İçeriğe geç
PİYASA
Gündem

YTB, Türk Dünyası Diasporasını 20 Milyon Kişiyle Birleştiriyor

YTB, Türk Dünyası Diasporasını 20 Milyon Kişiyle Birleştiriyor i

Özet

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Ankara'da "Küresel Ağ, Ortak Kimlik: Türk Dünyası Diasporası" panelini düzenledi. YTB Başkanı Abdulhadi Turus, diasporadaki 20 milyon insan kaynağını kültürel birliğe katkı sağlamak için birleştirmeyi hedeflediklerini vurguladı. Panel, Türkistan projeleri ve Türkiye Bursları kapsamında 5 bin öğrenci gibi somut adımları da içeriyor.

Öne çıkanlar

  • YTB, dünyada 20 milyon nitelikli Türk diasporasını hedefliyor
  • Panelde 5 000 öğrenci, Türkiye Bursları kapsamında Türkiye'ye geliyor
  • Türkistan coğrafyasına yönelik ortak projeler YTB tarafından yürütülüyor

Haberin Detayı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, "Türk Dünyası Diyalog Forumu" çerçevesinde Ankara'da bir panel organize etti. Panelin ana teması "Küresel Ağ, Ortak Kimlik: Türk Dünyası Diasporası" oldu ve Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar (YTB) Başkanı Abdulhadi Turus tarafından açılış konuşması yapıldı. Turus, diasporanın sadece haritaların ötesinde bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini belirterek, ortak tarih ve dili paylaşan insanların bir araya getirilmesinin önemine değindi.

Yalnızca Türkiye'nin dışındaki 7,5 milyon vatandaşı değil, bütün Türk dünyasında 20 milyon nitelikli insan kaynağının bulunduğunu hatırlattı. Bu bakış açısı, diasporanın küresel bir ağ haline gelmesi hedefiyle örtüşüyor.

İkinci çalışma alanı olarak "soydaş ve akraba topluluklar" öne çıkarıldı. Turus, bu toplulukları düşündüğünde aklına ilk gelen yerin Türkistan olduğunu ve bölgenin kültürel değerlerinin Türkiye'ye transfer edildiğini belirtti. YTB, Türkistan coğrafyasının daha iyi anlaşılması için ortak projeler yürütüyor; bu projeler arasında eğitim, kültür ve araştırma faaliyetleri bulunuyor.

Panelde ayrıca Türkiye Bursları kapsamında 5 000 gencin lisans, yüksek lisans ve doktora seviyelerinde Türkiye'de eğitim aldığı ifade edildi. Bu öğrencilerin büyük bir kısmının Türk dünyasından geldiği ve programın kültürel köprüler kurmada önemli bir rol oynadığı belirtildi. Turus, bu gençlerin gelecekteki iş ve akademik yaşamlarında Türk dünyasına değer katacaklarını dile getirdi.

YTB Başkanı, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) odaklı insan merkezli yaklaşımların dünyaya şifa olacağını savundu. Çatışma ve krizlerin artış gösterdiği bir dönemde, insan kaynaklarını birleştirerek ortak kültürel değerlerin güçlendirilmesinin bölgesel istikrarı destekleyeceğini vurguladı. Panel, YTB Başkan Yardımcısı Murat Kazancı moderatörlüğünde çeşitli akademisyen ve gazetecilerin katılımıyla sona erdi.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

YTB'nin 20 milyon kişilik diaspora hedefi, somut rakamlarla desteklenmiş bir strateji sunuyor. Bu ölçek, Türk dünyasının kültürel ve akademik ağını genişletirken, 5 000 bursiyer üzerinden genç neslin doğrudan etkilenmesini sağlıyor. Özellikle Türkistan projeleri, bölgesel iş birliğini pekiştirerek önceki dönemlerde sınırlı kalan ilişkileri derinleştiriyor. Eğer bu girişimler sürdürülebilir bir çerçeveye oturursa, diaspora üzerindeki toplumsal bağlar uzun vadede daha güçlü bir platforma dönüşebilir.

AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Dünya
    YTB, Amsterdam buluşmasında 90 eğiticinin sertifikalarını takdim etti

    Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Hollanda'nın Amsterdam kentinde düzenlediği programla Avrupa'dan 90 Türkçe eğiticisini bir araya getirdi. İki gün süren etkinlikte çocuklara yönelik yeni öğretim yöntemleri ve iki dillilik masaya yatırıldı.

    • Hollanda, Belçika ve Fransa'dan toplam 90 eğitici sertifika programına katıldı.
    • Türkiye ve Avrupa'dan 8 akademisyen eğitim programına katkı sundu.
    • YTB projeleriyle bugüne kadar 18 bin 560 öğrenci Türkçe eğitimi aldı.

    Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı tarafından Hollanda'nın Amsterdam şehrinde hayata geçirilen Avrupa Türkçe Eğiticileri Sertifikasyon Programı tamamlandı. Hollanda, Belçika ve Fransa'da görev yapan 90 eğitici iki günlük buluşmada bir araya geldi. Organizasyon kapsamında yurt dışındaki çocukların ana dillerini daha yetkin kullanabilmesi hedeflendi.

    Türkiye'den ve Avrupa ülkelerinden gelen 8 akademisyen oturumlarda rehberlik etti. İki dillilik olgusu, oyun ve drama temelli öğretim teknikleri, farklı seviyelerdeki öğrencilere uygun müfredat hazırlama ile ölçme değerlendirme yöntemleri ele alındı. Program, sahadaki öğretmenlerin mesleki becerilerini güçlendirmeyi amaçladı.

    Kapanış töreninde konuşan YTB Başkanı Abdulhadi Turus, çocukların aileleri ve kültürleriyle bağ kurmasında ana dilin taşıdığı değere vurgu yaptı. Turus, iki dilliliğin bir avantaj olarak görülmesi gerektiğini belirtti. Başkan, eğitici kadrolarının sivil toplum kuruluşlarıyla koordineli şekilde fedakarca çalıştığını ifade etti.

    Bu faaliyetler sayesinde bugüne kadar 18 bin 560 öğrenciye ulaşıldı. Ayrıca Türkçe Saati Proje Destek Programı ile 35 binden fazla çocuğun ana dili eğitimi alması sağlandı.

    Etkinlik boyunca proje yürütücüleri, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileri ortak akıl toplantıları gerçekleştirdi. Program, eğiticilere sertifikalarının takdim edilmesiyle son buldu. Başkan Turus, benzer iş birliklerinin önümüzdeki dönemde artarak süreceğini dile getirdi.

    AI YORUMU

    Yurt dışında yaşayan çocukların ana diliyle bağını korumak, nesiller arası kültürel aktarımın en kritik adımıdır. Kurumun 90 eğitmene ulaştırdığı bu sertifikasyon hamlesi, sadece bireysel bir eğitim faaliyeti değil, aynı zamanda 18 bin 560 öğrencinin hayatına dokunan yapısal bir destektir. Eğer bu tür akademik temelli buluşmalar artmazsa, asimilasyon riski iki dilli aileler için kalıcı bir kopuşa dönüşebilir. Sivil toplum kuruluşlarının sahadaki emeği, devlet kurumlarının sağladığı bu materyal ve yöntem desteğiyle birleştiğinde kalıcı sonuçlar üretiyor.

    Haberin tam sayfası →

    Gündem
    Yargıtay polis memuruna çakal demeyi hakaret saymadı

    Yargıtay 4. Ceza Dairesi, bir polis memuruna çakal diyen sanığa verilen 6 aylık hapis cezasını hukuka aykırı bularak bozdu. Yüksek mahkeme, bu ifadenin nezaket dışı ve kaba olduğunu ancak kişinin onur ve saygınlığını hedef alan hakaret suçunu oluşturmadığını belirtti.

    • Yargıtay, çakal kelimesini kaba söylem kabul edip ceza kararını oy çokluğuyla bozdu.
    • İzmir'deki kimlik kontrolünde polise çakal diyen sanık 6 ay ceza almıştı.
    • Kararda bir üye çakal sözcüğünün hakaret sayılması gerektiği yönünde karşı oy kullandı.

    İzmir'de polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen rutin bir kimlik sorgulaması sırasında bir kişi ile emniyet mensubu arasında sözlü tartışma yaşandı. Tartışma esnasında görevli polise yönelik "çakal" kelimesini kullanan kişi hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinde düzenlenen kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu kapsamında adli süreç başlatıldı. Olayın yargıya taşınmasının ardından İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığı suçlu bularak 6 ay hapis cezası verilmesine hükmetti.

    Sanık ve avukatı, verilen bu mahkumiyet kararının ardından ilk olarak istinaf kanun yoluna başvurdu. Ancak İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi, yapılan istinaf başvurusunu reddederek yerel mahkemenin kararını hukuka uygun buldu. Bunun üzerine sanık tarafı, yerel mahkemede yeterli inceleme yapılmadığını, olay anındaki haksız tahrik hükümlerinin ve kanuni hafifletici nedenlerin göz ardı edildiğini ileri sürerek dosyayı temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay'a taşıdı.

    Temyiz müracaatını ele alan Yargıtay 4. Ceza Dairesi, yaptığı hukuki incelemeler sonucunda sanığın temyiz itirazlarını haklı buldu ve yerel mahkemece verilen mahkumiyet hükmünü oy çokluğuyla bozdu. Dairenin gerekçeli kararında, ceza hukukunda hakaret suçunun oluşabilmesi için aranan temel kriterler tek tek sıralandı. Kararda, bir eylemin hakaret sayılması için mağdurun onur, şeref ve saygınlığının hedef alınması ve eylemin kişiyi küçük düşürme amacıyla gerçekleştirilmesi gerektiği belirtildi.

    Kararda ayrıca, bir hareketin veya sözün tahkir edici nitelikte olup olmadığının nispi bir durum taşıdığı, zaman, yer ve olayın gerçekleşme şartlarına göre farklılık gösterebileceği vurgulandı. Kişilere sarf edilen her türlü ağır eleştirinin ya da rahatsızlık verici kaba ifadenin ceza hukuku bağlamında hakaret sayılmaması gerektiği ifade edildi. Yüksek mahkeme, sövme fiilinin oluşması için sözlerin açıkça kişinin onur ve saygınlığını rencide edecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadı taşıması gerektiğine dikkat çekti.

    Dava konusu olayı bu hukuki ilkeler ışığında değerlendiren Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanığın polise hitaben söylediği "çakal" kelimesinin kaba, rahatsız edici ve nezaket sınırlarını aşan bir hitap tarzı olduğunu saptadı. Ancak bu sözün kanunda tanımlanan hakaret suçunun unsurlarını tamamlamadığı kaydedildi. İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sanığa verilen 6 aylık hapis cezası kararı, suçun kanuni unsurları oluşmadığı gerekçesiyle oy çokluğuyla bozulmuş oldu.

    Yargıtay 4. Ceza Dairesinde alınan bu karara daire üyelerinden biri muhalif kaldı. Karşı görüş bildiren daire üyesi, sanık tarafından kullanılan "çakal" kelimesinin mağdurun saygınlığını hedef aldığını ve hakaret suçu kapsamında değerlendirilerek mahkumiyet kararının onanması gerektiğini savundu. Ancak oy çokluğuyla verilen bozma kararı neticesinde, kaba ve nezaket dışı hitaplar ile ceza kanunu kapsamındaki hakaret suçu arasındaki hukuki ayrım net bir şekilde ortaya konulmuş oldu.

    AI YORUMU

    Yargıtay 4. Ceza Dairesi, kaba söylem ile suç oluşturan hakaret arasındaki çizgiyi netleştirerek özgürlük lehine doğru bir hukuki sınır çizmiştir. İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca verilen 6 aylık hapis cezasının bozulması, kaba hitapların hemen hapis yaptırımına dönüşmesini engelliyor. Bu emsal karar, özellikle kamu görevlileriyle yaşanan tartışmalarda vatandaşların her nezaket dışı söz yüzünden hapis cezasıyla karşı karşıya kalma riskini azaltacaktır. Benzer davalarda alt mahkemeler bu içtihadı uygulamazsa ceza adaletinde standart kaybı yaşanması kaçınılmaz hale gelir.

    Haberin tam sayfası →

    Gündem
    Bakan Ersoy, ABD'den Türkiye'ye getirilen yeni eserleri duyurdu

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ABD'den Türkiye'ye bu hafta yeni kültür varlıklarının getirildiğini ve detayların yakında paylaşılacağını açıkladı. Antalya Kültür Yolu Festivali'nde konuşan Bakan Ersoy, dokuz aylık turizm gelirinin de yüzde 2,4 artışla 51 milyar 278 milyon dolara ulaştığını belirtti.

    • ABD'den bu hafta yeni tarihi eserler getirildi ve anlaşmalı ülke sayısı 14 oldu.
    • Türkiye'nin 9 aylık turizm geliri yüzde 2,4 artarak 51 milyar 278 milyon doları buldu.
    • Yabancı ziyaretçilerin gecelik ortalama harcaması 119,9 dolara yükseldi.

    Antalya Kültür Yolu Festivali kapsamında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yurt dışına kaçırılan tarihi eserlerin iadesine yönelik yürütülen diplomatik ve hukuki mücadeleye dair açıklamalarda bulundu. Bakan Ersoy, yürütülen yoğun çalışmalar neticesinde bu hafta Amerika Birleşik Devletleri'nden yeni kültür varlıklarının Türkiye'ye getirildiğini açıkladı. Yurt dışındaki eserlerin izini sürmeye kararlılıkla devam edeceklerini belirten Bakan, kaçırılan parçaların doğduğu topraklara döndürülmesi sürecinde taviz verilmeyeceğini vurguladı. Türkiye'nin kaçakçılıkla mücadele birimini daire başkanlığı seviyesine çıkararak kurumsal altyapısını güçlendirdiği belirtildi.

    Kültür varlıklarının iadesi konusunda uluslararası işbirliklerini artıran Türkiye, bugüne kadar 14 ülkeyle resmî anlaşma imzaladı. Bakan Ersoy, eserlerin kökenini kesinleştirmek amacıyla arşiv kayıtlarından, eski fotoğraflardan, kazı belgelerinden ve ileri düzey bilimsel analizlerden yararlandıklarını ifade etti. Halihazırda ABD, İsviçre, Japonya, Özbekistan, Yunanistan, Danimarka ve Çin gibi pek çok ülkeyle ortak operasyonlar yürütüldüğü kaydedildi. Türkiye'nin bu alanda kazandığı uzmanlık sayesinde yabancı temsilcilerin ülkeye gelerek eğitim aldığı ve Türk tecrübesinden faydalandığı aktarıldı.

    Toplantıda turizm verilerine de değinen Bakan Ersoy, bölgesel çatışmalar ile artan ulaşım ve enerji maliyetlerine rağmen sektörün direnç gösterdiğini ifade etti. Yılın üçüncü çeyreğinde turizm gelirlerinin geçen senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 5 artarak 25 milyar 526 milyon dolara yükseldiğini aktardı. Böylece ilk 9 aylık toplam turizm geliri yüzde 2,4 büyümeyle 51 milyar 278 milyon dolar seviyesine ulaştı. Yıl sonu için hedeflenen toplam gelirin ise 65 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor.

    Turizmde pazar ve ürün çeşitliliğine odaklandıklarını vurgulayan Ersoy, ziyaretçi sayısının yanı sıra kişi başı harcamayı artırmayı hedeflediklerini belirtti. Verilere göre dokuz aylık dönemde yabancı turistlerin kişi başı gecelik ortalama harcaması 119,9 dolar oldu. Tüm ziyaretçi grupları dâhil edildiğinde ise ortalama gecelik harcama yüzde 4,6 artış kaydederek 107,7 dolara çıktı. Aynı dönemde turistlerin ortalama kalış süresi ise 10,34 gece olarak kayıtlara geçti.

    Uluslararası alanda yürütülen tanıtım hamlelerine değinilerek 74 ülkede gerçekleştirilen dijital kampanyaların 7,1 milyar gösterime ulaştığı bilgisi verildi. Ayrıca 2025 ve 2026 yıllarında yayımlanan 10 farklı mini dizinin toplamda 10,5 milyar gösterim elde ettiği açıklandı. Türkiye'nin yeniden Formula 1 takviminde yer alması, NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak olması ve Antalya'nın COP31 için seçilmesi ülkeye olan küresel güveni pekiştirdi.

    Kültür yatırımları kapsamında Diyarbakır Cezaevi'nin müze ve kültür alanına dönüştürülmesi projesinde de son aşamaya gelindi. Bakan Ersoy, söz konusu alandaki dönüşüm çalışmalarını yıl sonuna kadar tamamlamayı hedeflediklerini dile getirdi. Türkiye, hem tarihi mirasını koruma hem de turizm gelirlerini artırma yönündeki kararlı adımlarını sürdürmeyi amaçlıyor.

    AI YORUMU

    Tarihi eserlerin iadesinde 14 ülkeyle kurulan resmî diplomatik ağ, kökünden sökülmüş kültür mirasını korumada kalıcı bir kurumsal güce dönüşmek zorundadır. ABD'den getirilen yeni parçalar ve yabancı turistlerin gecelik 119,9 dolara ulaşan harcaması, kültürel diplomasinin ekonomiyle doğrudan bağ kurduğunu kanıtlıyor. Bu bütüncül yaklaşım, hem turizm sektöründeki işletmeleri hem de arkeoloji camiasını doğrudan destekleyen stratejik bir zemin oluşturuyor. Küresel ölçekte yürütülen dijital kampanyalar sürdürüldüğü takdirde, Türkiye kriz dönemlerinde bile yıllık 65 milyar dolar olan gelir hedefini rahatlıkla aşabilir.

    Haberin tam sayfası →

    Gündem
    Bağcılar'da inşaat çalışması çevredeki 4 binayı tahliye ettirdi

    İstanbul Bağcılar'da devam eden bir inşaat projesindeki çalışmalar, çevre binalarda yapısal hasara neden oldu. Ekipler, duvarlarında çatlaklar oluşan iki binayı mühürleyerek tahliye ederken, yanındaki iki binayı da tedbir amacıyla boşalttı.

    • İnşaat çalışmaları sırasında 4 bina güvenlik gerekçesiyle tahliye edildi.
    • Kazım Karabekir Mahallesi 262. Sokak'ta iki binada kısmi çatlaklar saptandı.
    • İtfaiye ve belediye ekipleri bölgeye giderek binaları mühürledi.

    İstanbul Bağcılar'da yer alan bir inşaat alanında yürütülen temel kazısı ve yapısal çalışmalar, çevredeki konut sahiplerini tedirgin etti. Kazım Karabekir Mahallesi 262. Sokak'ta bulunan şantiye sahasında faaliyetlerin devam ettiği esnada, bitişik nizamda yer alan bir binanın duvarlarında gözle görülür çatlaklar meydana geldi. Durumu fark eden bölge sakinleri, binalarından gelen sesler üzerine kendi imkanlarıyla dışarı çıkarak yetkililere haber verdi.

    İhbarın ardından olay yerine çok sayıda itfaiye, zabıta ve belediye görevlisi sevk edildi. Ekiplerin çevrede yaptığı ilk incelemeler, inşaatın doğrudan komşusu olan iki binada ciddi yapısal deformasyonlar olduğunu ortaya koydu. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, riskli olduğu belirlenen bu iki bina mühürlenerek kullanıma kapatıldı. Belediye yetkilileri, mühürlenen yapıların hemen yanındaki iki binayı da güvenlik önlemi olarak boşaltma kararı aldı.

    Tahliye edilen toplam 4 binada yaşayan vatandaşlar, inşaat çalışmalarının yarattığı sarsıntı ve zemin hareketliliğinin evlerinde hasara yol açtığını ifade etti. İtfaiye ekipleri, binaların genel durumunu ve çevredeki zemin yapısını kontrol altında tutmak için bölgedeki güvenlik önlemlerini artırdı. İnşaat sahasında devam eden çalışmalar, yapılan incelemeler tamamlanana kadar durduruldu.

    Uzmanların inşaat sahası çevresindeki incelemeleri gün boyu devam ederken, tahliye edilen binaların sakinleri için güvenli bir süreç başlatıldı. Bölgedeki yapı stoğunun durumu, inşaatın temel kazısı sırasında uygulanan teknik yöntemlerin çevre binalara olan etkisini yeniden gündeme getirdi. Yetkililer, binaların tekrar kullanılabilir olup olmayacağına dair teknik raporların hazırlanacağını belirtti.

    Şu an için bölgedeki 4 bina boş durumda bekletiliyor ve giriş çıkışlara izin verilmiyor. Belediye ekipleri, söz konusu inşaatın çevreye olan etkilerini analiz eden kapsamlı bir rapor oluşturmak üzere teknik incelemelerini sürdürüyor. Vatandaşların can güvenliği ön planda tutularak, risk içeren binaların güçlendirilmesi veya yıkılması gibi seçenekler teknik analizler neticesinde değerlendirilecek.

    Olay yerindeki itfaiye ve zabıta ekipleri, güvenlik çemberini genişleterek çevredeki diğer yapıların durumunu da kontrol etmeye devam ediyor. İnşaat çalışmalarının devam edip etmeyeceği, yapılacak olan zemin ve yapısal analizlerin ardından belli olacak. Bağcılar sakinleri, benzer sorunların yaşanmaması adına inşaat süreçlerinin daha sıkı denetlenmesi beklentisini dile getirdi.

    AI YORUMU

    İnşaat sahalarının çevresindeki yapı stoğuna zarar vermesi, kentsel dönüşüm veya yeni projeler sürecinde mühendislik denetimlerinin ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Toplamda 4 binanın tahliye edilmesi, yalnızca çatlakların olduğu binaları değil, tüm sokağın güvenliğini riske atan bir ihmal zinciriyle karşı karşıya olduğumuzu kanıtlıyor. Projelerin zemin etütleri ve çevresel etki değerlendirmeleri, bu tür mağduriyetlerin önüne geçmek için tek çözüm yoludur. Bir binada gözle görülür çatlak oluşması, projenin başından beri zemine uygun mühendislik tekniklerinin seçilmediğine işaret eder.

    Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler