PİYASA
Teknoloji

Canon, Ücretsiz Yazılımla Tek Fotoğraftan 3D Model Üretiyor

Canon, Ücretsiz Yazılımla Tek Fotoğraftan 3D Model Üretiyor

Özet

Canon, DP3D adlı ücretsiz yazılımıyla tek bir fotoğrafı 3D model ve kısa video haline getiriyor. Windows 11 kullanıcıları, desteklenen Canon kameralarıyla sınırlı çekim sayısı içinde bu özelliği kullanabilir. Yazılım, 3D modelleme ve animasyon işlemlerini basitleştirerek amatör ve profesyonel kullanıcılar için yeni bir fırsat sunuyor.

Öne çıkanlar

  • DP3D, tek fotoğraftan 3D model ve video oluşturur
  • Yazılım yalnızca Windows 11 ve desteklenen Canon kameralarıyla çalışır
  • Çekim sınırı, 3D modelleme sürecini kısıtlayan bir özelliktir

Haberin Detayı

Canon, son duyurusu ile DP3D adlı ücretsiz bir yazılım sunarak fotoğrafçılığa yeni bir boyut ekledi. Yazılım, tek bir fotoğrafı alarak otomatik olarak 3D model ve kısa video üretmeyi hedefliyor. Amatör ve profesyonel kullanıcılar için tasarlanmış bu araç, fotoğraflardan hızlıca 3D içerik oluşturma imkanı tanıyor.

DP3D’nin çalışabilmesi için Windows 11 işletim sistemine ve Canon’un belirli modellerine ihtiyaç duyuluyor. Yazılım, desteklenen kameralarla çekilen fotoğrafları işleyerek 3D nesne ve animasyonlar üretir. Kullanıcılar, fotoğraflarını yükleyip birkaç adımda modellemeyi tamamlayabiliyor.

Yazılımın en dikkat çekici özelliklerinden biri, tek fotoğrafla bile yüksek kaliteli 3D model elde edebilmesidir. Bu, özellikle sınırlı ekipmanla çalışan fotoğrafçılar için büyük bir avantaj sağlıyor. DP3D, model oluşturma sürecini basitleştirerek kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefliyor.

Ancak DP3D’nin kullanımında bazı kısıtlamalar bulunuyor. Yazılım, çekim sayısı konusunda sınırlı kalıyor ve her fotoğrafı tek seferde işleyebiliyor. Bu durum, büyük projelerde veya çok sayıda fotoğraf gerektiren senaryolarda bir engel oluşturabilir.

Canon, DP3D ile fotoğrafçılık ve 3D modelleme alanında yeni bir köprü kurmayı amaçlıyor. Yazılım, kullanıcıların yaratıcı projelerini hızla hayata geçirmesine olanak tanırken, aynı zamanda Canon’un dijital içerik ekosistemine yeni bir katman ekliyor.

Gelecekte Canon’un bu yazılımı için güncellemeler ve genişletmeler bekleniyor. Şu anda desteklenen modellerin sayısı sınırlı olsa da, şirketin planları arasında daha fazla modelin eklenmesi yer alıyor.

Sonuç olarak DP3D, fotoğrafçılık ve 3D modelleme alanında ilginç bir yenilik olarak karşımıza çıkıyor. Kullanıcıların basit adımlarla 3D içerik üretmelerine olanak tanıması, hem amatör hem de profesyonel kullanıcılar için cazip bir seçenek oluşturuyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

DP3D’nin ücretsiz olması, Canon’un fotoğrafçılığa yönelmiş yazılımları arasında önemli bir avantaj sağlıyor. Tek fotoğrafla 3D model oluşturma yeteneği, özellikle düşük bütçeli projelerde zaman ve maliyet tasarrufu vaat ediyor. Ancak çekim sayısı sınırı ve yalnızca Windows 11 desteği, kullanıcı kitlesini kısıtlayabilir. Önceki Canon yazılımları, genellikle çok katmanlı ve karmaşık işlemler gerektirdiği için DP3D, basitlik ve erişilebilirlik açısından rakiplerine göre öne çıkıyor.

AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Teknoloji
    Clusit raporu: Dünya genelinde ciddi siber saldırılar rekor kırdı

    İtalya merkezli Clusit, 2026 yılının ilk yarısında dünya genelinde 4 bin 911 ciddi siber saldırı gerçekleştiğini duyurdu. Bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 71 artış gösteren bu veriler, kayıt altına alınan en yüksek siber saldırı sayısına işaret ediyor.

    • 2026 ilk yarısında 4 bin 911 ciddi siber saldırı ile tarihi rekor kırıldı.
    • Küresel saldırı oranları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 71 oranında arttı.
    • İtalya genelinde siber olaylar 280 seviyesinden 245 adede gerileyerek düşüş kaydetti.

    İtalya merkezli bilgi güvenliği kuruluşu Clusit, dünya genelindeki siber saldırı eğilimlerini mercek altına alan yeni raporunu kamuoyuyla paylaştı. ANSA ajansı tarafından aktarılan verilere göre, 2026 yılının ilk altı ayında 4 bin 911 ciddi siber olay kayıt altına alındı. Bu sayı, Clusit'in şimdiye kadar bir yarı yıl içerisinde belgelediği en yüksek saldırı yoğunluğu olarak kayıtlara geçti.

    Rapordaki veriler, siber saldırıların küresel boyutta nasıl bir hızla tırmandığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Önceki yılın aynı döneminde gerçekleşen olaylarla kıyaslandığında yüzde 71 oranında bir artış görüldüğü belirtiliyor. İşletmelerin hedef alındığı saldırılarda özellikle kötü amaçlı yazılımların kullanımı oldukça yaygın bir yöntem olarak öne çıkıyor.

    Dünya genelindeki artış eğilimine karşın İtalya özelinde farklı bir tablo dikkat çekiyor. Ülke genelinde 2025 yılının ilk yarısında 280 adet ciddi saldırı rapor edilmişken, 2026'nın aynı döneminde bu rakam 245 adede geriledi. Rakam bazlı bu düşüş, siber güvenlik önlemlerinin yerel ölçekte daha etkili sonuçlar verdiğini gösteriyor.

    İtalya'daki genel saldırı sayısındaki azalmaya rağmen, saldırıların niteliği hakkında uyarıcı veriler de raporda yer alıyor. Ülke içerisinde yüksek önem derecesine sahip siber olayların yaklaşık yüzde 20 oranında arttığı vurgulanıyor. Bu durum, siber suçluların daha karmaşık ve etkili stratejiler geliştirdiğini kanıtlıyor.

    Kuruluşun analizleri, işletmelerin dijital altyapılarını korumak için kullandığı savunma mekanizmalarının yetersiz kalabildiğini gösteriyor. Özellikle kötü amaçlı yazılım çeşitliliğindeki artış, şirketlerin siber tehditlere karşı güncel korunma yöntemlerine ihtiyaç duyduğunu kanıtlıyor. Önümüzdeki süreçte, özellikle kurumsal verilerin güvenliği konusunda daha sıkı denetimlerin hayata geçirilmesi bekleniyor.

    Siber güvenlik dünyasında yaşanan bu değişim, saldırıların sadece sayısının değil, aynı zamanda etki alanlarının da genişlediğini kanıtlıyor. Clusit verileri, dijitalleşen dünyada bireysel ve kurumsal güvenlik duvarlarının daha dayanıklı hale getirilmesinin zorunlu olduğunu yansıtıyor. Güvenlik uzmanları, saldırı biçimlerindeki bu değişime ayak uydurmanın siber savunma stratejilerinin temelini oluşturması gerektiğini ifade ediyor.

    AI YORUMU

    Küresel siber saldırıların bir önceki yıla göre yüzde 71 oranında artması, dijital güvenlik yatırımlarının saldırı hızına yetişemediğini gösteriyor. İtalya'daki 245 saldırılık rakam, genel bir düşüş trendine işaret etse de yüksek dereceli olayların yüzde 20 artması saldırıların daha sofistike hale geldiğini kanıtlıyor. Özellikle kurumsal işletmeler, siber güvenliği bir maliyet kalemi değil, operasyonel sürekliliğin bir parçası olarak değerlendirmeli. Mevcut veriler, saldırıların etkisiz hale getirilmesi için savunma sistemlerinin proaktif değil, reaktif bir yapıdan kurtulması gerektiğini ortaya koyuyor.

    Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    Apple, Dokunmatik OLED MacBook Pro İle Profesyonelleri Karşılıyor

    Apple, 14 & 16 inç yeni MacBook Pro modellerini PROLED XDR tandem OLED ekran ve dokunmatik desteğiyle tanıttı. M5 Pro/Max çipleri, 2000 nit parlaklık ve 24 saati pil ömrüyle profesyonellerin dikkatini çekiyor.

    • PROLED XDR tandem OLED ekranı 2000 nit tepe parlaklık ve 10 000 000:1 kontrast oranıyla HDR deneyimi sundu.
    • Ekrana entegre dokunmatik sensörler, Direct‑Touch çizim ve 3D model manipülasyonu imkânı sağladı.
    • M5 Pro ve M5 Max çipleri, 128 GB birleşik bellek ve 16 TB SSD seçenekleriyle yüksek performans ve uzun pil ömrü (24 h) garanti ediyor.

    Apple, profesyonel dizüstü bilgisayar segmentine 14 ve 16 inç yeni MacBook Pro modellerini tanıttı. Öne çıkan özellik, PROLED XDR tandem OLED ekranın 2000 nit tepe parlaklığı ve 10 000 000:1 kontrast oranıyla HDR ve SDR içeriklerde eşsiz bir görüntü deneyimi sunmasıdır. Panel, P3 ve Adobe RGB renk uzaylarını tam kapsayarak fotoğrafçı, video kurgucu ve tasarımcılar için taşınabilir bir referans monitör rolünü üstleniyor.

    Ekranın bir başka yeniliği ise dokunmatik desteğidir. Apple, sensörleri panelin içine entegre ederek gecikmeyi minimuma indirdi. Kullanıcılar artık ekranda doğrudan çizim yapabilir, 3D modelleri manipüle edebilir ve dokunmatik hareketlerle pencereleri yönetebilir. Dynamic Island mimarisi de ekrana geçerek Spotlight, canlı etkinlikler ve yeni Siri AI fonksiyonlarını tek merkezde topluyor.

    Donanım tarafında M5 Pro ve M5 Max çipleri TSMC’nin gelişmiş mimarisiyle üretiliyor. Her iki model de yerleşik yapay zeka hızlandırıcıları sayesinde ağır iş yüklerini rahatlıkla yönetiyor. Bellek 128 GB’a kadar birleşik, depolama ise 16 TB’a kadar ultra hızlı SSD seçenekleriyle genişletilebilir. Gövde, önceki nesle kıyasla daha ince ve hafif – 14 inç için 1,36 kg, 16 inç için 1,81 kg – ve 24 saate kadar pil ömrü sunuyor.

    Ürünler 28 Ekim itibarıyla yurt dışı ön siparişe açılıyor; Türkiye’de ise 6 Kasım’da satışa sunulacak. Fiyat olarak 14 inç model 199 999 TL, 16 inç model ise 249 999 TL’den başlıyor.

    AI YORUMU

    Apple’ın dokunmatik OLED teknolojisi, profesyoneller için yeni bir standart belirliyor. M5 çiplerinin getirdiği performans sıçraması, özellikle yaratıcı sektörlerde üretkenliği artıracak. Ancak, yüksek fiyat etiketi ve sınırlı stok, geniş kullanıcı kitlesi için erişilebilirliği zorlaştırabilir.

    Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    Bakan Fidan, Sınır Yapay Zeka Toplantısında Güvenlik Standardı Taleplerini Açıkladı

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Norveç ve Finlandiya’nın ortak çağrısıyla düzenlenen ‘Sınır Yapay Zeka Modellerinin Kontrolü’ toplantısında, küresel güvenlik ve denetim standartlarının oluşturulması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin yapay zeka eylem planıyla katkı sağlamaya hazır olduğu vurgulandı.

    • Fidan, uluslararası kapasite oluşturmanın önemini vurgulayarak, AI güvenlik enstitüleri ağının genişletilmesini önerdi.
    • Toplantıda, sınır yapay zeka modellerinin test, değerlendirme ve güvenlik olaylarının paylaşımı için ortak kurallar belirlendi.
    • Türkiye, 2026‑2030 Yapay Zeka Eylem Planı çerçevesinde uluslararası işbirliğine aktif katılımını açıkladı.

    Dışişeri bakan Hakan Fidan, ‘Sınır Yapay Zeka Modellerinin Kontrolü’ başlıklı Norveç‑Finlandiya çağrısının ilk çevrim içi toplantısına katıldı. Toplantı, 21 Eylül’de BM 81. Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Haftası marjında ve 20 ülke ile AB Komisyonu başkanının katılımıyla kuruldu. Toplantıda, sınır yapay zeka modellerinin güvenliğinin sağlanması ve ortak yönetişim standartlarının geliştirilmesi konuları ele alındı.

    Fidan, toplantıda yapay zekanın güvenliğini temin etmenin, tüm ülkelerin bilimsel kapasiteye erişimini gerektirdiğini belirtti.

    Toplantıda ayrıca, kritik alanlarda güven artırıcı gönüllü kılavuzların hazırlanması ve güvenlik değerlendirmelerinin ülkeler arasında karşılıklı tanınması gibi konular da gündemde yer aldı. Fidan, Türkiye’nin 2026‑2030 Yapay Zeka Eylem Planı çerçevesinde kapasite ve tecrübe paylaşımında bulunmaya hazır olduğunu ifade etti.

    Norveç ve Finlandiya’nın öncülüğünde ortaya konulan ‘Sınır Yapay Zeka Modellerinin Kontrolü Çağrısı’, 22 Ekim itibarıyla 30 ülke ve AB Komisyonu tarafından desteklenmektedir. Çağrı, şirketlerin kullanıma sunma öncesi zorunlu test ve bağımsız değerlendirme süreçlerini, yetkin denetçilere erişimi ve ciddi güvenlik olaylarının raporlanmasını içeren şeffaflık protokollerini talep ediyor.

    Bu toplantı, yapay zekanın toplumsal refah ve ekonomik kalkınma üzerindeki etkilerini vurgularken, aynı zamanda küresel çapta güvenlik standartlarının oluşturulmasına yönelik somut adımların atılmasına odaklandı. Fidan’ın önerileri, Türkiye’nin uluslararası işbirliği alanında aktif rol üstlenmesini sağlayacak bir temel oluşturdu.

    AI YORUMU

    Bakan Fidan’ın sözleri, Türkiye’nin yapay zeka alanında uluslararası arenada liderlik yapma hedefini pekiştiriyor. Toplantı, AI sistemlerinin güvenliğini temin etmek için ortak kuralların oluşturulması gerektiğini vurgularken, ülkenin teknik kapasiteyi artırma planlarını da gözler önüne serdi. Bu gelişme, hem teknolojik hem de politik açıdan Türkiye’nin küresel AI ekosistemindeki konumunu güçlendirebilir.

    Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    Tesla Model Y L: 6 Kişilik SUV ile Aile Aracını Yeniden Tanımlar

    Tesla, Çin pazarına özel sunduğu Model Y L ile 6 kişilik oturma düzeni ve geniş bagaj alanı sunuyor. Ürün, aile otomobilleri segmentinde lüks ve pratikliği bir araya getirerek rakiplerine karşı güçlü bir alternatif oluşturuyor.

    • Model Y L, 3 sıra ve 6 kişilik oturma düzeni ile standart Model Y'den farklılaşıyor.
    • Geniş bagaj hacmi ve tek tuşla katlanabilen koltuklar sayesinde yüksek taşıma kapasitesi sağlanıyor.
    • Çin üretimi ve Avrupa’da potansiyel üretim ile Türkiye pazarına giriş, aile araçları trendini değiştirebilir.

    Tesla’nın son modeli Model Y L, elektrikli SUV pazarında bir devrim yaratma iddiasıyla Çin pazarına özel olarak sunuluyor. Ürünün adıdaki “Long” takısı, aracın gövdesinin uzatıldığını ve bu sayede 3 sıra, 6 kişilik bir oturma düzeninin mümkün olduğunu gösteriyor. Geleneksel Model Y’nin 5 kişilik konforunu korurken, yeni modelin bagaj hacmi de iki katına çıkıyor, bu da uzun yolculuklar ve büyük aile ihtiyaçları için idealdir.

    Model Y L’nin iç mekânı, Juniper güncellemesinin modern aydınlatma sistemiyle dikkat çekiyor. Kapılar kapanırken kabin içinde ortaya çıkan 2+2+2 koltuk düzeni, bağımsız kaptan koltukları sayesinde yolcuların rahatça ayarlanabilmesini sağlıyor. Üçüncü sıra koltuklar, öndeki koltukların kaydırılmasıyla daha geniş bir diz mesafesi elde edilmesine olanak tanıyarak, yolculuk sırasında konforu artırıyor.

    Yapı olarak Model X’in karmaşık ve maliyetli özelliklerinden kaçınılan Model Y L, şahin kanat kapılar ve pnömatik havalı süspansiyon yerine standart Model Y dinamiklerini koruyor. Bu sayede fiyatı daha erişilebilir kalıyor. İkinci sıradaki yolcular için bağımsız ekran, bardaklıklar ve Type-C girişleri sunulurken, üçüncü sırada kolçak veya şarj portları bulunmuyor; bu da maliyet odaklı tasarımın bir göstergesi.

    Çin’de üretilen Model Y L’nin Türkiye gibi pazarlara ulaşabilmesi için Berlin Gigafactory’da üretime girmesi kritik bir dönüm noktası. Avrupa’da üretim başlarsa, yüksek gümrük tarifelerinden kaçınarak Türkiye pazarına uygun fiyatlarla girebilir. Böylece, çok çocuklu aileler ve uzun yol tutkunları için güçlü bir seçenek haline gelebilir ve standart Model Y’i sarsabilir.

    AI YORUMU

    Model Y L, aile otomobilleri pazarında Tesla’nın konumunu güçlendirecek bir adım olarak görülüyor. Geniş kabin ve pratik bagaj hacmi, özellikle büyük aileler için cazip bir seçenek sunuyor. Türkiye’de üretim başladığında, fiyat avantajı ve yerel vergi dilimi ile mevcut Model Y’yi büyük ölçüde yenileyebilir.

    Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler