Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündem
Metin Külünk'ten fon listesi çağrısı: Sızıntılar darbe girişimine dönebilir
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Sözcü Gündem
Özet
AKP'li Metin Külünk, son dönemde gündemde yer alan fon krizine dair yetkililere şeffaflık çağrısı yaptı. İsimlerin kamuoyuyla paylaşılmaması durumunda sürecin millî güvenliği tehdit edebileceğini belirtti.
Öne çıkanlar
Soruşturmada adı geçen isimlerin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması istendi.
Listelerin açıklanmaması durumunda sürecin bir darbe girişimine dönüştürülebileceği uyarısı yapıldı.
Haksız kazanç elde edenlerin devlet ekranlarında kayıtlı olduğu ve derhal adalet önüne çıkarılması gerektiği vurgulandı.
Haberin Detayı
Siyaset sahnesinde yankı uyandıran fon skandalı tartışmalarına bir yenisi daha eklendi. Konuyla ilgili resmi makamlara seslenen isimlerden biri olan Metin Külünk, başkentte süreci yürüten kadrolara çağrıda bulunarak adımların hızlandırılmasını istedi. Yürütülen soruşturmaların şeffaf bir zeminde ilerlemesi gerektiğini savunan Külünk, kamuoyunun bu isimleri bilme hakkına sahip olduğunu ifade etti.
Paylaşımında sürecin soğutulmaya çalışıldığına dair bir algı oluştuğuna dikkat çeken Külünk, geciken her günün risk barındırdığını dile getirdi. İlgili kişilerin devlet ekranlarında kayıtlı olduğunu belirten siyasetçi, bu bilgilerin zamanında paylaşılmaması halinde teknolojik casusluk veya sızıntılar yoluyla Türkiye'ye karşı operasyon malzemesi yapılabileceğini öne sürdü.
Meselelerin millî güvenlik boyutuna evrildiğini savunan açıklamada, küçük bir kesimin konumlarını kullanarak kazançlarını korumasına izin verilmemesi gerektiği aktarıldı. Hukuk kuralları çerçevesinde mal varlıklarına tedbir konulması ve haksız kazançların iade alınması talebi yinelendi.
Siyasi otoritenin listeleri açıklamaması durumunda karanlık odakların bu verileri kendi amaçları doğrultusunda servis edebileceği uyarısında bulunuldu. Bu tür sızıntı bilgilerin hükümeti ve Cumhurbaşkanını hedef alan bir sürece evrilebileceği tehlikesine dikkat çekilerek yetkililerin acil bilgilendirme yapması istendi.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Süreç boyunca şeffaflığın sağlanamaması, resmi olmayan sızıntıların kontrolsüz bir şekilde yayılmasına zemin hazırlayarak kamu güvenliğini tehlikeye atıyor. Açıklanmayan her liste, farklı odakların manipülasyon alanını genişletirken siyasi otoriteye yönelik operasyon riskini artırıyor. Bu durum, karar alıcıların hızlı hareket etmemesi halinde krizin çok daha büyük boyutlu bir ulusal güvenlik sorununa dönüşebileceğini net bir şekilde gösteriyor.
Kaynak:
Sözcü Gündem
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
AKP'li Metin Külünk, fon soruşturmasında adı geçen isimlerin kamuoyuna açıklanmamasının tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Geciken her günün muhalefete fırsat tanıdığını belirten Külünk, listelerin şeffaf biçimde paylaşılması gerektiğini vurguladı.
Metin Külünk, fon skandalında adı geçenlerin derhal açıklanmasını talep etti.
Listelerin paylaşılmamasının süreci darbe girişimine dönüştürebileceği uyarısı yapıldı.
Devletin ekranlarında kayıtlı olan verilerin şeffaf biçimde paylaşılması istendi.
Türkiye gündemini sarsan fon skandalıyla ilgili tartışmalar sürerken, iktidar kanadından dikkat çeken bir uyarı geldi. AKP'li siyasetçi Metin Külünk, soruşturma sürecini yürüten kadrolara seslenerek kamuoyunun beklentilerine kulak verilmesini istedi. Yaşanan olayların unutulmaya çalışıldığı görüntüsünün sokakta karşılık bulmadığını ifade etti.
Sürecin şeffaf bir modelle yönetilmesi gerektiğini belirten Külünk, kuralsız ve haksız kazanç elde edenlerin kimler olduğunun bilinmesinin milletin hakkı olduğunu kaydetti. Devlet sisteminde ve ekranlarda kayıtsız hiçbir unsurun bulunmadığına dikkat çekerek, bu bilgilerin gizlenmesinin tehlike yarattığını dile getirdi.
Siyasi otoritenin listeleri kamuoyuyla paylaşmaması durumunda karanlık odakların bu boşluğu doldurabileceğini savundu. Sızıntı bilgiler üzerinden konunun hükümete ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik bir operasyona dönüştürülebileceği tehlikesine işaret etti. Adalet mekanizmasının işletilmesi ve sıra dışı kazançların iade alınması gerektiğini belirtti.
Hukukun gereklerinin yerine getirilmemesi halinde Türkiye'nin istikrarsızlaştırılmak istenebileceğini vurguladı. Ankara'daki yönetim sorumluluğunu üstlenenlerin vakit kaybetmeden listeleri şeffaf biçimde açıklaması gerektiğini yineledi. Devletin gücünün bu süreci hukuk çerçevesinde sonuçlandırmaya yeteceği ifade edildi.
AI YORUMU
Siyasi aktörlerin kendi içlerinden gelen bu tür sert uyarılar, şeffaflık taleplerinin iktidar blokunda bile artık görmezden gelinemeyecek bir boyuta ulaştığını gösteriyor. Soruşturma listelerinin kamuoyuyla paylaşılmaması, bilgi sızıntılarının kontrol edilememesi durumunda siyasi istikrarın ciddi biçimde sarsılma riski barındırdığını ortaya koyuyor. Yetkililerin adil ve şeffaf bir yol izlememesi halinde, sürecin kontrolünü kaybetme ihtimali oldukça yüksektir.
Son dönemde siyasette sıkça konuşulan parti değiştirmelerine ilişkin yeni bir iddia ortaya atıldı. Bir televizyon programında yapılan değerlendirmelerde, başkent Ankara genelinde sekiz ilçe belediye başkanının Adalet ve Kalkınma Partisi bünyesine geçeceği öne sürüldü. Hareketliliğin önümüzdeki haftadan itibaren hız kazanabileceği belirtiliyor.
Ankara genelinde sekiz ilçe belediye başkanının parti değiştireceği iddia edildi.
İddialara göre bu geçişler önümüzdeki haftadan itibaren hız kazanacak.
Konuya ilişkin değerlendirmeler bir televizyon kanalındaki canlı yayında paylaşıldı.
Türkiye siyasetinde yerel yönetimler ekseninde yaşanan hareketlilik hız kesmeden devam ediyor. Son dönemde farklı partilerden iktidar kanadına yönelen geçişler kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, bu süreçle ilgili yeni kulis bilgileri de gün yüzüne çıkmaya başladı. Özellikle seçimlerin ardından şekillenen siyasi dengeler, belediye başkanlarının rozet değiştirmesiyle ilgili tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Televizyon ekranlarında yayınlanan bir tartışma programında, yerel yönetimlerdeki olası istifa ve katılım dalgasına dikkat çekildi. Programda dile getirilen iddialara göre, başkent Ankara'da görev yapan sekiz ilçe belediye başkanı toplu bir hamleyle Adalet ve Kalkınma Partisi'ne katılmaya hazırlanıyor. Bu durumun siyasi kulislerde önümüzdeki günlerde en çok konuşulacak başlıklardan biri olması bekleniyor.
Aktarılan bilgilere göre, söz konusu transfer hareketliliğinin önümüzdeki haftadan itibaren somut adımlarla resmiyet kazanabileceği ifade ediliyor. Partiler arası geçişlerin yerel siyasetteki dengeleri nasıl etkileyeceği ise şimdiden merak konusu oldu. Konuyla ilgili ilgili belediye başkanlarından veya partilerin genel merkezlerinden henüz resmi ve kapsamlı bir açıklama yapılmadı.
Yerel seçimlerin ardından siyasi partilerin stratejilerini gözden geçirdiği bu dönemde, belediye başkanlarının tercihleri yakından takip ediliyor. Parti değişimlerinin hem yerel meclislerdeki güç dengelerini hem de bölgedeki seçmen dinamiklerini nasıl şekillendireceği önümüzdeki günlerde netleşecek.
AI YORUMU
Yerel yönetimler arasındaki bu tür geçişler, seçmen iradesi ve temsil adaleti açısından her zaman tartışmalı bir zemin yaratır. Başkanların parti değiştirmesi, yereldeki hizmet dengelerini ve siyasi rekabetin doğasını doğrudan etkilerken, seçmen nezdinde de soru işaretlerine yol açabiliyor. Bu tür iddiaların siyasi tansiyonu artırması ve önümüzdeki dönemde yeni tartışmaları beraberinde getirmesi kaçınılmazdır.
Yeni Parti'nin Diyarbakır genelinde gerçekleştirdiği il başkanlığı ön seçimleri tamamlandı. On yedi ilçede kurulan sandıklardan en yüksek oyla çıkan Mehmet Berk, resmen adaylık hakkı elde etti.
Mehmet Berk 17 ilçedeki ön seçimlerde en yüksek oyu alarak kazandı.
Partililer ilçe binalarındaki sandıklarda oy kullanarak tercihini yaptı.
Birinci Olağan Kongre 23 Ekim tarihinde Çand Amed Kültür Merkezi'nde yapılacak.
Yeni Parti teşkilatının bölgedeki örgütlenme çalışmaları kapsamında yürüttüğü süreçte sandıklar kapandı. Diyarbakır genelindeki on yedi ilçede gerçekleştirilen oy verme işlemleri sonucunda il başkanlığı yarışının galibi netleşti. Partililerin ilçe binalarında kurulan sandıklara yoğun ilgi gösterdiği belirtildi.
Gerçekleştirilen sayımların ardından üyelerin büyük çoğunluğunun desteğini arkasına alan Mehmet Berk, ön seçim yarışını önde tamamlayan isim oldu. Adaylık sürecinde tabanın eğilimini yansıtan bu sonuç, parti içi yarışın hareketliliğini gözler önüne serdi. Sandıktan çıkan bu tablo sonrasında gözler yaklaşan kongre takvimine çevrildi.
Ön seçim yarışının tamamlanmasının ardından parti yönetimi kongre hazırlıklarına hız verdi. Yeni Parti Diyarbakır Birinci Olağan Kongresi, yirmi üç Ekim tarihinde saat onda başlayacak. Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi adresinde düzenlenecek olan genel kurulda, Mehmet Berk il başkanlığı için resmi aday olarak yarışacak.
AI YORUMU
Parti içi ön seçimlerin yereldeki taban mutabakatını yansıtması açısından kritik bir eşik oluşturduğu söylenebilir. On yedi ilçenin tamamında tek bir ismin öne çıkması, kongre öncesinde teşkilat içi disiplinin sağlandığını gösteriyor. Bu durum, özellikle yaklaşan genel kurul sürecinde muhalif kanatların stratejilerini yeniden belirlemesine neden olacaktır. Adayın delegeler üzerindeki bu ilk tur desteğini kongre salonuna taşıyıp taşıyamayacağı, önümüzdeki günlerde netleşecek.
18 Ekim 2026 tarihinde Türkiye genelinde meydana gelen sarsıntılar sonrasında Ankara'da deprem olup olmadığı merak ediliyor. Vatandaşlar AFAD ve Kandilli Rasathanesi verileri üzerinden anlık deprem bilgilerini sorguluyor.
18 Ekim 2026 tarihinde ülke genelinde çeşitli büyüklüklerde sarsıntılar kaydedildi.
Deprem verileri AFAD ve Kandilli Rasathanesi resmi web sitelerinden anlık olarak takip ediliyor.
Uzmanlar büyükşehirlerde deprem çantası hazırlığı ve bina dayanıklılığı kontrolü öneriyor.
Ülkemizde aktif fay hatlarının bulunması sebebiyle geçmişte pek çok yıkıcı deprem yaşanmıştır. Yer kabuğunda meydana gelen kırılmalar neticesinde ortaya çıkan ani titreşimler yeryüzünü sarsmaktadır. Özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından toplum genelinde sarsıntılara karşı hassasiyet üst düzeydedir.
Kahramanmaraş, Hatay, Elazığ ve Malatya gibi illerde sarsıntı sayısında gözlenen artış dikkat çekmektedir. Türkiye'nin coğrafi konumu gereği aktif kuşakta yer alması sık deprem yaşanmasını tetiklemektedir. 18 Ekim 2026 tarihi itibarıyla da ülke genelinde farklı büyüklüklerde hareketlilikler kaydedilmiştir.
Yaşanan her sarsıntının ardından vatandaşlar anlık bilgi almak için resmi kurumlara yönelmektedir. Depremlerin büyüklükleri, merkez üsleri ve derinlikleri gibi kritik detaylar AFAD ile Kandilli Rasathanesi resmi web sitelerinde yayımlanmaktadır. Güncel listelere bu platformlar üzerinden ulaşmak mümkündür.
Sürekli deprem kuşağında bulunan ülkemizde her an hazırlıklı olmak hayati bir gerekliliktir. Uzmanlar özellikle büyükşehirlerde ikamet eden kişilerin acil durum planları oluşturmasını istemektedir. Binaların dayanıklılığının kontrol ettirilmesi ve deprem çantası hazırlanması tavsiye edilmektedir.
Sarsıntı anında çök kaplan tutun hareketiyle baş ve boyun bölgesinin korunması gerekir. Pencerelerden ve ağır eşyalardan uzak durulmalı, asansör veya merdivenler kesinlikle kullanılmamalıdır. Afet sonrasında ise aile bireyleriyle belirlenen güvenli toplanma noktalarında bir araya gelinmelidir.
AI YORUMU
Aktif fay hatlarının yoğun olduğu coğrafyalarda bireysel hazırlıkların ertelenmesi telafisi imkansız sonuçlar doğurabilir. 18 Ekim 2026 tarihinde paylaşılan resmi sarsıntı verileri, riskin her an kapıda olduğunu net bir şekilde göstermektedir. Büyükşehirlerde yaşayan vatandaşların binalarını denetletmesi ve acil durum çantası bulundurması hayatta kalma şansını doğrudan belirleyen unsurların başında gelmektedir. Hazırlıksız yakalanan toplumlar afet anında kargaşa yaşarken, bilinçli bireyler doğru reflekslerle zarar minimuma indirebilir.