Gündem

YRP Meclis Üyesi Baykan: İnegöl bütçesinde öncelik bürokrasiye veriliyor

YRP Meclis Üyesi Baykan: İnegöl bütçesinde öncelik bürokrasiye veriliyor Fotoğraf: Haberizma

Özet

İnegöl Belediye Meclisi oturumunda görüşülen 2027 yılı bütçe tasarısına Yeniden Refah Partisi grubu ret oyu verdi. Meclis Üyesi İlhan Baykan, kentsel dönüşüm ve deprem hazırlığına ayrılan payın idari masraflarla neredeyse eşit olmasını eleştirdi.

Öne çıkanlar

  • 2027 yılı bütçe tasarısı ve Performans Programı meclis oturumunda oy çokluğuyla kabul edildi.
  • Afet yönetimine ayrılan bütçenin idari giderlerle aynı seviyede kalması tepki çekti.
  • Turgutalp Kentsel Dönüşüm Projesi'nin mevcut hızıyla tamamlanmasının onlarca yıl süreceği belirtildi.

Haberin Detayı

Görüşmeler sırasında söz alan Yeniden Refah Partisi Belediye Meclis Üyesi İlhan Baykan, tasarıya ret oyu vereceklerini belirterek belediyenin harcama önceliklerini sert bir dille eleştirdi.

Baykan, bütçede en çok övünülen alanlardan biri olan afet yönetimi ve şehircilik paylarının gerçekçi olmadığını savundu. İnceledikleri rakamlara göre, deprem hazırlığı ve kentsel dönüşüme ayrılan kaynakların, belediyenin kendi idari yönetim ile destek masraflarıyla kafa kafaya gittiğini ifade etti.

Turgutalp Kentsel Dönüşüm Projesi'nin 1. etabında anahtar teslim edilecek olmasının olumlu olduğunu ancak projenin toplamda 7 etaptan oluştuğunu hatırlattı. Bu tempoyla devam edilirse mahallenin tamamının dönüşümünün onlarca yıl süreceğini vurgulayarak planların hızlandırılması çağrısında bulundu.

Belediyenin ulusal düzeyde ödüller alan Yalın Belediyecilik ve akıllı sistem uygulamalarına değinen Baykan, akşam saatlerinde trafikte bekleyen vatandaşların çilesine çözüm bulunamadığını dile getirdi. Otopark ve hava kirliliği gibi kronik sorunların dijitalleşme projeleriyle çözülemediğini ifade etti.

Yaklaşık yirmi yıldır yönetimde olan ekibin hazırladığı bütçelerin kenti göl olmaktan kurtaramadığını savunan Baykan, hayaller ile gerçeklerin uyuşmadığını söyledi. Yapılan oylamanın ardından ilgili maddeler oy çokluğuyla kabul edilirken, muhalefet grubu karara şerh koydu.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Yerel yönetimlerin bütçe tercihlerinde kentsel dönüşüm gibi hayati kalemleri idari giderlerle eşitlemesi, afet riski altındaki kentlerin geleceği açısından ciddi bir tehlike barındırıyor. Özellikle birinci derece deprem kuşağındaki yerleşimlerde bürokrasiye harcanan her kuruşun sokağın güvenlik ihtiyacıyla dengelenmesi şarttır. İnegöl örneğinde görülen bu bütçe dengesizliği, uzun vadede riskli konut stokunun yenilenme süresini uzatarak vatandaşların can güvenliğini tehlikeye atma potansiyeli taşıyor.

Kaynak: Haberizma Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Gündem
    • www.ensondakika.com.tr
    Van depreminin ardından 25 binden fazla konut inşa edilerek teslim edildi
    Fotoğraf: www.ensondakika.com.tr

    Van depremlerinin ardından Toplu Konut İdaresi tarafından yürütülen çalışmalarla kent genelinde binlerce kalıcı konut, okul ve kamu binası tamamlandı. Edremit, İpekyolu, Tuşba ve Erciş ilçelerinde inşa edilen güvenli yapılar afetzedelerin hizmetine sunuldu.

    • Van'da meydana gelen depremlerde 31 bin 870 konut ağır hasar aldı.
    • AFAD ve TOKİ eliyle 25 binin üzerinde kalıcı konut depremzedelere teslim edildi.

    Van genelinde 2011 yılında yaşanan iki büyük sarsıntının ardından başlatılan kentsel yenileme hamlesi kapsamında binlerce yeni yapı yükseldi. Edremit, İpekyolu, Tuşba ve Erciş ilçelerinde tamamlanan 25 binin üzerindeki kalıcı konut sahiplerine verilirken, çok sayıda okul ve ibadethane de inşa edildi. Yüzyılın Konut Projesi ile birlikte 6 bin 803 yeni konutun yapımına da hız verildi.

    Eski yapışık düzenin yarattığı riskleri azaltmak amacıyla Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü, DSİ 17. Bölge Müdürlüğü, Emniyet Müdürlüğü ve Van Adliyesi gibi kritik kurumlar daha güvenli binalara taşındı. Ayrıca Millet Bahçesi yakınlarında yeni valilik binasının yapım süreci sürerken, son dört yıllık zaman diliminde 167'si anaokulundan oluşan yaklaşık 300 eğitim yuvası kapılarını açtı.

    Yapı denetim mekanizmalarının ve mühendislik hizmetlerinin sıkılaştırılmasıyla beraber inşaat firmaları yeni yönetmeliklere uygun adımlar atmaya başladı. TOKİ projelerinde uygulanan standartlar, bağımsız denetçiler tarafından titizlikle incelenirken beton, temel ve zemin kalitesi düzenli olarak kontrol ediliyor.

    Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nden Prof. Dr. Onur Şatır, afetlere karşı dirençli şehirler yaratmanın temel yolunun doğru zemin seçimi ve sıkı mühendislik denetiminden geçtiğini vurguladı. Uzmanlar, acil toplanma alanlarının ve yeşil alanların yetersizliğinin tahliye sırasında trafik yoğunluğu yaratabileceğine dikkat çekerek planlamanın bütünsel yapılması gerektiğini belirtiyor.

    AI YORUMU

    Yerleşim bölgelerinin afet yönetmeliğine uygun olarak yeniden tasarlanması, gelecekte yaşanabilecek olası risklerin etkisini doğrudan azaltacak en temel unsurdur. Van örneğinde görülen 25 binin üzerindeki konutun tamamlanması ve kamu binalarının güvenli alanlara taşınması, kentsel dirençliliğin artırılması açısından somut bir karşılık sunmaktadır. Ancak bu yapılaşma hamlesinin yalnızca bina güvenliğiyle sınırlı kalmayıp geniş tahliye yolları ve toplanma alanlarıyla desteklenmemesi durumunda, acil durumlarda ciddi ulaşım tıkanıklıkları yaşanması kaçınılmaz bir senaryo olarak durmaktadır.

    Kaynak: www.ensondakika.com.tr Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Güneydoğu Ekspres
    Van'da 15 yıllık ihmal: Binaların yüzde 90'ı depreme hazır değil
    Fotoğraf: Güneydoğu Ekspres

    Van genelindeki yapıların büyük bir bölümünün depreme karşı güvenli olmadığı açıklandı. Aradan geçen 15 yıla rağmen hasarlı binaların tamamı yıkılamazken, toplanma alanlarının da zamanla betonlaştığı bildirildi.

    • Van genelindeki yapıların yüzde 90'lık kısmı olası bir depreme hazır değil.
    • Ağır hasarlı rapor edilen 48 bin 689 binadan sadece 25-28 bin kadarı yıkıldı.
    • Alipaşa Mahallesi'ndeki incelemede risk oranının yüzde 33 olduğu tespit edildi.

    Deprem felaketinin üzerinden geçen uzun zamana rağmen Van kent merkezindeki yapı stokunun güvenli seviyeden çok uzak olduğu bildirildi. İnşaat Mühendisleri Odası Van Şube Başkanı Yakup Ebiri, mevcut konutların yarıdan fazlasının risk barındırdığını ifade etti. Kent genelinde yürütülen ilk hasar tespit çalışmalarında yıkılması veya acilen ele alınması gereken binlerce yapı kayda geçirilmişti. Ancak aradan geçen 15 yıllık sürede bu tehlikeli binaların ancak yarısına yakın bir kısmı ortadan kaldırılabilirdi.

    Yasal süresi içerisinde güçlendirme adımı atılmayan orta hasarlı binaların tehlike saçmaya devam ettiği belirtiliyor. Kent genelinde kapsamlı ve bilimsel bir yapı envanteri bulunmadığı için hangi konutun kaç şiddetindeki sarsıntıya direnç göstereceği bilinmiyor. Yenilenen mahallelerde dahi risk oranlarının yüksek çıkması, eski yerleşim yerlerindeki tablonun vahametini gözler önüne seriyor. Uzmanlar, denetimsiz kalan bu yapıların afet anında can kaybını artırabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.

    Şehrin afet anındaki en büyük güvencelerinden olan toplanma alanlarının da zamanla daraldığı aktarıldı. İmar planlarında yeşil alan veya okul bahçesi olarak görünen noktaların birçoğuna yeni yapılar inşa edildiği ifade edildi. Öte yandan yerel yönetimlerde yaşanan idari değişikliklerin, meslek odalarıyla yürütülen ortak kriz masası çalışmalarını aksattığı kaydedildi. Afet bilincinin artırılması ve kurumsal iş birliğinin yeniden tesis edilmesi gerektiği vurgulanıyor.

    Fiziksel yıkımın izleri silinmeye çalışılırken geride kalan sosyal mağduriyetler de çözüm bekliyor. Depremin ardından kurulan konteynır kentte yaklaşık 60 ailenin uzun yıllardır zor şartlar altında yaşam mücadelesi sürdürdüğü bildirildi. Yaşam alanlarındaki altyapı eksiklikleri ve unutulmuşluk duygusu, afetzedelerin günlük hayatını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Yetkililerin ve ilgili kurumların bu dezavantajlı bölgeye yönelik kalıcı adımlar atması talep ediliyor.

    AI YORUMU

    Van gibi yüksek sismik risk taşıyan bir coğrafyada on beş yıl boyunca kapsamlı bir envanter çalışmasının tamamlanamamış olması idari ve teknik bir aciliyettir. Ağır hasarlı yapıların yarısının hâlâ ayakta durması, olası bir sarsıntıda can kaybı riskini katbekat artırmaktadır. Bölgedeki on binlerce vatandaşı doğrudan ilgilendiren bu tablo, kentsel dönüşüm süreçlerinin sadece kâğıt üzerinde kalmaması gerektiğini net bir şekilde göstermektedir. Yerel yönetimler ile meslek odalarının ortak çalıştırılamaması durumunda, en temel afet hazırlıkları bile sekteye uğramaya mahkûmdur.

    Kaynak: Güneydoğu Ekspres Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Howl.link
    Van, 15 yıldır değişmeyen yapı stoğuyla büyük depreme hazırlıksız
    Fotoğraf: Howl.link

    Van kenti, aradan geçen on beş yıla rağmen olası büyük bir sarsıntıya karşı risk barındırmaya devam ediyor. Yerel yapı stoğunun dirençsiz yapısı, yetkililerin ve uzmanların uyarılarına karşın henüz güvenli seviyeye taşınamadı.

    • Aradan geçen 15 yıla rağmen Van'da deprem hazırlıkları yetersiz kalıyor.
    • Mevcut yapı stoğu olası yeni bir sarsıntıya karşı risk barındırıyor.
    • Uzmanlar ve kent sakinleri güvenli binalar için acil dönüşüm talep ediyor.

    Türkiye'nin doğusunda yer alan Van, geçmişte yaşadığı yıkıcı afetlerin izlerini hâlâ taşırken yeni bir sarsıntı ihtimali karşısında endişe verici bir tablo sunuyor. Kent genelindeki konutların ve binaların büyük bir bölümü, yürürlükteki güvenlik standartlarını karşılamaktan uzak bir görünüm sergiliyor. Aradan geçen on beş yıllık zaman dilimine rağmen riskli yapıların dönüştürülmesi hususunda somut ve kapsayıcı adımların atılmadığı görülüyor.

    Yer bilimciler ve şehir planlamacılığı uzmanları, bölgenin sarsıntı kuşakları üzerinde bulunduğunu her fırsatta hatırlatıyor. Buna karşın yerel yönetimlerin ve merkezi kurumların koordinesinde yürütülmesi gereken kentsel yenileme projeleri beklentilerin gerisinde kalıyor. Vatandaşlar ise binalarının depreme dayanıklılığından emin olmadan yaşamlarını sürdürmek zorunda kalıyor ve bu durum her an yaşanabilecek bir felaket korkusunu tetikliyor.

    Geçmiş yıllarda yaşanan acı tecrübelerin ders niteliğinde olması beklenirken, mevcut durumun aynı riskleri barındırmaya devam etmesi dikkat çekiyor. Güvenli yaşam alanlarının inşası için gerekli finansal destekler ve yasal düzenlemeler henüz istenen hıza ulaşmış değil. Uzmanlar, yapı stoğunun acilen envanterinin çıkarılması ve riskli bölgelerden başlayarak tahliye ile dönüştürme süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini vurguluyor.

    Şehirdeki bu yapısal zafiyet, sadece konutları değil aynı zamanda hastaneler, okullar ve kamu binaları gibi kritik altyapı unsurlarını da kapsıyor. Olası bir afet anında kesintisiz hizmet vermesi gereken bu yapıların bir kısmının dahi gerekli dayanıklılık testlerinden geçmediği biliniyor. Yetkililerin önümüzdeki dönemde atacağı adımlar, milyonlarca insanın can güvenliği açısından hayati önem taşımaya devam ediyor.

    AI YORUMU

    Geçen uzun zamana rağmen somut adımların atılmamış olması, yerel yönetimlerin kriz yönetim kapasitesini doğrudan sorgulatıyor. Yıllar süren ihmaller, nüfusun yoğun olduğu alanlarda yaşanabilecek olası bir sarsıntıda felaketin boyutunu katlayabilir. Denetimsiz yapı stoğu tasfiye edilmezse, benzer acıların tekrarlanması kaçınılmaz bir senaryo olarak masada duruyor.

    Kaynak: Howl.link Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Amed TV
    DEM Parti'den Van Depremi Yıl Dönümü Mesajı: Vaatler Tutulmadı
    Fotoğraf: Amed TV

    Van Depremi'nin 15. yıl dönümünde yazılı açıklama yapan DEM Parti, aradan geçen zamana rağmen depremzedelerin sorunlarının çözülmediğini belirtti. Yapılaşmada rant odaklı anlayışın terk edilmesi gerektiği vurgulandı.

    • Van Depremi'nin üzerinden tam 15 yıl geçti.
    • Depremzedelere yönelik geçmişte verilen vaatlerin tutulmadığı açıklandı.
    • Yapılaşma süreçlerinde rant yerine yaşam hakkının savunulması istendi.

    Türkiye'nin Doğu Anadolu bölgesinde büyük yıkıma yol açan 23 Ekim 2011 tarihli Van Depremi'nin üzerinden tam 15 yıl geçti. Bu büyük felaketin yıl dönümünde DEM Parti tarafından resmi kanallardan yazılı bir açıklama paylaşıldı. Açıklamada, aradan geçen uzun yıllara rağmen bölgedeki acıların taze kaldığı ve deprem sonrasında verilen sözlerin yerine getirilmediği ifade edildi.

    Partinin kamuoyuyla paylaştığı mesajda, afetlerin yıkıcı sonuçlarının temel nedeninin doğa olayları olmadığına dikkat çekildi. "Depremler değil, ihmaller öldürüyor" vurgusunun yapıldığı açıklamada, kentlerin güvenliğini artıracak adımların atılması gerektiği belirtildi. Yapı denetimi ve kentsel dönüşüm süreçlerinde yaşanan eksikliklerin insan hayatını doğrudan tehlikeye attığı dile getirildi.

    Açıklamanın devamında yerel yönetimler ve merkezi idare için çağrıda bulunularak yeni bir vizyonun şart olduğu savunuldu. Şehirlerin yeniden inşa sürecinde ticari çıkarların ön planda tutulmaması gerektiği ifade edildi. Bunun yerine insan hayatını koruyan politikaların derhal hayata geçirilmesi gerektiğinin altı çizildi.

    Son bölümde ise partinin yapı güvenliği ve kentsel dönüşüm alanındaki denetim faaliyetlerini sürdüreceği bildirildi. Depreme dayanıklı yerleşim alanları oluşturulana kadar konunun takipçisi olunacağı vurgulanarak mesaj sonlandırıldı.

    AI YORUMU

    Afetlerin yıl dönümlerinde yapılan açıklamalar, geçmişte atılmayan adımların ne kadar büyük maliyetler doğurduğunu hatırlatmak açısından kritik bir işlev görüyor. Rant odaklı kentsel planlama anlayışı değişmediği sürece, milyonlarca yurttaşın yaşam hakkı risk altında kalmaya devam edecektir. Gelecekte yaşanabilecek olası felaketlerin önüne geçmek için yerel ve merkezi yönetimlerin somut denetim mekanizmalarını şeffaf biçimde çalıştırması şarttır.

    Kaynak: Amed TV Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler