TurkNet, Global Brand Frontier Awards 2026’te Genişbant Ödülü Aldı
•2 dk okuma
Paylaş
HTeknoloji
Fotoğraf: ShiftDelete
Özet
Şirket, öz sermayesiyle genişlettiği fiber altyapısı ve taahhütsüz hizmet modeliyle uluslararası arenada tanındı. Ödül, yerli altyapı çalışmasının küresel standartlarda da kabul gördüğünü gösteriyor. TurkNet’in bu başarısı, Türkiye’nin dijital altyapı rekabet gücüne ışık tutuyor.
Öne çıkanlar
TurkNet, Global Brand Frontier Awards 2026’da yüksek hızlı genişbant kategorisinde ödül aldı
Ödül, Boston Brand Research & Media tarafından verildi
Şirket, öz sermayesiyle fiber altyapı geliştirdi ve taahhütsüz hizmet modeli sundu
Haberin Detayı
TurkNet, son yıllarda bağımsız bir internet sağlayıcı olarak Türkiye’deki dijital ekosistemde öne çıkmaya devam ediyor. Şirket, GigaFiber adıyla yürüttüğü fiber altyapı projeleriyle geniş şehirlerden ilköğretmenlik illere kadar kapsama alanını artırdı. Bu genişleme, yüksek bant genişliği talebinin artmasıyla paralel bir şekilde gerçekleşti. Tarafsız bir değerlendirme sonucunda, Boston Brand Research & Media’nin bağımsız jüri üyeleri, TurkNet’in teknolojik altyapısını ve müşteri odaklı yaklaşımını övgüyle karşıladı. Global Brand Frontier Awards 2026, dünya genelinde marka performanslarını ve inovatif hizmet sunumlarını ödüllendiren bir platformdur. TurkNet’in elde ettiği başarı, şirketin öz sermayesiyle finanse ettiği fiber şebeke yatırımlarının uluslararası standartlarda da takdir edildiğini gösteriyor. Ödül, özellikle “yüksek hızlı genişbant” ve “müşteri odaklı internet hizmetleri” kategorilerinde verildi. Bu alanlar, dijitalleşme sürecinde kritik öneme sahip. Şirket, taahhütsüz modelini vurgulayan hizmet sunumu ile geleneksel telekom operatörlerinden farklı bir yol izliyor. Kullanıcılar, sözleşme yükümlülüğü olmadan yüksek hız ve istikrardan faydalanabiliyor. TurkNet’in bu yaklaşımı, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için cazip bir seçenek haline geliyor. Aynı zamanda, bağımsız bir sağlayıcı olarak sektörde rekabetçi bir konumda bulunuyor. Fiber altyapısının genişlemesi, sadece bireysel kullanıcıları değil, aynı zamanda yerel işletmeleri ve kamu kurumlarını da etkiliyor. GigaFiber şebekesi, büyükşehirlerin yanı sıra farklı illerde de kurulum aşamasında. Bu genişleme, internet erişiminin kalitesini artırarak dijital uçurumu azaltmayı hedefliyor. TurkNet’in bu yatırımları, Türkiye’nin dijital altyapı alanında uluslararası arenada rekabet gücünü güçlendirecek. Ödül, TurkNet’in stratejik vizyonunun ve yatırım kararlarının doğruluğunu ortaya koyuyor. Aynı zamanda, ülke genelinde bağımsız sağlayıcıların potansiyelini vurgulayan bir örnek teşkil ediyor. Gelecek dönemlerde, Türk internet pazarında daha fazla rekabetin ve yeniliğin önünü açması bekleniyor.
Türk internet sektöründeki bağımsız oyuncuların uluslararası arenada da rekabet edebileceğini gösteriyor. Özellikle taahhütsüz hizmet modeli
diğer yerli firmaların da altyapı yatırımlarını artırmasını tetikleyebilir. Ancak
sürdürülebilir büyüme için finansal kaynakların dikkatli yönetilmesi ve müşteri memnuniyetinin sürekli izlenmesi kritik olacaktır.
Kaynak:
ShiftDelete
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Vietnam Ulusal Meclisi, KOBİ'lerin geliştirilmesine yönelik kanun taslağında girişimci üniversiteler ve yenilikçi ekosistemler için yeni mekanizmalar tartışıyor. Meclis delegeleri, üniversitelerin teknoloji kuluçka merkezlerine dönüşmesini ve devlet ile piyasa rollerinin uyumlaştırılmasını istiyor.
Hanoi Şehir Ulusal Meclis Delegasyonu, KOBİ Kanun Taslağı üzerine görüşmeler gerçekleştirdi.
Girişimci üniversite modeli ve kamu-özel-akademik iş birliği mekanizmaları ele alındı.
Özel girişim sermayesi fonlarının kurulması ve vergiden muaf tutulması planlanıyor.
Vietnam'da küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyümesini hızlandırmak ve kurumsal yapıları iyileştirmek amacıyla hazırlanan yeni kanun taslağı, Hanoi Şehir Ulusal Meclis Delegasyonu tarafından ayrıntılı şekilde masaya yatırıldı. Toplantılarda, mevzuat değişikliklerinin pratik hayatta karşılık bulması, işletmelerin uyum maliyetlerinin aşağı çekilmesi ve yenilikçi yaklaşımların önünün açılması gerektiği vurgulandı.
Ulusal Meclis Milletvekili Ta Dinh Thi, hazırlanan metnin bilim, teknoloji ve dijital dönüşümü merkezine alan modern bir büyüme modelini hedeflediğini belirtti. Özel sektörün ulusal ekonomideki taşıyıcı rolüne dikkat çeken Thi, özellikle girişimci üniversite kavramının desteklenmesinin ve yenilikçi girişim ekosisteminin güçlendirilmesinin elzem olduğunu dile getirdi.
Uluslararası uygulamalardan ilham alan milletvekili, üniversitelerin özerklik kazanması ve eşleştirme mekanizmalarının devreye sokulması yönünde önerilerde bulundu. Buna göre, devletin sadece denetleyici değil, aynı zamanda tohum finansmanı sağlayan bir aktör konumuna gelmesi ve özel sermaye akışlarını tetiklemesi öngörülüyor.
Tartışılan bir diğer başlık ise üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar olmaktan çıkarak ticari projeler yürüten spin-off girişimleri kurabilmesi oldu. Güney Kore gibi ülkelerin Ar-Ge fonu modellerinden örnekler verilerek, kamu kaynaklarının belirli bir oranının KOBİ'lere ve araştırma enstitülerine yönlendirilmesinin teknoloji transferini hızlandıracağı ifade edildi.
Girişim sermayesi fonlarının önündeki engellerin kaldırılması ve bu yapıların vergiden muaf tutulması taslakta atılan olumlu adımlar arasında yer alıyor. Delegeler, devletin risk ve getirileri piyasa dinamiklerine göre paylaşacağı fon mekanizmalarıyla özel yatırımcıları cesaretlendireceğini ve ülkenin ekonomik hedeflerine katkı sunacağını belirtti.
AI YORUMU
Ta Dinh Thi'nin dile getirdiği %25'lik Ar-Ge tahsisi ve tohum sermayesi önerileri, Vietnam'ın teknoloji tabanlı ekonomiye geçişinde somut birer kaldıraç niteliğinde. Üniversitelerin sadece diploma veren yerler olmaktan çıkıp spin-off şirketlerle ticarete atılması, akademik bilgiyle piyasa dinamiklerini köprüleyebilir. Devletin doğrudan risk paylaşımına girmesi, özel sektörün inovasyon projelerine yaklaşımını kökten değiştirecektir.
BİM marketleri 18 Ekim tarihinde LG markalı QNED Mini LED televizyon modellerini ve ses sistemlerini raflarına taşıyor. Sınırlı stoklarla sunulacak teknolojik ürünler arasında 65 inç ve 55 inç ekran seçenekleri yer alıyor.
65 inç 4K QNED Mini LED televizyon 45.900 TL fiyatla satışa sunuluyor.
55 inç QNED televizyon modeli ise 37.500 TL etiket taşıyor.
2.1 kanal ses desteğine sahip LG soundbar 4.990 TL'den alıcı bekliyor.
Perakende sektörünün yaygın zincirlerinden biri olan BİM, teknoloji meraklılarının ev eğlence sistemlerini yenilemelerine imkan tanıyacak yeni ürünleri mağazalarına getirmeye hazırlanıyor. Önümüzdeki haftanın güncellenen aktüel listesinde öne çıkan cihazlar arasında görüntü kalitesiyle iddialı olan akıllı televizyonlar bulunuyor.
Katalogdaki en büyük ekranlı seçenek olan 65 inçlik model, 4K çözünürlük sunan QNED Mini LED paneliyle dikkat çekiyor. İşlemci tarafında 9. nesil Alpha 7 AI 4K yonga setinden güç alan bu cihaz, 60Hz yenileme hızına sahip ve arka bölümünde bir adet USB ile üç adet HDMI bağlantı yuvası barındırıyor.
Daha standart boyut arayan tüketiciler için hazırlanan 55 inçlik alternatif de aynı gelişmiş işlemci altyapısını ve bağlantı portu sayılarını koruyor. Kompakt yapılı bu ikinci model, farklı bütçe aralıklarına hitap eden fiyatlandırmasıyla raflarda yerini alacak.
Yalnızca ekran değil, işitsel performansı artırmak isteyenler için de katalogda özel bir çevre birimi yer alıyor. İki nokta bir kanal desteği sunan ve seksen üç desibel ses çıkış gücüne ulaşabilen LG markalı soundbar, ev sineması kurmak isteyenler için alternatif oluşturuyor.
Belirtilen tüm bu elektronik cihazlar ülke genelindeki mağazalarda sınırlı adetlerle satışa çıkacak. Yoğun ilgi görmesi beklenen kampanyadan yararlanmak isteyen alıcıların erken saatlerde şubeleri ziyaret etmesi tavsiye ediliyor.
AI YORUMU
BİM gibi yaygın market zincirlerinin üst segment televizyonları raflarına taşıması, yüksek teknolojili ürünlerin erişilebilirliğini artırıyor. Özellikle 45.900 TL ve 37.500 TL gibi ciddi bütçe gerektiren qned ekranlı cihazların perakende zincirleri üzerinden satılması, geleneksel teknoloji mağazalarına alternatif bir pazar oluşturuyor. Tüketicilerin bu ürünleri alırken sınırlı stok koşullarını ve bölgeye göre değişen mağaza imkanlarını göz önünde bulundurması gerekiyor.
Araç içerisindeki güvenlik sürücüsü ayarlara müdahale etmesine rağmen ses efektlerini kapatmayı başaramadı.
Olay San Francisco Standard muhabiri Zara Stone’un yolculuğu sırasında gerçekleşti.
Araç yolculuk boyunca sürekli olarak gaz çıkarma sesleri çaldı.
2018 yılında yazılım güncellemesiyle gelen eğlence modu kapatılamadı.
Otonom ulaşım alanında faaliyet gösteren Tesla araçları, sundukları yenilikçi özellikler kadar zaman zaman karşılaşılan teknik aksaklıklarla da adından söz ettiriyor. Son olarak San Francisco Körfez Bölgesi’nde sürdürülen robotaksi testleri sırasında beklenmedik bir yazılım hatası ortaya çıktı. Basına yansıyan bilgilere göre bir basın mensubunun gerçekleştirdiği yolculuk esnasında otomobil, eğlence amaçlı eklenen ses efektlerini kendi kendine çalmaya başladı.
Söz konusu seslerin kontrol edilememesi hem yolcuyu hem de araçtaki görevliyi şaşkınlığa sürükledi. Sosyal medya platformlarında paylaşılan görüntülerde, yolculuk yapan muhabirin durumu gülümseyerek kaydettiği görüldü. Otomobilde bulunan güvenlik sürücüsü ise ses seviyesini düşürmek veya efekti tamamen kapatmak için ekrandaki ayarları değiştirmeye çalıştı ancak bu girişimler sonuçsuz kaldı.
Kaliforniya eyaletindeki yasal düzenlemeler gereği henüz tam otonom sürüş lisansı tam anlamıyla devreye alınmadığı için araçlarda insan sürücülerin bulunması zorunlu tutuluyor. Bu durum sayesinde yaşanan teknik soruna anında müdahale edilmeye çalışılsa da dijital komutların yanıt vermemesi dikkat çekti. Güvenlik sürücüsü, ilk defa böyle bir durumla karşılaştığını belirterek yolcudan özür diledi.
Söz konusu ses efektleri ilk kez 2018 yılında yayımlanan kapsamlı bir tatil güncellemesiyle kullanıcıların beğenisine sunulmuştu. Model S, Model 3 ve Model X gibi popüler serilerde yer alan emisyon testi modu, sürücülerin eğlenceli şakalar yapabilmesine imkan tanıyordu. Yıllar sonra bu eğlence özelliğinin robotaksi testlerinde kriz yaratması, karmaşık taşıma sistemlerindeki yazılım entegrasyonlarının önemini bir kez daha hatırlattı.
AI YORUMU
Yazılım odaklı ulaşım araçlarının yaygınlaşması, sadece mekanik güvenliği değil dijital altyapının kararlılığını da hayati kılmaktadır. 2018 yılında eğlence amacıyla entegre edilen basit bir ses efektinin kapatılamaması, otonom sistemlerin kontrol edilebilirliği konusunda küçük ama anlamlı bir soru işareti yaratıyor. Şirketlerin gelecekte tamamen sürücüsüz filolar kurabilmesi için bu tarz ufak yazılım hatalarının bile tamamen giderilmesi gerekmektedir.
Apple'ın yeni akıllı telefon modeli iPhone Duo için iki farklı koruma kılıfı görücüye çıktı. Yapışkanlı modelin yanı sıra mıknatıslı ve stant özellikli folio kılıf da kullanıcılara sunuldu.
iPhone Duo Duo kılıfı iki parçadan oluşuyor ve iç kenar yapışkanlarıyla telefona sabitleniyor.
Mıknatıslı Stantlı iPhone Duo Folio kılıfın fiyatı 8.000 TL olarak belirlendi.
Cihazın Türkiye'deki başlangıç fiyatı 230.000 TL seviyesinde bulunuyor.
Teknoloji devi Apple'ın yeni akıllı telefon serisi için hazırladığı aksesuar seçenekleri netleşti. Cihazla birlikte piyasaya sürülen iki farklı kılıf tasarımı, farklı kullanım alışkanlıklarına hitap eden özellikler taşıyor. Ürün yelpazesinde yer alan ilk seçenek polikarbonattan üretilirken, arka kamera çıkıntısını ve ön dış ekran etrafını muhafaza etmeyi amaçlıyor.
Söz konusu polikarbonat yapıdaki model, cihazın gövdesine yapışkan şeritler yardımıyla tutunuyor. Kutu içeriğindeki talimatları izleyen kullanıcıların koruyucu filmleri sökerek parçaları telefona bastırması gerekiyor. Kum beji ve lacivert renk alternatifleriyle raflardaki yerini alan bu aksesuarın yanında, alternatif bir folio model de bulunuyor.
Manyetik bağlantı teknolojisi kullanan Stantlı iPhone Duo Folio ise yapışkan gerektirmeyen yapısıyla dikkat çekiyor. Yan yüzeyleri açıkta bırakan bu ürün, kapalı konuma geldiğinde ön ekranı tamamen örtüyor ve 8.000 TL fiyat etiketleriyle satılıyor. Ekran kullanımı gerektiğinde ise mıknatıslar sayesinde pratik biçimde arkaya katlanabiliyor.
Ön sipariş süreci başlayan cihazlar, ilk alıcılara önümüzdeki haftadan itibaren ulaşmaya başlayacak. Mağazalarda bugünden itibaren sergilenmeye başlayan ilk stoklar kısa sürede tükenirken, 25 Ocak tarihi yeni teslimat zamanı olarak görünüyor. Türkiye pazarı, modelin globaldeki en yüksek fiyatla listelendiği ülke konumunda yer alıyor.
AI YORUMU
Cihazın Türkiye'de 230.000 TL'den başlayan fiyat etiketiyle satılması, aksesuar maliyetlerinin de ne denli yüksek olabileceğini gösteriyor. 8.000 TL tutarındaki mıknatıslı kılıf gibi seçenekler, kullanıcıların bütçesini cihazın kendisinden sonra da zorlamaya devam edecek. Telefonu koruma altına almak isteyenler için yapışkanlı ve manyetik çözümler arasında yapılacak tercihler, hem kullanım deneyimini hem de uzun vadeli maliyeti doğrudan şekillendirecek.