Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Dünya
ABD baskani Trump'a kamuoyu destegi yuzde 31 ile en dip seviyede
•2 dk okuma
Paylaş
HDünya
iFotoğraf: The White House · Kamu malı · Wikimedia Commons
Özet
ABD baskani Donald Trump'in kamuoyu destek orani siyasi kariyerinin en dusuk seviyesi olan yuzde 31'e geriledi. Yapilan son anketler, secimler oncesinde Cumhuriyetci Parti'nin ciddi bir baski altinda oldugunu gosteriyor.
Öne çıkanlar
Trump'in destek orani yuzde 31'e gerileyerek siyasi kariyerinin en dusuk seviyesini gordu.
Reuters/Ipsos anketine gore Demokratlar, Cumhuriyetcilerin 12 puan onunde yer aliyor.
ABD ve İsrail'in Iran'a yonelik savasi, artan yakit fiyatlari uzerinden baskiyi artiriyor.
Haberin Detayı
Amerika Birlesik Devletleri baskanlik gorevini yuruten Donald Trump, halk nezdindeki destek oraninda sert bir dususle karsilasarak yuzde 31 seviyesine geriledi. Son donemde yapilan arastirmalar, yonetimin siyasi kariyeri boyunca gordugu en dusuk onay oranina ulastigini net bir sekilde ortaya koyuyor. Bu durum, 3 Kasim tarihinde gerceklestirilecek olan ara secimler oncesinde iktidar kanadindaki hareket alanini oldukca daraltiyor.
Fotoğraf: Daniel Torok · Kamu malı · Wikimedia Commons · Wikimedia Commons
Kamuoyu arastirma sirketi Reuters ve Ipsos ortakligiyla yurutulen yeni calisma, olasi bir sandik yarisinda Demokratlarin rakiplerinin 12 puan onune gectigini isaret ediyor. Yaklasan secimler Temsilciler Meclisi ile Senato icerisindeki cogunluk dengesini dogrudan belirleyecegi icin mevcut tablo buyuk bir siyasi mucadeleye sahne oluyor. Yonetime yonelik olumsuz kanaatlerin son aylarda istikrarkli bir bicimde yukseldigi de raporda yer aliyor.
Destek oranlarindaki bu hizli erimenin arkasinda Dis politika ve ekonomi eksenli gelismelerin bulundugu ifade ediliyor. Ozellikle 28 Subat tarihinde baslayan ABD ve İsrail'in Iran'a karsi yurutttuugu askeri operasyonlar, enerji piyasalarini dogrudan sarsti. Savas ortamindan kaynaklanan yuksek petrol ve dizel maliyetleri, ulke genelindeki diger ekonomik kalemlere de hizla yansidi.
Artan akaryakit fiyatlari, Trump yonetiminin cozulmesini bekledigi sorunlar listesinin basinda yer aliyor. Secmenlerin ekonomik kosullardaki bu kotulesmeyi dogrudan baskanlik politikalariyla iliskilendirdigi goruluyor. Yapilan son anketlerde isim belirtilmeksizin tercih sorulan secmen profilinde de Demokratlarin bariz ustunlugu, siyasi dengelerin hizla degistigini gozler onune seriyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Liderlerin oy oranlarindaki hizli erimeler, dis politika hamlelerinin ic siyasetteki maliyetini dogrudan gozler onune seren en net ornektir. Enerji maliyetlerindeki artis ve catisma ortamlarinin dogrudan vatandasin cuzdanina yansimasi, secmen tercihlerini kisa surede degistirebiliyor. Yaklasan ara secimler oncesinde 12 puanlik fark, muhalefet partileri icin guclu bir firsat penceresi acarken iktidar kanadi icin ciddi bir politika degisikligi zorunlulugu doguruyor. Mevcut ekonomik baskilar hafiflemedigi takdirde Kongre'deki cogunluk dengelerinin tamamen tersine donmesi kacilmaz gorunuyor.
Kaynak:
خبرگزاری مهر
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Kasım ayındaki ara seçimlerde 100 milyondan fazla seçmenin oy kullanması beklenirken, Temsilciler Meclisi ve Senato kontrolü için kıyasıya bir yarış yaşanıyor. Başkan Donald Trump'ın politikalarının geleceğini belirleyecek olan bu süreçte, erken oylama işlemleri şimdiden hız kazandı.
Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisi'nde 218, Senato'da ise 53 sandalyeyle çoğunluğu elinde tutuyor.
Demokrat Parti'nin her iki mecliste de kontrolü ele geçirmek için dörder sandalye kazanması gerekiyor.
Eylül ayındaki anketlerde Başkan Trump'ın onay oranı yüzde 32 seviyesine gerilemiş durumda.
Dört yıllık başkanlık döneminin tam ortasında gerçekleştirilen ara seçimler, doğrudan başkanlık yarışını içermese de yönetimlerin kaderini tayin eden kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Üç Kasım tarihinde yapılacak olan genel oy verme süreci öncesinde erken oylama uygulaması haftalar öncesinden hayata geçirildi. Katılım oranının bir önceki döneme benzer seyretmesi durumunda, yüz milyondan fazla vatandaşın sandık başına gitmesi öngörülüyor. Buna karşılık, ara seçimlerin genel katılım düzeyi, 155 milyondan fazla oyun kullanıldığı 2024 başkanlık yarışının gerisinde kalıyor.
Kongre'nin her iki kanadında da üstünlüğü ele geçirmek isteyen Demokratlar ile mevcut çoğunluğu korumaya çalışan Cumhuriyetçiler arasındaki rekabet siyasi dengeleri zorluyor. Halihazırda Cumhuriyetçi Parti Temsilciler Meclisi'nde 218 sandalyeyle çoğunluğa sahipken, Demokratların 214 sandalyesi bulunuyor ve meclis kontrolü için dört ek sandalye aranıyor. Senato kanadında ise Cumhuriyetçilerin 53, Demokratların ise 47 sandalyesi mevcut olup; Maine, Ohio, Kuzey Carolina, Iowa ve Georgia eyaletlerindeki yaklaşık on çekişmeli yarış nihai dengeyi belirleyecek temel alanlar olarak dikkat çekiyor.
Başkan Donald Trump ve arkasındaki parti için bu tablo, ikinci dönemin geri kalanında atılacak adımların önünde engeller oluşabileceğine işaret ediyor. Reuters ile Ipsos ortaklığında eylül ayında yayımlanan anket sonuçlarına göre, Trump'ın onay oranı yüzde 32 gibi düşük bir seviyede ölçüldü. Artan tüketici fiyatları gibi ekonomik gündem maddeleri ile Latin kökenli seçmenlerin tercihlerindeki olası kaymalar, sandık sonuçlarını doğrudan etkileyebilecek dinamikler arasında yer alıyor.
Tarihsel süreçler incelendiğinde ara seçimlerin iktidardaki partiler üzerinde ne denli sarsıcı etkiler bırakabildiği net bir şekilde görülüyor. Nitekim 2010 yılında Demokrat Başkan Barack Obama döneminde zayıf ekonomik büyüme gerekçesiyle Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisi'nde 63 sandalye kazanarak büyük bir sıçrama yapmıştı. Benzer bir tepki 2018 yılında Trump'ın ilk başkanlık döneminde yaşanmış ve Demokratlar mecliste 40 sandalye elde etmişti. Bu yıl da benzer bir güç değişiminin yaşanıp yaşanmayacağı, sandıktan çıkacak nihai sandalye dağılımına bağlı olacak.
AI YORUMU
Başkanlık döneminin orta noktasında yapılan bu oylamalar, iktidar partisinin yasamadaki gücünü koruması ya da kaybetmesi açısından belirleyici bir referanduma dönüşüyor. Yüzde 32 seviyesindeki düşük onay oranı ve ekonomik endişeler birleştiğinde, Cumhuriyetçi Parti'nin Kongre'deki üstünlüğünü sürdürmesi oldukça zor bir senaryo olarak öne çıkıyor. Olası bir meclis değişimi, sonraki dönemde çıkarılacak yasaları tamamen kilitleyebilir.
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, İsrail'de yapılacak başbakanlık seçimlerinde Binyamin Netanyahu'yu desteklediğini duyurdu. Seçim sürecine müdahil olan Trump, yanlış bir liderin seçilmesi durumunda Amerika'nın sürece tek başına müdahale etmek zorunda kalabileceğini belirtti.
Donald Trump, İsrail Başbakanlığı için Netanyahu'ya tam destek verdiğini açıkladı.
ABD Başkanı, Tahran yönetiminin askeri ve finansal olarak yok edildiğini savundu.
Netanyahu, sosyal medya üzerinden Trump'a işbirliği ve desteği için teşekkür etti.
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, İsrail'de yaklaşan başbakanlık seçimleri öncesinde mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu'ya açık desteğini ilan etti. İsrail kamuoyuna yönelik bir mesaj paylaşan Trump, İran ile yaşanan bölgesel gerilimlere ve izlenen politikalara dair çeşitli değerlendirmelerde bulundu. Açıklamasında Netanyahu'nun rolüne özellikle vurgu yaparak mevcut başbakanın mücadeledeki konumuna dikkat çekti.
Binyamin Netanyahu'nun yarım asırdan uzun süredir devam eden sloganlara ve politikalara karşı mücadelede önemli bir ortak olduğunu savunan Trump, Tahran yönetiminin durumunu ele aldı. İran'ın askeri ve finansal sistemlerinin hedef alındığını öne süren ABD Başkanı, bu tutumun değişmemesi durumunda operasyonların kısa sürede tamamlanacağını ifade etti. Tahran'a yönelik sert ifadeler kullanarak sürecin sonuna yaklaşıldığının sinyalini verdi.
İsrail'deki seçim atmosferine doğrudan müdahil olan Trump, seçmenlere yönelik uyarılarda bulunarak tercihlerin sonuçlarına değindi. Ülkenin yanlış bir ismi seçmesi halinde Amerika'nın sorumluluğu tek başına üstlenmek zorunda kalacağını ve kendisinin buna istekli olmadığını dile getirdi. Yaklaşan yarışta Netanyahu'nun arkasında durduğunu yineleyerek mevcut başbakanın seçmenleri yarı yolda bırakmayacağına olan inancını paylaştı.
Netanyahu ise Amerika merkezli sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımla bu desteğe karşılık verdi. ABD Başkanı'na ortak çalışmalarından ve gösterdiği yardımdan ötürü teşekkür eden İsrail Başbakanı, görevi birlikte tamamlayacaklarını belirtti. İki lider arasındaki bu diyalog, seçim öncesi siyasi dengeleri etkileyebilecek bir gelişme olarak kayda geçti.
AI YORUMU
Liderler arasındaki bu açık diplomatik hizalanma, seçim dönemindeki iç siyasi dengeleri doğrudan etkileyen bir unsur olarak öne çıkıyor. Dışarıdan gelen bu güçlü müdahale, seçmen tercihlerini şekillendirirken bölgesel güvenlik politikalarının da merkezine oturuyor. İsrail halkı sandık başına giderken, dış politikadaki ittifakların oy verme eğilimlerini ne yönde değiştireceği yakından izlenecektir. Seçim sonucunun beklendiği gibi çıkmaması durumunda Washington yönetiminin atacağı adımlar, iki ülke arasındaki işbirliğinin seyrini belirleyecektir.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik operasyonların planlanandan daha uzun sürebileceğini duyurdu. Kentucky eyaletindeki konuşmasında, Tahran yönetiminin nükleer kapasitesini tamamen ortadan kaldırdıklarını savundu.
Trump, İran'daki operasyonların bir süre daha uzayabileceğini açıkladı.
Nükleer kapasitenin ortadan kaldırıldığını ve silahların etkisiz hale getirildiğini öne sürdü.
Operasyonlar bittiğinde akaryakıt fiyatlarının eskisinden düşük olacağını iddia etti.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik askeri operasyonların seyrine dair yeni açıklamalarda bulundu. 3 Kasım tarihinde gerçekleştirilecek ara seçimler öncesinde Kentucky eyaletinde destekçileriyle bir araya gelen Trump, bölgedeki varlıklarını sürdürebileceklerini belirtti. Askeri hamlelerin beklenenden biraz daha uzun sürebileceğini ifade ederek operasyonların kararlılıkla devam ettiğini vurguladı.
Tahran'ın nükleer silahlara ulaşma kapasitesini tamamen ortadan kaldırdıklarını savunan Trump, ülkenin yeniden silahlanma ihtimalini de engellediklerini öne sürdü. Sürecin daha önce planlandığı gibi hızlı bir şekilde ilerlediğini ancak güvenlik tedbirleri kapsamında sahada kalmaya devam edebileceklerini dile getirdi. Silahların etkisiz hale getirilmesi gerektiğinin altını çizen lider, bu adımların küresel güvenlik açısından gerekli olduğunu kaydetti.
Konuşmasında iç politika ve ekonomi başlıklarına da değinen Trump, Amerika Birleşik Devletleri genelinde artış gösteren akaryakıt fiyatlarını ele aldı. İran operasyonları tamamen sona erdiğinde benzin fiyatlarının kriz öncesindeki seviyelerin bile altına gerileyeceğini iddia etti. Bu düşüşün hanehalkı bütçelerine olumlu yansıyacağını belirtti.
Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaşa da parantez açan Trump, eski Başkan Joe Biden'ı askeri yardımlar üzerinden hedef aldı. Kendi başkanlık döneminde orduyu güçlendirdiğini söylerken, Biden yönetimini kritik askeri donanımları Ukrayna'ya devretmekle suçladı. Bu devasa yardımların mali yükünün Avrupa Birliği tarafından karşılanması gerektiğini savundu.
AI YORUMU
Siyasi liderlerin dış politika hamlelerini iç ekonomik göstergelere bağlaması, seçmen tabanında doğrudan karşılık bulan stratejik bir iletişim yöntemidir. Özellikle 3 Kasım tarihli ara seçimler yaklaşırken benzin fiyatlarındaki olası düşüş vaadi, seçmenin sandık tercihi üzerinde belirleyici bir baskı unsuru oluşturuyor. Operasyon süresinin uzayabileceği yönündeki sinyal, bölgedeki jeopolitik gerilimin sadece askeri değil aynı zamanda maliyetli bir uzun vadeli rekabete evrileceğini gösteriyor.
Güney Kıbrıs Meclisindeki stratejik ilişkiler oturumu, ilgili bakanlıkların salona gelmemesi neticesinde gerçekleştirilemedi. Dışişleri Komitesi yaşanan durum üzerine resmi yazışma başlatma kararı aldı.
Dışişleri ve Savunma bakanlıkları toplantıya katılmadı.
Komite başkanı Yorgos Karullas duruma sert tepki gösterdi.
Dışişleri Bakanlığı daha önceki iki Schengen toplantısına da gitmemişti.
Güney Kıbrıs Meclisinde Birleşik Devletler ile stratejik ilişkilerin ele alınması planlanan oturum, bakanlıkların boykotu nedeniyle askıya alındı. Planlanan gündemde iki ülke arasındaki iş birliği başlıkları detaylı olarak tartışılacaktı. Ancak Dışişleri ile Savunma bakanlıklarının temsilcileri salonda yer almayınc planlar altüst oldu.
Meclis Dışişleri Komitesi, ilgili kurumların bu tutumuna karşı resmi düzeyde açıklama talep etti. Komite Başkanı ve DİSİ milletvekili Yorgos Karullas, yaşanan aksaklığın ilk kez meydana gelmediğini vurguladı. Karullas, Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin geçmişteki Schengen oturumlarına da iştirak etmediğini hatırlattı.
Güney kesiminde yayımlanan basın organlarına göre komite üyeleri, bakanlığa resmi yazı gönderme hususunda hemfikir oldu. Tarafların ilerleyen günlerde yeni bir takvim üzerinde uzlaşması bekleniyor. Görüşmelerin ne zaman yapılacağı ise önümüzdeki günlerde netleşecek.
AI YORUMU
Bakanlıkların meclis denetiminden kaçınması, kurumsal işleyişteki kopuklukları açıkça gözler önüne seriyor. Bu durum, dış politika kararlarının şeffaflığı konusunda soru işaretleri yaratıyor ve parlamenter denetimi zayıflatıyor. Benzer süreçlerde yürütme erkinin temsilcilerinin katılmaması, diplomatik adımların zamanlamasını olumsuz etkileyebilir.