PİYASA
Dünya

Yunan basını: Libya'nın Türkiye anlaşması Atina'yı hazırlıksız yakaladı

Yunan basını: Libya'nın Türkiye anlaşması Atina'yı hazırlıksız yakaladı Fotoğraf: Zeynel Cebeci · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Özet

Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile yapılan deniz yetki alanları mutabakatını onaylaması Atina'da endişeye yol açtı. Yunan gazeteleri, bu hamlenin bölgedeki diplomatik dengeleri sarstığını ve stratejik hesapları değiştirdiğini yazdı.

Öne çıkanlar

  • Bingazi merkezli Temsilciler Meclisi, 2019 tarihli mutabakatı onayladı.
  • Yunan basını, Atina yönetiminin bu diplomatik adıma hazırlıksız yakalandığını yazdı.
  • Saddam Hafter, anlaşmanın ekonomik çıkarları ve iş birliğini artıracağını belirtti.

Haberin Detayı

Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına dair mutabakatın, ülkenin doğusundaki Bingazi merkezli Temsilciler Meclisi tarafından kabul edilmesi Yunanistan'da geniş yankı uyandırdı. Atina yönetimi gelişmeye tepki gösterirken, ülkenin önde gelen basın organları Ankara'nın Doğu Akdeniz'deki stratejik konumunu pekiştirdiğini vurguladı.

Fotoğraf: Zeynel Cebeci · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Kathimerini gazetesi, 21 Ekim 2026 tarihli analizinde konuyu değerlendirirken, Türk diplomasisinin bölgesel hesapları altüst ettiğini öne sürdü. Haberde, Halife Hafter'e bağlı askeri ve siyasi çevrelerin Ankara ile yakınlaşmasının Yunan makamlarında endişeyle izlendiği, ayrıca Trablus ve Bingazi üzerinde etkili bir dayanağın kalmadığı savunuldu.

Saddam Hafter, mutabakatın ülkenin ekonomik çıkarlarını koruyacağını ve yatırımları genişleteceğini ifade ederken, gelecekteki cumhurbaşkanlığı hedefleri doğrultusunda Türkiye ile ilişkilerin önemsendiği kaydedildi.

Fotoğraf: Farid mernissi · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Yaşanan bu diplomatik gelişmelerin ardından Atina'da Girit çevresindeki kara sularının 12 deniz miline çıkarılması seçeneğinin yeniden masaya yatırılabileceği ifade ediliyor. Ancak Türkiye, Ege'deki olası genişleme adımlarına karşı çıkarken, Doğu Akdeniz'deki hakların hakkaniyet ilkesiyle belirlenmesi gerektiğini savunuyor.

Analizde ayrıca, mutabakatın onaylanmasının Mısır'ın bölgedeki nüfuzunu da zayıflattığı ileri sürüldü. Nisan 2026'da düzenlenen Flintlock '26 tatbikatında Trablus ve Bingazi güçlerinin ortak komuta altında yer alması, iki bölgenin askeri entegrasyon sürecinde atılan adımlardan biri olarak gösterildi.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Ankara'nın Libya'nın doğusuyla kurduğu diplomatik köprü, Doğu Akdeniz'deki tüm ezberleri bozuyor. Atina yönetimi, iki rakip gücün Türkiye'yle ortak bir paydada buluşmasını engelleyemezse, bölgedeki deniz yetki alanı tezleri tamamen boşa çıkabilir. Bu durum, Yunanistan'ın kara sularını genişletme gibi hamlelerini hızlandırmasına yol açabilir ancak hukuki ve siyasi riskleri de beraberinde getirir.

Kaynak: Cumhuriyet Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Dünya
    • Yeni Şafak
    Netanyahu: Türkiye ile doğrudan bir askeri çatışma istemiyorum
    Fotoğraf: Yeni Şafak

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Ankara ile doğrudan askeri çatışma yaşanmaması için çaba gösterdiğini açıkladı. Bölgesel dinamiklere değinen Netanyahu, tüm olasılıkları göz önünde bulundurduklarını ifade etti.

    • Netanyahu, Türkiye ile doğrudan bir çatışmadan kaçınmaya çalıştığını açıkladı.
    • İsrail lideri, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki gelişmeleri değerlendirdi.
    • Daha önce BM 81. Genel Kurulu'nda Türkiye'yi hedef alan açıklamalar yapılmıştı.

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bölgesel gelişmeler üzerine yaptığı değerlendirmelerde Türkiye ile olan ilişkiler ve olası senaryolar hakkında konuştu. Ankara ile doğrudan bir askeri çatışma senaryosunun önüne geçmek için çaba harcadığını dile getiren İsrail lideri, bu konudaki diplomatik ve stratejik niyetlerini aktardı.

    Yapılan açıklamada, herhangi bir ülkeyi özel olarak hedef almadıkları ancak masadaki tüm ihtimalleri titizlikle inceledikleri vurgulandı. Netanyahu, doğrudan temastan kaçınma arzusunu vurgularken, iki ülke arasındaki jeopolitik gerilimlerin bölgesel yansımalarına dikkat çekmeye çalıştı.

    İki ülke arasındaki diplomatik atışmalar daha önce Birleşmiş Milletler platformuna da taşınmıştı. Netanyahu, BM 81. Genel Kurulu'ndaki oturumda yaptığı konuşmada Türkiye'yi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştiren ifadeler kullanmış, Ankara'nın bölgesel politikalarını hedef alarak çeşitli suçlamalar yöneltmişti.

    Söz konusu konuşma sırasında salondaki birçok ülke temsilcisinin salonu terk etmesi dikkat çekerken, Netanyahu'nun açıklamaları uluslararası kamuoyunda geniş yankı bulmuştu. Kudüs üzerindeki iddialar ve antisemitizm suçlamaları o dönem iki başkent arasındaki diplomatik dili daha da sertleştirmişti.

    AI YORUMU

    Liderlerin kamuoyu önündeki gerilimi azaltma mesajları, sahadaki askeri riskleri bizzat ortadan kaldırmadığı sürece diplomatik bir manevradan öteye geçemez. BM kürsüsünden yöneltilen sert ithamların ardından gelen bu kaçınma beyanı, mevcut tansiyonun daha da tırmanmasını istemeyen bir stratejik duruşa işaret ediyor. Bölgesel aktörler ve Doğu Akdeniz'deki dengeler açısından bu tür söylemler, tarafların ani krizlerden kaçınma refleksini test ediyor. Doğrudan bir çatışmanın doğuracağı maliyetler hesaplandığında, liderlerin retorik düzeyde dahi olsa fren yapması olası senaryoların yönetilebilir kalmasını sağlıyor.

    Kaynak: Yeni Şafak Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • CNN Türk

    Yunanistan, 2026 ile 2035 yılları arasında hayata geçirilecek yeni askeri yapılanma çerçevesinde ülke genelindeki kışlaların bir kısmını tasfiye etmeye hazırlanıyor. Yapılacak birleştirmeler ve kapanmalar neticesinde savunma harcamalarında yıllık önemli bir düşüş öngörülüyor.

    • Toplam 831 kışladan 187'si 2026-2035 döneminde kapatılacak.
    • Düzenleme ile her yıl 100 milyon euro tasarruf hedefleniyor.
    • Savunma Bakanı Nikos Dendias planı Meclis komitesine aktardı.

    Yunanistan hükümeti, askeri alanda mali disiplin sağlamak amacıyla uzun vadeli yeni bir strateji hazırlığına girişti. Önümüzdeki dönemi kapsayan bu stratejik yapılanma, ülkenin savunma harcamalarını optimize etmeyi ve kaynakları daha verimli kullanmayı amaçlıyor. Hazırlanan taslak çerçevesinde, mevcut askeri tesislerin birçoğunun işlevselliği yeniden masaya yatırıldı.

    Kathimerini gazetesinin aktardığı bilgilere göre, ülkenin savunma politikasını belirleyen yetkililer yeni bir döneme evrilen adımları netleştirdi. Savunma Bakanı Nikos Dendias, söz konusu projeyle ilgili detayları Meclis Milli Savunma ve Dış Politika Daimi Komitesine kapalı bir oturumda sundu. Komite üyelerinin bilgilendirildiği bu gizli toplantı, planın yasalaşma sürecindeki ilk resmi aşamalardan biri olarak kayda geçti.

    Yeni düzenleme kapsamında ülke genelinde faaliyet gösteren askeri binaların sayısı ciddi oranda azaltılacak. Aktarılan verilere göre, halihazırda hizmet veren toplam 831 kışlanın 187 tanesinin kapısına kilit vurulacak. Bazı askeri birliklerin ise tek bir çatı altında birleştirilmesi ve böylece personel ile lojistik yönetiminin merkezileştirilmesi planlanıyor.

    Planın hayata geçirilmesiyle birlikte devlet bütçesinde yıllık bazda 100 milyon euro tutarında bir tasarruf sağlanması hedefleniyor. Askeri yetkililer, bu ekonomik rahatlamanın ordu içerisindeki teknolojik modernizasyon projelerine aktarılabileceğini belirtiyor. Yapılacak bu kademeli kapanmaların ordunun operasyonel kabiliyetini nasıl etkileyeceği ise önümüzdeki yıllarda netleşecek.

    AI YORUMU

    Askeri tesislerin sayısındaki bu keskin azalma, bütçe dengesini sağlama odaklı katı bir mali politikanın devreye girdiğini gösteriyor. Yıllık 100 milyon euroluk hedeflenen tasarruf, ülkenin savunma bütçesindeki yükü hafifletmeyi amaçlasa da stratejik bölgelerdeki güvenlik açıklarını tartışmaya açabilir. Tasfiye sürecinden etkilenecek birliklerde görev yapan personel ve yerel esnaf, bu değişimin doğrudan muhatapları arasında yer alıyor. Eğer plan öngörülen takvimde uygulanırsa, diğer güney Avrupa ülkeleri için de benzer bir askeri küçülme modeli emsal teşkil edebilir.

    Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Haber Global
    Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye ile deniz yetki mutabakatını onayladı
    Fotoğraf: Haber Global

    Libya Temsilciler Meclisi, Bingazi'deki oturumunda Türkiye ile 2019 yılında yapılan deniz yetki alanları mutabakatını oy birliğiyle kabul etti. Meclis ayrıca eski iptal kararını da kaldırdı.

    • 2019 tarihli deniz yetki alanları mutabakatı oy birliğiyle onaylandı
    • Meclis toplantısı Bingazi kentinde gerçekleştirildi
    • 2020 tarihli mutabakatın reddine yönelik ilk karar iptal edildi

    Türkiye ile Libya arasında Akdeniz'deki yetki sınırlarını çizen ve geçmişte tartışmalara sahne olan mutabakat belgesi konusunda yeni bir aşamaya geçildi. Libya Temsilciler Meclisi, ülkenin doğusundaki Bingazi şehrinde bir araya gelerek konuyla ilgili kritik oturumunu tamamladı.

    Oturum sırasında yapılan oylamada, iki ülke arasında 2019 senesinde imzalanan mutabakat muhtırası masaya yatırıldı. Meclis üyelerinin tamamının oyuyla söz konusu anlaşma resmi olarak onaylandı ve yürürlük sürecinde yeni bir sayfa açıldı.

    Alınan bu yeni kararla birlikte, geçmişte atılan bazı adımlar da hukuki olarak ortadan kaldırıldı. Temsilciler Meclisi, mutabakatların reddedilmesini öngören 2020 tarihli ilk kararı oy birliğiyle yürürlükten kaldırdığını duyurdu.

    Gerçekleşen bu değişim, iki ülke arasındaki diplomatik ve stratejik ilişkilerin geleceği açısından yeni bir döneme işaret ediyor. Taraflar arasındaki iş birliği alanlarının bu kararla birlikte daha da netleşmesi bekleniyor.

    AI YORUMU

    Uluslararası anlaşmaların meclis onayından geçmesi, diplomasi trafiğindeki belirsizlikleri ortadan kaldıran en net adımdır. Bingazi'de sağlanan bu oy birliği mutabakatı, iki taraf arasındaki hukuki zemini güçlendirirken geçmişteki kararların da önünü tıkıyor. Bölgedeki diplomatik dengeleri izleyenler için bu onay, tarafların kararlılığını gösteren somut bir gösterge niteliğinde. Anlaşmanın tam olarak uygulanması, Doğu Akdeniz'deki güç dengelerini doğrudan etkileyecektir.

    Kaynak: Haber Global Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Doğruhaber

    Libya, Türkiye ile ilişkileri derinleştirecek stratejik bir mutabakata resmi onay çıkardı. İki ülke arasında atılan bu adım diplomasi ve güvenlik alanlarında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

    • Libya yönetimi Türkiye ile yapılan stratejik anlaşmaya onay verdi.
    • Mutabakat metni iki ülke arasındaki iş birliği alanlarını genişletiyor.
    • Karar bölgesel dengeler açısından yeni bir diplomatik süreç başlatıyor.

    Kuzey Afrika ülkesi Libya, Türkiye ile ilişkilerini ileri taşıyacak kritik bir anlaşmaya resmiyet kazandırdı. Yapılan değerlendirmelerin ardından alınan bu karar, iki devlet arasındaki stratejik ortaklığı güçlendirmeyi hedefliyor.

    Geçmişten bu yana sürdürülen diplomatik temaslar, imzalanan yeni mutabakat metinleriyle somut bir boyut kazandı. Taraflar arasındaki iş birliği alanlarının genişletilmesi, bölgedeki siyasi ve ekonomik hareketliliği doğrudan etkiliyor.

    Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte ortak projelerin hız kazanması ve iki ülke arasındaki resmi temasların artması bekleniyor. Diplomatik çevreler bu hamlenin karşılıklı ilişkilerde yeni bir sayfa açacağını belirtiyor.

    Yetkililer tarafından yapılan açıklamalar doğrultusunda, atılan adımların bölgesel istikrara katkı sağlaması öngörülüyor. Önümüzdeki süreçte atılacak ortak adımların detaylarının kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.

    AI YORUMU

    Bölgesel diplomaside atılan bu adım, iki ülke arasındaki kurumsal bağları sağlamlaştırırken ekonomik ve stratejik ortaklıkları yeni bir boyuta taşıyor. Anlaşmanın resmiyet kazanması, taraflar arasındaki ortak projelerin hızlanması açısından somut bir zemin oluşturuyor. Bu gelişme, Doğu Akdeniz'deki dengeleri ve karşılıklı ticari hacmi yakından etkileyen bir dönüm noktası niteliğinde. Önümüzdeki dönemde atılacak adımlar, benzer iş birliği modellerinin diğer ülkelerle de kurulmasına zemin hazırlayabilir.

    Kaynak: Doğruhaber Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler