Gündem

Van, 15 yıldır değişmeyen yapı stoğuyla büyük depreme hazırlıksız

Van, 15 yıldır değişmeyen yapı stoğuyla büyük depreme hazırlıksız Fotoğraf: Adem · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Özet

Van kenti, aradan geçen on beş yıla rağmen olası büyük bir sarsıntıya karşı risk barındırmaya devam ediyor. Yerel yapı stoğunun dirençsiz yapısı, yetkililerin ve uzmanların uyarılarına karşın henüz güvenli seviyeye taşınamadı.

Öne çıkanlar

  • Aradan geçen 15 yıla rağmen Van'da deprem hazırlıkları yetersiz kalıyor.
  • Mevcut yapı stoğu olası yeni bir sarsıntıya karşı risk barındırıyor.
  • Uzmanlar ve kent sakinleri güvenli binalar için acil dönüşüm talep ediyor.

Haberin Detayı

Türkiye'nin doğusunda yer alan Van, geçmişte yaşadığı yıkıcı afetlerin izlerini hâlâ taşırken yeni bir sarsıntı ihtimali karşısında endişe verici bir tablo sunuyor. Kent genelindeki konutların ve binaların büyük bir bölümü, yürürlükteki güvenlik standartlarını karşılamaktan uzak bir görünüm sergiliyor. Aradan geçen on beş yıllık zaman dilimine rağmen riskli yapıların dönüştürülmesi hususunda somut ve kapsayıcı adımların atılmadığı görülüyor.

Fotoğraf: Adem · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Yer bilimciler ve şehir planlamacılığı uzmanları, bölgenin sarsıntı kuşakları üzerinde bulunduğunu her fırsatta hatırlatıyor. Buna karşın yerel yönetimlerin ve merkezi kurumların koordinesinde yürütülmesi gereken kentsel yenileme projeleri beklentilerin gerisinde kalıyor. Vatandaşlar ise binalarının depreme dayanıklılığından emin olmadan yaşamlarını sürdürmek zorunda kalıyor ve bu durum her an yaşanabilecek bir felaket korkusunu tetikliyor.

Geçmiş yıllarda yaşanan acı tecrübelerin ders niteliğinde olması beklenirken, mevcut durumun aynı riskleri barındırmaya devam etmesi dikkat çekiyor. Güvenli yaşam alanlarının inşası için gerekli finansal destekler ve yasal düzenlemeler henüz istenen hıza ulaşmış değil. Uzmanlar, yapı stoğunun acilen envanterinin çıkarılması ve riskli bölgelerden başlayarak tahliye ile dönüştürme süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini vurguluyor.

Şehirdeki bu yapısal zafiyet, sadece konutları değil aynı zamanda hastaneler, okullar ve kamu binaları gibi kritik altyapı unsurlarını da kapsıyor. Olası bir afet anında kesintisiz hizmet vermesi gereken bu yapıların bir kısmının dahi gerekli dayanıklılık testlerinden geçmediği biliniyor. Yetkililerin önümüzdeki dönemde atacağı adımlar, milyonlarca insanın can güvenliği açısından hayati önem taşımaya devam ediyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Geçen uzun zamana rağmen somut adımların atılmamış olması, yerel yönetimlerin kriz yönetim kapasitesini doğrudan sorgulatıyor. Yıllar süren ihmaller, nüfusun yoğun olduğu alanlarda yaşanabilecek olası bir sarsıntıda felaketin boyutunu katlayabilir. Denetimsiz yapı stoğu tasfiye edilmezse, benzer acıların tekrarlanması kaçınılmaz bir senaryo olarak masada duruyor.

Kaynak: Howl.link Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Gündem
    • www.ensondakika.com.tr
    Van depreminin ardından 25 binden fazla konut inşa edilerek teslim edildi
    Fotoğraf: www.ensondakika.com.tr

    Van depremlerinin ardından Toplu Konut İdaresi tarafından yürütülen çalışmalarla kent genelinde binlerce kalıcı konut, okul ve kamu binası tamamlandı. Edremit, İpekyolu, Tuşba ve Erciş ilçelerinde inşa edilen güvenli yapılar afetzedelerin hizmetine sunuldu.

    • Van'da meydana gelen depremlerde 31 bin 870 konut ağır hasar aldı.
    • AFAD ve TOKİ eliyle 25 binin üzerinde kalıcı konut depremzedelere teslim edildi.

    Van genelinde 2011 yılında yaşanan iki büyük sarsıntının ardından başlatılan kentsel yenileme hamlesi kapsamında binlerce yeni yapı yükseldi. Edremit, İpekyolu, Tuşba ve Erciş ilçelerinde tamamlanan 25 binin üzerindeki kalıcı konut sahiplerine verilirken, çok sayıda okul ve ibadethane de inşa edildi. Yüzyılın Konut Projesi ile birlikte 6 bin 803 yeni konutun yapımına da hız verildi.

    Eski yapışık düzenin yarattığı riskleri azaltmak amacıyla Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü, DSİ 17. Bölge Müdürlüğü, Emniyet Müdürlüğü ve Van Adliyesi gibi kritik kurumlar daha güvenli binalara taşındı. Ayrıca Millet Bahçesi yakınlarında yeni valilik binasının yapım süreci sürerken, son dört yıllık zaman diliminde 167'si anaokulundan oluşan yaklaşık 300 eğitim yuvası kapılarını açtı.

    Yapı denetim mekanizmalarının ve mühendislik hizmetlerinin sıkılaştırılmasıyla beraber inşaat firmaları yeni yönetmeliklere uygun adımlar atmaya başladı. TOKİ projelerinde uygulanan standartlar, bağımsız denetçiler tarafından titizlikle incelenirken beton, temel ve zemin kalitesi düzenli olarak kontrol ediliyor.

    Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nden Prof. Dr. Onur Şatır, afetlere karşı dirençli şehirler yaratmanın temel yolunun doğru zemin seçimi ve sıkı mühendislik denetiminden geçtiğini vurguladı. Uzmanlar, acil toplanma alanlarının ve yeşil alanların yetersizliğinin tahliye sırasında trafik yoğunluğu yaratabileceğine dikkat çekerek planlamanın bütünsel yapılması gerektiğini belirtiyor.

    AI YORUMU

    Yerleşim bölgelerinin afet yönetmeliğine uygun olarak yeniden tasarlanması, gelecekte yaşanabilecek olası risklerin etkisini doğrudan azaltacak en temel unsurdur. Van örneğinde görülen 25 binin üzerindeki konutun tamamlanması ve kamu binalarının güvenli alanlara taşınması, kentsel dirençliliğin artırılması açısından somut bir karşılık sunmaktadır. Ancak bu yapılaşma hamlesinin yalnızca bina güvenliğiyle sınırlı kalmayıp geniş tahliye yolları ve toplanma alanlarıyla desteklenmemesi durumunda, acil durumlarda ciddi ulaşım tıkanıklıkları yaşanması kaçınılmaz bir senaryo olarak durmaktadır.

    Kaynak: www.ensondakika.com.tr Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Güneydoğu Ekspres
    Van'da 15 yıllık ihmal: Binaların yüzde 90'ı depreme hazır değil
    Fotoğraf: Güneydoğu Ekspres

    Van genelindeki yapıların büyük bir bölümünün depreme karşı güvenli olmadığı açıklandı. Aradan geçen 15 yıla rağmen hasarlı binaların tamamı yıkılamazken, toplanma alanlarının da zamanla betonlaştığı bildirildi.

    • Van genelindeki yapıların yüzde 90'lık kısmı olası bir depreme hazır değil.
    • Ağır hasarlı rapor edilen 48 bin 689 binadan sadece 25-28 bin kadarı yıkıldı.
    • Alipaşa Mahallesi'ndeki incelemede risk oranının yüzde 33 olduğu tespit edildi.

    Deprem felaketinin üzerinden geçen uzun zamana rağmen Van kent merkezindeki yapı stokunun güvenli seviyeden çok uzak olduğu bildirildi. İnşaat Mühendisleri Odası Van Şube Başkanı Yakup Ebiri, mevcut konutların yarıdan fazlasının risk barındırdığını ifade etti. Kent genelinde yürütülen ilk hasar tespit çalışmalarında yıkılması veya acilen ele alınması gereken binlerce yapı kayda geçirilmişti. Ancak aradan geçen 15 yıllık sürede bu tehlikeli binaların ancak yarısına yakın bir kısmı ortadan kaldırılabilirdi.

    Yasal süresi içerisinde güçlendirme adımı atılmayan orta hasarlı binaların tehlike saçmaya devam ettiği belirtiliyor. Kent genelinde kapsamlı ve bilimsel bir yapı envanteri bulunmadığı için hangi konutun kaç şiddetindeki sarsıntıya direnç göstereceği bilinmiyor. Yenilenen mahallelerde dahi risk oranlarının yüksek çıkması, eski yerleşim yerlerindeki tablonun vahametini gözler önüne seriyor. Uzmanlar, denetimsiz kalan bu yapıların afet anında can kaybını artırabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.

    Şehrin afet anındaki en büyük güvencelerinden olan toplanma alanlarının da zamanla daraldığı aktarıldı. İmar planlarında yeşil alan veya okul bahçesi olarak görünen noktaların birçoğuna yeni yapılar inşa edildiği ifade edildi. Öte yandan yerel yönetimlerde yaşanan idari değişikliklerin, meslek odalarıyla yürütülen ortak kriz masası çalışmalarını aksattığı kaydedildi. Afet bilincinin artırılması ve kurumsal iş birliğinin yeniden tesis edilmesi gerektiği vurgulanıyor.

    Fiziksel yıkımın izleri silinmeye çalışılırken geride kalan sosyal mağduriyetler de çözüm bekliyor. Depremin ardından kurulan konteynır kentte yaklaşık 60 ailenin uzun yıllardır zor şartlar altında yaşam mücadelesi sürdürdüğü bildirildi. Yaşam alanlarındaki altyapı eksiklikleri ve unutulmuşluk duygusu, afetzedelerin günlük hayatını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Yetkililerin ve ilgili kurumların bu dezavantajlı bölgeye yönelik kalıcı adımlar atması talep ediliyor.

    AI YORUMU

    Van gibi yüksek sismik risk taşıyan bir coğrafyada on beş yıl boyunca kapsamlı bir envanter çalışmasının tamamlanamamış olması idari ve teknik bir aciliyettir. Ağır hasarlı yapıların yarısının hâlâ ayakta durması, olası bir sarsıntıda can kaybı riskini katbekat artırmaktadır. Bölgedeki on binlerce vatandaşı doğrudan ilgilendiren bu tablo, kentsel dönüşüm süreçlerinin sadece kâğıt üzerinde kalmaması gerektiğini net bir şekilde göstermektedir. Yerel yönetimler ile meslek odalarının ortak çalıştırılamaması durumunda, en temel afet hazırlıkları bile sekteye uğramaya mahkûmdur.

    Kaynak: Güneydoğu Ekspres Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Taka Gazete
    Kentsel Dönüşümde Ömer Bulut: Mal Geri Gelir, Can Gelmez – Kritik Uyarı
    Fotoğraf: Taka Gazete

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, deprem riskine karşı kentsel dönüşümün hayati önemini vurgulayarak vatandaşlara ‘mal geri gelir, can gelmez’ uyarısında bulundu. Bulut, devletin dönüşüm çalışmalarını sürdüğünü, ancak bireylerin de sorumluluk alması gerektiğini belirtti.

    • Deprem kaçınılmazdır, kentsel dönüşüm hayati önem taşır
    • Devlet kentsel dönüşümünü destekliyor, vatandaşların da katkı sağlaması gerekir
    • Ömer Bulut'un ‘mal geri gelir, can gelmez’ uyarısı halkı etkiledi

    Bulut, “Deprem kaçınılmaz bir gerçek; mal geri gelir, can gelmez” diyerek, devletin dönüşüm projelerini ilerletirken herkesin üzerindeki sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini söyledi.

    Sözleri, özellikle Ortahisar Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Hakkı Emiroğlu'nun ziyaretinde odağı olan deprem riskine karşı alınması gereken önlemlerle birleşti.

    Bakan Yardımcısı, devletin kentsel dönüşümde üzerini üstlenirken vatandaşların da aktif rol alması çağrısında bulunarak, güvenli bir geleceğin birlikte inşa edileceğini belirtti.

    AI YORUMU

    Bulut'un net uyarısı, kentsel dönüşüm projelerinin sadece siyasi bir vaat olmadığını, halkın da katılımını gerektiren bir görev olduğunu hatırlattı. Bu açıklama, deprem riskiyle ilgili bilinçlenmeyi artırarak, vatandaşların güvenlik önlemleri konusunda daha proaktif olmasını teşvik ediyor.

    Kaynak: Taka Gazete Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Van Bölge Gazetesi
    Van depreminin 15. yılında uzmanlardan yapı stoğu ve master plan uyarısı
    Fotoğraf: Van Bölge Gazetesi

    Geçmişteki büyük sarsıntılarda yüzlerce insanını yitiren Van için İnşaat Mühendisleri Odası şube başkanı yapı stoku envanterinin ve deprem master planının hazırlanmasını istedi. Kentteki binaların yarısından fazlasının risk taşıdığı belirtildi.

    • 2011 yılındaki iki büyük Van depreminde toplam 644 kişi hayatını kaybetti.
    • İnşaat Mühendisleri Odası, kentteki yapıların yüzde 50'den fazlasının riskli olduğunu belirtti.
    • Belediyelerin imar kolaylığı, devletin ise müteahhitlere kredi desteği sunması gerektiği savunuldu.

    İki bin on bir yılının ekim ve kasım aylarında yaşanan yedi virgül iki ve beş virgül altı büyüklüklerindeki sarsıntılar, Van kentinde toplam altı yüz kırk dört kişinin ölümüne yol açmıştı. Felaketin on beşinci yıl dönümünde yapı güvenliğini ve afet hazırlıklarını değerlendiren İnşaat Mühendisleri Odası Van Şube Başkanı Yakup Ebiri, eldeki bilimsel verilerin yetersizliğine işaret etti. Kentin olası bir sarsıntıya ne ölçüde hazır olduğunun bilinmediğini vurgulayan yetkili, acilen kapsamlı bir yapı stoku envanterinin çıkarılması gerektiğini dile getirdi.

    Mevcut konutların yarısından fazlasının tehlike barındırdığını öne süren şube başkanı, bu binaların karot alma ve röntgen testleri gibi teknik incelemelerden geçirilmesi gerektiğini kaydetti. Test sonuçlarına göre yapıların güçlendirileceğini ya da yıkılacağını belirten Ebiri, yıkım kararı alınan binalarda oturan vatandaşların mağdur edilmemesinin önemine değindi. Bu süreçte belediyelerin imar kolaylığı sağlaması ve devletin müteahhitlere finansal kredi desteği sunması bekleniyor.

    Uzun süredir imar planı bekleyen mahallelerde kaçak yapılaşmanın yaygınlaştığını aktaran Ebiri, mühendislik hizmeti almadan ustalar eliyle kurulan binaların doğrudan risk taşıdığını ifade etti. Kurumlar arasındaki iletişim eksikliğinin imar süreçlerini geciktirdiğini belirten yetkili, sadece yapı stokuyla kalmayıp afet sonrasını kapsayan bir deprem master planının da bir an önce oluşturulması çağrısında bulundu.

    AI YORUMU

    Yıllar önce yaşanan büyük acılara rağmen yerel düzeyde hala net bir risk envanterinin bulunmaması, afet yönetimi konusunda atılması gereken adımların ne denli geciktiğini net bir şekilde gösteriyor. Yapıların yarısından fazlasının güven vermediği bir kentte, imar planlarındaki bürokratik engeller ve kurumlar arası diyalog eksikliği çözüm sürecini doğrudan baltalıyor. Yerel yönetimler ile merkezi devlet birimleri ortak bir mekanizma kurmadığı sürece, yürütülen dönüşüm çalışmalarının hedeflenen verime ulaşması matematiksel olarak imkansız görünüyor.

    Kaynak: Van Bölge Gazetesi Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler