Otomobil

Araç kiralama sektörü 253 milyar TL'lik yatırıma ulaştı

Araç kiralama sektörü 253 milyar TL'lik yatırıma ulaştı Fotoğraf: LOG

Özet

Türkiye araç kiralama sektörü yılın ilk dokuz ayında büyük bir mali büyüme kaydetti. Sektör, bu dönemde yaptığı devasa harcamalarla toplam filosunu ciddi bir seviyeye taşıdı.

Öne çıkanlar

  • Sektör yılın ilk dokuz ayında 253 milyar TL araç yatırımı yaptı.
  • Toplam filo büyüklüğü yaklaşık 412 bin araca ulaştı.
  • Faaliyetler kapsamında devlete 129,6 milyar TL vergi ödendi.

Haberin Detayı

Türkiye genelindeki oto kiralama sektörü, 2026 yılının üçüncü çeyreğine yönelik hazırlanan araştırma raporuyla büyüme ivmesini gözler önüne serdi. Tüm Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği ile NielsenIQ ortaklığında gerçekleştirilen çalışma, operasyonel ve günlük kiralama pazarlarındaki son durumu net bir şekilde ortaya koydu.

Yılın ilk dokuz aylık zaman diliminde şirketler tarafından yapılan filo yatırımlarının toplam tutarı 253 milyar Türk Lirası seviyesini gördü. Yapılan bu yoğun yatırımlarla birlikte pazarın elindeki toplam araç sayısı yaklaşık 412 bine ulaştı ve sektör ekonomik dalgalanmalara rağmen büyümesini sürdürdü.

Araç yatırımları ve filo faaliyetleri çerçevesinde kamuya aktarılan vergi tutarı ise 129,6 milyar TL civarında gerçekleşti. Operasyonel kiralama tarafında filo büyüklüğü 238 bin 500 adet olarak kayıtlara geçerken, kısa süreli günlük kiralama filosundaki araç sayısı 173 bin 300 adede yükseldi.

Yaz mevsiminde yaşanan yoğun seyahat talebi günlük pazarın hareketliliğini doğrudan artırdı. Sadece üçüncü çeyrek döneminde 1,4 milyona yakın kontrat imzalanırken, toplam kira günü sayısı ise 12,6 milyon seviyesini geride bıraktı.

TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı Özarslan A. Tangün, piyasadaki zorlayıcı ekonomik şartlara rağmen yatırımların hız kesmediğini dile getirdi. Tangün, Türkiye pazarının taşıt sahipliği yerine kullanım ekonomisine evrilmesinde kiralama sektörünün kilit rollerden birini üstlendiğini vurguladı.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Piyasadaki yüksek maliyetlere ve finansmana erişim zorluklarına rağmen yapılan 253 milyar liralık devasa yatırım, sektörün büyüme iştahını açıkça gösteriyor. Bireysel kullanıcılar açısından araç satın almanın zorlaşması, kiralama modelini sadece şirketler için değil bireyler için de cazip bir alternatif haline getiriyor. 412 bin araçlık toplam filo büyüklüğü, önümüzdeki dönemde bireysel sahiplik oranlarının daha da düşebileceğinin somut bir sinyali olarak okunabilir.

Kaynak: LOG Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Otomobil
    • CNN Türk
    Volkswagen, 660 bin çalışanının maaşlarını 2030 yılına kadar donduruyor
    Fotoğraf: CNN Türk

    Otomotiv devi Volkswagen Grubu, dünya genelindeki yaklaşık 660 bin çalışanının maaş artışlarını 2030 yılına kadar durdurmayı planlıyor. Sendika IG Metall, bu uygulamanın çalışanların satın alma gücünde en az yüzde 10 kayıp yaratacağını duyurarak plana sert tepki gösterdi.

    • Volkswagen, 660 bin çalışanının maaş zammını 2030 yılına kadar askıya almayı hedefliyor.
    • IG Metall sendikası, planın satın alma gücünü yüzde 10'dan fazla düşüreceğini açıkladı.

    Almanya merkezli otomotiv üreticisi Volkswagen Grubu, küresel ölçekteki binlerce çalışanını etkileyecek kapsamlı bir maliyet kontrol hamlesi hazırlığında. Şirket yönetimi, insan kaynakları birimlerine ilettiği talimatla mevcut toplu sözleşme ücret seviyelerinin korunmasını ve tüm maaş artışlarının durdurulmasını istedi. Ekim ayının başından itibaren geçerli olduğu belirtilen bu direktifin uzun vadeli uygulanması durumunda personel maliyetlerinin düşürülmesi amaçlanıyor.

    Gelişmeyi kamuoyuna duyuran Almanya'nın en büyük işçi sendikası IG Metall, sıfır zam kararının gerçek dışı olduğunu savundu. Sendika yetkilileri, otomotiv endüstrisindeki derin yapısal sorunların çalışanların hakları kısıtlanarak çözülemeyeceğini vurguladı. Uygulamanın sürmesi halinde personelin alım gücünde en az yüzde 10 oranında erime yaşanacağı hesaplanıyor.

    Dünya genelinde 660 binden fazla kişiye istihdam sağlayan dev yapının yalnızca Almanya'da yaklaşık 275 bin çalışanı bulunuyor. Bu kitlenin 130 bin kadarı doğrudan şirket içi toplu iş sözleşmelerine tabi tutuluyor. IG Metall, metal ve elektrik endüstrisindeki milyonlarca işçiyle birlikte Volkswagen personeli için de yüzde 5 oranında zam talep ediyor.

    Şirket yönetiminin henüz resmi bir teklif sunmamış olması, yaklaşan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin oldukça çetin geçeceğinin sinyalini veriyor. Tarihinin en kapsamlı yeniden yapılandırma süreçlerinden geçen grupta, ek istihdam azaltımı hedefleri de masada duruyor. Görüşmelerin Audi, MAN ve Porsche gibi alt markaları da yakından ilgilendirdiği biliniyor.

    AI YORUMU

    Şirketlerin finansal dar boğazları aşmak için doğrudan çalışanların maaşlarına yönelmesi, uzun vadede üretim kalitesini ve iş barışını zedeleyen en büyük risk unsurlarından biridir. Yaklaşık 660 bin kişiyi etkileyen bu sıfır zam stratejisi hayata geçerse, personelin alım gücündeki yüzde 10'luk erime iç tüketim dengelerini de sarsabilir. Müzakere masasında uzlaşma sağlanamazsa, Avrupa otomotiv pazarında son yılların en büyük grev dalgalarından biri tetiklenebilir.

    Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    • TRT Haber Son Dakika
    Türkiye genelindeki AR-GE ve tasarım merkezi sayısı hızla büyüyor
    Fotoğraf: TRT Haber Son Dakika

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerine göre eylül sonu itibarıyla Türkiye'deki AR-GE merkezlerinin sayısı bin 365'e ulaştı. Ülke genelinde faaliyet gösteren bu birimlerde toplamda 90 binin üzerinde personel görev alıyor.

    • Eylül sonu itibarıyla Türkiye'de toplam 1.365 AR-GE merkezi faaliyet gösteriyor.
    • AR-GE merkezlerinde çalışanların sayısı 93 bin 788 kişiye ulaştı.
    • Tasarım merkezi sayısı ise aynı dönemde 348 olarak kayıtlara geçti.

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının derlediği son verilere göre ülkenin teknolojik dönüşüm sürecinde yer alan yenilik ve tasarım odaklı birimlerin sayısı artış eğilimini sürdürüyor. Dönem sonu rakamlarına göre yurt genelinde faal durumdaki AR-GE merkezi bin 365 seviyesine tırmanırken benzer şekilde tasarım birimleri de yaygınlaşıyor.

    Söz konusu AR-GE üslerinde binlerce nitelikli personel istihdam ediliyor. Kayıtlara geçen 93 bin 788 çalışanın 57 bin 679'u lisans derecesine sahipken, 18 bin 564'ü yüksek lisans ve 2 bin 106'sı ise doktora veya üstü akademik unvanlarla araştırmalarını sürdürüyor.

    Faaliyet gösteren bu merkezlerde bugüne dek 80 bin 442 proje başarıyla tamamlandı ve 15 bin 866 çalışmanın yürütülmesi devam ediyor. Gerçekleştirilen yenilikçi çalışmalar neticesinde toplam patent sayısı 48 bin 798 rakamını bulurken bunların 17 bin 521 adedi tescillenmiş durumda.

    Sektörel bazda incelendiğinde makine ve teçhizat alanı 160 merkezle ilk sırada konumlanıyor. Bu sektörü otomotiv yan sanayisi, yazılım, bilgisayar ve iletişim teknolojileri ile kimya alanları takip ediyor. Coğrafi dağılımda ise İstanbul 428 birimle liderliği elinde tutarken Ankara ve Kocaeli gibi iller onu izliyor.

    AR-GE birimlerinin yanı sıra eylül sonu itibarıyla 348 tasarım merkezi de aktif olarak çalışıyor. Bu merkezlerde görev alan 8 bin 481 personelin katkısıyla 16 bin 865 proje nihayete erdirildi ve tekstil sektörü tasarım alanında başı çekiyor.

    AI YORUMU

    Sanayi altyapısının güçlenmesi adına sayısal artışlar tek başına yeterli olmayıp projelerin tescilli patentlere dönüşme hızı asıl belirleyici unsurdur. İstanbul dışındaki illere yayılan 428'i aşkın merkezin bölgesel kalkınmaya yapacağı katkı, ilerleyen dönemde ülkenin ihracat kalemlerindeki teknoloji ağırlığını doğrudan yukarı çekecektir. Sektörel dağılımda makine ve yazılımın önde olması doğru bir yönelime işaret etse de geleneksel sektörlerdeki tasarım yatırımlarının artırılması rekabet gücünü korumak için elzemdir.

    Kaynak: TRT Haber Son Dakika Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • Investing.com Türkiye
    Electrolux, üçüncü çeyrekte Ortadoğu krizi ve ABD tarifeleriyle zarar açıkladı
    Fotoğraf: Investing.com Türkiye

    Ev aletleri üreticisi Electrolux, üçüncü çeyrek mali sonuçlarında zarar bildirdi. Şirketin finansal performansını etkileyen ana faktörler arasında bölgesel gerilimler ve gümrük vergileri yer aldı.

    • Electrolux üçüncü çeyrekte zarar açıkladı
    • Ortadoğu'daki çatışmalar mali sonuçları olumsuz etkiledi
    • ABD tarifeleri şirketin kârlılığını baskıladı

    Küresel beyaz eşya sektörünün köklü oyuncularından Electrolux, yılın üçüncü çeyreğine ilişkin finansal raporunu kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan rakamlar, şirketin bu dönemde zararla karşı karşıya kaldığını net bir şekilde ortaya koydu. Piyasaların yakından izlediği bu sonuçlar, sektör genelindeki zorlukların boyutunu gözler önüne serdi.

    Zararın ortaya çıkmasında en belirleyici unsurlar arasında küresel ticaret politikalarındaki değişimler öne çıktı. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri tarafından uygulanan yeni gümrük tarifeleri, şirketin maliyet yapısını doğrudan etkiledi. Bu ek mali yükler, operasyonel kârlılık üzerinde baskı yaratarak dönemsel sonuçların negatif gelmesine yol açtı.

    Tarifelerin yanı sıra Ortadoğu bölgesinde yaşanan jeopolitik çatışmalar da finansal tabloyu zedeleyen bir diğer önemli etken oldu. Bölgedeki tedarik zinciri aksamaları ve talep daralmaları, şirketin satış hacmini ve lojistik süreçlerini sekteye uğrattı. Yönetim, bu karmaşık dönemin aşılması adına çeşitli operasyonel önlemler almaya odaklandı.

    Şirketin yaşadığı bu zorlu çeyrek, küresel ölçekte faaliyet gösteren imalatçıların dış etkenlere ne kadar duyarlı olduğunu bir kez daha hatırlattı. Önümüzdeki dönemde maliyet disiplininin artırılması ve tedarik ağının çeşitlendirilmesi, şirketin stratejik öncelikleri arasında bulunuyor. Yatırımcılar, bu gelişmelerin gelecek çeyrek bilançolarına nasıl yansıyacağını takip ediyor.

    AI YORUMU

    Şirketlerin jeopolitik risklere ve korumacı ticaret politikalarına karşı esneklik kazanamaması, mali tabloların doğrudan zarar yazmasıyla sonuçlanıyor. Bölgesel çatışmalar ile ABD tarifelerinin aynı döneme denk gelmesi, uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren üreticiler için marjların ne kadar daralabileceğini net bir şekilde gösteriyor. Bu tablo, yalnızca büyük ölçekli markaları değil, tedarik zincirindeki alt yüklenicileri de mali açıdan zor bir döneme sürükleyebilir. Gelecek çeyreklerde kârlılığın yeniden sağlanabilmesi için şirketlerin operasyonel maliyetleri düşürmesi ve yeni pazarlara yönelmesi kaçınılmaz görünüyor.

    Kaynak: Investing.com Türkiye Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • Haber Aero
    American Airlines, rekor gelire karşın 269 milyon dolar zarar açıkladı
    Fotoğraf: Haber Aero

    ABD merkezli hava yolu devi American Airlines, üçüncü çeyrekte gelirini ciddi oranda artırmasına rağmen milyonlarca dolar zarar ettiğini duyurdu. Şirket, yüksek seyreden yakıt masraflarının finansal tabloyu olumsuz etkilediğini belirtti.

    • Gelir yıllık yüzde 19,3 artarak 16,34 milyar dolara yükseldi
    • Yakıt giderleri yüzde 67,5 artışla 4,64 milyar dolara ulaştı
    • Üçüncü çeyrekte 269 milyon dolar net zarar kaydedildi

    Amerikalı hava yolu şirketi American Airlines, 2026 yılının üçüncü çeyreğine ait mali bilançosunu kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre organizasyon, söz konusu dönemde gelirini bir önceki yılın aynı zaman dilimine kıyasla yüzde 19,3 oranında büyütmeyi başardı. Böylece şirketin kasasına giren toplam miktar 16,34 milyar dolara ulaştı.

    Gelirlerdeki bu güçlü tırmanışa rağmen operasyonel maliyetler özellikle enerji kalemi nedeniyle hızla arttı. Şirketin yakıt giderleri yıllık bazda yüzde 67,5 oranında tırmanarak 4,64 milyar dolar seviyesini gördü. Bu dönemde galon başına ödenen ortalama yakıt bedeli ise 3,85 dolar olarak kayıtlara geçti.

    Mali tablonun giderler hanesindeki bu ağırlık netuca yansıdı ve firma çeyreği 269 milyon dolar net zarar ile kapattı. Hisse başına düşen zarar 41 sent olarak hesaplanırken, geçen yılın aynı döneminde bildirilen 114 milyon dolarlık zarar rakamı katlanmış oldu.

    Yönetim kurulu, yılın son çeyreği için gelir artışının yüzde 19,5 ila yüzde 22,5 arasında olmasını bekliyor. Ancak yakıt maliyetlerindeki dalgalanma sebebiyle 2027 yılındaki uçuş ağı büyüme hızının bu yıla kıyasla yavaşlayacağı öngörülüyor.

    Şirket CEO'su Robert Isom, kariyeri boyunca böylesine güçlü bir yıllık gelir artışına şahit olmadığını vurguladı. Yüksek yakıt maliyetlerinin kârlılığı baskıladığını kabul eden Isom, uzun vadede daha sağlam bir yapı kurmak için çalışmalara devam ettiklerini dile getirdi.

    AI YORUMU

    Hava yolu şirketlerinin yaşadığı mali çıkmazlar, yalnızca bilanço rakamlarını değil doğrudan bilet fiyatlarını ve rotaları da baskı altında tutuyor. Şirketin ödediği galon başı 3,85 dolarlık yakıt bedeli, küresel enerji maliyetlerinin havacılık sektörünü ne denli zorladığını net biçimde gösteriyor. Sektördeki bu daralma trendi devam ederse, önümüzdeki dönemde dış hat sefer sayıları azalabilir ve yolcular daha yüksek bilet tarifeleriyle karşı karşıya kalabilir.

    Kaynak: Haber Aero Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler