Vietnamlı Şirketler Küresel Tedarik Ağında Yerini Sağlamlaştırıyor
•1 dk okuma
Paylaş
HEkonomi
Fotoğraf: Vietnam.vn
Özet
Vietnam merkezli firmalar, uluslararası tedarik zincirlerine daha aktif entegre olmak amacıyla stratejik hamlelerini artırıyor. Ülke ekonomisinin dış ticaret potansiyelini artırmayı hedefleyen bu girişimler, üretim ve lojistik süreçlerinin dönüşümünü hızlandırıyor. Yerel işletmeler, uluslararası standartlara uyum sağlayarak rekabet güçlerini yükseltmeyi amaçlıyor.
Öne çıkanlar
Vietnamlı şirketler uluslararası tedarik zincirlerindeki rollerini güçlendiriyor.
Yerel işletmeler üretim ve lojistik süreçlerinde dönüşümü hızlandırıyor.
Girişimler ülke ekonomisinin dış ticaret potansiyelini artırmayı hedefliyor.
Haberin Detayı
Uluslararası ticaret ağlarının yapısı hızla değişirken, Vietnam menşeli şirketler de bu dönüşüme ayak uydurmak adına yeni stratejiler geliştiriyor. Küresel pazarlardaki payını artırmak isteyen yerel üreticiler, operasyonel kapasitelerini yükseltmek için çeşitli adımlar atıyor.
Değişen pazar dinamikleri, sanayi ve ticaret kollarındaki firmaların daha esnek ve dayanıklı yapılar kurmasını zorunlu kılıyor. Bu kapsamda atılan adımlar, ülkenin imalat ve ihracat kapasitesinin uluslararası standartlarla uyumlu hale getirilmesine odaklanıyor.
Söz konusu süreç, uluslararası ortaklıkların artmasını ve yerli üreticilerin yeni pazarlara açılmasını kolaylaştıran bir zemin hazırlıyor. İlgili kurumlar ve şirket yöneticileri, bu entegrasyonun uzun vadeli ekonomik büyüme için kritik bir eşik olduğunu vurguluyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Uluslararası ticaret rotalarının yeniden şekillendiği bu dönemde, yerel üreticilerin tedarik ağlarına entegrasyonu hem bölgesel ekonomi hem de küirli markalar için stratejik bir fırsat sunuyor. Bu hamleler, maliyet optimizasyonu arayan küresel devler için alternatif üretim merkezlerinin cazibesini artırabilir. Ancak, sürdürülebilir bir başarı yakalamak için kalite standartlarının uluslararası normlarda sürekli olarak güncellenmesi gerekiyor.
Kaynak:
Vietnam.vn
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Savunma Sanayii Başkanlığı, yıl sonuna kadar toplam sözleşme tutarının 20 milyar dolara ulaşmasını öngörüyor. Sektör temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen çalıştayda, yerli firmalara verilen sipariş hacmi ve tedarik zincirinin güçlendirilmesi masaya yatırıldı.
Savunma firmaları yıl içinde 15 milyar dolarlık yeni sözleşme imzaladı.
Son üç yılda 16 binden fazla yerli firmaya 20 milyar doları aşkın sipariş verildi.
Bursa'daki çalıştaya 209 firma katılarak yaklaşık 1000 B2B görüşme gerçekleştirdi.
Türkiye'nin savunma ekosistemindeki tedarik zincirini güçlendirmek amacıyla düzenlenen ikinci buluşma Bursa'da kapılarını açtı. Savunma Sanayii Başkanlığı koordinesinde gerçekleştirilen üç günlük etkinlikte, ana yükleniciler ile alt yükleniciler arasındaki bağların sağlamlaştırılması hedefleniyor.
Etkinlikte konuşan Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, sektörün yılın ilk döneminde 15 milyar dolarlık yeni sözleşmeye imza attığını duyurdu. Görgün, bu ivmenin sürmesiyle birlikte yıl sonu toplam sözleşme bedelinin 20 milyar dolar seviyesine yükselmesini beklediklerini ifade etti.
Sektörün ihracat performansına da değinen yetkililer, dış satımdaki artış hızının Türkiye genel ortalamasının çok üzerinde seyrettiğini belirtti. Savunma alanındaki kilogram başına ihracat değerinin ülke ortalamasının 40 katına ulaşması, katma değerli üretimin önemini somut biçimde ortaya koydu.
Öte yandan ASELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ, HAVELSAN ve STM gibi ana yüklenici kurumların son üç yıllık süreçte 16 bini aşkın yerli işletmeyle çalıştığı açıklandı. Bu süreçte yerli firmalara aktarılan toplam sipariş tutarı 20 milyar doları geride bırakırken, açık sipariş miktarının ise 13,4 milyar doları aştığı kaydedildi.
Geniş bir katılımcı kitlesini bir araya getiren buluşmada, insan kaynağının yetkinliği, finansman yüklerinin paylaşımı ve ödeme süreçlerinin dijitalleşmesi gibi başlıklar ele alınıyor. Etkinlik sonunda hazırlanacak sonuç bildirgesinin, sektörün önümüzdeki dönemdeki stratejik yol haritasını şekillendirmesi öngörülüyor.
AI YORUMU
On altı binin üzerindeki yerli firmaya aktarılan 20 milyar doları aşan sipariş hacmi, savunma sanayiinin artık sadece büyük oyuncularla değil, tabana yayılmış KOBİ ağıyla büyüdüğünü net biçimde gösteriyor. Sektörün kilogram başına ihracat değerinde Türkiye ortalamasının 40 katına çıkması, yüksek katma değerli üretimin ekonomiye sağladığı döviz girdisinin ne denli hayati olduğunu kanıtlıyor. Önümüzdeki dönemde finansman yüklerinin yönetilmesi ve ödeme süreçlerinin dijitalleşmesi, bu ekosistemin hız kesmeden büyümesi adına en kritik eşiklerden biri olacaktır.
Vietnam Başbakanı Le Minh Hung ve İsviçre Konfederasyonu Başkanı Guy Parmelin, diplomatik ilişkilerin 55. yıldönümünde Hükümet Merkezi'nde bir araya geldi. Görüşmede serbest ticaret anlaşmasının yürürlüğe konulması, finans, yapay zeka ve yüksek teknoloji alanlarında ortak adımlar atılması kararlaştırıldı.
Görüşme 17 Ekim öğleden sonra Hükümet Merkezi'nde gerçekleşti.
İki ülke diplomatik ilişkilerinin 55. yıldönümünü kutluyor.
VEFTA Serbest Ticaret Anlaşması ile ticaret hacminin ikiye katlanması hedefleniyor.
Vietnam Hükümeti'ne resmi bir ziyarette bulunan İsviçre Konfederasyonu Başkanı Guy Parmelin, başkentteki Hükümet Merkezi'nde Başbakan Le Minh Hung tarafından ağırlandı. İki lider, yarım asrı aşan diplomatik bağların getirdiği güven ortamını pekiştirme ve ilişkileri yeni bir seviyeye taşıma konusunda mutabık kaldı. Başbakan Le Minh Hung, ülkesinin kalkınma yolculuğunda İsviçre'yi Avrupa kıtasındaki en güvenilir ortaklardan biri olarak konumlandırdıklarını ifade etti.
Ziyaretin en somut adımlarından biri, iki ülke arasındaki ekonomik entegrasyonu hızlandıracak olan Vietnam-EFTA Serbest Ticaret Anlaşması'nın (VEFTA) getirdiği fırsatlar oldu. Liderler, anlaşmanın en kısa sürede tam olarak yürürlüğe girmesiyle birlikte mevcut ticaret hacminin iki katına çıkarılmasını hedefliyor. Bu kapsamda imalat, finans, bankacılık, biyoteknoloji ve ilaç sektörlerindeki İsviçreli yatırımcıların Vietnam pazarındaki varlıklarını artırması bekleniyor.
Görüşmelerde ayrıca finansal teknolojiler ve yenilikçi ekosistemler ön plana çıktı. İsviçre'nin küresel finans alanındaki tecrübesinden yararlanmak isteyen Vietnam tarafı, uluslararası finans merkezlerinin kurulması, yeşil finans, kripto varlıklar ve karbon kredileri konularında stratejik işbirliği talep etti. İsviçre heyetinde yer alan iş insanları ve akademisyenler de sigortacılık, hassas makineler, blok zinciri ve yapay zeka projelerinde ortaklık kurmaya hazır olduklarını belirtti.
Eğitim, araştırma ve iklim kriziyle mücadele de ortak gündemin diğer önemli başlıkları arasında yer aldı. Üniversiteler, araştırma enstitüleri ve teknoloji merkezleri arasında köprüler kurularak kuantum teknolojisi, yeşil enerji ile mesleki eğitim alanlarında ortak projeler geliştirilecek. Taraflar ayrıca emisyon azaltımı, sürdürülebilir tarım ve su kaynaklarının verimli yönetimi hususlarında karşılıklı deneyim paylaşımını sürdürecek.
AI YORUMU
Elli beş yıllık köklü diplomatik geçmişe sahip olan bu ortaklık, VEFTA anlaşmasıyla birlikte klasik ticaret sınırlarını aşarak yapay zeka, blok zinciri ve yeşil finans gibi geleceğin alanlarına evriliyor. İsviçreli şirketlerin Kripto Vadisi birikimini Güneydoğu Asya'nın hızla büyüyen pazarıyla buluşturması, iki ülke için de stratejik bir sıçrama tahtası niteliğinde. Önümüzdeki dönemde mesleki eğitim ve yüksek teknoloji transferlerinin hayata geçirilmesi, bölgesel ekonomik rekabette belirleyici bir rol oynamaya aday.
Vietnam, 2030 yılı hedefi doğrultusunda ekonomide katma değeri artırmak amacıyla araştırma, geliştirme ve teknoloji yatırımlarına yönelik kapsamlı vergi teşvikleri devreye sokuyor. Maliye Bakan Yardımcısı Tran Quoc Phuong, ülkenin orta gelir tuzağını aşması için finansal atılımlara ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Vietnam 2030 yılına kadar kişi başına düşen GSYİH'yi 8.500 dolara çıkarmayı hedefliyor.
Stratejik teknoloji şirketleri ve Ar-Ge merkezlerine yüzde 10'a varan vergi indirimi uygulanıyor.
Ar-Ge harcamalarının yüzde 200'e kadar olan kısmı vergi matrahından düşülebiliyor.
Güneydoğu Asya ülkesi Vietnam, ekonomik kalkınma modelinde köklü bir zihniyet değişimine giderek imalat odaklı yapıdan inovasyon ve uzmanlık merkezli bir sisteme geçiş yapmayı amaçlıyor. Sürdürülebilir büyüme ivmesini korumak isteyen ekonomi yönetimi, geleneksel üretim kapasitesini artırmak yerine teknolojik yetkinlikleri ve yerli işletmelerin verimliliğini artıracak adımlar atıyor. Bu doğrultuda hazırlanan yeni finansal stratejiler, ülkenin orta gelir tuzağından kurtulmasını ve küresel rekabette üst sıralara tırmanmasını hedefliyor.
Maliye Bakanlığı tarafından hayata geçirilen düzenlemeler çerçevesinde, yenilikçi sektörel faaliyetler için güçlü vergi teşvik mekanizmaları oluşturuldu. Kurumlar vergisi kanunlarında yapılan güncellemeler sayesinde, stratejik teknoloji alanında faaliyet gösteren şirketler uzun vadeli vergi indirimlerinden ve muafiyetlerinden yararlanabiliyor. Ayrıca işletmelerin Ar-Ge bütçelerini doğrudan desteklemek amacıyla harcamaların iki katına kadar olan kısmının vergi matrahından indirilmesine imkân tanıyan bir sistem kuruldu.
Sadece kurumsal alanda değil, nitelikli insan kaynağını ülkeye çekmek adına bireysel gelir vergisi tarafında da önemli muafiyetler getirildi. Belirlenen öncelikli teknoloji alanlarında görev yapan uzmanlar, belirli bir süre boyunca maaş gelirleri üzerinden gelir vergisinden muaf tutulacak. Bu sayede hem yerli şirketlerin uluslararası yetenekleri bünyesine katması kolaylaştırılacak hem de dış kaynaklara olan bağımlılık kademeli olarak azaltılacak.
Bakanlık yetkilileri, ilerleyen dönemde geleneksel devlet destekleri yerine projelerin somut verimlilik sonuçlarına odaklanan yeni mekanizmaları devreye sokmayı planlıyor. Banka kredileri ve doğrudan yabancı yatırımlara duyulan aşırı bağımlılığı dengelemek amacıyla sermaye piyasalarının geliştirilmesine yönelik yol haritaları da güncelleniyor. Hedeflenen çift haneli büyüme oranlarına ulaşmak için makroekonomik istikrarın korunması ve kamu finansman kaynaklarının etkin biçimde yönetilmesi amaçlanıyor.
AI YORUMU
Gelişmekte olan ekonomilerin orta gelir tuzağından kurtulması için imalat sanayiinden bilgi ve teknoloji odaklı üretime geçiş yapması hayati önem taşıyor. Vietnam'ın Ar-Ge harcamalarına getirdiği yüzde 200'lük vergi indirimi ve nitelikli göçü teşvik eden vergi muafiyetleri, ülkeyi bölgesel bir teknoloji üssü haline getirme potansiyeli taşıyor. Bu hamlelerin başarılı olabilmesi için bürokratik süreçlerin şeffaf yönetilmesi ve sermaye piyasalarının derinleştirilmesi gerekecektir.
Bireysel bir merakla ve küçük bir alanda başlayan üretim faaliyeti, uluslararası pazarlara açılma başarısı gösterdi. Sektördeki bu dönüşüm, yerel girişimlerin küresel ölçekteki potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi.
Faaliyetler başlangıçta sınırlı bir alanda ve hobi amaçlı yürütülüyordu.
Girişim sürecin sonunda uluslararası pazar ağına dahil oldu.
Ulaşılan yeni aşama yerel üreticiler için örnek teşkil ediyor.
Geçmişte kişisel ilgi alanı olarak ele alınan ve mütevazı koşullarda yürütülen çalışmalar, zaman içerisinde kayda değer bir büyüme ivmesi yakaladı. Bu süreçte atılan adımlar, küçük ölçekli girişimlerin doğru stratejilerle nerelere gelebileceğini açıkça gösteriyor.
Uluslararası alanda varlık göstermeye başlayan bu girişim, dış pazarlardaki rekabet koşullarına uyum sağlayarak dikkatleri üzerine çekti. Yürütülen operasyonların genişletilmesiyle birlikte ürünlerin ulaştığı coğrafi sınır genişledi ve yeni ticaret ortaklıkları kuruldu.
Sektör temsilcileri bu gelişmenin benzer girişimler için cesaret verici olduğunu belirtiyor. Küresel pazardaki taleplerin karşılanması adına üretim kalitesinin standartlara uygun tutulması öncelikli hedefler arasında yer alıyor.
AI YORUMU
Bu tür başarı hikayeleri, yerel ekonomilerin küresel entegrasyonu açısından kritik bir göstergedir. Küçük adımlarla yola çıkan girişimlerin uluslararası rekabette yer bulabilmesi, doğru planlama ve sürdürülebilirlik ilkelerinin ne kadar elzem olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.