PİYASA
Gündem

Antalya Kepez'de şantiye alanını vuran hortum 4 işçinin canını aldı

Antalya Kepez'de şantiye alanını vuran hortum 4 işçinin canını aldı

Özet

Antalya'nın Kepez ilçesindeki bir inşaat alanında meydana gelen şiddetli hortum dört işçinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Bölgedeki konteynerleri yıkan ve vinç deviren doğa olayı sonrasında arama kurtarma çalışmaları başlatıldı. Yetkililer, nadir görülen bu hücre hortumun şantiye sahasında ciddi tahribata yol açtığını doğruladı.

Öne çıkanlar

  • Kepez ilçesindeki inşaat sahasında meydana gelen hortum 4 işçinin ölümüne sebep oldu.
  • Hortum etkisiyle iki konteyner tamamen parçalanırken bir vinç de devrildi.
  • Meteoroloji uzmanları, bölgede ekstrem hava olaylarına karşı hazırlıklı olunması uyarısında bulunmuştu.

Haberin Detayı

Antalya'nın Kepez ilçesinde aniden bastıran ve şantiye alanını etkisi altına alan hortum, dört işçinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan bir felakete yol açtı. Şiddetli rüzgarın etkisiyle inşaat sahasındaki yaşam konteynerleri yerle bir olurken, bölgedeki çalışma alanında ağır maddi hasar meydana geldi. Olayın ardından bölgeye sevk edilen kurtarma ekipleri, enkaz altında başka işçilerin bulunma ihtimaline karşı tarama faaliyetlerine aralıksız devam ediyor.

İnşaat sahasında güvenlik önlemleri ve çalışanlar

Antalya Valisi Hulusi Şahin, yaşanan doğa olayını değerlendirerek sadece belirli bir noktayı hedef alan nadir bir hortum türüyle karşılaştıklarını ifade etti. Şehir genelinde başka bir hortum ihbarı alınmadığını belirten Vali Şahin, bu hücre hortumun yalnızca şantiye bölgesindeki iki konteyneri parçaladığını açıkladı. Yakın çevredeki diğer yapılar zarar görmezken, olayın doğrudan inşaat alanına odaklı gerçekleşmesi hasarın boyutunu sınırlı ancak etkisini yıkıcı kıldı.

Olayın gerçekleştiği şantiye sahasında hortumun şiddetiyle devrilen bir vinç de yer alıyor. Vali Şahin, devrilen vincin altında herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadığını belirterek, konteyner yıkımıyla vincin devrilmesinin farklı noktalarda gerçekleştiğini vurguladı. Ekipler, enkazın tamamen kaldırılması ve sahanın güvenli hale getirilmesi için bölgedeki çalışmalarını titizlikle sürdürüyor.

Antalya'daki il koordinasyon kurulu toplantısı, felaketin hemen öncesinde meteoroloji bölge müdürünün ekstrem hava olayları hakkında verdiği bilgilerle gündeme gelmişti. Meteoroloji uzmanlarının bölgeyi etkileyebilecek ani ve şiddetli hava değişimlerine dair yaptığı uyarıların ardından akşam saatlerinde ortaya çıkan bu durum, hava koşullarının ne denli öngörülemez olduğunu gösterdi. Yetkililer, hayatını kaybeden işçilerin kimlik tespiti çalışmalarının tamamlanması için sürecin takipçisi oluyor.

Hortum nedeniyle devrilen inşaat vinci ve enkaz alanı

Şantiye sahasında gerçekleştirilen incelemeler, hortumun sadece belirli bir çapı tarumar ettiğini ve çevreye yayılmadan etkisini yitirdiğini ortaya koyuyor. Olay sonrası bölgede geniş çaplı bir güvenlik önlemi alınırken, çalışma alanındaki diğer işçilerin durumu ve güvenlik tedbirleri yeniden değerlendirilmeye başlandı. Hayatını kaybeden işçilerin ailelerine başsağlığı dileyen yetkililer, arama çalışmalarının tüm alanlar taranana kadar süreceğini belirtti.

Yaşanan bu acı olay, sanayi ve inşaat alanlarında çalışan personelin şiddetli hava değişimlerine karşı korunması noktasındaki zorlukları bir kez daha ortaya koydu. Bölgede hava durumu takip sistemlerinin güncellenmesi ve ekstrem hava olaylarına karşı acil durum tahliye planlarının daha sıkı uygulanması konusu tartışılmaya başlandı. Yetkililer, benzer durumların yaşanmaması adına meteorolojik verilerin saha yönetimiyle daha koordineli paylaşılacağını ifade ediyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Meteorolojik uyarıların hemen ardından yaşanan bu trajik olay, şantiye gibi dış mekân çalışma sahalarında ekstrem hava olaylarına karşı alınan önlemlerin yetersiz kaldığını kanıtlıyor. Sadece 2 konteyneri hedef alan bu kadar odaklı bir yıkımın, inşaat alanındaki çalışma düzenini tamamen durdurmuş olması, iş güvenliği protokollerinin yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor. Şehir genelinde başka bir hortum ihbarı olmaması, şantiye alanının konumu ve yapısının rüzgârın şiddetini artıran bir etki oluşturmuş olabileceğine dair şüpheleri artırıyor. Eğer bölgedeki erken uyarı sistemleri, sahadaki personelin daha güvenli noktalara tahliyesini sağlayacak bir hıza sahip olsaydı, sonuçlar daha farklı olabilirdi.

AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Gündem
    Antalya Kepez'de çıkan hortum şantiyedeki iki konteyneri parçaladı

    Antalya'nın Kepez ilçesinde gece saatlerinde etkili olan şiddetli hortum, bir şantiye alanındaki yaşam konteynerlerini yerinden sökerek parçaladı. Felaket sonucunda 5 işçi hayatını kaybederken, 1 işçi yaralı olarak kurtarıldı. Bölgeye sevk edilen kurtarma ekiplerinin arama ve enkaz kaldırma çalışmaları devam ediyor.

    • Gece saat 23.00'te meydana gelen hortumda 5 işçi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı.
    • Fevzi Çakmak Mahallesi'ndeki bir site inşaatında iki konteyner tamamen parçalandı.
    • Vali Hulusi Şahin, hortumun sadece belli bir bölgeyi etkilediğini ve incelemelerin sürdüğünü belirtti.

    Antalya'nın Kepez ilçesinde meydana gelen beklenmedik hava olayı, Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisindeki bir site inşaatında büyük bir yıkıma yol açtı. Gece saat 23.00 sularında aniden ortaya çıkan hortum, şantiye alanında kurulu olan ve işçilerin konaklaması için kullanılan iki adet konteyneri yerinden sökerek parçaladı. Şiddetli rüzgarın etkisiyle konteynerlerin içerisinde bulunan toplam 6 işçi savrulurken, bölge bir anda savaş alanına döndü.

    Olayın bildirilmesiyle birlikte bölgeye çok sayıda sağlık ve kurtarma ekibi yönlendirildi. Yapılan ilk tespitlerde iki işçinin olay yerinde yaşamını yitirdiği belirlenirken, hastaneye kaldırılan diğer 3 işçinin de tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı açıklandı. Yaralı kurtulan tek işçinin ise hastanedeki tedavisinin sürdüğü ve sağlık durumunun iyi olduğu bilgisi paylaşıldı.

    Antalya Valisi Hulusi Şahin, yaşanan trajik olay sonrası bölgeye intikal ederek incelemelerde bulundu. Şahin, yaptığı açıklamada hortumun oldukça yerel bir alanda etkili olduğunu ve şehrin diğer bölgelerinden herhangi bir ihbar alınmadığını vurguladı. Söz konusu alanın çevresindeki diğer konteynerlerin aynı şiddetteki rüzgardan etkilenmemesi, felaketin oldukça dar bir koridorda yaşandığını gösteriyor.

    Şantiye sahasındaki yıkımın boyutlarını aktaran Vali Şahin, hortumun sadece konteynerleri değil, alandaki bir vinci de devirdiğini belirtti. Ancak vinç devrilmesinin can kayıplarıyla doğrudan bir bağlantısının bulunmadığı ve vincin altında kalan kimse olmadığı tespit edildi. Ekipler, enkaz alanında başka bir mağduriyet yaşanıp yaşanmadığını belirlemek için detaylı tarama faaliyetlerine devam ediyor.

    Olayın ardından hayatını kaybeden işçilerin kimlik tespit süreci titizlikle yürütülüyor. Bölgedeki çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte inşaat alanındaki hasar tespiti de kesinleşmiş olacak.

    Şantiyede görev yapan diğer çalışanlar için de destek süreci başlatılmış durumda. Yetkililer, bölgedeki hava koşullarının yarattığı risklerin minimize edilmesi için gerekli önlemlerin gözden geçirileceğini ifade ediyor. Kurtarma ekiplerinin arama çalışmaları, enkazın tamamen kaldırılmasına kadar devam edecek.

    AI YORUMU

    Meteorolojik tahminlerin öngöremediği bu denli yerel ve şiddetli hava olayları, şantiye gibi geçici konaklama alanlarının güvenlik standartlarını sorgulatıyor. Konteynerlerin yerinden sökülecek kadar savunmasız kalması, inşaat alanlarında kullanılan barınma birimlerinin sabitleme prosedürlerinin mevcut riskler karşısında yetersiz kaldığını gösteriyor. Özellikle 5 can kaybı gibi ağır bir bilançonun ortaya çıkması, denetimlerin yalnızca yapı güvenliğiyle sınırlı kalmayıp şantiye sahasındaki tüm yaşam alanlarını kapsayacak şekilde genişletilmesini zorunlu kılıyor.

    Haberin tam sayfası →

    Gündem
    Antalya Kepez'deki hücre hortumu 5 işçinin hayatını aldı

    Antalya'nın Kepez ilçesindeki Fevziçakmak Mahallesi'nde şantiyeye isabet eden yoğun rüzgar 5 işçinin ölümüne yol açtı. Valilik, konteynerlerin yıkıldığını ve vincin devrildiğini açıkladı. Arama kurtarma ekipleri, enkaz altında kalan işçileri tespit etmeye çalışıyor.

    • 5 işçi, şantiyedeki konteynerlerin yıkılması sonucu hayatını kaybetti.
    • Hortum, inşaat alanında kullanılan bir vincin devrilmesine neden oldu.
    • Vali Şahin, olayın yalnızca o noktada etkili olduğunu belirtti.

    Antalya'nın merkezi ilçesi Kepez'de öğle saatlerinde etkili olan şiddetli rüzgar ve fırtına, Fevziçakmak Mahallesi'ndeki bir inşaat şantiyesini tahrip etti. Şantiye alanında bulunan konteynerler, ani gelişen hücre hortumunun etkisiyle yerle bir oldu. Bu yıkıcı etki sonucunda, konteynerlerin altında kalan 5 işçi talihsiz şekilde hayatını kaybetti.

    Antalya Valisi Hulusi Şahin, olay yerine giderek incelemelerde bulundu ve acı haberi verdi. Şahin, meteoroloji bölge müdürlüğünün gün içinde yapılan koordinasyon toplantısında ekstrem hava olaylarına karşı uyardığını hatırlattı. Vali, hortumun şehir genelinde değil, yalnızca şantiye çevresinde etkili olan 'hücre hortumu' olarak sınıflandığını ve bu durumun tehlikenin ne kadar odaklı olduğunu gösterdiğini aktardı.

    Doğal afet, can kayıplarının yanı sıra ağır maddi hasara da yol açtı. Şantiyedeki bütün site inşaat alanı hortumun etkisiyle kullanılamaz hale geldi. Vali Şahin, ayrıca inşaat alanında bulunan bir vincin de aynı fırtına nedeniyle devrildiğini doğruladı. Ancak vincin devrilmesiyle konteynerlerin yıkılması arasında doğrudan bir bağlantı bulunmadığı ve vincin altında can kaybı yaşanmadığı belirtildi.

    Olayın ardından bölgeye çok sayıda kurtarma ve sağlık ekibi sevk edildi. Ekipler, hasar gören alanlarda enkaz altında başka işçi bulunma ihtimaline karşı arama çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. Kimlik tespit çalışmaları da ölen işçilerin ailelerine haber vermek amacıyla hızla ilerliyor. Valilik, ailelere başsağlığı dileyerek yetkililere destek çağrısında bulundu.

    Bu tür lokal hava olaylarının inşaat sektöründe yarattığı risk, çalışma güvenliği önlemlerini gündeme getirdi. Meteoroloji verileri, bu bölgede ani basınç düşüşlerinin olabileceğine işaret etse de, inşaat sahalarının bu tür mikro iklim değişikliklerine karşı ne denli hazır olduğu sorusu tartışma konusu oldu. Olay, Türkiye'nin en büyük turizm ve ticaret merkezlerinden birinde, ani bir doğa olayının ne kadar hızlı ve yıkıcı olabileceğini gözler önüne serdi.

    AI YORUMU

    Şantiye alanlarının lokal fırtinalara karşı standart güvenlik protokollerinin yetersizliği, 5 can kaybıyla somut bir bedel ödetiyor. Valiliğin 'hücre hortumu' tanımı, olayın geniş çaplı bir afet değil, odaklanmış ve öngörülmesi gereken bir mikro risk olduğunu gösteriyor. Bu durum, inşaat işçilerinin çalışma saatleri ve güvenli alan planlamasının hava koşullarına göre dinamik olarak güncellenmesi gerektiğini kanıtlıyor. Eğer bu tür lokal uyarılar, sahada anında iş durdurma emrine dönüşseydi, can kaybı önlenmiş olabilirdi.

    Haberin tam sayfası →

    Gündem
    Antalya'daki art arda sarsıntılar Ölü Deniz Fayı ile bağdaştırılamıyor

    Antalya'da kaydedilen küçük ölçekli depremlerin Ölü Deniz Fay Hattı ile ilişkili olduğuna dair bilimsel bir bulgu bulunmuyor. Bölgedeki sarsıntılar Fethiye-Burdur Fay Zonu ve Helenik-Kıbrıs Yayı gibi yerel yapılarla açıklanıyor.

    • Döşemealtı, Kepez ve Aksu merkezli sarsıntılar 21-22 Ekim 2026 tarihlerinde kaydedildi.
    • Görseldeki sekiz kaydın aynı 24 saatlik dilime ait olduğu doğrulanamıyor.
    • Antalya için Fethiye-Burdur Fay Zonu ve Helenik-Kıbrıs Yayı öncelikli risk kaynakları arasında.

    Antalya'nın Döşemealtı ilçesi ve civarında 21 ile 22 Ekim 2026 tarihlerinde küçük ölçekli sarsıntılar art arda kaydedildi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından paylaşılan son deprem verilerinde Döşemealtı'nın yanı sıra Kepez ve Aksu bölgelerinin de yer aldığı görüldü. Fakat sosyal medyada yayılan bir görseldeki sekiz kaydın tamamının son 24 saatlik dilimi kapsadığı iddiası resmi verilerle uyuşmuyor.

    Resmi kayıtlara göre 21 Ekim akşam saatlerinde Döşemealtı'nda 2,3 büyüklüğünde bir hareketlilik yaşandı. Takip eden günün ilk saatlerinde yine aynı ilçede 1,6 büyüklüğünde bir başka sarsıntı daha ölçüldü. Sabah saatlerine doğru ise Kepez merkezli 2,7 ve 1,5 büyüklüklerinde iki küçük deprem daha listeye eklendi. Ayrıca 21 Ekim akşamüstü Aksu merkezli 2,8 büyüklüğünde bir kayıt daha sisteme yansıdı.

    İncelenen sosyal medya görselinde Yağca, Kömürcüler ve Bıyıklı yerleşim yerlerine ait sekiz ayrı sarsıntı sıralandı. Bu kayıtlarda büyüklüklerin 1,3 ile 3,0 arasında değiştiği, derinliklerin ise 2,9 ile 12,2 kilometre seviyelerinde ölçüldüğü belirtildi. Ancak görselde gün, ay ve yıl bilgilerinin yer almaması verilerin tek bir gün içinde gerçekleştiğini bağımsız olarak kanıtlamayı imkansız kılıyor.

    Uzmanlar ve inceleme raporları, bu hareketliliği doğrudan Ölü Deniz Fay Hattı'na bağlayan herhangi bir bilimsel değerlendirme içermiyor. Ölü Deniz Fay Zonu, Arabistan ile Afrika levhaları arasındaki sınırın kilit parçalarından biri konumunda bulunuyor. Bu sistemin Türkiye uzantısı ise daha çok Hatay, Amik ve İskenderun Körfezi çevresindeki tektonik hatlarla etkileşim gösteriyor.

    Coğrafi ve tektonik yapılar göz önüne alındığında, Antalya'daki bu küçük sarsıntıların doğrudan Ölü Deniz sistemiyle ilişkilendirilmesi mümkün görülmüyor. Afet Risk Azaltma Planı verilerine göre şehir için asıl tehlike kaynakları arasında Fethiye-Burdur Fay Zonu ve Helenik-Kıbrıs Yayı öne çıkıyor. Bölge halkı ve yetkililer için yerel fay hatlarının izlenmesi risk yönetimi açısından öncelikli başlıklar arasında yer alıyor.

    AI YORUMU

    Sosyal medyada paylaşılan teyitsiz görsellerin yerel sarsıntılar üzerinden panik yaratma potansiyeli yüksek bir bilgi kirliliği oluşturduğu açıkça görülüyor. Sekiz farklı kaydın tarihsiz bir şekilde tek bir güne aitmiş gibi sunulması, resmi kurumların verileriyle karşılaştırıldığında gerçeği yansıtmıyor. Bilimsel temeli olmayan iddialar yerine resmi raporların baz alınması gerekiyor. Vatandaşların yanıltıcı harita paylaşımlarına karşı resmi açıklamaları takip etmesi önem arz ediyor.

    Haberin tam sayfası →

    Gündem
    Zabıta memuru çöpte bulduğu 1915 tarihli askeri sedyeyi müzeye bağışladı

    Antalya'da görev yapan bir zabıta memuru, çöp konteynerinin yanında bulduğu 1915 damgalı askeri sedyeyi yetkililere teslim etti. Yaklaşık üç buçuk aylık inceleme sürecinde orijinal olduğu kanıtlanan eser, Çanakkale'deki savaş müzesinde sergilenmeye başlandı.

    • Antalya'da çöpte bulunan 1915 damgalı askeri sedye Çanakkale'ye bağışlandı.
    • Tarihi objenin orijinal olduğu 3,5 aylık detaylı inceleme sonucunda tescillendi.
    • Eserin üzerinde Birinci Dünya Savaşı döneminden kalma kan izleri olabileceği belirtiliyor.

    Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde görev yapan zabıta memuru İbrahim Uysal, rutin bir günde evinin yakınındaki çöp konteynerlerinin civarında dolaşırken komşusunun dikkati sayesinde eski bir askeri malzemeyle karşılaştı. Katlanmış durumdaki ahşap kollarının yıprandığı ve kumaşının parçalandığı görülen sedyenin ahşap bölümlerinde 1915 tarihli damgalar yer alıyordu. Tarihi bir değer taşıyabileceğini fark eden Uysal, durumu hemen Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığına aktararak inceleme talep etti.

    Esere ait görsel ve video kayıtlarını yetkililere ulaştıran zabıta memurunun başvurusunun ardından uzmanlar tarafından resmi inceleme süreci başlatıldı. İlk değerlendirmeler, bulgunun Birinci Dünya Savaşı yıllarında cephede kullanılan askeri sedyelerle büyük benzerlik gösterdiğini ortaya koydu. Bunun üzerine Antalya'dan Çanakkale'ye nakledilen obje, yaklaşık 3,5 ay süren titiz bir araştırma ve doğrulama aşamasından geçirildi.

    Yapılan detaylı incelemelerin ardından orijinal olduğu tescillenen askeri sedye, Çanakkale Savaş Müzesi envanterine kaydedilerek sergi alanındaki yerini aldı. Dünyadaki benzer örneklerinin sadece İngiltere'de ve Türkiye'de bulunduğunu belirten yetkililer, sedyenin üzerinde hala şehit kanı olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Sedyenin kumaşındaki lekelerin kökenine yönelik bilimsel araştırmaların önümüzdeki dönemde derinleştirilmesi bekleniyor.

    Eseri maddi kazanç sağlama amacıyla açık artırmalara veya müzayedelere sunması yönünde teklifler aldığını belirten İbrahim Uysal, bu teklifleri reddederek doğru kararı verdiğini ifade etti. Yediden düvele karşı verilmiş bağımsızlık mücadelesinin anısını yaşatan bu tür objelerin sadece savaş müzelerine ait olması gerektiğini savunan Uysal, gelecek nesillere tarihi mirası aktarmaktan onur duyduğunu dile getirdi. Eseri yerinde görmek üzere 18 Mart tarihinde Çanakkale'yi ziyaret edeceğini açıklayan Uysal adına, müzede özel bir pirinç levha yer alacağı bilgisi paylaşıldı.

    AI YORUMU

    Birinci Dünya Savaşı yıllarından kalma nadide bir askeri malzemenin hurdalık veya çöp kenarından kurtarılarak müze envanterine kazandırılması, kültürel miras bilincinin bireysel duyarlılıkla nasıl korunduğunu gösteriyor. Satış tekliflerini geri çevirerek eseri Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığına teslim eden zabıta memuru İbrahim Uysal, tarihi objelerin ticari meta olmadığını somut bir şekilde ortaya koydu. İngiltere'deki benzeriyle birlikte dünyada nadir bulunan bu tür sedyelerin koruma altında olması, gelecek nesillerin tarihi yerinde öğrenmesi açısından büyük önem taşıyor.

    Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler