Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
Bulancak Ortaokulu'nda Öğrenciler Deprem Anını Uygulamalı Öğreniyor
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Adem · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons
Özet
Bulancak Gazi Ortaokulu’nda düzenlenen deprem uygulama çalışması ile öğrenciler, gerçek bir depremde nasıl davranmaları gerektiğini deneyimledi. Yıldız Haber’in raporuna göre, öğretmenlerin yönlendirmeleriyle öğrenciler, sığınma tekniklerini ve acil durum prosedürlerini uyguladı.
Öne çıkanlar
Güneydoğu Karadeniz’in Bulancak ilçesinde Gazi Ortaokulu’nda deprem tatbikatı gerçekleştirildi.
Öğrenciler, sarsıntı sırasında sırtüstü yatarak başlarını koruma, kapı-çerçeve dışına çıkma gibi temel hareketleri deneyimledi.
Eğitim, öğrencilere hem fiziksel hem de zihinsel hazırlık sağlamayı amaçlıyor.
Haberin Detayı
Bulancak Gazi Ortaokulu’nda gerçekleştirilen deprem tatbikatı, bölgenin son deprem tehlikesine karşı farkındalığı artırmayı hedefledi.
Öğretmenlerin yönlendirmesiyle 10-15 dakikalık bir uygulama sürecinde, öğrenciler sarsıntı anında nasıl davranmaları gerektiğini adım adım deneyimledi.
Öncelikle, “yere düş, başını koru, gölgede bekle” gibi temel kurallar öğretildi ve ardından sınıf içinde pratik yapıldı.
Uygulamanın sonunda öğrenciler, kuralların önemini anlatarak, gelecekteki acil durumlara daha hazırlıklı olduklarını ifade etti.
Kaynak:
Yıldız Haber
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Osmaniye Kadirli'de yaşayan Adil Hatunoğlu ve ailesi, art arda gelen afetler nedeniyle başlarını sokacak güvenli bir yuva arıyor. Kahramanmaraş depremlerinde evleri yıkılan aile, son fırtınalarda ise konteynerlerini kaybetti.
6 Şubat depremlerinde oturdukları baraka ağır hasar alarak yan yattı.
Muhtarlık desteğiyle kurdukları konteyner iki ay önceki fırtınada kullanılamaz hale geldi.
Hasibe Hatunoğlu beyninden ameliyat geçirdi ve yüzde 92 engelli raporuna sahip.
Osmaniye ilinin Kadirli ilçesine bağlı Yenigün Köyü'nde yaşam mücadelesi veren Hatunoğlu ailesi, üst üste yaşanan afetler sebebiyle zor günler geçiriyor. Adil Hatunoğlu, yüzde 92 fiziksel engeli bulunan onkoloji hastası eşi Hasibe Hatunoğlu ve 12 yaşındaki çocuklarıyla birlikte başkasına ait bir arsa üzerinde kurdukları geçici yapıda hayatını sürdürmeye çalışıyor. Yaşadıkları coğrafi konumun tarlalar arasında kalması ve yaşam şartlarına uygun olmaması ailenin işini daha da zorlaştırıyor.
Ailenin yaşadığı talihsizlikler zinciri 6 Şubat Kahramanmaraş depremleriyle başladı. Deprem sırasında ikamet ettikleri derme çatma baraka ağır hasar alarak kullanılamaz duruma geldi. Tapulu arazileri bulunmadığı için resmi mercilerden gerekli desteği alamayan aile, bir süre başkasının arsasına sığındı. Daha sonra muhtarlığın yardımıyla kendilerine tahsis edilen başka bir noktaya konteyner yerleştiren aile, kısa süre sonra yaşanan şiddetli fırtına ve yağışlar nedeniyle bu barınağı da kaybetti.
Sağlık sorunları nedeniyle köy ortamında yaşamak zorunda olduklarını belirten Adil Hatunoğlu, eşinin temiz havaya ve sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu vurguladı. Devletin bağlamış olduğu engelli maaşıyla geçinmeye çalışan aile, elektrik altyapısı olmayan bu alanda iki güneş paneli yardımıyla hayatını döndürüyor. Buzdolabı gibi temel bazı eşyaları sadece bu paneller sayesinde çalıştırabildiklerini belirten aile, kalıcı ve güvenli bir yer tahsis edilmesi durumunda kendi imkanlarıyla ufak bir yapı kurabileceklerini ifade ediyor.
Beyninden geçirdiği ameliyat sonrasında konuşmakta güçlük çeken Hasibe Hatunoğlu ise bir an önce başını sokabileceği güvenli bir ev istediğini dile getirdi. Maddi imkansızlıklar nedeniyle arsa satın alma veya inşaat yapma gücü bulunmayan aile, yetkililerden ve yardımseverlerden gelecek uzatılacak yardım elini bekliyor. Bulundukları arazinin geçici olması ve her an çıkma ihtimali aile üzerindeki baskıyı artırıyor.
AI YORUMU
Devlet desteklerinin ve sosyal yardımların afetzede engelli bireylere ulaşmasında yaşanan bürokratik engeller, bireylerin temel barınma hakkını doğrudan tehdit ediyor. Tapusuz arsa üzerinde yaşamak zorunda kalan ailelerin yaşadığı mağduriyet, afet sonrası planlamaların ne kadar eksik kaldığını gösteriyor. Yüzde 92 engelli bir hastanın elektrikten ve sudan mahrum koşullarda yaşaması, sosyal devlet mekanizmalarının yerelde daha hızlı işletilmesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Kalıcı konut projeleri hayata geçirilmediği sürece bu tür geçici çözümler aileleri korumaya yetmeyecektir.
Van Depremi'nin 15. yıl dönümünde yazılı açıklama yapan DEM Parti, aradan geçen zamana rağmen depremzedelerin sorunlarının çözülmediğini belirtti. Yapılaşmada rant odaklı anlayışın terk edilmesi gerektiği vurgulandı.
Van Depremi'nin üzerinden tam 15 yıl geçti.
Depremzedelere yönelik geçmişte verilen vaatlerin tutulmadığı açıklandı.
Yapılaşma süreçlerinde rant yerine yaşam hakkının savunulması istendi.
Türkiye'nin Doğu Anadolu bölgesinde büyük yıkıma yol açan 23 Ekim 2011 tarihli Van Depremi'nin üzerinden tam 15 yıl geçti. Bu büyük felaketin yıl dönümünde DEM Parti tarafından resmi kanallardan yazılı bir açıklama paylaşıldı. Açıklamada, aradan geçen uzun yıllara rağmen bölgedeki acıların taze kaldığı ve deprem sonrasında verilen sözlerin yerine getirilmediği ifade edildi.
Partinin kamuoyuyla paylaştığı mesajda, afetlerin yıkıcı sonuçlarının temel nedeninin doğa olayları olmadığına dikkat çekildi. "Depremler değil, ihmaller öldürüyor" vurgusunun yapıldığı açıklamada, kentlerin güvenliğini artıracak adımların atılması gerektiği belirtildi. Yapı denetimi ve kentsel dönüşüm süreçlerinde yaşanan eksikliklerin insan hayatını doğrudan tehlikeye attığı dile getirildi.
Açıklamanın devamında yerel yönetimler ve merkezi idare için çağrıda bulunularak yeni bir vizyonun şart olduğu savunuldu. Şehirlerin yeniden inşa sürecinde ticari çıkarların ön planda tutulmaması gerektiği ifade edildi. Bunun yerine insan hayatını koruyan politikaların derhal hayata geçirilmesi gerektiğinin altı çizildi.
Son bölümde ise partinin yapı güvenliği ve kentsel dönüşüm alanındaki denetim faaliyetlerini sürdüreceği bildirildi. Depreme dayanıklı yerleşim alanları oluşturulana kadar konunun takipçisi olunacağı vurgulanarak mesaj sonlandırıldı.
AI YORUMU
Afetlerin yıl dönümlerinde yapılan açıklamalar, geçmişte atılmayan adımların ne kadar büyük maliyetler doğurduğunu hatırlatmak açısından kritik bir işlev görüyor. Rant odaklı kentsel planlama anlayışı değişmediği sürece, milyonlarca yurttaşın yaşam hakkı risk altında kalmaya devam edecektir. Gelecekte yaşanabilecek olası felaketlerin önüne geçmek için yerel ve merkezi yönetimlerin somut denetim mekanizmalarını şeffaf biçimde çalıştırması şarttır.
Van ve çevresinde 2011 yılından bu yana yirmi binden fazla deprem meydana geldi. Uzmanlar sığ odaklı bu sarsıntıların hissedilebilir etkilerine dikkat çekiyor.
2011 ile 2026 yılları arasında yirmi binden fazla sarsıntı kaydedildi.
2015 sonrasında dört büyüklüğünün üzerinde yaklaşık otuz deprem oldu.
Bölgedeki konutlar için güncel binalar yönetmeliği kuralları uygulanıyor.
Doğu Anadolu bölgesindeki sismik hareketlilik devam ederken, 2011 senesindeki büyük sarsıntının üzerinden on beş yıl geçti. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, geride kalan bu döneme ait çarpıcı sismik verileri kamuoyuyla paylaştı. Yapılan hesaplamalar, bölgenin ne denli hareketli bir fay hattı üzerinde bulunduğunu net bir biçimde gözler önüne seriyor.
İki bin on bir yılından iki bin yirmi altı başına kadar geçen sürede yirmi binden fazla sarsıntının kaydedildiği açıklandı. Uzmanlar bu kayıtların büyük bölümünün yeryüzüne yakın sığ odaklı depremlerden oluştuğunu vurguluyor. Bu durum, sarsıntıların bölge halkı tarafından daha şiddetli hissedilmesine ve potansiyel etkilerinin artmasına zemin hazırlıyor.
İki bin on beş yılından sonra özellikle Van Fay Zonu ile Erciş Fay Zonu arasında büyüklüğü dördü aşan otuz civarında deprem meydana geldi. Bilim insanları iki fay hattı arasındaki bölgenin daha ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini belirtiyor. Bu hat üzerindeki sismik dağılımın yönü ve doğrultusu araştırmacılarca titizlikle takip ediliyor.
Geçmişteki büyük afette yaklaşık yüz kırk bin yapının zarar gördüğü ve kırk bin civarında binanın ağır hasar aldığı biliniyor. Günümüzde ise kamu binaları katı standartlara tabi tutulurken, Toplu Konut İdaresi eliyle inşa edilen konutlar güvenli bir alternatif sunuyor. Özel sektörün de iki bin on dokuz tarihli Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği çerçevesinde hareket etmesi zorunlu kılınıyor.
AI YORUMU
On beş yıllık süreçte ölçülen yirmi bin sarsıntı, bölgedeki yeraltı stresinin ne kadar yavaş azaldığını net biçimde gösteriyor. Alınan önlemler ve sıkılaşan yönetmelikler hayati bir güvence sağlasa da, iki fay zonu arasındaki alanın detaylı haritalandırılması gelecekteki riskleri yönetmek adına şarttır. Yapı stokunu yenileyen vatandaşlar ve inşaat sektörü bu süreçten doğrudan etkileniyor.
Kandilli Rasathanesi ve AFAD verilerine göre Türkiye'nin farklı bölgelerinde gün boyunca art arda sarsıntılar yaşandı. Malatya ve Mersin başta olmak üzere yurdun dört bir yanında mikro ölçekli depremler ölçüldü.
Malatya'nın Kale ilçesinde 5 kilometre derinlikte 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Balıkesir Sındırgı ve çevre illerde 1.5 ile 2.3 arasında değişen mikro sarsıntılar ölçüldü.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve AFAD tarafından paylaşılan sismik verilere göre ülke genelinde yer hareketliliği aralıksız devam ediyor. İç Anadolu, Ege, Akdeniz ve Doğu Anadolu bölgelerindeki aktif fay hatları üzerinde gün içerisinde çok sayıda küçük ölçekli sarsıntı kayıtlara geçti.
Günün en belirgin hareketliliklerinden biri Malatya sınırları içerisinde yaşandı. Kale ilçesine bağlı İkizpınar bölgesinde yerin 5 kilometre derinliğinde 3.2 büyüklüğünde bir deprem meydana gelirken, Pütürge hattında da 2.8 büyüklüğünde ayrı bir sarsıntı sistemlere yansıdı.
Akdeniz ve Ege kuşağında da benzer şekilde sığ depremler ölçüldü. Mersin Silifke açıklarında 3.0 büyüklüğünde sarsıntı gerçekleşirken, Balıkesir Sındırgı merkezli olarak 1.5 ile 2.3 büyüklükleri arasında değişen çok sayıda mikro sarsıntı çevre köylerde hissedildi.
İç Anadolu bölgesinde ise Ankara'nın Beypazarı ilçesi ile Yozgat merkeze yakın mesafedeki Çorum Cerit mevkiinde düşük şiddetli hareketlilikler görüldü. Uzmanlar, büyüklükleri 1.0 ile 3.0 arasında kalan bu sarsıntıların fay zonlarındaki olağan enerji salınımlarının doğal bir sonucu olduğunu ifade ediyor.
AI YORUMU
Yurt genelinde gün boyu kaydedilen sığ ve düşük şiddetli sarsıntılar, aktif fay hatlarının enerji boşaltma sürecinin düzenli birer yansımasıdır. Uzmanların paylaştığı verilere göre 1.0 ila 3.0 büyüklüğündeki bu mikro depremler, tektonik yapının doğası gereği her gün yüzlerce kez tekrarlanmaktadır. Altyapı yatırımları ve yapı denetimleri yeterli düzeyde tutulmadığı takdirde, küçük ölçekli bu hareketler bile toplumda tedirginlik yaratmaya devam edecektir. Gelecekte yaşanabilecek olası büyük depremlere karşı hazırlık seviyesi, bu tür sismik verilerin doğru okunmasıyla doğrudan ilişkilidir.