Sivas'ta Taş Ocağında Kamyon Devrildi: Kabinde Sıkışan Sürücü Kurtarıldı
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Görsel: HaberinAi
Özet
Sivas'ın Ulaş ilçesinde sabah saatlerinde bir taş ocağında meydana gelen kazada kontrolden çıkan kamyon devrildi. Araç içerisinde mahsur kalan sürücü M.K., itfaiye ve AFAD ekiplerinin ortak müdahalesiyle kurtarıldı. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan yaralı şoför, ambulansla hastaneye sevk edilerek tedaviye alındı.
Öne çıkanlar
Sivas'ın Ulaş ilçesi Kurtlukaya köyündeki taş ocağında sabah saatlerinde kamyon devrildi.
Kabinde mahsur kalan sürücü M.K., AFAD ve itfaiye ekiplerince kurtarıldı.
Yaralı sürücü ilk müdahalenin ardından Ulaş İlçe Hastanesi'ne kaldırıldı.
Haberin Detayı
Sivas'ın Ulaş ilçesine bağlı Kurtlukaya köyü mevkiinde faaliyet gösteren bir taş ocağı sahasında sabahın erken saatlerinde bir iş kazası meydana geldi. Saat 06.00 sıralarında ocak alanında çalışma yürüten M.K. idaresindeki kamyon, henüz belirlenemeyen bir sebeple sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi.
Çevredeki çalışanların durumu yetkililere bildirmesiyle birlikte bölgeye AFAD, sağlık birimleri ve Ulaş Belediyesi İtfaiye Amirliği ekipleri yönlendirildi. Kazanın etkisiyle hasar gören kamyon kabininde sıkışan sürücü M.K., kurtarma personelinin yürüttüğü koordineli çalışma neticesinde bulunduğu yerden çıkarıldı.
Olay yerinde hazır bekletilen sağlık ekipleri tarafından ilk tedavisi gerçekleştirilen sürücü, hızla Ulaş İlçe Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Taş ocağı sahasında meydana gelen kazanın kesin çıkış nedeninin belirlenmesi amacıyla güvenlik birimlerince inceleme başlatıldı.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Ağır iş makinelerinin faaliyet gösterdiği taş ocakları ve şantiye sahalarında sabahın erken saatlerinde yapılan sevkiyatlar, zemin şartları ve görüş koşulları nedeniyle yüksek risk barındırıyor. Yaşanan bu olay, maden ve ocak içi yolların güvenlik standartlarının ve araç kontrol mekanizmalarının periyodik olarak denetlenmesinin önemini vurguluyor. Ağır vasıta operatörlerinin zorlu çalışma koşullarında ilave güvenlik tedbirleriyle desteklenmesi hayati bir gerekliliktir.
Kaynak:
Sözcü Gündem
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Manisa'nın Alaşehir ilçesinde bulunan yaylalar mevkisinde kar yağışı etkili oldu. Yüksek kesimlerin beyaza bürünmesinin ardından bölgede soğuk hava hâkim olurken, belediye ekipleri olası olumsuzluklara karşı tedbir aldı.
Kar yağışı kısa sürede etkisini yitirerek yerini soğuk havaya bıraktı.
Alaşehir Belediyesi ekipleri buzlanma riskine karşı önlem aldı.
Ege Bölgesi'nin iç kesimlerinde mevsim geçişleri sürpriz hava olaylarını beraberinde getiriyor. Manisa ilinin Alaşehir ilçesine bağlı Horzumalayaka Mahallesi'nin yaylalar bölgesinde aniden başlayan yağış, bölgeyi kısa sürede beyaza boyadı.
Bölgede öğle saatlerinde görülen yağışın ardından hava sıcaklığında belirgin bir düşüş yaşandı. Kar yağışı kısa sürede etkisini yitirirken, yerini yerel halkın da hissettiği sert bir soğuk havaya bıraktı.
Yerel yönetimler ani hava değişimlerinin ardından harekete geçerek tedbirlerini artırdı. Alaşehir Belediyesi bünyesindeki ekipler, yüksek rakımlı noktalarda yaşanabilecek ulaşım aksaklıkları ve buzlanma ihtimaline karşı teyakkuza geçirildi.
AI YORUMU
Horzumalayaka Mahallesi'nin yaylalar mevkisinde görülen bu erken yağış, bölgede kış mevsiminin yaklaşmakta olduğunun somut bir işareti olarak öne çıkıyor. Ekiplerin ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı tedbirli olması, ani hava değişimlerinde yerel reflekslerin hızını göstermesi açısından oldukça kıymetli. Sürücülerin bu tür geçiş dönemlerinde yüksek kesimlere çıkarken tedbiri elden bırakmaması gerekiyor.
Yargıtay, evlilik birliği döneminde yaşanılan mülk için eski damadından kira isteyen kayınbabanın talebini reddeden yerel mahkeme kararını onadı. Yüksek mahkeme, taraflar arasında resmi bir kira sözleşmesi bulunmadığına hükmetti.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kira istemini hukuka uygun buldu.
İstanbul'daki dava 2020 yılında açılmıştı.
Mahkeme döviz ve altın alacakları yönünden ise bozma kararı verdi.
İstanbul'da yaşayan bir vatandaşın, kızının eski eşine karşı başlattığı hukuki süreç Yargıtay aşamasından geçti. Davacı taraf, evlilikleri süresince kendisine ait olan konutta ikamet eden damadından geriye dönük beş yıllık kira bedeli talep etmişti.
Aynı dava dilekçesinde, evlilik birliği devam ederken eski damadına elden altın ve döviz cinsinden borç para verdiğini öne süren kayınpeder, bu tutarların da faiziyle birlikte tahsil edilmesini istemişti. Davalı ise iddiaları reddederek aralarında herhangi bir kira akdinin bulunmadığını savundu.
Yerel mahkeme sıfatıyla dosyayı inceleyen Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi, hem barınma bedeli hem de borç iddiaları yönünden davanın reddine hükmetti. İstinaf aşamasından da olumlu sonuç alamayan davacı, kararı temyiz ederek Yargıtay'a taşıdı.
Temyiz incelemesini tamamlayan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira talebiyle ilgili verilen ret kararını yerinde bularak onadı. Kararın gerekçesinde mülkün aile konutu olarak kullanıldığı ve taraflar arasında imzalanmış yazılı bir kira sözleşmesinin mevcut olmadığı vurgulandı.
Öte yandan yüksek mahkeme, altın ve döviz alacaklarına ilişkin uyuşmazlıkta ise yerel mahkeme kararını bozdu. Dosyada damadın el yazısıyla borç miktarını ve alındı ibaresini içeren bir kağıt bulunduğu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereği bu belgenin adi senet niteliği taşıyıp taşımadığının incelenmesi gerektiği belirtildi.
AI YORUMU
Evlilik birliklerinin sona ermesinin ardından aile içi finansal ilişkilerin yargıya taşınması son derece karmaşık hukuki uyuşmazlıklar doğurabiliyor. Beş yıllık sürede taraflar arasında resmi bir kira kontratı yapılmamış olması, mülk sahibinin sonradan talepte bulunmasını hukuken geçersiz kılıyor. Ancak dosyada yer alan el yazılı belgenin adi senet niteliğiyle yeniden ele alınacak olması, borç alacak ilişkilerinin ispat yükü açısından mahkemelerin titizlikle inceleme yapmasını zorunlu kılıyor.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Batman'daki temasları sırasında Terörsüz Türkiye sürecinin iki yılda devlet politikası haline geldiğini belirtti. Meclis'te 467 milletvekilinin evet oyu verdiğini hatırlatan Bakan Çiftçi, bu siyasi mutabakatın sivil anayasa çalışmalarına zemin hazırlayabileceğini ifade etti.
Terörsüz Türkiye süreci iki senede devlet politikasına dönüştü.
Meclis oylamasında 467 milletvekili sürece evet oyu verdi.
Bakan Çiftçi Batman'da sivil anayasa vurgusu yaptı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, çeşitli temaslarda bulunmak üzere gittiği Batman kentinde güncel siyasi konulara dair değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında uzun süredir tartışılan ve kamuoyunun yakından takip ettiği Terörsüz Türkiye başlığına ayrı bir parantez açtı.
Söz konusu çalışmanın son iki yıllık zaman dilimi içerisinde tamamen bir devlet politikası niteliği kazandığını dile getiren Çiftçi, atılan adımların kurumsal bir yapıya büründüğünü kaydetti. Meclis'teki oylama sürecine de değinen Bakan, toplam 467 milletvekilinin bu iradeye olumlu oy verdiğini hatırlattı.
Milletvekillerinin sağladığı bu yüksek katılımın ve tabandaki siyasi uyumun çok kıymetli olduğunu savunan Çiftçi, mevcut tablonun ülkenin önünü açtığını belirtti. İç ve dış siyasi konjonktürün şu an için atılacak adımlar açısından son derece elverişli bir zemin sunduğunu aktardı.
Devletin kurumsal yapısının ve etki alanının geçmişe kıyasla çok daha sağlam bir noktada bulunduğunu vurgulayan Çiftçi, Türkiye'nin küresel ölçekte söz sahibi bir bölgesel aktör konumuna yükseldiğini ifade etti. Bu güçlü siyasi atmosferin devam etmesi halinde yeni ve sivil bir anayasanın da hayata geçirilebileceğini sözlerine ekledi.
AI YORUMU
Meclis'te yakalanan 467 oyluk geniş mutabakat, sadece güvenlik politikalarının ötesinde yeni bir toplumsal sözleşmenin işaretini veriyor. Bakan Çiftçi'nin işaret ettiği iç ve dış konjonktür analizi, hükümetin dış politika ve iç güvenlikteki elini güçlendiren unsurların aynı zamanda iç siyasette anayasa değişikliği için bir kaldıraç olarak kullanılmak istendiğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde partiler arası diyalog trafiğinin bu hedefe odaklanıp odaklanmayacağı, sivil anayasa tartışmalarının seyrini belirleyecektir.
Bitlis'in Tatvan ilçesinde sağlık personeli ve itfaiye ekiplerinin katılımıyla kapsamlı bir deprem tatbikatı gerçekleştirildi. Senaryo uyarınca 20 saniyelik sarsıntının ardından mor kod verilerek acil kurtarma ve tahliye adımları devreye sokuldu. Yaralanan çalışanlara acil serviste müdahale edilmesinin ardından operasyon yeşil kod ile sorunsuz biçimde tamamlandı.
Senaryo gereği Tatvan'da 20 saniye süren bir deprem canlandırıldı.
Sarsıntının hemen ardından mor kod verilerek acil durum planı başlatıldı.
Tatvan Belediyesi İtfaiye ekipleri göçük altında kalan personeli kurtardı.
Olası doğal afetlere karşı sağlık kurumlarının operasyonel reflekslerini canlı tutmak hedefiyle Tatvan Devlet Hastanesinde geniş çaplı bir kurtarma faaliyeti organize edildi. Hastane Afet ve Acil Durum Planı çerçevesinde planlanan uygulamada, sağlık çalışanları ve arama kurtarma görevlileri kriz anındaki koordinasyon kabiliyetlerini deneme fırsatı buldu.
Kurgulanan afette ilçenin 20 saniye süren şiddetli bir sarsıntı yaşadığı kabul edildi. Alarm zilinin çalmasıyla birlikte hastane genelinde mor kod ilan edilerek kriz yönetim merkezi faaliyete geçirildi. Tesis içerisindeki ağır ekipmanların ve tıbbi malzemelerin devrilmesi sonucu odalarda mahsur kalan çalışanların varlığı senaryoya dahil edildi.
İhbar üzerine hızla yerleşkeye intikal eden Tatvan Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü personeli, enkaz simülasyonunun bulunduğu alanlara teknik donanımlarla giriş yaptı. Sıkışan personelin tahliyesi kontrollü biçimde sağlanırken, dışarı çıkarılan yaralılara acil tıp uzmanları anında müdahalede bulundu.
Hastane sahasındaki tüm kurtarma ve ilk yardım basamaklarının başarıyla sonuçlanmasının ardından yeşil kod duyurusu yapılarak acil durum protokolü sonlandırıldı. Tesis çalışanları ve itfaiye birimleri arasındaki haberleşme kanallarının sağlamlığı operasyon süresince kayıt altına alındı.
AI YORUMU
Afet bölgelerinde sağlık tesislerinin kendi iç koordinasyonunu mor kod ve yeşil kod gibi standart prosedürlerle sınaması, kriz anlarındaki kaosu doğrudan engeller. Tatvan'daki çalışmada itfaiye ile hastane personelinin 20 saniyelik bir simülasyon üzerinden anlık müdahale pratiği geliştirmesi, operasyonel aksaklıkların masa başında değil sahada görülmesini sağlıyor. Benzer uygulamaların düzenli aralıklarla tekrarlanarak yerel ekiplerin refleks haline getirilmesi gerekiyor.