Borsa İstanbul, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle takas takvimini değiştirerek, bugünkü ve yarınki işlemlerin takasını 2 Kasım Pazartesi gerçekleştirecek. Pay piyasasında dünkü takas 30 Ekim Cuma, VİOP’da ise 29 Ekim’de takas ve fiziki teslimat yapılmayacak.
Öne çıkanlar
Takası 2 Kasım Pazartesi’ye kaydırıldı, 29 Ekim takas işlemleri iptal edildi.
Pay piyasasında dünkü takas 30 Ekim Cuma gerçekleşti.
VİOP’da endeks ve pay vadeli kontratların takas ve teslimatı 29 Ekim’de yapılmayacak.
Haberin Detayı
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Borsa İstanbul, takas takviminde bir değişiklik yaptı. Normalde 29 Ekim’de gerçekleşecek olan takas işlemleri, resmi tatil nedeniyle iptal edildi ve yerine 2 Kasım Pazartesi’ye alındı. Bu karar, takas sürecinin aksamadan devam etmesini sağlamak amacıyla alındı. Takasın yeni tarihine ilişkin resmi duyuru, BIST'in web sitesinde yayınlandı.
Pay piyasasında ise dünkü takas işlemleri planlandığı gibi 30 Ekim Cuma günü gerçekleştirildi. Yatırımcıların o gün yaptıkları alım‑satım işlemleri, standart takas sürecine tabi tutuldu. Bu takasın sorunsuz tamamlanması, piyasadaki likiditenin korunması açısından kritik bir adım oldu. Takasın gerçekleştiği gün, işlem hacmi açısından da ortalama seviyelerde seyretti.
Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası (VİOP) için durum farklılık gösterdi. 29 Ekim’de planlanan endeks ve pay vadeli kontratların takas ve fiziki teslimat işlemleri, resmi tatil nedeniyle uygulanmayacak. Bu durum, VİOP katılımcılarının söz konusu kontratları ilgili tarihte teslim etmelerini engelleyecek ve takasın 2 Kasım’a kaydırılmasını zorunlu kılacak. Borsa, bu değişikliği VİOP üyelerine de duyurdu.
Takasa ilişkin bu takvim değişikliği, yatırımcıların ve aracı kurumların operasyonel planlamasını etkiliyor. Özellikle vadeli işlem yapan kurumlar, takas ve teslimat süreçlerini yeniden organize etmek zorunda. Bu durum, kısa vadeli likidite yönetiminde ek bir dikkat gerektirebilir. Ancak, takasın ertelenmesi sayesinde resmi tatil gününde piyasada oluşabilecek aksaklıkların önüne geçilmiş oldu.
Gelecekte benzer resmi tatillerde Borsa İstanbul’un takas takviminde benzer düzenlemeler yapması muhtemel. Piyasa katılımcılarının bu tür takvim değişikliklerine hızlı adaptasyonu, işlem sürekliliği açısından önem taşıyor. Borsa, yatırımcılara takvim değişikliklerini önceden bildirme sorumluluğunu sürdürerek şeffaflık ilkesini koruyor. Bu yaklaşım, piyasada güvenin devam etmesini destekliyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Takvim değişikliği, takas sürecinin tatil gününde aksamasını önleyerek işlem güvenliğini artırmalı. 2 Kasım’a kaydırılan takas, 29 Ekim’deki resmi tatil nedeniyle iptal edildiği için kritik bir önlem. Bu durum, özellikle VİOP katılımcılarını ve aracı kurumları doğrudan etkiliyor; takas ve teslimat planlarını yeniden düzenlemeleri gerekiyor. Önceki yıllarda takas tarihleri genellikle takvimde sabit kalırken, bu yılki tatil nedeniyle ilk kez kaydırma yapılmış olması, benzer durumlarda referans alınabilir.
ASELSAN, 2026 yılının ilk dokuz ayında hasılatını reel olarak yüzde 28 artırarak 151,5 milyar TL seviyesine ulaştırdı. Şirket, tarihinin en yüksek bakiye sipariş rakamı olan 30,7 milyar dolara ulaşırken net karını da yüzde 75 oranında yükselterek beklentilerin üzerine çıkmayı başardı.
Bakiye sipariş tutarı şirket tarihinde ilk kez 30,7 milyar dolar seviyesine ulaştı.
Dokuz aylık net kar, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 75 artarak 26,47 milyar TL oldu.
Alınan iş ve satışlar arasındaki oran 4,4 seviyesine çıkarak güçlü bir büyüme performansı gösterdi.
ASELSAN, 2026 yılının ilk dokuz ayına dair finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden yatırımcılarla paylaştı. Şirket, hasılatını geçen yılın aynı dönemine göre reel bazda yüzde 28 oranında artırarak 151,5 milyar TL'ye yükseltti. FAVÖK tarafında ise yüzde 38'lik bir büyüme kaydedilerek 40,6 milyar TL'lik bir rakama ulaşıldı ve FAVÖK marjı 190 baz puanlık iyileşme gösterdi.
Şirketin finansal disiplini, yatırım temposuyla birlikte korunduğu gözleniyor. Finansal borçların aktiflere oranı yüzde 14 seviyesinde sabit kalırken, özkaynak oranı yüzde 55 olarak gerçekleşti. Ar-Ge harcamaları, kuantum hesaplama ve uydu haberleşmesi gibi stratejik alanlara odaklanılarak yüzde 36 artışla 1,3 milyar dolara ulaştı. Operasyonel nakit akışı ise 23 milyar TL seviyesinde gerçekleşerek şirketin güçlü nakit pozisyonunu teyit etti.
ASELSAN'ın büyüme hikayesindeki en dikkat çekici unsur, bakiye sipariş defterindeki rekor artış oldu. 2025 yılını 20 milyar dolar seviyesinde kapatan sipariş defteri, yılın ilk dokuz ayında 30,7 milyar dolarla şirket tarihinin zirvesine çıktı. Yeni ihracat sözleşmeleri yüzde 34 artışla 1,9 milyar dolara ulaşırken, alınan işlerin satışlara oranı 4,4 gibi yüksek bir seviyede gerçekleşti.
Borsa İstanbul'da yaşanan son dönemdeki fon kaynaklı satış baskısı, ASELSAN hisselerini de olumsuz yönde etkiledi. Şirketin finansal tabloları güçlü bir büyüme ortaya koysa da, hisse fiyatları son üç aylık süreçte yaklaşık yüzde 5 oranında değer kaybetti. Yatırımcılar, piyasadaki fon tasfiyeleri ve likidite ihtiyacından kaynaklanan bu geçici baskının, şirketin operasyonel başarısından bağımsız bir gelişme olduğunu değerlendiriyor.
Genel Müdür Ahmet Akyol, siparişleri kapasiteye ve geleceğe dönüştürme stratejisiyle hareket ettiklerini vurguladı. ASTRALINK gibi uydu haberleşme projeleri ve yüksek teknoloji üretim merkezleri, şirketin gelecekteki pazar payını artırma hedefinin temel taşlarını oluşturuyor. Borsa İstanbul'un en değerli şirketi olma unvanını sürdüren ASELSAN, piyasadaki güven ortamının tekrar tesis edilmesiyle birlikte finansal performansını hisse fiyatlarına yansıtmayı hedefliyor.
AI YORUMU
ASELSAN hisselerindeki fiyat hareketleri ile açıklanan rekor finansal tablolar arasındaki kopukluk, tamamen piyasadaki likidite krizinden kaynaklanan geçici bir durumdur. Şirketin 30,7 milyar dolarlık sipariş defteri ve yüzde 26,8'lik FAVÖK marjı, faaliyetlerin sürdürülebilir bir verimlilikle ilerlediğini somut bir şekilde kanıtlıyor. Yatırımcıların, fon kaynaklı satışların yarattığı bu teknik baskının şirketin temel değerlemesi üzerinde bir karşılığı olmadığını fark etmesi gerekecek. Aracı kurumların 480 TL medyan hedef fiyatı, mevcut 340 TL bandındaki fiyat seviyesinin temel beklentilerden uzaklaştığını gösteriyor.
Borsa İstanbul haftayı ortalama %5,16 değer kaybıyla tamamladı; altın fiyatları %4,18, dolar ve euro ise hafif artış gösterdi. Tek pozitif performans, %0,62 yükselen para piyasası fonları oldu.
BIST 100 haftada %5,16 değer kaybetti
24 ayar külçe altın gram fiyatı %4,18 düşerek 6.370 TL oldu
Para piyasası fonları %0,62 artışla tek kazanan kategori
Finans piyasalarında haftalık değerlendirme, Borsa İstanbul'un ciddi bir gerileme yaşadığını ortaya koydu. BIST 100 endeksi, haftanın en düşük 10.707,18 puanından en yüksek 11.806,76 puanına kadar dalgalandı ve kapanışta %5,16 düşüşle 11.116,99 puana indi. Bu düşüş, yatırımcıların risk iştahının sınırlı kaldığını gösteriyor.
Altın piyasası da benzer bir seyir izledi; 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı %4,18 azalarak 6.370 TL seviyesine geriledi. Çeyrek altın %3,37 düşüşle 10.520 TL, Cumhuriyet altını ise %3,34 azalarak 41.880 TL oldu. Altın fiyatlarındaki bu gerileme, döviz kurlarındaki sınırlı artışla paralel bir tablo çizdi.
Döviz piyasasında hareketler dar bir bant içinde seyretti. ABD doları haftalık bazda %0,36 artarak 49,7060 TL, euro ise %0,03 artışla 55,7790 TL seviyelerinde kapandı. Bu modest yükselişler, küresel para politikalarının Türkiye üzerindeki doğrudan etkisini sınırlı tutuyor.
Fon piyasasında ise tek olumlu tablo para piyasası fonları oldu; bu fonlar %0,62 oranında değer kazanarak haftanın tek pozitif getirisi sağladı. Diğer fon kategorileri, özellikle yatırım ve emeklilik fonları, sırasıyla %1,90 ve %2,25 değer kaybetti. Bu durum, likidite tercihinin kısa vadeli getiri arayan yatırımcılara yöneldiğini işaret ediyor.
AI YORUMU
Haftanın en belirgin sinyali, BIST 100'ün %5,16 düşüşünün yatırımcıların riskten kaçınmasını zorunlu kılmasıdır. Düşen hisse senedi ve altın fiyatları, likiditeye yönelen sermayenin para piyasası fonlarına akmasını tetikledi. Bu durum, kısa vadeli getiri arayan bireysel yatırımcıları fon tercihlerinde daha temkinli olmaya yönlendirebilir. Önceki haftaya göre hisse senedi kaybı çok daha yüksek; bu eşiği aşan düşüş, piyasada temkinli bir tutumun sürmesini gerektirebilir.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yatırım fonlarındaki çözülmenin sona erdiğini ve sistemik bir risk bulunmadığını duyurdu. Açıklamalar Borsa İstanbul'da kısa vadeli güveni desteklerken orta vadeli denetim sürecine işaret etti.
Yatırım fonlarından çıkışların cuma günü itibarıyla durduğu açıklandı.
Bakanlık, manipülasyona bulaşmayan şirketler için finansman desteği hazırlıyor.
Geçmişte 10 milyon liranın üzerinde kazanç sağlayanlar öncelikle incelenecek.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in son değerlendirmeleri, Borsa İstanbul'da bir süredir hissedilen güven erozyonunu kısmen dengeledi. Fon çıkışlarının durduğunu ve bankacılık sektöründe sistemik bir risk barındırmadığını vurgulayan Şimşek, piyasalara nefes aldıran mesajlar verdi. Uzmanlara göre bu açıklamalar kısa vadede piyasayı rahatlatırken orta vadede daha katı denetim mekanizmalarının sinyalini veriyor.
Son haftalarda yatırımcıların fonlardan toplu çıkış yapması, portföy yönetim şirketlerini zorunlu hisse satışlarına itmişti. Bu durum fiyatların gerilemesine ve yeni çıkışları tetikleyerek kendi kendini besleyen bir likidite krizine dönüşme riski taşıyordu. Atılal'ın analizine göre Şimşek'in çıkışların bittiğini duyurması, bu olumsuz sarmalın şimdilik kırıldığını gösteriyor.
Ekonomi yönetiminin haksız kazanç ve manipülasyonla bağı olmayan şirketler için Kredi Garanti Fonu kaynaklı bir paket üzerinde çalıştığı belirtildi. Bu adım, finansmana erişimi zorlaşan ancak usulsüz işlemlere karışmayan firmaların korunması beklentisini güçlendirdi. Ancak söz konusu paketin içeriği ve uygulama şartları henüz netlik kazanmış değil.
Bakan Şimşek'in mesajları her ne kadar iyimserlik yaratsa da kuralların gevşeyeceği anlamına gelmiyor. Fon Rehberi'nin yürürlük tarihinin ertelenmeyecek olması şirketlerin uyum maliyetlerini artırırken, geçmişte 10 milyon liranın üstünde kazanç elde edenlerin incelenecek olması piyasa bütünlüğünü koruma kararlılığını gösteriyor.
AI YORUMU
Ekonomi yönetiminin piyasaya verdiği mesajlar kısa vadeli bir nefes aldırsa da yapısal sorunların çözümü için şeffaflık şarttır. 10 milyon liralık kazanç eşiğini aşan yatırımcılara yönelik inceleme hamlesi, piyasa adaletini sağlamak adına kritik bir başlangıç noktasıdır. Eğer denetimler bu şekilde kararlılıkla sürdürülmezse, fon piyasasındaki belirsizlik yatırımcıların risk algısını yüksek tutmaya devam edecektir.
Borsa İstanbul bünyesindeki düzenlemeler kapsamında Ral Yatırım Holding hisseleri yeni bir işlem platformuna geçti. Şirket payları bundan sonraki süreçte Yakın İzleme Pazarı'nda işlem görecek.
Ral Yatırım Holding payları Yakın İzleme Pazarı'nda işlem görmeye başladı.
Borsa İstanbul tarafından alınan karar yatırımcılara resmen duyuruldu.
Şirketin borsa işlemlerindeki mevcut statüsünde değişikliğe gidildi.
Sermaye piyasalarının aktif oyuncularından biri olan Ral Yatırım Holding hakkında borsa yönetimi tarafından yeni bir karar alındı. Şirketin borsa tarihindeki seyrini değiştiren bu adım, piyasa takipçilerinin ve yatırımcıların dikkatini çekti. Alınan karar doğrultusunda şirketin işlem gördüğü pazar yapısında düzenleme yapıldı.
Borsa İstanbul bünyesindeki ilgili birimlerin değerlendirmeleri sonucunda, şirket paylarının artık farklı bir platformda yer alacağı netleşti. Yapılan resmi açıklamada, ilgili hisselerin Yakın İzleme Pazarı'na nakledildiği bilgisi paylaşıldı. Bu değişiklik, şirketin borsa içerisindeki idari ve operasyonel takibinin yeni kurallarla yürütüleceğini gösteriyor.
Piyasa katılımcıları için yeni bir dönemin kapısını aralayan bu statü değişimi, hisse senedi işlemlerinin seyrini doğrudan etkileyecek unsurlar barındırıyor. Şirketin finansal ve idari durumu göz önünde bulundurularak alınan bu kararın ardından, yatırımcıların izleyeceği stratejiler de yeniden şekilleniyor. Borsadaki mevcut kurallar çerçevesinde işlemler bundan sonra ilgili pazarın dinamiklerine göre sürecek.
Şirket cephesinden veya borsa yönetiminden gelecek ilave açıklamalar, sürecin sonraki aşamaları açısından önem arz ediyor. Yatırımcıların mağduriyet yaşamaması ve doğru adımlar atabilmesi adına borsa bültenlerindeki duyuruların yakından incelenmesi gerekiyor. Alınan bu kararın şirket hisselerinin orta ve uzun vadeli performansına yansımaları önümüzdeki günlerde netleşecek.
AI YORUMU
Borsa İstanbul'un aldığı bu tür idari kararlar, şirketlerin piyasadaki şeffaflık ve denetim süreçlerini doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alır. Şirketin Yakın İzleme Pazarı'na kaydırılması, ortaklık yapısının ve mali verilerinin daha sıkı gözetime tabi tutulacağını gösteriyor. Küçük yatırımcıların bu süreçte risk yönetimine ve resmi duyurulara odaklanması gerekiyor. Şirket daha önce standart pazarda işlem görürken, yeni düzenlemeyle birlikte yatırımcı profili ve işlem hacmi açısından farklı bir dinamikle karşılaşacak.