Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Ekonomi
Tüketici güveni 9 ayın dibinde: 4 kişilik ailenin geçimi 123 bin TL
•2 dk okuma
Paylaş
HEkonomi
Fotoğraf: Haber Global
Özet
Tüketici güven endeksi ekim ayında yüzde 7,7 oranında gerileyerek son dokuz ayın en düşük seviyesine geriledi. Dört kişilik bir ailenin aylık geçim maliyeti 123 bin lirayı aşarken, takipteki bireysel borçlar da hızla artış gösterdi.
Öne çıkanlar
Tüketici güven endeksi ekimde yüzde 7,7 düşerek 84,8 seviyesine geriledi.
Dört kişilik bir ailenin aylık geçim maliyeti 123 bin 130 liraya ulaştı.
Ödenemeyen bireysel kredi kartı alacakları 199,8 milyar lirayı buldu.
Haberin Detayı
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan verilere göre ekim ayında tüketici güveninde belirgin bir gerilme kaydedildi. Eylülde 91,9 puan olan endeks yüzde 7,7 düşüşle 84,8 seviyesine inerek son dokuz ayın en düşük noktasına geriledi. Mevcut maddi duruma yönelik değerlendirmeler yüzde 9,3 oranında azalarak 68,3 puana düşerken gelecek döneme ilişkin beklentilerde de benzer bir zayıflama gözlendi.
Artan yaşam maliyetleri hane bütçelerini zorlamaya devam ederken TÜRK-İŞ verileri tablonun boyutunu gözler önüne seriyor. Sadece sağlıklı beslenme için gereken tutar eylül ayında 37 bin 801 lira olarak hesaplanırken kira, fatura ve ulaşım gibi zorunlu giderlerle birlikte dört kişilik bir ailenin toplam harcama ihtiyacı 123 bin 130 liraya çıkıyor.
Banka borçlarındaki artış hane halkının karşı karşıya olduğu finansal baskıyı net bir şekilde ortaya koyuyor. Yıl başında 2,79 trilyon lira olan bireysel kredi kartı borçları 3,53 trilyon liraya yükselirken yasal takibe intikal eden kart borçları da yüzde 59,51 artışla 199,8 milyar liraya ulaştı. İhtiyaç kredilerindeki takipteki alacaklar ile birlikte toplam riskli borç miktarı 376,5 milyar lirayı buldu.
Enflasyondaki yıllık gerilemeye rağmen gıda, konut ve ulaştırma gibi temel harcama kalemlerindeki artış hane bütçesini sınırlıyor. Ağustos ayına ait iş gücü verilerine göre genel işsizlik oranı yüzde 7,8 seviyesinde kalırken genç nüfustaki işsizlik oranının yüzde 13'e çıkması geleceğe yönelik endişeleri artırıyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Ekonomideki toparlanma çabalarına rağmen hane bütçesindeki açığın borçlanma ile kapatılmaya çalışılması finansal sürdürülebilirliği tehdit ediyor. Takibe düşen kart ve kredi borçlarının 376,5 milyar lirayı aşması, vatandaşın gelir ile gider dengesini tamamen kaybettiğini gösteriyor. Maliyet artışları bu hızla devam ederse bireysel iflas dalgalarının kaçınılmaz hale gelmesi riskler arasında yer alıyor.
Kaynak:
Haber Global
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre toplam sanayi üretici fiyat endeksi eylül ayında aylık bazda yüzde 2,31 yükseldi. Sektörel bazdaki maliyet tırmanışı sürerken yıllık ortalama artış oranı yüzde 29,35 olarak kayıtlara geçti.
Sanayi üretici fiyatları eylülde yıllık yüzde 29,32 arttı.
Madencilik ve taş ocakçılığı yıllık bazda yüzde 35,92 ile en yüksek artışı gördü.
Ana sanayi grupları içinde yıllık en büyük artış yüzde 44,64 ile enerjide yaşandı.
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan eylül ayı sanayi üretici fiyat endeksi verileri, üretim maliyetlerindeki yükseliş eğiliminin devam ettiğini gösterdi. Açıklanan rakamlara göre toplam endeks eylülde bir önceki aya kıyasla yüzde 2,31 artış kaydetti. Yıllık bazdaki artış ise yüzde 29,32 seviyesine ulaştı.
Sektörel kırılımlar incelendiğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla en yüksek fiyat artışı yüzde 35,92 ile madencilik ve taş ocakçılığı alanında görüldü. İmalat sanayindeki fiyat artışı yüzde 30,58 olurken su temini, kanalizasyon ve atık yönetimi faaliyetlerinde bu oran yüzde 29,7 olarak gerçekleşti.
Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme sektöründe ise yıllık artış yüzde 8,67 seviyesinde kaldı. Ana sanayi gruplarının yıllık performansında enerji sektörü yüzde 44,64 ile zirvede yer aldı. Ara malları yüzde 29,42, dayanıklı tüketim malları yüzde 27,55 ve sermaye malları yüzde 21,19 oranında artış gösterdi.
Aylık değişimler ele alındığında madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe fiyatlar yüzde 0,15 geriledi. Buna karşılık imalat sanayinde yüzde 2,49, su ve atık yönetimi faaliyetlerinde yüzde 1,83 oranında artış kaydedildi. Enerji grubu ise aylık bazda yüzde 5,97 artışla alt gruplar arasında öne çıktı.
AI YORUMU
Sanayi maliyetlerindeki yıllık yüzde 29,32'lik artış, önümüzdeki dönemde nihai tüketici fiyatlarına yapılacak olası yansımaların süreceğini net bir şekilde gösteriyor. Enerji sektöründeki yüzde 44,64'lük yıllık tırmanış, imalat ve üretim yapan tüm işletmelerin en büyük gider kalemi olmaya devam ediyor. Bu durum, özellikle girdi maliyetleriyle mücadele eden küçük ve orta ölçekli işletmelerin kârlılık marjlarını baskı altında tutuyor. Gelecek aylarda enerji ve ara malı kalemlerindeki dalgalanmalar durdurulamazsa, enflasyon sepetindeki diğer ürün gruplarına da benzer oranlarda fiyat baskısı yayılması kaçınılmaz hale gelecektir.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, ekim ayı para politikası kurulunun faiz kararını açıklamak üzere toplanıyor. Beklenti anketine katılan ekonomistler, politika faizinin yüzde 36 seviyesine gerileyeceğini öngörüyor.
Ekonomistlerin ekim ayı politika faizi beklentilerinin medyan değeri yüzde 36 oldu.
Merkez Bankası faiz kararını 22 Ekim 2026 Perşembe günü saat 14.00'te duyuracak.
Eylül ayında yüzde 37 seviyesinde sabit bırakılan faiz oranında indirim bekleniyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, ekim ayına ilişkin faiz kararını duyurmak üzere bugün kritik bir oturum gerçekleştirecek. Finans çevrelerinin yakından izlediği Para Politikası Kurulu toplantısının sonucu saat 14.00 itibarıyla kamuoyuyla paylaşılacak. Kurumun alacağı bu yeni karar, borçlanma maliyetlerinden döviz kurlarına kadar geniş bir alanı doğrudan etkileyecek.
Karar öncesinde AA Finans tarafından yirmi farklı ekonomistin katılımıyla bir beklenti anketi düzenlendi. Araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların büyük bir çoğunluğu politika faizinde 100 baz puanlık bir indirim yapılacağını tahmin ediyor. Bu doğrultuda ekim ayı faiz oranının yüzde 37 seviyesinden yüzde 36 seviyesine çekilmesi bekleniyor.
Ankete katılan uzmanlar arasında yalnızca bir isim 200 baz puanlık daha sert bir indirim öngörüsünde bulundu. Yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyan değeri ise yüzde 35 olarak kayıtlara geçti. Eylül ayında gerçekleştirilen toplantıda faiz oranı yüzde 37'de sabit tutulmuştu ve yeni dönemde bu çizgide değişim yaşanabileceği konuşuluyor.
Merkez Bankası'nın atacağı adımlar, ticari kredilerden bireysel borçlanmalara kadar piyasada belirleyici olacak. Düşük faiz eğilimi tüketimi ve yatırımları teşvik ederken, uzmanlar enflasyon ve döviz hareketlerinin yakından izlendiğini belirtiyor. Tahminlerin gerçekleşmesi durumunda ocak 2023 tarihinden bu yana ilk kez faiz indirim döngüsü başlayacak.
AI YORUMU
Politika faizindeki olası gerileme, uzun süredir yüksek borçlanma maliyetleriyle baskılanan ticari ve bireysel kredi piyasasına nefes aldırabilir. Beklenti anketindeki medyan değerin yüzde 36 olarak şekillenmesi, para politikasında yeni bir gevşeme döneminin kapısını aralıyor. Enflasyon dinamikleri gözetilmediği takdirde bu hamle kur cephesinde yeni dalgalanmalar tetikleyebilir. Ocak 2023 sonrasındaki ilk indirim hamlesi, piyasaların rotasını tamamen değiştirecektir.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'ni TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na sunarak enflasyonla mücadele, eğitim ve savunma ödeneklerinin ayrıntılarını paylaştı.
2027 bütçesinde en büyük pay eğitim, sağlık ve savunma yatırımlarına ayrıldı.
Mali disiplinin korunarak bütçe açığının milli gelire oranının düşürülmesi hedefleniyor.
Bütçe maratonu komisyon görüşmelerinin ardından Aralık ayında Genel Kurul'a gelecek.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 2027 yılı bütçe maratonu resmen başladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptığı sunumla yeni yılın gelir ve gider hedeflerini, makroekonomik beklentileri ve bakanlık ödeneklerini milletvekilleriyle paylaştı.
Yeni bütçe teklifinde en yüksek ödeneğin yine eğitim ve sağlık hizmetlerine ayrıldığı, savunma sanayii ve afetlere dirençli şehircilik yatırımlarının ise öncelikli kalemler arasında tutulduğu vurgulandı. Sosyal yardım ve dar gelirli vatandaşları koruma programları için ayrılan kaynak da güncellendi.
Sunumda dezenflasyon sürecinin maliye politikasıyla destekleneceği ve bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranının kademeli olarak aşağı çekileceği belirtildi. Vergi gelirlerinde tabana yayılan adil bir tahsilat yapısının hedeflendiği ifade edildi.
Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaklaşık bir ay sürecek bakanlık bütçesi görüşmelerinin ardından teklif Aralık ayında TBMM Genel Kurulu'nda oylanarak yasalaşacak.
AI YORUMU
Enflasyonla mücadelede para politikası kadar bütçe disiplini ve kamu harcamalarının kalitesi de belirleyici rol oynuyor. 2027 bütçesinde eğitim ve üretime dönük yatırımların korunurken cari harcamalarda tasarruf hedeflerinin ne ölçüde tutturulacağı, önümüzdeki yıl vergi yükünü ve piyasa faizlerini doğrudan etkileyecektir.
Merkez Bankası merakla beklenen para politikası kurulu faiz kararını duyurmaya hazırlanıyor. Piyasaların odaklandığı bu toplantı neticesinde atılacak adımlar, finansal dengeler ve yatırımcı eğilimleri açısından yakından izleniyor.
Merkez Bankası yeni faiz kararını açıklayacak.
Piyasalar toplantıdan çıkacak sonuca odaklandı.
Karar sonrası ekonomik göstergeler şekillenecek.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, ekonomi gündemini uzun süredir meşgul eden faiz kararını açıklamak üzere son hazırlıklarını tamamladı. Para Politikası Kurulu üyelerinin bir araya geleceği bu toplantı, finans dünyasında büyük bir dikkatle bekleniyor. Açıklanacak oranlar, hem borçlanma maliyetlerini hem de genel piyasa dengelerini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.
Uzmanlar ve piyasa aktörleri, toplantı öncesinde çeşitli senaryolar üzerinde durarak olası kararların etkilerini hesaplamaya çalışıyor. Enflasyon oranları, döviz kurlarındaki hareketlilik ve küresel ekonomik gelişmeler kurulun önündeki en kritik başlıklar arasında yer alıyor. Kararın ardından piyasalarda yaşanabilecek dalgalanmalar, yatırımcıların ve vatandaşların günlük kararlarını yeniden gözden geçirmesine yol açacak.
Para politikasındaki olası değişiklikler, bankaların kredi faiz oranlarından mevduat getirilerine kadar pek çok kalemde yankı bulacak. İş dünyası ve sanayiciler, finansmana erişim koşullarının nasıl şekilleneceğini görmek için bu duyuruyu bekliyor. Karar metninde yer alacak yönlendirmeler de önümüzdeki dönemin ekonomi politikalarına dair ipuçları barındıracak.
Toplantının hemen ardından yayımlanacak olan karar metni, bankanın gelecekteki hamleleri hakkında da sinyaller verecek. Piyasaların beklentileri ile kurulun alacağı kararlar arasındaki olası farklar, varlık fiyatlarında ani hareketlenmelere neden olabilecek. Tüm bu süreç, ülkenin genel ekonomik rotasının çizilmesinde belirleyici bir rol oynamayı sürdürüyor.
AI YORUMU
Merkez Bankası'nın vereceği para politikası kararı, piyasalardaki likidite akışını ve enflasyon beklentilerini doğrudan şekillendirecek kritik bir eşiktir. Alınacak oran kararları, borçlanma maliyetlerini artırarak ya da azaltarak tüm sektörlerin yatırım iştahını etkileyecektir. Bu hamle, önceki dönemde izlenen sıkılaşma adımlarının devamı niteliğinde olup olmadığının anlaşılması bakımından gösterge niteliği taşımaktadır. Beklentilerin altında veya üstünde kalacak her oran, döviz ve tahvil piyasalarında ani tepkilere yol açacaktır.