PİYASA
Dünya

Yemen'de çatışmalar sürerken 218 Husinin etkisiz hale getirildiği açıklandı

Yemen'de çatışmalar sürerken 218 Husinin etkisiz hale getirildiği açıklandı Fotoğraf: Porapak Apichodilok · CC0 · Wikimedia Commons

Özet

Yemen'in güneybatısındaki Taiz ve Lahic vilayetlerinde hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmalar şiddetle devam ediyor. Ordu yetkilileri son operasyonlarda yüzlerce militanın etkisiz hale getirildiğini ve yüklü miktarda mühimmat ele geçirildiğini duyurdu.

Öne çıkanlar

  • Son yirmi dört saatte gerçekleştirilen saldırılarda 218 Husi etkisiz hale getirildi.
  • Şebve vilayetinde Husilere gönderilmek istenen silah ve patlayıcı dolu kamyon yakalandı.
  • Avrupa Birliği Yemen'e 22,5 milyon euroluk ek insani yardım fonu tahsis etti.

Haberin Detayı

Yemen genelinde ordu birlikleri ile Husiler arasındaki askerî hareketlilik güneybatıdaki kritik bölgelerde aralıksız sürüyor. Hükümet kanadından yapılan son açıklamalarda, sahadaki çatışmaların özellikle nüfus yoğunluğu yüksek olan Taiz ve stratejik öneme sahip Lahic vilayetlerinde yoğunlaştığı bildirildi. Askerî yetkililer, son bir gün içerisinde karşı tarafın altyapısına ve stratejik mevzilerine yönelik kapsamlı taarruzlar düzenlendiğini aktardı.

Yemen cephe hatlarında görev yapan hükümet güçleri ve askerî unsurlar Fotoğraf: Ibrahem Qasim · CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons

Yemen Ordu Sözcüsü Macid en-Nuzeyli, son yirmi dört saat zarfında 753 hassas saldırının icra edildiğini duyurdu. Gerçekleştirilen bu operasyonlarda yönetim binaları, komuta merkezleri, ikmal araçları ve takviye birlikleri doğrudan hedef alındı. Operasyonlar neticesinde 218 militan etkisiz hale getirilirken çok sayıda askerî araç ile ağır silah ve mühimmat kullanılmaz hale getirildi.

Taiz Askeri Komutanlığı ise güneydeki Misrah ilçesi yakınlarında Husilerin düzenlediği bir taarruzun başarıyla püskürtüldüğünü kaydetti. Bölgede kontrolün farklı gruplar arasında bölünmüş olması çatışmaların seyrini karmaşıklaştırıyor. Hükümet güçleri kent merkezini elinde tutarken, kırsal ve kıyı kesimlerinde Husilerin varlığı sürüyor. Lahic cephesinde de Babulmendeb Boğazı yakınlarında iki askerî aracın imha edildiği bilgisi paylaşıldı.

Saha operasyonlarının yanı sıra istihbarat birimlerinin çalışmaları da sonuç vermeye devam ediyor. Şebve vilayetinde yürütülen istihbarat odaklı takip neticesinde Husilere mühimmat taşıyan bir kamyon ile on üç kişilik bir hücre çökertildi. Yakalanan malzemeler arasında yaklaşık 500 otomatik tüfek, keskin nişancı silahları, yüksek tahrip gücüne sahip patlayıcılar ve insansız hava aracı parçaları yer alıyor.

Yaşanan bu yoğun askerî gerilim sivillerin yaşam koşullarını doğrudan etkilerken uluslararası toplumdan da yeni adımlar geliyor. Avrupa Birliği Yemen Delegasyonu, artan insani krizin etkilerini hafifletmek amacıyla 2026 bütçesine ek olarak 22,5 milyon euroluk fon ayırdığını açıkladı. Bölgede devam eden çatışmalar yerinden edilmelere ve temel hizmetlere erişim krizine yol açıyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Askerî operasyonlardaki bu yoğunluk, Yemen'deki dengelerin kısa vadede değişmeyeceğini ve çatışmaların ekonomik maliyetle birlikte derinleşeceğini gösteriyor. 218 militanın etkisiz hale getirildiği ve 500'e yakın otomatik silahın ele geçirildiği bu çaplı operasyonlar, sahadaki lojistik hatların ne denli kritik bir savaş alanı olduğunu ortaya koyuyor. Çatışmaların sivil halk üzerindeki yıkıcı etkisi büyürken, AB tarafından sağlanan 22,5 milyon euroluk ek fon hayati bir can simidi işlevi görüyor. Taraflar arasındaki bu askeri rekabet devam ettiği sürece bölgeye yönelik insani yardımların maliyeti artmaya devam edecektir.

Kaynak: TRT Haber Son Dakika
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Dünya
    • AA Güncel
    Yemen'in geçici başkenti Aden'de balistik füze saldırısı patlaması
    Fotoğraf: Mass Communication Specialist 2nd Class Kevin V. Cunningham

    Yemen'deki Husilerin Aden kentine fırlattığı balistik füze askeri kamp yakınındaki boş araziye düştü. Olayda yaralanan olmazken şiddetli patlama sesi bölgede endişe yarattı.

    • Husilerin fırlattığı balistik füze Aden'in Bureyka ilçesindeki Bir Ahmed bölgesine düştü.
    • Füze hükümet güçlerine ait askeri kampın yakınındaki boş araziye isabet etti.
    • Yemen İçişleri Bakanlığı daha önce Sahil Güvenlik birimlerine 3 füze atıldığını bildirmişti.

    Yemen'in geçici başkenti konumundaki Aden kentinde Husiler tarafından fırlatılan bir balistik füzenin hedef bölgesine isabet etmesiyle şiddetli patlama sesleri duyuldu. Yerel kaynaklardan elde edilen bilgilere göre füze, kentin batı kesimindeki Bureyka ilçesi sınırları içinde yer alan demir fabrikasının arkasındaki alana düştü. Bölgede yaşayan vatandaşlar patlamanın etkisiyle büyük bir sarsıntı hissederken olay yerinde herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığı bilgisi paylaşıldı.

    Gerçekleşen bu saldırının ardından hükümet güçlerine ait askeri kampın yakın çevresinde güvenlik önlemleri artırıldı. Füzenin boş araziye isabet etmesi olası bir facianın önüne geçerken, askeri yetkililer bölgede incelemelerde bulundu. Yemen İçişleri Bakanlığı tarafından daha önce yapılan açıklamalarda da Husilerin kentteki Sahil Güvenlik birimlerini hedef alan benzer füze saldırıları düzenlediği duyurulmuştu.

    Husiler ise Aden genelindeki çeşitli askeri yığınakları ve stratejik noktaları hedef aldıklarını belirterek bu tür saldırıları sürdüreceklerini öne sürdü. Eylül 2014 tarihinde başkent Sana başta olmak üzere ülkenin pek çok vilayetini kontrol altına alan Husiler ile hükümet güçleri arasındaki çatışmalar uzun süredir devam ediyor. Ülke içindeki bu otorite boşluğu ve silahlı mücadele dalgası, sivillerin günlük yaşamını doğrudan etkileyen en büyük krizlerin başında geliyor.

    Uluslararası alanda meşruiyeti kabul edilen Yemen hükümetine karşı Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu Mart 2015 tarihinden bu yana askeri ve lojistik destek sağlıyor. Taraflar arasında son dönemde yeniden tırmanışa geçen çatışmalar, özellikle stratejik liman kentlerinde ve geçici başkent Aden çevresinde yoğunlaşıyor. Husiler, kendilerine yönelik operasyonlardan sorumlu tuttukları koalisyon güçlerini ve Suudi Arabistan'ı hedef alarak balistik füze ile silahlı insansız hava aracı kullanımını artırmış durumda.

    Bölgedeki diplomatik çözüm çabaları tıkanırken askeri cephedeki hareketlilik her geçen gün yeni bir çatışma haberini beraberinde getiriyor. Aden'deki son patlama, kentin güvenlik mimarisinin ne denli kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne sererken, sivil yerleşim yerlerinin yakınlarına düşen mühimmatlar halk üzerindeki baskıyı artırıyor. Taraflar arasındaki uzlaşmazlık sürdükçe Yemen genelindeki insani ve güvenlikle ilgili kaygılar derinleşmeye devam ediyor.

    AI YORUMU

    Aden'de askeri hedeflere yönelik gerçekleştirilen bu füze saldırısı, bölgedeki kırılgan güvenlik dengelerinin ne kadar kolay sarsılabileceğini net bir şekilde gösteriyor. Husilerin artan füze kapasitesi, sadece cephe hatlarını değil geçici başkentin sivil yerleşim yerlerinin yakın çevresini de doğrudan tehdit ediyor. Olayda yaralanma bildirilmemiş olması şans eseriyken, koalisyon güçleri ile hükümet birliklerinin bu tür tehditlere karşı hava savunma tedbirlerini gözden geçirmesi kaçınılmaz görünüyor. Benzer saldırıların devam etmesi halinde Aden'deki idari ve insani faaliyetlerin tamamen felç olma riski her geçen gün katlanıyor.

    Kaynak: AA Güncel Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • AA Güncel
    İsrail'de seçim öncesi Netanyahu ile ordu arasında İran krizi
    Fotoğraf: W.carter

    İsrail Başbakanı Netanyahu'nun genel seçimler öncesinde orduya İran'a karşı saldırı talimatı verdiği iddia edildi. Genelkurmay Başkanı Zamir'in ise karara ıslak imzalı belge şartıyla karşı çıktığı bildirildi.

    • Netanyahu'nun saldırı emrine Genelkurmay Başkanı Zamir ıslak imzalı belge isteyerek direndi.
    • Palmahim Hava Üssü'ndeki toplantıda ikili arasındaki gerilimin son derece yüksek olduğu aktarıldı.
    • Başbakanlık ofisi ile ordu komuta kademesi arasında yaşanan kriz son yirmi dört günde tırmandı.

    İsrail'de salı günü gerçekleştirilecek genel seçimler yaklaşırken siyasi irade ile askeri kanat arasında dikkat çekici bir sürtüşme yaşandı. Ülkede yayın yapan Kanal 12 televizyonunun aktardığı bilgilere göre Başbakan Binyamin Netanyahu ile Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir arasında İran operasyonları nedeniyle ciddi bir anlaşmazlık patlak verdi. Siyasi kadrodan gelen talimatlar doğrultusunda hareket eden komuta kademesinin, bu adımın atılmasından önce kapsamlı değerlendirme toplantıları yapılması konusunda ısrarcı olduğu kaydedildi.

    Ordu içerisinden ismi açıklanmayan üst düzey bir yetkili, yaşanan krizin temel sebebinin seçim aralığında atılacak yanlış adımların doğuracağı riskler olduğunu belirtti. Askeri kanadın, siyasi iradenin ülkeyi stratejik bir hesap hatasına sürüklemesinden duyduğu endişe açıkça dile getirildi. Güvenlik kaynakları, Genelkurmay Başkanı Zamir'in bu süreçte üstlendiği tavrın tarihsel bir sorumluluk taşıdığına vurgu yaparak duruşun kararlılığını gözler önüne serdi.

    Taraflar arasındaki gerilimin son yirmi dört saat içinde zirveye ulaştığı ifade edilirken, pazar günü Palmahim Hava Üssü'nde düzenlenen toplantının oldukça soğuk bir atmosferde geçtiği bilgisi paylaşıldı. Zamir'in basına kapalı oturumlarda mevcut koşullarda operasyonel gereklilik görmediğini ifade ettiği belirtildi. Başbakan Netanyahu ise Kanal 14 ekranlarında yaptığı açıklamalarda ordunun zirvesiyle aralarında bir kriz yaşandığı iddialarını kesin bir dille reddederek bu söylentilerin gerçeği yansıtmadığını savundu.

    Netanyahu, iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak bu tür söylentilerin yapay bir kavga ortamı yaratma çabası olduğunu öne sürdü. Askeri istihbarat birimleri ile Mossad yöneticilerinin İran'ın seçim sürecine müdahale etme girişimlerine dair bulgularını kamuoyuyla paylaştığını hatırlatan başbakan, tartışmaların asıl odağının bu tehditler olması gerektiğini dile getirdi. Batı Şeria sınırında yaptığı incelemelerde ülkeye yönelik tehdit istihbaratı aldıklarını yineleyen hükümet kanadı, operasyon ihtimalini canlı tutuyor.

    Uluslararası kamuoyunda ve yerel basında son dönemde yapılan değerlendirmelerde seçim takvimi öncesinde Lübnan, Gazze ya da İran hattında yeni hamleler yapılabileceği sıkça tartışılıyordu. Özellikle ekim ayının ilk haftasında ABD Başkanı Trump ile Netanyahu arasında gerçekleştirilen görüşmelerde bölgeye yönelik olası askeri adımların masaya yatırıldığı iddia edilmişti. Taraflar arasındaki bu çekişmenin sandık başına sayılı günler kala ülkenin güvenlik politikasını nasıl etkileyeceği yakından izleniyor.

    AI YORUMU

    Siyasi liderlik ile askeri bürokrasi arasında beliren bu tür açık anlaşmazlıklar, karar alma süreçlerindeki güven zedelenmesini net biçimde gösteriyor. Seçim takvimine bu kadar kısa bir süre kala operasyonel emirlerin yazılı belge talebiyle karşılanması, ordu içinde siyasi baskılara karşı mesafeli bir duruşun sergilendiğini ortaya koyuyor. Bu durum, stratejik kararların sadece siyasi mülahazalarla değil, operasyonel gerçeklikle harmanlanması zorunluluğunu bir kez daha hatırlatıyor. İlerleyen günlerde atılacak olası adımlar, hem iç siyaset dengelerini hem de bölgesel güvenlik eksenini doğrudan şekillendirecektir.

    Kaynak: AA Güncel Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • Tabya Dijital
    İngiltere, Suudi Arabistan'a Eurofighter Typhoon uçakları gönderiyor
    Fotoğraf: Julian Herzog ( Website )

    İngiltere, Yemen kaynaklı Husi saldırılarına karşı Suudi Arabistan hava sahasına savaş uçakları ve askerî danışmanlar sevk etme kararı aldı. 20 Ekim 2026 tarihli planlamayla Riyad yönetiminin kritik altyapısı ve şehirleri koruma altına alınacak.

    • İngiltere, Suudi Arabistan'a hava savunma görevleri için Typhoon savaş uçakları konuşlandıracak.
    • 22 Eylül 2026 tarihinde Voyager tanker uçağıyla sağlanan havada yakıt ikmali desteği genişletiliyor.
    • Atlas A400M nakliye uçakları ve askerî danışmanlar savunma lojistiğine katkı sağlayacak.

    İngiltere, Yemen merkezli Husilerin füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı Suudi Arabistan'ın savunma kapasitesini artırmak üzere harekete geçti. Kraliyet Hava Kuvvetlerine ait Eurofighter Typhoon savaş uçakları, ülkenin hava sahasında ve kritik tesislerinde savunma amaçlı devriye görevleri üstlenecek. Savunma Bakanlığının 20 Ekim 2026 tarihinde duyurduğu stratejik karar, son dönemde artan tehditlerin ardından alındı.

    Yapılan açıklamaya göre Londra yönetimi tarafından sağlanan askerî destek yalnızca savaş uçaklarıyla sınırlı kalmayacak. Envanterde yer alan Atlas A400M nakliye uçakları, savunma malzemelerinin ülke içinde güvenli bir şekilde nakledilmesine katkı sunacak. İngiliz askerî danışmanlar ise Suudi yetkililere savunma operasyonlarının planlanması ve koordinasyonu aşamasında rehberlik edecek.

    İngiltere Savunma Bakanlığı, görevlendirilen Typhoon uçaklarının Yemen'deki Husi hedeflerine yönelik herhangi bir taarruz operasyonuna katılmayacağını net bir şekilde belirtti. Savaş uçaklarının temel sorumluluğu, havadan gelebilecek tehditlerin önceden tespiti ve etkisiz hale getirilmesi olacak. Konuşlandırılacak toplam uçak sayısı, üs noktaları ve görevin başlangıç tarihi gibi operasyonel detaylar ise henüz paylaşılmadı.

    İki ülke arasındaki askerî iş birliği daha önce de benzer adımlarla güçlendirilmişti. Bakanlık, 22 Eylül 2026 tarihinde yaptığı bildirimle Suudi Arabistan'ın talebi doğrultusunda Voyager tanker uçaklarıyla havada yakıt ikmali desteği verildiğini aktarmıştı. Başkent Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı ile enerji tesislerinin hedef alınması, sivil koruma önlemlerini güvenlik gündeminin en üst sırasına taşıdı.

    İngiltere'nin bölgedeki varlığını artırması, Körfez'deki güvenlik dengelerinin yanı sıra enerji arz güvenliği ve uluslararası ticaret yollarının korunması açısından da kritik bir rol oynuyor. Londra yönetimi, Typhoon uçaklarının doğrudan savunma odaklı sınırlarını çizerken Körfez bölgesindeki operasyonel angajmanını lojistik ve danışmanlık faaliyetleriyle genişletmiş durumda.

    AI YORUMU

    Londra'nın bu hamlesi, Körfez bölgesindeki artan hava tehditlerine karşı Batılı müttefiklerin savunma odaklı ortaklıklarını doğrudan sahaya yansıttığını gösteriyor. 20 Eylül ve 22 Eylül tarihlerindeki önceki yakıt ikmali desteklerinin ötesine geçen bu karar, uçakların taarruz görevlerinde kullanılmayacak olmasıyla sınırlı bir caydırıcılık çerçevesi çiziyor. Yemen'deki denklemin karmaşıklığı göz önüne alındığında, lojistik ve danışmanlık unsurlarının Suudi Arabistan'ın erken uyarı kapasitesini ne ölçüde rahatlatacağı operasyonun sahadaki uygulama başarısına bağlı olacak.

    Kaynak: Tabya Dijital Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • TRT Haber Son Dakika
    Suudi Arabistan’da Engellenen Füze Şarapnelini 2 Kişiyi Yaraladı
    Fotoğraf: Hienstorfer

    Yemen’deki İran destekli Husilerin fırlattığı balistik füzeler havada imha edildi, düşen şarapnel parçaları Hamis Muşayt ve Ehad Rafide kentlerinde iki kişiyi yaraladı. Bir Suudi Arabistanlı, bir de Asya uyruklu kişi sakatlanırken, üç bina ve yedi araçta maddi hasar oluştu.

    • İran destekli Husiler balistik füzelerle Suudi Arabistan’ın güneyini hedefledi
    • Havada engellenen füzelerden düşen şarapnel 2 kişiyi yaraladı
    • 3 bina ve 7 araçta maddi hasar meydana geldi

    Yemen'de İran destekli Husiler, 2014'ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin kontrolünü elinde tutuyor. 2023'te başlayan Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, Mart 2015’ten beri Yemen hükümetine destek veriyor ve Sürekli olarak Husilere karşı balistik füze ve insansız hava araçları (İHA) saldırılarıyla karşı karşıya kalıyor. Bu bağlamda, Suudi Arabistan’ın güneyinde Hamis Muşayt ve Ehad Rafide kentlerine iki balistik füze atıldı.

    Sivil Savunma Müdürlüğü, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada füzelerin havada engellendiğini bildirdi. Engellenen balistik füzelerin düşen parçalarının şarapnel etkisiyle, bir Suudi Arabistanlı ve bir Asya uyruklu kişi yaralandı. Olay yerinde üç bina ve yedi araçta maddi hasar tespit edildi.

    Sivil savunma ekipleri, saldırı sonrası hemen olay yerine ulaştı ve yaralıları tıbbi müdahaleye yönlendirdi. Hasar gören binaların fotoğrafları sosyal medya üzerinden yayımlandı. Olayın ardından bölgedeki güvenlik güçleri, hedef alınan kentlerdeki savunma sistemlerini güçlendirdi.

    Husilerin bu tür saldırıları, Suudi Arabistan’ın güney bölgesinde sürekli bir güvenlik tehdidi oluşturuyor. 2024 yılı itibarıyla, İran destekli bu hareketin Süreç boyunca 3,000’den fazla insanı etkilediği tahmin ediliyor. Suudi Arabistan’ın savunma stratejileri, bölgenin istikrarı için kritik bir rol oynuyor.

    Yemen ve Suudi Arabistan arasındaki gerilim, bölgesel dengeyi etkileme potansiyeline sahip. Balistik füze saldırılarının artması, hem yerleşimcilerin güvenliğini hem de uluslararası toplumun müdahale isteğini artırıyor. Bu tür olayların önüne geçilmesi için uluslararası işbirliği ve diyalog önem kazanıyor.

    Husiler tarafından gerçekleştirilen bu saldırı, Suudi Arabistan’ın savunma kabiliyetlerini test ediyor ve bölgedeki istikrarsızlığın bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Savunma güçleri, gelecekte benzer tehditlere karşı daha etkili önlemler geliştirmeyi planlıyor.

    AI YORUMU

    Bu olay, Suudi Arabistan’ın savunma yeteneklerinin sınanmasına yol açtı. Balistik füzelerin havada engellenmesi, güvenlik sistemlerinin etkinliğini gösterse de şarapnel hasarı, savunma sistemlerinin tam kapsama yeteneğini sorguluyor. İki yaralı, bölgedeki güvenliğin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bu durum, güvenlik önlemlerinin artırılması ve bölgesel istikrarın sağlanması için acil bir ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor.

    Kaynak: TRT Haber Son Dakika Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler