Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündem
Brie peynirli özel meze tarifiyle davet sofralarınıza lezzet katın
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Cumhuriyet
Özet
Fransız mutfağının sevilen peyniri Brie, bal ve cevizle buluşarak davet sofraları için kısa sürede hazırlanan şık bir alternatife dönüşüyor. Hem sıcak hem soğuk sunulabilen bu pratik tarif, fırında hafifçe ısıtılarak servis ediliyor.
Öne çıkanlar
Brie peyniri önceden ısıtılmış 180 derece fırında 10 ile 15 dakika arasında pişiriliyor.
Peynirin dış yapısı korunurken sadece içinin yumuşaması yeterli oluyor.
Fırından çıkan peynir bal, ceviz ve taze otlarla zenginleştirilerek servis ediliyor.
Haberin Detayı
Yumuşak dokusuyla bilinen Brie peyniri, evde zahmetsizce hazırlayabileceğiniz gösterişli alternatifler arasında yer alıyor. Farklı tatları bir araya getiren bu özel tarif, kalabalık davetlerde misafirlerinize sunabileceğiniz özgün bir seçenek oluşturuyor.
Hazırlık aşamasında ilk olarak peynir ambalajından çıkarılarak uygun bir fırın kabına yerleştiriliyor. Üzerine zeytinyağı gezdirildikten sonra kekik ve birkaç dal taze biberiye eklenerek aroma katılıyor.
Önceden 180 dereceye ayarlanmış fırında yaklaşık 10 ila 15 dakika tutulan peynirin tamamen erimesi beklenmiyor. Dış formunu korurken iç kısmının yumuşamış olması pişme aşamasının tamamlandığını gösteriyor.
Fırından alınan sıcak peynir servis tabağına aktarıldıktan sonra üzerine bal dökülüyor ve iri parçalara ayrılmış cevizler serpiştiriliyor. Damak zevkine göre kuru üzüm veya minik doğranmış kuru kayısı eklemek de mümkün oluyor.
Tamamlanan meze, kızarmış ekmek dilimleri veya çıtır krakerler eşliğinde sıcak olarak sofraya getiriliyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Ev yemeklerinde klasik lezzetlerin dışına çıkmak isteyenler için bu tarz yaratıcı sunumlar mutfakta yeni alanlar açıyor. Süreç boyunca peynirin tamamen eritilmeden sadece dokusunun yumuşatılması lezzetin dengesini koruyor. Zamanı kısıtlı olan ev sahipleri için 15 dakikalık pişirme süresi büyük bir pratiklik sağlıyor.
Kaynak:
Cumhuriyet
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre kahvaltı sofralarındaki peynir çeşitlerinin tuz oranları belirlendi. Yapılan analizler sonucunda Van otlu peyniri, yüzde 5,01 tuz oranıyla listenin zirvesinde yer aldı.
Erzincan tulumu 100 gramında 1,23 gram tuzla en düşük tuz oranına sahip.
İzmir tulum peyniri 3,83 gram tuz içeriğiyle ikinci sırada bulunuyor.
Van otlu peyniri yüzde 5,01 tuz oranıyla en tuzlu peynir seçildi.
Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki TÜRKOMP Ulusal Gıda Kompozisyon Veri Tabanı tarafından yapılan kapsamlı analizler, sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi olan peynir çeşitlerinin tuz içeriklerindeki şaşırtıcı farklılıkları gözler önüne serdi. Geleneksel tatlar arasında yıllardır en tuzlu olduğu düşünülen bazı popüler peynir çeşitleri, açıklanan resmi verilerle birlikte tahtını diğer yöresel lezzetlere bıraktı. Ülke genelinde sevilerek tüketilen süt ürünlerinin laboratuvar ortamındaki ölçümleri, sofralardaki tuz tüketim alışkanlıklarına dair yeni bir perspektif sundu.
Elde edilen verilere göre, 100 gramında barındırdığı 1,23 gram tuz ile Erzincan tulumu listenin en az tuz içeren peyniri olarak öne çıktı. Bu ürünü, hamur işlerinde sıkça tercih edilen ve 100 gramında 1,31 gram tuz bulunduran Mersin çökeleği takip etti. Kahvaltı sofralarında yaygın olarak yer alan taze kaşar peyniri ise 1,62 gramlık tuz seviyesiyle orta sıralarda kendine yer buldu. Yağ oranı düşürülmüş peynirlerde bile tuz miktarının 1,96 gram seviyelerinde seyretmesi, üretim süreçlerinin tuz dengesi üzerindeki belirleyici etkisini açıkça gösterdi.
Trakya bölgesinin geleneksel lezzetleri arasında gösterilen çeşitler 100 gramda 2,92 gram tuz içerirken, sert yapısıyla tanınan İzmir tulum peyniri 3,83 gramlık oranıyla listede üst sıralara tırmandı. Salamura yöntemlerinin yoğun olarak uygulanması, bu tür peynirlerin tuz miktarını doğrudan artıran başlıca etkenler arasında yer alıyor. Ancak tüm bu çeşitleri geride bırakan sürpriz sonuç Doğu Anadolu bölgesinden geldi.
Yöresel otların harmanlanmasıyla üretilen Van otlu peyniri, 100 gramında tespit edilen 5,01 gram tuz oranıyla Türkiye'nin en tuzlu peyniri unvanını aldı. İçeriğindeki yüksek mineral ve tuz değeri, bu yöresel lezzeti listenin zirvesine taşıdı. Uzmanlar, özellikle hipertansiyon gibi sağlık sorunları yaşayan bireylerin tüketim sıklığında bu oranları dikkate almasının, dengeli beslenme açısından oldukça faydalı olacağını belirtiyor.
AI YORUMU
Yüzde 5,01 gibi yüksek bir orana sahip olan Van otlu peynirinin listede birinci sıraya yerleşmesi, yöresel üretim tekniklerinin lezzet kadar besin profili üzerindeki doğrudan etkisini de açıkça kanıtlıyor. Salamura ve otla harmanlama gibi geleneksel yöntemlerin tuz oranını nasıl katladığını gösteren bu tablo, kalp ve tansiyon hastalarının kahvaltı alışkanlıklarını gözden geçirmesini zorunlu kılıyor. Üreticilerin gelecekte daha az tuzlu alternatifler geliştirmesi, hem damak tadını korumak hem de halk sağlığını desteklemek adına önemli bir dönemeç oluşturabilir.
AKP'li Metin Külünk, son dönemde gündemde yer alan fon krizine dair yetkililere şeffaflık çağrısı yaptı. İsimlerin kamuoyuyla paylaşılmaması durumunda sürecin millî güvenliği tehdit edebileceğini belirtti.
Soruşturmada adı geçen isimlerin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması istendi.
Listelerin açıklanmaması durumunda sürecin bir darbe girişimine dönüştürülebileceği uyarısı yapıldı.
Haksız kazanç elde edenlerin devlet ekranlarında kayıtlı olduğu ve derhal adalet önüne çıkarılması gerektiği vurgulandı.
Siyaset sahnesinde yankı uyandıran fon skandalı tartışmalarına bir yenisi daha eklendi. Konuyla ilgili resmi makamlara seslenen isimlerden biri olan Metin Külünk, başkentte süreci yürüten kadrolara çağrıda bulunarak adımların hızlandırılmasını istedi. Yürütülen soruşturmaların şeffaf bir zeminde ilerlemesi gerektiğini savunan Külünk, kamuoyunun bu isimleri bilme hakkına sahip olduğunu ifade etti.
Paylaşımında sürecin soğutulmaya çalışıldığına dair bir algı oluştuğuna dikkat çeken Külünk, geciken her günün risk barındırdığını dile getirdi. İlgili kişilerin devlet ekranlarında kayıtlı olduğunu belirten siyasetçi, bu bilgilerin zamanında paylaşılmaması halinde teknolojik casusluk veya sızıntılar yoluyla Türkiye'ye karşı operasyon malzemesi yapılabileceğini öne sürdü.
Meselelerin millî güvenlik boyutuna evrildiğini savunan açıklamada, küçük bir kesimin konumlarını kullanarak kazançlarını korumasına izin verilmemesi gerektiği aktarıldı. Hukuk kuralları çerçevesinde mal varlıklarına tedbir konulması ve haksız kazançların iade alınması talebi yinelendi.
Siyasi otoritenin listeleri açıklamaması durumunda karanlık odakların bu verileri kendi amaçları doğrultusunda servis edebileceği uyarısında bulunuldu. Bu tür sızıntı bilgilerin hükümeti ve Cumhurbaşkanını hedef alan bir sürece evrilebileceği tehlikesine dikkat çekilerek yetkililerin acil bilgilendirme yapması istendi.
AI YORUMU
Süreç boyunca şeffaflığın sağlanamaması, resmi olmayan sızıntıların kontrolsüz bir şekilde yayılmasına zemin hazırlayarak kamu güvenliğini tehlikeye atıyor. Açıklanmayan her liste, farklı odakların manipülasyon alanını genişletirken siyasi otoriteye yönelik operasyon riskini artırıyor. Bu durum, karar alıcıların hızlı hareket etmemesi halinde krizin çok daha büyük boyutlu bir ulusal güvenlik sorununa dönüşebileceğini net bir şekilde gösteriyor.
Kahramanmaraş yöresine ait köklü zahire kültürü, belediye ev sahipliğinde düzenlenen özel bir festivalle görücüye çıktı. Kadın üreticilerin el emeği ürünlerinin yer aldığı organizasyon, mutfak mirasının yeni nesillere aktarılmasını amaçlıyor.
EXPO Arasta Çarşısı’nda Zahire Festivali kapılarını ziyaretçilere açtı.
Onikişubat Belediyesi ev sahipliğinde kadın üreticiler desteklendi.
Geleneksel üretim yöntemleri ve yöresel lezzetler geniş kitlelerle buluştu.
Kahramanmaraş’ın köklü zahire geleneği ve yöresel lezzetleri, düzenlenen festival kapsamında vatandaşlarla bir araya geldi. Onikişubat Belediyesi tarafından EXPO Arasta Çarşısı’nda hayata geçirilen organizasyon, kentin geleneksel üretim kültürünün yaşatılmasına zemin hazırladı.
Yerel üretimi desteklemek ve bölgeye ait özgün ürünleri daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla planlanan etkinlikte, geleneksel yöntemlerle hazırlanan yiyecekler ön plana çıktı. Ziyaretçiler, stantlarda sergilenen ürünleri yakından inceleme fırsatı buldu.
Festival, kadın üreticilerin el emeği ürünlerini görünür kılmayı ve ekonomik katkı sağlamayı hedefledi. Aynı zamanda Kahramanmaraş’ın zengin mutfak kültürünün gelecek nesillere aktarılması için önemli bir köprü kuruldu.
Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş, açılışta yaptığı açıklamada etkinliğin gelecek yıllarda da geleneksel olarak sürdürülmesinin hedeflendiğini belirtti. Toptaş, bu tür organizasyonlarla yöresel ürünlerin tanıtımına katkı sunacaklarını vurguladı.
AI YORUMU
Yerel lezzetlerin korunması ve ekonomiye kazandırılması için bu tür etkinliklerin süreklilik arz etmesi şarttır. Başkan Hanifi Toptaş’ın açıklamaları, belediyenin kültürel mirası yaşatma noktasında uzun vadeli bir planlama içinde olduğunu gösteriyor. Bu durum, özellikle ev ekonomisine katkı sağlayan kadın üreticiler için doğrudan bir pazar alanı yaratıyor. Gelecek yıllarda festivalin kapsamı genişletilmezse, yöresel ürünlerin ulusal pazarda hak ettiği bilinirliğe ulaşması zorlaşabilir.
Yeni Parti'nin Diyarbakır genelinde gerçekleştirdiği il başkanlığı ön seçimleri tamamlandı. On yedi ilçede kurulan sandıklardan en yüksek oyla çıkan Mehmet Berk, resmen adaylık hakkı elde etti.
Mehmet Berk 17 ilçedeki ön seçimlerde en yüksek oyu alarak kazandı.
Partililer ilçe binalarındaki sandıklarda oy kullanarak tercihini yaptı.
Birinci Olağan Kongre 23 Ekim tarihinde Çand Amed Kültür Merkezi'nde yapılacak.
Yeni Parti teşkilatının bölgedeki örgütlenme çalışmaları kapsamında yürüttüğü süreçte sandıklar kapandı. Diyarbakır genelindeki on yedi ilçede gerçekleştirilen oy verme işlemleri sonucunda il başkanlığı yarışının galibi netleşti. Partililerin ilçe binalarında kurulan sandıklara yoğun ilgi gösterdiği belirtildi.
Gerçekleştirilen sayımların ardından üyelerin büyük çoğunluğunun desteğini arkasına alan Mehmet Berk, ön seçim yarışını önde tamamlayan isim oldu. Adaylık sürecinde tabanın eğilimini yansıtan bu sonuç, parti içi yarışın hareketliliğini gözler önüne serdi. Sandıktan çıkan bu tablo sonrasında gözler yaklaşan kongre takvimine çevrildi.
Ön seçim yarışının tamamlanmasının ardından parti yönetimi kongre hazırlıklarına hız verdi. Yeni Parti Diyarbakır Birinci Olağan Kongresi, yirmi üç Ekim tarihinde saat onda başlayacak. Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi adresinde düzenlenecek olan genel kurulda, Mehmet Berk il başkanlığı için resmi aday olarak yarışacak.
AI YORUMU
Parti içi ön seçimlerin yereldeki taban mutabakatını yansıtması açısından kritik bir eşik oluşturduğu söylenebilir. On yedi ilçenin tamamında tek bir ismin öne çıkması, kongre öncesinde teşkilat içi disiplinin sağlandığını gösteriyor. Bu durum, özellikle yaklaşan genel kurul sürecinde muhalif kanatların stratejilerini yeniden belirlemesine neden olacaktır. Adayın delegeler üzerindeki bu ilk tur desteğini kongre salonuna taşıyıp taşıyamayacağı, önümüzdeki günlerde netleşecek.