Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
Yunanistan Silahlı Kuvvetleri yeni planda 187 kışlayı kapatacak
•2 dk okuma
Paylaş
HGündem
iFotoğraf: Mostafameraji · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons
Özet
Yunanistan, 2026 ile 2035 yılları arasında hayata geçirilecek yeni askeri yapılanma çerçevesinde ülke genelindeki kışlaların bir kısmını tasfiye etmeye hazırlanıyor. Yapılacak birleştirmeler ve kapanmalar neticesinde savunma harcamalarında yıllık önemli bir düşüş öngörülüyor.
Öne çıkanlar
Toplam 831 kışladan 187'si 2026-2035 döneminde kapatılacak.
Düzenleme ile her yıl 100 milyon euro tasarruf hedefleniyor.
Savunma Bakanı Nikos Dendias planı Meclis komitesine aktardı.
Haberin Detayı
Yunanistan hükümeti, askeri alanda mali disiplin sağlamak amacıyla uzun vadeli yeni bir strateji hazırlığına girişti. Önümüzdeki dönemi kapsayan bu stratejik yapılanma, ülkenin savunma harcamalarını optimize etmeyi ve kaynakları daha verimli kullanmayı amaçlıyor. Hazırlanan taslak çerçevesinde, mevcut askeri tesislerin birçoğunun işlevselliği yeniden masaya yatırıldı.
Kathimerini gazetesinin aktardığı bilgilere göre, ülkenin savunma politikasını belirleyen yetkililer yeni bir döneme evrilen adımları netleştirdi. Savunma Bakanı Nikos Dendias, söz konusu projeyle ilgili detayları Meclis Milli Savunma ve Dış Politika Daimi Komitesine kapalı bir oturumda sundu. Komite üyelerinin bilgilendirildiği bu gizli toplantı, planın yasalaşma sürecindeki ilk resmi aşamalardan biri olarak kayda geçti.
Yeni düzenleme kapsamında ülke genelinde faaliyet gösteren askeri binaların sayısı ciddi oranda azaltılacak. Aktarılan verilere göre, halihazırda hizmet veren toplam 831 kışlanın 187 tanesinin kapısına kilit vurulacak. Bazı askeri birliklerin ise tek bir çatı altında birleştirilmesi ve böylece personel ile lojistik yönetiminin merkezileştirilmesi planlanıyor.
Planın hayata geçirilmesiyle birlikte devlet bütçesinde yıllık bazda 100 milyon euro tutarında bir tasarruf sağlanması hedefleniyor. Askeri yetkililer, bu ekonomik rahatlamanın ordu içerisindeki teknolojik modernizasyon projelerine aktarılabileceğini belirtiyor. Yapılacak bu kademeli kapanmaların ordunun operasyonel kabiliyetini nasıl etkileyeceği ise önümüzdeki yıllarda netleşecek.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Askeri tesislerin sayısındaki bu keskin azalma, bütçe dengesini sağlama odaklı katı bir mali politikanın devreye girdiğini gösteriyor. Yıllık 100 milyon euroluk hedeflenen tasarruf, ülkenin savunma bütçesindeki yükü hafifletmeyi amaçlasa da stratejik bölgelerdeki güvenlik açıklarını tartışmaya açabilir. Tasfiye sürecinden etkilenecek birliklerde görev yapan personel ve yerel esnaf, bu değişimin doğrudan muhatapları arasında yer alıyor. Eğer plan öngörülen takvimde uygulanırsa, diğer güney Avrupa ülkeleri için de benzer bir askeri küçülme modeli emsal teşkil edebilir.
Kaynak:
CNN Türk
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Avrupa genelinde çocukların dijital platformlarda korunması amacıyla yeni yaş sınırları ve kullanım kısıtlamaları gündeme geliyor. Almanya, Yunanistan ve Polonya gibi ülkeler sosyal medya erişimini denetleyen ulusal adımlar atıyor.
AB Çocuk Yasası teklifiyle 13 yaşından küçüklerin sosyal medya hesaplarına erişiminin engellenmesi öngörülüyor.
Almanya 13 yaş altı için geçici ulusal kuralları içeren strateji belgesini 14 Ekim tarihinde onayladı.
Yunanistan'da 15 yaşından küçüklerin sosyal medya kullanımına dair yasa tasarısı parlamentoda görüşülüyor.
Çocukların dijital dünyada karşılaştığı tehlikelerin artması, Avrupa ülkelerini harekete geçiren temel etkenlerin başında geliyor. Aşırı kullanımın bağımlılığa yol açması ve uygunsuz içeriklerin ruh sağlığını olumsuz etkilemesi, kapsamlı yasal düzenlemelerin hız kazanmasını sağlıyor. Bu doğrultuda Avrupa Birliği Komisyonu, 17 Eylül tarihinde kapsamlı bir yasa teklifini kamuoyuyla paylaştı.
Açıklanan yeni tasarı, on üç yaşından küçük çocukların sosyal ağlara erişimini tamamen yasaklamayı hedefliyor. On üç ile on beş yaş arasındaki gençlerin ise yalnızca ailelerinin gözetiminde ve kısıtlanmış özelliklerle hesap açabilmesine imkan tanınıyor. Ayrıca platformlardaki sonsuz kaydırma akışı, gece bildirimleri ve yapay zeka sohbet botlarının duygusal bağ kuracak şekilde çalışması gibi unsurlar engelleniyor.
Almanya hükümeti, Avrupa genelinde ortak bir mevzuat çıkana kadar on üç yaş altındaki çocukların ağları kullanmasını önleyecek geçici kuralları 14 Ekim tarihinde onayladı. Pedagojik açıdan uygun bulunan içerikler bu kısıtlamanın dışında tutulurken, benzer şekilde Yunanistan parlamentosu da on beş yaş altı için hazırlanan tasarısını görüşmeye başladı. Tasarının kabul edilmesi halinde 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Polonya tarafında ise Dijital İşler Bakanlığı on beş yaş sınırı üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Bakan Krzysztof Gawkowski, platform temsilcileriyle yaptığı 16 Ekim tarihli görüşmede gençlerin korunması yönündeki taleplerini iletti. Alınan bu kararların ve hazırlanan tasarıların, küresel ölçekte dijital denetim mekanizmalarının sertleşeceğine işaret ediyor.
AI YORUMU
Dijital çağda büyüyen nesillerin ruh sağlığını korumak adına atılan bu adımlar, platformların denetimsiz yapısına karşı zorunlu bir müdahaledir. Almanya'nın 14 Ekim tarihli hamlesi ve Yunanistan'ın 1 Ocak 2027 hedefi, Avrupalı düzenleyicilerin artık geri adım atmayacağını gösteriyor. Ebeveynlerin omuzundaki yükü hafifletmeyi amaçlayan bu kurallar, teknoloji şirketlerini köklü değişiklikler yapmaya zorlayabilir. Eğer yaş doğrulama sistemleri katı bir şekilde uygulanmazsa, getirilen kısıtlamaların kağıt üzerinde kalma riski bulunuyor.
Yunanistan sahil güvenlik ekiplerinin müdahale ettiği sırada bir sürat teknesine çarpması sonucu altı düzensiz göçmen hayatını kaybetti. Kazada yaralanan sekiz kişi ise tedavi edilmek üzere hastaneye sevk edildi.
Sahil güvenlik gemisinin çarptığı teknede biri bebek ve ikisi kadın altı göçmen yaşamını yitirdi.
Aynı gün Sisam Adası açıklarında da bir teknenin alabora olmasıyla altı kişi daha hayatını kaybetti.
Kazalarda yaralanan toplam sekiz kişi hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.
Yunanistan kıyılarında yaşanan iki ayrı deniz kazası göçmen rotalarındaki can kayıplarını yeniden gündeme taşıdı. Yerel basında yer alan bilgilere göre, sahil güvenlik ekiplerinin düzensiz göçmenleri taşıyan sürat teknesine müdahalesi sırasında çarpışma meydana geldi.
Meydana gelen çarpışmanın ardından sürat teknesi kontrolü kaybederek alabora oldu. Yaşanan faciada biri bebek ve ikisi kadın olmak üzere toplam altı düzensiz göçmen olay yerinde hayatını kaybetti, sekiz kişi ise yaralı olarak kurtarıldı.
Yaralanan sekiz göçmen hızla bölgedeki sağlık kuruluşlarına kaldırılarak tedavi altına alındı. Yetkililer kazayla ilgili incelemelerini sürdürürken, bölgedeki deniz trafiğinin ve güvenlik prosedürlerinin durumu tartışılmaya başlandı.
Öte yandan Sisam Adası açıklarında da benzer bir facia yaşandı ve düzensiz göçmenleri taşıyan başka bir gemi alabora oldu. Bu olayda da altı kişinin yaşamını yitirdiği, bölgede başlatılan arama kurtarma faaliyetlerinin aralıksız devam ettiği bildirildi.
AI YORUMU
Deniz sınırlarında yaşanan bu tür ölümcül müdahaleler, göç politikalarının ve güvenlik operasyonlarının sınır güvenliği ile insan yaşamı arasındaki hassas dengesini sorgulatıyor. Bir gün içerisinde iki ayrı olayda toplam on iki kişinin hayatını kaybetmesi, sahil güvenlik birimlerinin müdahale yöntemlerinin acilen gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Bu durum, özellikle Ege Denizi'ni geçmeye çalışan sığınmacılar için rotanın ne denli riskli olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Benzer operasyonların artması, can kayıplarının önüne geçmek için uluslararası denetim mekanizmalarının devreye sokulmasını zorunlu kılıyor.
Yunanistan'da sol muhalefet partileri, bazı bakan ve milletvekillerinin katıldığı iddia edilen gizli buluşma için hükümetten açıklama istedi. Görüşmede İsrail Müttefikleri Vakfı heyetiyle bir araya gelindiği ve mecliste yeni bir grup kurulmasının amaçlandığı öne sürüldü.
Sol muhalefet, bakan ve milletvekillerinin katıldığı iddia edilen gizli görüşmenin aydınlatılmasını talep etti.
Buluşmanın İsrail Müttefikleri Vakfı heyeti ve Atina Büyükelçisi Pninat Yanay'ın katılımıyla gerçekleştiği öne sürüldü.
Sağlık Bakanı Antonis Georgiadis toplantıya katıldığını doğrulayarak stratejik ilişkileri savundu.
Yunanistan siyasetinde hareketli saatler yaşanırken, sol muhalefet kanadı hükümet üyelerinin katıldığı öne sürülen gizli bir buluşmayı parlamentonun gündemine taşıdı. Eski Başbakan Antonis Samaras ile bazı bakan ve milletvekillerinin, İsrail Müttefikleri Vakfı heyetiyle bir araya geldiği iddiaları ülkede geniş yankı uyandırdı.
Reporters United tarafından ortaya atılan iddialara göre, söz konusu buluşmanın temel hedefi Yunanistan meclisinde İsrail yanlısı çizgide hareket edecek gizli bir yapı oluşturmaktı. Muhalefet partileri, bu durumun uluslararası hukuk kurallarına ve Birleşmiş Milletler kararlarına ters düştüğünü savundu. Özellikle Filistin topraklarındaki son durum ve yerleşim faaliyetleri bağlamında, toplantıya katılan siyasetçilerin isimlerinin tek tek kamuoyuna açıklanması istendi.
Yeni Sol Partisi ve Mera 25 Partisi taraflarından yapılan yazılı açıklamalarda, hükümetin dış politikadaki adımları sert bir şekilde eleştirildi. Siyasilerin Filistin politikasında ülkeyi taraf haline getirdiği vurgulanırken, İsrail devleti ile yürütülen ekonomik ve askeri iş birliği anlaşmalarının derhal iptal edilmesi gerektiği dile getirildi. Başbakan Kiryakos Miçotakis ve muhalefet lideri Nikos Andrulakis'in, partilerindeki isimlerin bu temastan haberdar olup olmadığına dair açıklama yapması talep edildi.
Tartışmaların odağındaki Sağlık Bakanı Antonis Georgiadis ise iddiaları doğrulayan bir tutum sergileyerek toplantıda yer aldığını açıkça belirtti. Georgiadis, iki ülke arasındaki stratejik bağların güçlendirilmesini desteklediğini ve parlamentoda bu ilişkileri pekiştirecek dostluk grupları kurulmasını savunduğunu ifade etti. Öte yandan Sağlık Bakanı, aynı toplantıda adı geçen PASOK milletvekili Paulos Hristidis'in iddiaları yadsıyan açıklamalarını ise eleştirdi.
AI YORUMU
Atina yönetimindeki bu gizli temas iddiası, dış politika kararlarının ne kadar şeffaf yürütüldüğü sorusunu akıllara getiriyor. Sağlık Bakanı Antonis Georgiadis'in katılımı açıkça doğrulaması, iktidar kanadının stratejik ortaklık vurgusunu sürdürdüğünü gösteriyor. Ancak muhalefetin talepleri karşılanmazsa, parlamentodaki bu diplomatik ayrışma iç siyasette yeni krizlerin fitilini ateşleyebilir.
Yunanistan'ın Rodop bölgesinde bulunan Kassitera köyü yakınlarındaki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle alevler yükseldi. İtfaiye ekipleri bölgeye sevk edilirken havadan ve karadan söndürme müdahalesi aralıksız sürdürülüyor.
Kassitera köyü yakınındaki ormanlık alanda öğle saatlerinde yangın çıktı
Bölgeye uzman iki yaya ekibinin yanı sıra toplam 30 itfaiyeci gönderildi
Söndürme çalışmalarına havadan 2 uçak ve 1 helikopter destek veriyor
Yunanistan'ın Rodop il sınırları içinde yer alan ormanlık arazide öğle saatlerinde başlayan yangın bölgede tedirginlik yarattı. Kassitera köyü civarında henüz sebebi tespit edilemeyen bir nedenle orman yangını çıktığına dair ihbarlar yapıldı. Haber alınmasının hemen ardından ilgili birimler alarma geçerek harekete geçti.
Yunanistan İtfaiye Teşkilatı tarafından yapılan resmi açıklamalara göre olay yerine çok sayıda personel ve ekipman aktarıldı. Orman yangınlarıyla mücadele konusunda uzmanlaşmış iki yaya ekibinin de yer aldığı toplam 30 itfaiyeci ile 7 söndürme aracı sahada görevlendirildi. Karadaki ekipler alevlerin yayılmasını önlemek amacıyla yoğun çaba harcıyor.
Söndürme çalışmalarının havadan yürütülen ayağında ise 2 uçak ve 1 helikopter aktif olarak görev alıyor. Aynı zamanda yerel yönetimlere ait çok sayıda su tankeri de bölgeye yönlendirilerek itfaiye ekiplerine destek sağlandı. Hava ve kara unsurlarının koordineli çalışmasıyla alevlerin kontrol altına alınması hedefleniyor.
Bölgedeki meteorolojik koşullar ve arazinin yapısı müdahale sürecini etkileyen unsurlar arasında yer alıyor. Yetkililer yangının yerleşim yerlerine sıçramaması için güvenlik önlemlerini artırırken söndürme ve soğutma çalışmalarının ne kadar süreceği henüz netlik kazanmadı. Ekiplerin arazideki mesaisi devam ediyor.
AI YORUMU
Ormanlık alanlarda öğle saatlerinde başlayan bu tür ani yangınlar erken müdahalenin ne denli kritik olduğunu bir kez daha gösteriyor. Açıklanan 30 itfaiyeci ve 3 hava aracı gibi somut kaynak verileri, ekiplerin hızla organize olduğunu ancak arazinin zorluk derecesine göre bu kapasitenin sınırlarını zorlayabileceğini işaret ediyor. Özellikle yerel yönetim tankerlerinin desteği kritik bir lojistik katkı sağlarken, rüzgarın yön değiştirmesi durumunda yerleşim yerleri için risk senaryoları gündeme gelebilir. Güçlü bir hava desteği sağlanamaması halinde alevlerin kontrolü saatlerce sürebilir.