenmedik bir kurtarma hikayesi olarak öne çıkıyor, ancak aynı zamanda bu tür saldırıların artış riski konusunda bir uyarı niteliği taşıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, muhabirlere yapılan sorulara yanıt verirken yeniden hakaret etti. Beyaz Saray’da Rusya’ya yönelik yaptırımların askıya alınması konusundaki sorulara yönelik tepkileri, basın özgürlüğüne karşı eleştirileri yeniden gündeme getirdi.
Trump, CNN International muhabirini ‘yalan haber’ olarak suçladı
BBC muhabirine de hakaret ederek basın eleştirisini genişletti
Yaptırımların askıya alınması kararının, Rusya’da tutuklu Amerikalı Stephen Hubbard’ın serbest bırakılması müzakereleriyle bağdaştırıldı
1. Trump, Beyaz Saray’da Rusya’ya yönelik bazı yaptırımların askıya alınmasıyla ilgili sorulara yanıt verirken, CNN International muhabirini ‘yalan haber’ yayımlayan olarak suçladı. Bu eylem, muhabirlerin sorularının gündemi ele alma çabalarına karşı bir tepki olarak değerlendirildi.
2. Trump’ın bu davranışı, BBC muhabirine de yöneldi. İki farklı basın kuruluşuna yönelik hakaretler, Trump’ın basınla olan gergin ilişkisini bir kez daha gündeme taşıdı. Trump, basın merkezlerinden gelen soruların kendisini rahatsız ettiğini sık sık dile getirdi.
3. Trump, yeni yaptırımların müzakereleri bitireceğini öne sürerek, kararının meşru olduğunu savundu.
4. Bu olay, basın özgürlüğü ve siyasi liderlerin medya ile ilişkisi konusunda tartışmalara yol açtı. Trump’ın muhabirlere yönelik hakaretleri, hem ulusal hem de uluslararası basın topluluklarında tepkilere neden oldu.
AI YORUMU
Trump’ın muhabirlere yönelik hakaretleri, basın özgürlüğü savunucuları için endişe verici bir gelişme. Söz hakkı ve kamuoyunun bilgi edinme hakları arasında bir denge kurulması gerektiği bir kez daha vurgulandı. Bu tür davranışlar, siyasi liderlerin medya ile ilişkilerini karmaşıklaştırıyor.
ABD’nin eski başkanı Donald Trump, ABC News’in bir haberciye “aptalsın” diye sert sözler attı. Olay, Washington’da bir basın toplantısında gerçekleşti ve Trump’ın kamuoyuna yönelik şiddetli eleştirisiyle gündeme girdi. ABC haberci, Trump’ın bu ifadelerini sosyal medyada paylaşarak tepki topladı.
Trump, ABC haberciye "aptalsın" diyerek sert sözler attı
Olay Washington’da basın toplantısında gerçekleşti
ABC haberci, Trump’ın sözlerini sosyal medyada paylaştı
Washington’da bir basın toplantısında, ABD’nin eski başkanı Donald Trump, ABC News’in bir haberciye sert sözler attı. Trump, habercinin soru sormasına “aptalsın” diyerek tepki gösterdi. Toplantının ardından Trump, sosyal medya hesaplarında da haberciyi “aptal” olarak tanımlayarak konuşmasına devam etti.
ABC News, olayın kaydını yayınlayarak Trump’ın ifadelerini belgeledi. Haberci, Trump’ın bu sözlerini kendi hesabında paylaştığında takipçilerden yoğun bir tepki alındı. ABC News yetkilileri, Trump’ın sözlerinin basın özgürlüğüne zarar verdiğini belirtti.
Trump, daha önce de basınla ilgili tartışmalarda sık sık sert söylemler kullandı. Bu kez de, ABD’nin başkanlık döneminde basınla ilişkisi sıkıntılı bir şekilde devam ediyor. Trump’ın haberciye yönelttiği “aptalsın” ifadesi, medya organlarının tarafsızlık çabalarını gözden kaçırmaması gerektiğini vurgulayan bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Olay, siyasi ve medyanın kesişiminde bir dönemeç olarak görülüyor. Trump’ın basınla olan ilişkisindeki bu tür anlar, halkın haber alma hakları ve basın özgürlüğü konusundaki tartışmaları yeniden canlandırdı. ABC News ise bu tür olaylara karşı daha şeffaf ve sorumlu bir tutum takınma çağrısında bulundu.
Sonuç olarak, Trump’ın basınla ilgili sözleri, ABD’deki medya ortamının ne kadar kırılgan olabileceğini gösteriyor. Bu tür açıklamalar, hem medya hem de kamuoyunun güvenini sarsabilir ve siyasi tartışmaların gürleşmesine yol açabilir. Trump’ın bu davranışı, basın özgürlüğü savunucularının dikkatini çekmeye devam ediyor.
AI YORUMU
Trump’ın basına yönelik sert sözleri, medyanın güvenilirliğine ve basın özgürlüğüne doğrudan bir tehdit oluşturuyor. ABC haberci, bu ifadeleri sosyal medyada paylaştığında, Trump’ın sözlerinin kamuoyunda yankı bulması beklenebilir. ABD’deki basın özgürlüğü tartışmalarının bu olayla birlikte daha da yoğunlaşması muhtemel.
YENİ Parti milletvekili Sezgin Tanrıkulu, son on yılda Türkiye'nin temel haklar ve hukuk endekslerinde ciddi bir gerileme yaşadığını belirtti. Parlamenter sistemden uzaklaşıldığını vurgulayan siyasetçi, uluslararası raporların verilerine dikkat çekti.
TÜİK verilerine göre 2016 yılında yüzde 8,81 olan enflasyon 2026'da yüzde 30,89'a çıktı.
Hukukun üstünlüğü endeksinde Türkiye 2016'daki 80. sıradan 2026'da 118. sıraya geriledi.
Basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 149'unculuktan 163'üncülüğe düşüldü.
YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Türkiye'nin son on yıllık siyasi ve idari gidişatını eleştiren kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Uzun süredir iktidarda bulunan siyasi anlayışın zamanla yönetim kalitesini dönüştürdüğünü savunan milletvekili, parlamenter sistemin geride bırakıldığını öne sürdü. Tanrıkulu, açıklamasında ülkenin temel göstergelerindeki düşüşe dikkat çekti.
Dünya Adalet Projesi, Sınır Tanımayan Gazeteciler, Uluslararası Şeffaflık Örgütü ve TÜİK gibi kurumların yayımladığı raporları merkeze alan Tanrıkulu, hukuki ve ekonomik tablonun bozulduğunu iddia etti. Hukukun üstünlüğü sıralamasında geçmiş yıllara kıyasla büyük bir gerileme kaydedildiğini belirten isim, temel haklar ve sivil özgürlükler alanındaki tablonun da benzer şekilde kötüleştiğini ifade etti. Basın özgürlüğü başlığında ise Türkiye'nin küresel listede gerilerde kaldığı vurgulandı.
Ekonomik alandaki verilere de ayrıntılı olarak değinilen açıklamada, TÜİK rakamlarına göre enflasyon oranlarının katlanarak arttığı dile getirildi. ENAG gibi bağımsız araştırma gruplarının hesaplamalarının ise resmî rakamların çok üzerinde seyrettiği belirtildi. Yolsuzluk algısı ve siyasi haklar gibi kategorilerde de benzer bir tabloyla karşılaşıldığına işaret edildi.
Tüm bu verilerin tek bir merkeze inhisar eden yönetim anlayışının doğal bir sonucu olduğunu savunan Tanrıkulu, denge ve denetleme mekanizmalarının işlevsizleştiğini öne sürdü. Bağımsız kurumların zayıflamasının toplumsal refahı doğrudan etkilediğini belirten milletvekili, mevcut düzenin değiştirilmesi ve ülkenin yeniden güçlü demokratik kurumlara kavuşması gerektiğini dile getirdi.
AI YORUMU
Muhalefet temsilcilerinin paylaştığı uluslararası endeks verileri, ülkedeki kurumsal erozyonun somut göstergelerini gözler önüne seriyor. Hukukun üstünlüğü sıralamasında 80. sıradan 118. sıraya inilmesi, denetleme mekanizmalarındaki zayıflamanın doğrudan bir yansımasıdır. Bu tür yapısal gerilemeler yalnızca siyaset kurumunu değil, doğrudan yatırım iklimini ve vatandaşın günlük yaşamını etkiler. Enflasyonun yüzde 8,81'den yüzde 30,89 düzeyine çıkması ise ekonomik alandaki tabloyu açıkça özetlemektedir.